Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (6-12 Mayıs 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
31 Mayıs 2019 14:05

ABD-Çin Ticaret Savaşı'nda Son Durum

ABD-Çin arasındaki ticaret savaşını sona erdirmek için sürdürülmekte olan ikili görüşmelerin uzaması ile Başkan Donald Trump 5 Mayıs günü Çin’den ithal edilen 200 milyar dolar değerindeki ürünün vergi oranını arttırıcağını belirtmiştir. Twitter’de beyanda bulunan Trump, 200 milyar dolar değerindeki Çin ürününe uygulanmakta olan yüzde 10’luk gümrük vergisinin yüzde 25’e çıkarılacağını ve bu uygulamanın ABD’nin resmi kararı olarak 10 Mayıs’ta yürürlüğe gireceğini hem de bunun yanında vergisi henüz artırılmayan 325 milyar dolar değerindeki Çin ürününün de yakında yüzde 25 vergi oranıyla karşılaşabileceğini ifade etmiştir. Trump’ın bu kararı almasının nedeni Çin tarafının müzakereyi yavaşlatma eğiliminde olmasından kaynaklanmaktadır. ABD Ticaret Temsilcisi (USTR) Robert Lighthizer’in başkanlığındaki bir heyet 30 Nisan - 1Mayıs tarihleri arasında Çin’i ziyaret etmiş ve ikili ticaret anlaşmazlığı üzerinde müzakere yürütmüştü. Karşılıklı olarak 8-9 Mayıs tarihleri arasında Çin Başbakan Yardımcısı Liu He’nin başkanlığındaki bir Çin heyeti de Washington’ı ziyaret edecek ve ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer ve Maliye Bakanı Steven Mnuchin ile kaldığı yerden 11. müzakereye devam edeceklerdi. Ancak Trump’ın yukardaki Twitter’de verdiği karar bu ziyareti gölgede bırakmıştır. Trump’ın daha önce verdiği kararları ile birlikte son kararı Çin’in ABD’ye yaptığı ihracat ürünlerinin neredeyse tamamını kapsamaktadır. Yani aslında tekrar müzakere yapmanın pek anlamı kalmamıştır. Bu durum Çin’i kızdırmış, ancak bu durumu değiştirmek için daha önceden planladığı tarihten bir gün sonra 9-10 Mayıs’ta Liu He’nin başkanlığındaki müzakere heyeti Washington’u ziyaret etmiştir. Bu ziyarette öncekilerden farklı olarak Liu He Başkan Xi Jinping’in özel temsilcisi sıfatını taşımamıştır. Liu He’nin bu son ziyareti mevcut sonucu değiştirememiştir. Çin tarafı da misilleme olarak 1 Haziran’dan itibaren geçerli olmak üzere 60 milyar dolar değerindeki ABD’nin ihracat ürünlerine yüzde 10-25 oranları arasında gümrük vergisi uygulayacağını ilan etmiştir.

ABD-Çin ticaret ilişkilerinde 1980’li yılların ortasından itibaren ABD’nin aleyhine gelişen bir ticaret dengesi ortaya çıkmıştır. Daha önceki ABD Başkanları bu sorunu dile getirdiyse de Trump Hükümeti gibi müzakere edip uygulamaya koymamıştı. İkili ticaret hacmi büyüdükçe ticaret açığı da büyüyordu. 2017 yılında ABD-Çin ticaret hacmi 635.97 milyar dolar, bir önceki yıla göre yüzde 10 artış olmuştur. ABD’nin Çin’e ihracatı 130.37 milyar dolar, bir önceki yıla göre yüzde 12.8 artış olmuştur. Bu da ABD’nin toplam ihracatının yüzde 8.4’ünü oluşturmakta ve önceki yıla göre yüzde 0.5 artış sağlamıştır. Çin’den ithalatı 505.60 milyar dolar, bir önceki yıla göre yüzde 9.3 artış olmuş ve ABD’nin toplam ithalatının yüzde 21.6’sını teşkil etmektedir. ABD’nin dış ticaret açığı 375.23 milyar dolar olup yüzde 8.1 artış olmuştur. 2017 yılında ABD’nin dış ticaret açığı 566 milyar dolar, bu rakama göre ABD’nin toplam ticaret açığının yüzde 66’sını Çin’den yapılan ithalat oluşturmaktadır.. 2018 yılında ABD’nin ticaret açığı daha da büyümüştür. ABD-Çin ticaret hacmi yüzde 3.9 artış ile 659.85 milyar dolara yükselmiştir, ithalat 539.50 milyar dolar olup yüzde 6.7 oranında artmış (ABD’nin toplam ithalatının yüzde 21.2’sini teşkil etmekte) ve ihracat 120.34 milyar dolar olup yüzde 7.4 oranında düşüş (ABD’nin toplam ihracatının yüzde % 7.2’sini teşkil ediyor) yaşanmıştır. ABD’nin ticaret açığı ise 419.2 milyar dolar olup yüzde 11.6 artış olmuştur. 2018’de ABD’nin toplam ticaret açığı 621 milyar dolardır, aynı şekilde genel ticaret açığının büyük çoğunluğunun Çin’den kaynaklanmış olduğu anlaşılmaktadır.

Bu ticaret dengesizliğini kapatmak için Çin ile 11 defa müzakere gerçekleştirmiş olmasına rağmen sonuç alamayan Başkan Trump, Çin’in ABD’ye ihraç ettiği ürünlere gümrük vergisini artırma tedbiri uygulamaya çalışmaktadır.

Bu ticaret savaşı ile beraber ikili ilişkileri etkileyen diğer konularda müzakere konusu olmuştur. ABD tarafı Çin’in fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek fikri mülkiyetin korunmasına ve uygulanmasına dair bir anlaşmaya varmak istiyor. Çin’in siber hırsızlığı durdurmasını ve siber güvenlik alanında ABD’ye güvence vermesini istiyor. Çin’de faaliyet gösteren ABD şirketlerinin ticari sırları ifşasını ve teknoloji transferi konusundaki zorlamayı durdurmasını istemektedir. Trump Hükümeti ABD ihracatçılarına ve yatırımcılarına Çin piyasasının daha fazla açılmasını ve ABD menşeli mal ve hizmetleri daha fazla satın almasını istemektedir. ABD Çin’in devlete ait işletmelere destek vermek suretiyle uygulamakta olduğu devlet sübvansiyonları durdurmasını talep etmekte ve ABD tarafı bunun haksız rekabet yarattığını belirtmektedir. Ayrıca Çin’in ABD ticaret ürünlerine yönelik uyguladığı tarife dışı engellerin kaldırmasını istemektedir. ABD-Çin arasında yaşanan döviz kuru tartışması ve Çin’in para yönetimine çeki düzen vermesini de istemektedir. Bütün bu talepleri sonuçlandırmak için denetim komitesinin tesis edilmesini de önermektedir. ABD’nin amacı Çin ile yapılan ticareti yasal çerçeveye oturtmak niyetindedir.

Çin bu taleplerin bir kısmını ancak karşılayabilmekte, bu nedenle bugüne kadar yapılan 11 tur müzakere sürecinde ciddi mücadele etmiştir. Sonuca varmaya istekli olan ABD de tüm gücü ile çaba göstermektedir. ABD tarafı bir an önce anlaşmaya varmak isterken, Çin ise müzakere sürecini uzatmakla tartışmayı sürüncemede bırakmaktadır. Başkan Trump ise bu anlaşmaya varmadan geri adım atmayacağını belirtmektedir. Fakat Çin’in müzakere sürecini uzatmasının bazı amaçları vardır. Çin’in ABD’nin ihracat ürünlerine ilave vergi uygulaması ABD’nin bazı sektörlerine zarar vermektedir. ABD Ulusal Soya Birliği, Amerikan Giyim ve Ayakkabı Birliği, Amerikan Tüketici Teknolojileri Birliği ve Amerikan Perakendeciler Federasyonu gibi kuruluşlar şimdiden itiraz etmeye başlamıştır. Onlara göre piyasayı bozmaya yol açan bu ticaret savaşı, ABD’li tüketicilerin, sanayi işçilerinin, çiftçilerin ve işletmelerin çıkarlarına zarar vermektedir. Trump Hükümeti söz konusu zarara bazı ödemelerle zararı en düşük düzeye getireceğini ifade etse de onları tam ikna etmiş değildir. Çin bu tepkilerden yararlanarak ABD’de meydana gelen toplumsal rahatsızlıktan istifade ederek müzakerede karlı çıkmak istemektedir. Diğer bir beklenti ise 2020 yılındaki ABD’nin başkanlık seçimidir. Çin ABD’nin 2020 seçiminde Trump’ın kaybetmesine de bir ihtimal olarak bakmaktadır. Bunun üzerine Trump kendi twitterinde şu şekilde karşılık vermiştir: “Çin, uykulu Joe Biden’in veya diğerlerinden birinin, 2020’de seçileceğini hayal etmektedir. Onlar Amerika’yı kazıklamaya bayılırlar”. Anlaşıldığı gibi Başkan Trump Çin’in her türlü müzakere taktiklerine hazır olmaya çalışmaktadır.

ABD-Çin ticaret savaşına son verilmesi için bir anlaşmaya varılması gerekmektedir. Aksi halde savaşın devam etmesi her iki ülkeye zarar verecektir. Neticede uzun vadeli ekonomik çatışmalara yol açabilir. Bu ticaretten kaynaklanan çatışmalar ekonomi, siyasî ve güvenlik gibi diğer alanlara yayılabilir ve ABD-Çin arasında, hegemonya güç ile yeni yükselen güç arasındaki küresel güç mücadelesine dönüşebilir. Bu ticaret savaşının yarattığı yan etkiler sadece ABD ve Çin’i ilgilendirmiyor, dünyanın en büyük iki gücünün çatışması birçok ülkelerin çıkarlarını ilgilendirdiği gibi mevcut uluslararası sistem ve dünya düzenini de olumsuz etkileyebilir.