Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi (6-12 Mayıs 2019)

Bu haftanın ana gündem başlıkları yerel seçim sonuçları ve bu sonuçlara bağlı olarak meydana gelene konular üzerinde odaklanmaktadır.
SDE Editör
13 Mayıs 2019 10:21

Bu hafta YSK, İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinin yenilenmesi yönünde karar aldı ve tüm hafta seçimlerin yenilenmesi konusu tartışıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri yenilenecek

Yüksek Seçim Kurulu 6 Mayıs 2019 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesi kararını aldı. Yenilenme kararı dörde karşı yedi oyla alındı. YSK iptal kararını, sandık kurullarının oluşumundaki usulsüzlük iddiasına dayandırdı. Böylece kanuna aykırı olarak görevlendirilen ilçe seçim kurulları seçimin iptal nedeni olarak gösterildi ayrıca bunlar için suç duyurusu yapılacağı belirtildi. Ayrıca 123 sandıkta oyların oynandığı bunlardaki toplam oy sayısının 40 bin olduğu ve iki aday arasındaki oy farkının 12.850 olmasından dolayı da sonucu değiştirebilecek bir rakamın ortaya çıkmasından dolayı seçimin yenilenmesi gerektiği belirtildi.

Seçimin sadece büyükşehir için yenilenmesi yeni bir tartışmayı başlattı. Bu tartışma, seçmenlerin aynı zarfa dört seçim pusulasını (büyükşehir, ilçe belediye, il genel meclisi ve muhtarlık) koymalarına rağmen sadece birinin iptal edilmesiydi. Ancak açıklamalarda itirazın büyükşehir belediye seçimlerinin sonuçlarını etkileyecek 123 sandıktaki oy pusulalarındaki oynamadan kaynaklandığı belirtildi. Ayrıca itirazın sadece büyükşehirle ilgili olduğu ilçe belediye başkanlığı seçimine itiraz edilmediği için burada seçimin yenilenmediği belirtildi.

İstanbul için mazbata iptali ve görevlendirme

Seçimin iptaliyle sonrasında İçişleri Bakanlığı tarafından Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını iptal kararı da alındı. Böylece İmamoğlu’nun başkanlık görevi sona ermiş oldu. 23 Haziran’da yapılacak seçim sonucunda yeni belediye başkanı seçilinceye kadar 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 46'ncı maddesi gereğince İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirildiği görüldü.

Seçimin yenileneceğine dair karar alınmasından sonra tüm partilerde olağanüstü toplanma kararı alındı. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve Ekrem İmamoğlu’nu Ankara’ya çağırarak Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı yapma kararı aldı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin olağanüstü toplantı yapma kararının yanı sıra İyi Parti başkanı Meral Akşener de olağanüstü toplanma kararı aldı. Yine AK Parti, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında olağanüstü MYK toplantısı yapma kararı aldı.  

Seçimin yenilenmesine yönelik tepkileri

AK Parti, seçimin yenilenme kararını olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. AK Parti seçimlerde oylarının “çalındığını” dile getirerek, itirazlar sonrası yapılan %10’luk yeni sayımlarla birlikte oy farkının 28 binlerden 12.850’ye inmesinden anlaşılacağı üzere, tüm İstanbul’da yapılacak bir yeniden sayımın bu farkı kapatacağı gibi açık arayla seçimin galibinin Ak Parti olacağı belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hak etmedikleri bir seçimi kazanma peşinde olmadıklarını sadece 

Binali Yıldırım seçimin asıl mağdurunun kendisi olduğunu âdil bir seçim sonrasında kazananın kendisinin olacağını belirtti. Yıldırım, seçimin yenilenme kararına saygı duyulması gerektiğini, hukukun verdiği karara uyulmasını demokrasinin bir gereği olarak vurguladı.

Devlet Bahçeli, seçimin yenilenmesinin iyi bir karar olduğunu belirtti. Bahçeli, YSK’nın İstanbul kararı ile her türlü tartışmaya son vermesinin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Karara toplumun her kesiminin saygılı olması gerektiğini demokrasi ve hukukun üstünlüğünün gereği olduğunu belirtti.

İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı Yıldırım, seçimin kaybedilmesi sebebini, oyların çalınması olarak belirtti. Bu yüzden mağdur edildiğini belirten Yıldırım, 60 bin farkla seçimi kazanabiliyorken oyların çalınması yüzünden kaybettiğini belirtti. Kendisine sorulan, seçimin neden iptal edildiği sorusuna verdiği cevap tam olarak şöyle: “Çok basit, çünkü çaldılar!”, bu ifade sosyal medya üzerinden büyük bir paylaşımla gündemin ana konusu (hashtag) halini aldı.

CHP, İstanbul’da sadece büyükşehrin iptalini eleştirerek, eğer sandık kurullarında bir kusur varsa bu kusurdan dolayı İstanbul’un tüm ilçeleri için seçimlerin yenilenmesi gerektiği konusunda YSK’ya itiraz etti. CHP tam kanunsuzluk kararı verilerek ilçe seçimlerinin ve hatta 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin de yenilenmesi gerektiğini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, YSK’nın haksızlık ve hukuksuzluğun adresi olduğunu söyledi. Bunlar YSK’de görev yapan çete mensubu üyeler diyerek ağır eleştirilerde bulundu. CHP grup toplantısında sonuca itiraz ederken YSK üyelerinin isimlerini tek tek okudu, partililer de yuhaladı. Bu davranış büyük eleştiri aldı. Erdoğan ve Devlet Bahçeli bu açıklamalardan sonra Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının düşürülmesi konusunun tartışılması gerektiğini dile getirdiler.

İmamoğlu, seçimi kazandıklarını ve mücadeleden vazgeçmeyeceklerine belirtti. Seçimi alın teri ile kazandıklarını belirten İmamoğlu YSK’yı kınadıklarını belirtti. Sadece büyükşehir seçimlerinin iptalini, ilçe seçimlerinin iptal edilmeme ve tam kanunsuzluk kararı alınmamasının arkasında ise, ilçe seçimleri sonrası ilçelerin AK Parti tarafında kaybedileceği düşüncesinin yattığını belirtti.

CHP ve İyi Parti tarafından YSK’nın eleştirilmesinin arkasında yatan nedenlerden biri de emsal kararlarla bu kararın uyumsuzluğu. YSK’nın verdiği kararın eleştirilmesinin arkasında yatan ana gerekçe YSK’nın bugüne kadar verdiği tüm emsal kararlarla çelişmesi. Buna örnek olarak da Bursa-Mustafakemalpaşa ilçesi örneği dile getirilmekte. 31 Mart seçimleri sonrası Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki seçim sonuçlarına itiraz eden İyi Parti, seçimin iptal edilmesi gerektiğini belirtti.

İyi Parti, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde sandık kurullarının yasaya aykırı oluştuğu iddiasıyla seçimini İptal edilmesini istemişti. YSK, 20 Nisan’da sandık kurullarının tesciline ilişkin itirazlarını Yüksek Seçim Kurulu’nun 13 12 2018 tarih ve 2018 Taksim 1105 sayılı karar ile kabul edilen seçim takvimine göre 2 Mart 2019 tarihinde kesin olarak karara bağlanması nedeniyle tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir, gerekçesiyle reddetmişti.  İşte burada verilen kararın benzerinin İstanbul için de alınması gerektiği düşünülüyordu. Ancak YSK’nın farklı bir karar alması eleştirilere sebep oldu.

Yeni seçim stratejisi nasıl olacak?

23 Haziran’da yapılacak seçimlerle ilgili olarak partilerin seçim stratejileri belirginleşmeye başladı. CHP İstanbul’da tıpkı AK Parti gibi büyük mitingler yerine mahalle toplantılarına ağırlık verileceğini belirtti. Seçim niye iptal edildi kısıtlıların oy kullandığı görüldü 2300 civarında kısıtlı oy kullanıldı AK Parti YSK temsilcisi Recep özel tarafından belirtildi

23 Haziran seçimleriyle ilgili olarak Ak Parti tecrübeli isimlerin sahaya ineceğini belirtti. Ak Parti seçim sürecinde, kampanyadan Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal sorumlu olacak. Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki de İstanbul'daki seçim çalışmalarının koordinasyonunu sağlayacak.

23 Haziran seçimleri, YSK ve tepkiler

YSK tarafından bu seçimde seçmen kurulu listeleri partilere gönderilecek ve partiler bu listelere itiraz etme hakkına sahip olacak. Seçmen kurulu listelerinde görevlendirilecek olanlar memur olmak şartını taşıyacaklar, sandık kurulu başkan ve üyeleri memurlardan oluşacak ve bu listeler partilerle paylaşılacak. Partiler itiraz etme hakkına sahip olacaklar, böylece seçimlerden sonra bir itiraz yapılması engellenmiş olunacak.

Seçim iptal edildikten sonra Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’nun sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlar oldukça fazla konuşuldu. Ki söz konusu isimler, yeni parti kuracak ya da Gül gibi bir partinin arkasında destek olacağı söylentisi gündemde olan kişiler. Yaptıkları açıklamalar şu şekilde, Abdullah Gül; AYM’nin haksız 367 kararı karşısında Ne hissettiysem YSK kararını duyunca aynı duyguları yaşadım. Bir arpa boyu yol alamamışız.” Abdullah Gül’ün bu açıklamaları Parti içerisinde büyük eleştiriler aldı. Erdoğan bu tür garip konuşmalar karşısında bakış açılarının değişeceğini, Bahçeli ise, isim vermeden ama Gül’ü tarif ederek, “utanç verici vefasızlık” olarak tanımladı olayı. Aynı şekilde Ahmet Davutoğlu da seçimlerin iptali ile ilgili olarak şunları söyledi; “31 Mart seçimleri sonrasında yaşananlar ve YSK’nın iptal kararı temel değerlerimizin zedelenmesine yol açmıştır.” Yine aynı şekilde TÜSİAD tarafından yapılan açıklamalar da gündemi oldukça meşgul etti. Erdoğan bu açıklamalar için, “Bazı İşadamları YSK açıklamasından sonra garip garip açıklamalar yaptı, bunlar normalleşmeye değil anormalleşmeye götürür.” Bu iş adamı gruplarının yanlış yaptığını belirterek, “Herkes Haddini Bilecek İş adamı mısın? İşini yap, sana düşeni git sandıkta kullan, yargıya müdahale mahiyetinde açıklamalar yapmanız sizin nerede olduğunuzu ortaya koyuyor, bizim size bakışımız ona göre değişecektir” diye açıklamalar yaptı.

Öcalan’ın açıklamaları ve HDP’nin Pozisyonu

8 yıllık aradan sonra terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları aracılığıyla yaptığı açıklama gündemi, “acaba yeni bir çözüm süreci ile karşı karşıya kalınacak mı?” diye meşgul etti ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni bir çözüm sürecinin olmadığını belirtti. Açıklamada, Suriye’nin bütünlüğü çerçevesinde Anayasal güvenceye kavuşturulmuş yerel demokrasi perspektifinde çözüme gidilmesi gerektiği ve bu bağlamda Türkiye’nin hassasiyetlerine de duyarlı olunması gerektiği belirtiliyordu. Öcalan’ın yumuşak bir üslupla kaleme aldığı ifade yeni bir çözüm sürenin başlangıcını hatırlatacak beyaz beyaz bayrak havasındaydı. Abdullah Öcalan’ın avukatları aracılığıyla yaptığı açıklama HDP’nin İstanbul oylarını etkileme amacına yönelik olarak da yorumlandı ancak HDP İstanbul seçimleri ile ilgili görüşlerinde oy tercihlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti.  Ancak HDP milletvekili bazı reformlar yapıldığında Kürtlerin AK Parti’ye oy verebileceğini belirtti.

Barolar ve 23 Haziran Kararı

YSK’nın aldığı karar Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu tarafından da eleştirildi. YSK’nın İstanbul’daki iptal kararının ardından aralarında İstanbul barosunun da olduğu 49 baro bir açıklama ile YSK kararına tepki gösterdi. Ancak aynı baroların parti kapatmalar ya da Türk millî edebiyatının milli şairlerinden birinin şiirini okuduğu için hapse atılan belediye başkanı hakkında hiçbir açıklama yapmadıklarını da bir kenara not etmek gerekir.

DSP Seçimde Aday Göstermeyecek

DSP parti meclisi toplantısı sonrasında DSP başkanı Aksakal, seçimlerin eğer yenilenecekse tüm İstanbul için yenilenmesi gerektiği yönünde bir eleştiri ortaya koyarak, seçimde aday göstermeyeceklerini açıkladı. Yaptığı açıklamalardan açıkça bir adayı destekleyeceklerine dair gönderme olmamakla birlikte İmamoğlu’nu işaret eden ipuçları olduğu görüldü.

Seçim iptal edilir edilmez aşırı uçtaki sol parti adaylarının İmamoğlu lehine aday olmayacaklarını açıklamalarından sonra DSP’nin de bu konvoya ekleneceği görülüyor. DSP adayının bu seçimde aldığı oy: 30 bin 817 oy (Yüzde 0,36). Yıldırım ve İmamoğlu arasındaki farkın 12.850 oy olduğu görüldüğünde bu çekilişin ne kadar önemli olduğu görülecektir. SP adayının (aldığı oy 103 bin dolayında) çekilmeyeceğinin açıklanmasını da bir kenara not etmek gerekir.