Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi (20-26 Mayıs 2019)

Bu haftanın ana gündem başlıkları yerel seçim sonuçları ve bu sonuçlara bağlı olarak meydana gelene konular üzerinde odaklanmaktadır.
SDE Editör
27 Mayıs 2019 11:15

Samsun’da 19 Mayıs’ta yapılan törenlere HDP davet edilmemişti. HDP’nin davet edilmemesine HDP eşbaşkanı Pervin Buldan sitemkâr bir açıklama yaparak tepki gösterdi. “Çağrılsaydık katılırdık” dedi Pervin Buldan. HDP, Kurultay toplantılarında ve olağanüstü Kurultay toplantılarında İstiklal Marşı söylemediği için büyük bir tepki çekiyordu. HDP’nin 19 Mayıs törenlerine katılma yönündeki talebi şaşırtıcı bir olgu olarak dikkati çekti. Öyle ki, HDP’nin bu açıklaması aşırı siyasi uçlarda yer alan oluşumlar tarafından onun Türkiye siyaseti ile iyice eklemlenmesi olarak yorumlandı. Bu durum yeni bir konformizm olarak görülecek gibi.

Mehmet Fatih Maçoğlu ne yapıyor?

Mehmet Fatih Maçoğlu Tunceli Belediyesi’ndeki Tunceli adını Dersim ile değiştirdi. Bu değişim,  kendisini destekleyen bazı gruplar tarafından eleştiri gördü.  Örneğin şarkıcı Gökhan Özoğuz, Maçoğlu’nun İcraatlarını takip ettiğini, kendisini beğendiğini ancak isim değişikliğinin çok da uygun olmadığını dile getirdi.

23 Haziran seçimlerine doğru

23 Haziran seçimlerine doğru giderken Recep Tayyip Erdoğan Türkiye ittifakı söylemini tekrar dile getirmeye başladı. 82 milyonun kardeş olduğunu, kızgın demiri soğutmak gerektiğini dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, 19 Mayıs törenlerinde Samsun’da: “Aynı gemide olma” yönünde bir açıklama yaptı. Bu yeni bir Yenikapı ruhu olarak yorumlanmıştı, çünkü bu törenlerin yapıldığı Samsun’da, bütün parti başkanları bir araya gelerek bir birlik mesajı veren bir fotoğraf çekilmişler ve bu da Yenikapı ruhunun yeniden canlanması olarak yorumlanmıştı. Ancak cumhurbaşkanının Türkiye ittifakı ya da 82 milyonu kardeş bilmek sözleri muhalefet tarafından büyük bir karşılık bulmadı. Çünkü muhalefet sistem değişikliğini Cumhurbaşkanlığı sistemi olarak değil partili cumhurbaşkanlığı olarak görmektedir. Muhalefet, partili cumhurbaşkanına henüz alışılmadığını belirtmektedir. Çünkü cumhurbaşkanı bir parti adına hareket etmektedir bu da Türk siyasi kültüründeki cumhurbaşkanlığına denk gelmemektedir. Bu yüzden Cumhurbaşkanının sözlerinin muhalefette toplumsal ya da siyasal bir karşılığının olmadığı dile getirilmektedir.

23 Haziran ve CHP

CHP, seçimlerin yenilenmesi gerektiğini söyleyen YSK üyelerini tekrar 7 çete mensubu olarak tanımladı. Kılıçdaroğlu her açıklamasında 7 çete mensubu ifadesini kullanıyor. Ancak YSK’nın 7 üyesi bu durum karşısında herhangi bir kanuni yola başvurmuş değil.  

CHP’nin 23 Haziran seçimlerinde izleyeceği yol daha önce açıklanmıştı. CHP hemşeri dernekleri üzerinden birebir markaj yaparak ve seçime katılmayan 1.700.000 kişi üzerinde çalışmayı öngörüyordu. Bu arada CHP İstanbul il başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında terör propagandası, sosyal medyada terör örgütlerine destek olma suçlamasıyla 17 yıla kadar hapis cezasıyla iddianame hazırlandı. Kaftancıoğlu hakkında 2012 ve 2017 yılları arasında Twitter paylaşımları nedeniyle beş ayrı suçtan iddianame hazırlandı. Kaftancıoğlu bu paylaşımlardan birinde 2013 yılında Paris’te saldırıda öldürülen PKK militanı Sakine Cansız’ın ölümünü, insanlığın kaybetmesi olarak tanımlamıştı. Bu tür ifadeler terör örgütü propagandası olarak kabul edildiği için hakkında iddianame hazırlandı. Canan Kaftancıoğlu bu açıklamalarını bu paylaşımlarını eleştiri ve ifade özgürlüğü olarak tanımladı. Kaftancıoğlu’na yönelik bu iddianame İmamoğlu’nu yalnız bırakma ya da güçten düşürme anlamına gelecek biçimde yorumlandı.

Yıldırım ve İmamoğlu rekabeti

Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu arasındaki İstanbul rekabeti yoğun bir biçimde devam ediyor. Ekrem İmamoğlu genç, dinamik ve başarılı olarak görülürken Binali Yıldırım biraz daha ağır, serinkanlı bir başkan adayı olarak tanımlanıyor. Bu arada her iki partinin destekçileri ortaya çıkmaya başladı. Daha önceden aşırı ve küçük sol partiler Ekrem İmamoğlu lehine çekilmişti. Bu hafta Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) adayı Selim Kotil adaylıktan çekildiğini söyledi. Selim Kotil’in 27.087 oyu var. Büyük olasılıkla İmamoğlu lehine çekilmiş olacak Selim Kotil. Saadet Partisi İstanbul adayı 103.364 oy almıştı ve tekrar seçime katılacağını belirtmişti. 26 Mayıs 2019 Cumartesi günü Saadet Partisi bir iftar yemeği verdi. Bu yemeğe İmamoğlu katılırken Binali Yıldırım telgraf gönderdi. İki eski dost arsındaki buzların erimediğini gösteren bir başka işaret bu iftar olayı oldu. Saadet Partisi’nin aday göstermesi, AK parti ile buzların erimemesi her bir oyun ne kadar önemli olduğunun açığa çıktığı bir ortamda SP’yi çok önemli bir pozisyona sokuyor. AK Parti Saadet Partisi’nin gönlünü alcak mı yoksa bu gerilim siyaseti sürecek mi seçim yaklaştıkça durum daha da netleşecek.

Seçimlerde Kürtlerin pozisyonu 

Seçimlerde İstanbul’daki Kürt seçmenin -ki yaklaşık 3 milyon civarında Kürt seçmen olduğu tahmin ediliyor- oldukça önemli olduğu bir kere her iki ittifak tarafından anlaşıldı. AK Parti Kürt seçmeler için dini kanaat önderlerini devreye sokacak gibi görünüyor. Yüzlerce melenin (molla-din adamı) ve aşiret önderlerinin AK Parti lehine propaganda yapmak için İstanbul’a geldiği ya da getirileceği söyleniyor. Aynı şekilde Cumhuriyet Halk Partisi’nin de 10 mele getirerek CHP lehine propaganda yaptırmaya başladığı konuşuluyor.

Araştırma şirketlerinin 23 Haziran tahminleri

23 Haziran’da İmamoğlu ve Yıldırım arasındaki yarışı kimin kazanacağına dair şimdiden araştırmalar yapılmaya başlandı. Bu araştırmaların sonuçları 31 Mart’ın tam tersine İmamoğlu’na çok daha fazla şans tanırken Yıldırım’a çok daha az şans tanıyorlar. Hatta AK Parti dışında Yıldırım’a şans veren hiçbir araştırma şirketi yok bu seçimlerde. Örneğin Konsensus Araştırma şirketi İmamoğlu ve Yıldırım arasındaki oy farkının 180.000 olduğunu açıkladı. İmamoğlu lehine, MAK Araştırma Şirketi oy farkının 500.000 kadar olacağını belirtti. Bu tür araştırma şirketlerinde farkın daha çok İmamoğlu lehine olduğu görüldü. Bir tek AK Parti 100 bin oy farkı yani yüzde birlik oy farkı ile Yıldırım’ın yarışı alacağına dair bir açıklama yaptı.