Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi (13-19 Mayıs 2019)

Bu haftanın ana gündem başlıkları yerel seçim sonuçları ve bu sonuçlara bağlı olarak meydana gelene konular üzerinde odaklanmaktadır.
SDE Editör
20 Mayıs 2019 10:19

13-19 Mayıs 2019 tarihleri arasında iç politikada meydana gelen olaylar daha çok İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin yenilenmesi tartışmaları ile devam etti. Ayrıca partiler yenilenen seçimlerde nasıl bir strateji izleyecekleri üzerinde açıklamalar yaptılar.

Seçimlerin neden yenilendiğine dair YSK’nın gerekçeli kararı 20 Mayıs Pazartesi tarihinde açıklanması bekleniyor. Bu arada partiler de 23 Haziran tarihinde yapılacak olan seçimlere yönelik seçim stratejileri üzerinde açıklamalar yaptılar. Seçime katılmayan 1.700.000 civarındaki seçmen ile 300.000 civarındaki geçersiz oy kullanan seçmeni markaja almayı hedefliyor siyasi partiler. Bu çerçevede de büyük bir göçmen nüfusa sahip olan İstanbul’da hemşehri dernekleri üzerinden seçmenlere ulaşılması hedefleniyor. Bu kadar yüksek bir seçmen kitlesinin varlığı yaklaşık 13000 oy farkının olduğu bir seçim için oldukça önemli görünüyor. Bu yüzden de seçmenini sorunsuz biçimde sandığa götürebilen partinin seçimi kazanacağı konuşuluyor.

AK Parti’nin ‘oylar çalındı, hem de sağlam çalındı’ gibi söylemlerine karşı CHP’nin İmamoğlu’nun mazbatasının çalındığını dile getirdiği tartışma Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çalınan oylar AK Partinin oylarıdır söylemi ile devam etti.

Seçim sonrası Erdoğan “Türkiye ittifakı ve demiri soğutma” ifadesini kullanmıştı. Yenilecek seçim için de yine uzlaşı, insan kazanma üzerinden mesajlar verdi: “Siyaset insan kazanma sanatıdır. Yeni insanlar kazanarak seçime hazırlanacağız.” AK Parti’nin ve ortağı MHP’nin ana seçim stratejisi ev ev dolaşarak birebir görüşerek seçmeni kazanma ancak ayı strateji millet ittifakı partileri tarafından da takip edilecek.

Yine CHP’nin seçim sloganı olarak özellikle sanatçılar tarafından genişletilen ve tüm farklı kesimler için giderek daha fazla kullanılan “her şey çok güzel olacak” sloganına karşılık Erdoğan “daha da güzel olacak” ifadesini kullandı. AK Parti’nin seçim sloganı olan gönül belediyeciliğinin yanı sıra yeni seçim sloganları üzerinde çalışılacağı konuşuldu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu seçimlerin yenilenmesi gerektiği yönünde karar alan YSK üyelerine yönelik çete söylemine devam etti: “Çete mensubu 7 hâkime söylüyorum, sizde ahlak varsa istifa edin.” Cumhurbaşkanı Erdoğan YSK üyelerine bu tür bir suçlama yapmanın uygun olmadığını, hukuka saygı gösterilmesi gerektiğini belirtirken sözkonusu YSK üyelerinin dava açma hakları olduğunu hatırlattı.

Ramazan ve seçim iftarları:

Binali Yıldırım ve İmamoğlu Ramazan münasebetiyle her akşam farklı bir yerde iftar açıyorlar. Bazen bir ev, bir STK, bir hemşeri derneği, bazen de bir öğrenci evi…

Seçimlerin iptaline bir örnek: Avusturya Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin iptali:

Cumhur ittifakı adayı Binali Yıldırım seçimlerin neden yenilenmesi gerektiğini açıklarken, “adamlar sağlam çalışmışlar” diyerek seçimlerin neden yapılacağına dair bir meşruiyet gerekçesi sundu. Aynı zamanda Avusturya’da benzer bir seçim iptali örneği üzerinde çalışılarak seçmenlere teslim edilecek broşürlerle seçimin yapılma gerekçesinin benzer örnekleri olduğu gösterilmeye çalışılacak. Avusturya örneği şöyle:

"Avusturya’da 2016’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde aradaki fark 31 bindi. Avusturya Yüksek Mahkemesi, görevli olmayan kişiler tarafından oy sayımı yapıldığı gerekçesiyle seçimleri iptal ederek yenilenmesine karar verdi. Burada dikkat çekilen husus görevli olmayan kişiler tarafından oy sayımı yapılması. Bu durum ciddi bir yolsuzluk, usulsüzlüktür deniliyor. İstanbul’da da aynı şekilde, seçim kanununda belirtilen kamu görevlisi sıfatı taşımayan, görevlendirilmemesi gereken kişiler görevlendirilmiş. AK Parti’nin tespit ettiği ve YSK’ya sunduğu yolsuzluklar ve usulsüzlükler de aynı özelliklere sahip.”

DSP kimi destekleyecek?

DSP lideri Aksakal geçen hafta aday çıkarmayacaklarını ve kimseyi (İmamoğlu’nun adını da anarak) parti olarak desteklemeyeceklerini belirtmişti. Aksakal’ın bu açıklamasının ardından DSP’de büyük bir tartışma başladı. DSP Genel Başkan Yardımcısı Hikmet Sami Türk, Aksakal’ın bu açıklamalarının ardından partiden istifa etti. DSP Parti Meclisi toplantısında "İstanbul'da CHP adayı Ekrem İmamoğlu'nun destekleyelim ve bunu kamuoyuna açıklayalım" diyen Hikmet Sami Türk'ün önerisi kabul edilmemişti. Türk, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söylemişti: "Genel Başkan Önder Aksakal, verdiği bir demeçte, İmamoğlu'nun desteklenmesi yönünde PM toplantısında öneri gelmediğini öne sürdü. Oysa bunu ben önerdim ve 2 kez de oylama yapıldı. Giderek Bülent Ecevit'in kurduğu parti olmanın özelliklerini kaybetmeye başlayan ve 24 yıldan beri üyesi olduğum DSP'den üzülerek istifa ediyorum."

Terör örgütü elebaşı Öcalan’ın avukatlarıyla 8 yıl görüşülmesine izin verilmesi AK Parti’nin HDP’nin oylarını çekmek için izlenen bir politika olarak eleştirildi. Ancak Öcalan’a görüşmelerin zaten sürdürüldüğüne dair bir açıklama yapıldı.

Saadet Partisi 31 Mart seçimlerindeki adayıyla tekrar seçime katılacağını açıkladı. Bu durumda muhafazakâr, dindar seçmenin nasıl bir tavır sergileyeceği 23 Haziran’da ortaya çıkacak. Küçük sol partiler İmamoğlu lehine çekilirken Yıldırım lehine bir çekilme henüz yok.

HDP’den CHP’ye, Sizi destekliyoruz ama bizi de tanıyın artık!

İstanbul'da %10 dolayında oy oranına sahip olan HDP, 31 Mart’ta aday çıkarmamış ve CHP adayı İmamoğlu'nu desteklemişti. Öcalan'a avukat görüşü izni verilmesinden sonra, HDP'nin tavır değiştirip değiştirmeyeceği merak konusuydu. Parti yöneticileri, 31 Mart'taki duruşlarında bir değişiklik olmayacağını ifade ettiler. Ancak kendilerinin doğrudan muhatap olarak alınması ve ittifakın bir parçası olarak görülme istekleri dikkati çekiyor.

19 Mayıs Kutlamaları: Isınan Demire Soğutma

19 Mayıs 1919, Atatürk’ün Samsun’a çıkışının ve Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç tarihi olarak biliniyor, bu hafta kutlamaların 100. Yılı Samsun’da tüm devlet erkânı ile bir arada kutlandı. Uzun süredir soğuk rüzgârların estiği siyasette bu gün milli gün anısına siyasetçiler beraber poz vererek tüm Türkiye’ye birlik ve beraberlik mesajı verdiler.