Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi (4-10 Mart 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içerisinde İç Politika ve Hukuk alanında öne çıkan haberleri kapsamaktadır.
SDE Editör
11 Mart 2019 09:57

Koçbaşı Olarak CHP

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere doğru yaklaşılırken Cumhur ittifakı tarafından CHP, ülkenin geleceğini ya da meşhur ifadeyle “beka”sını tehlikeye atacak bir süreci hazırlayan koçbaşı olarak tanımlanmaktadır. Buna gerekçe olarak da PKK’nın güdümünde kalan parti ile işbirliği yapmaları gerekçe gösterilmektedir.

Erdoğan: “Bizim kızdığımız Kürt kardeşlerimiz değil, Teröristlerdir. Biz teröristlere bir şeyler söylerken biz Fransız, Türk, Kürt diye ayırt etmeyiz.” (360 TV Canlı yayın 6.3.2019).

Üniversiteler de Karne alacak ama YÖK’ten:

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç üniversitelerin de KPSS başarısı, proje yayın vb. kriterler (toplamda 42 kriter) kapsamında puanlandırılacağını belirtti. Bu tür değerlendirmeler aracılığıyla üniversitelerin derecelendirilmesi yapılacak.

Komünistler Moskova’ya, Terör Destekçileri Kürdistan’a

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim mitinglerinde CHP’ye ve millet ittifakına yönelik eleştiri yaparken HDP ile işbirliği yaptıklarına dair eleştirisini arttırdı. HDP eşgenel başkanı Sezai Temelli’nin seçim konuşmasında kullandığı Kürdistan'da kazanacağız ifadesiyle ilgili olarak “Kuzey Irak’taki Kürdistan bölgesine defolsunlar, gitsinler. Yallah” şeklindeki cevapları bu hafta da sık sık duyuldu. HDP’ye yakın yazarlar bu ifadeleri Kürt kamuoyuna ‘oylarınızı hala mı Kürt düşmanlarına vereceksiniz’ türünden sorular ve eleştirilerle yansıttılar.

Bu arada AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, Büyükçekmece'de bir otelde STK temsilcileriyle yaptığı toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçe'nin 'beka seçimi' olarak gördükleri yerel seçimlere ilişkin olarak "Bu bir yerel seçim, ölüm kalım meselesi değil" dedi. Yıldırım’ın beka sorunu tartışmasındaki pozisyonu oldukça dikkat çekici Yıldırım, "İstanbul'a başkan seçiyorsunuz, bunun kazası yok. Bu bir yerel seçim, ölüm kalım meselesi değil, İstanbulluyuz, İstanbul'un kararını vereceğiz. Onun için kararımızı verirken en iyi kararı verelim" dedi. Benzer bir tavır İzmir adayı N. Zeybekçi tarafından da dile getirildi.

İbrahim Uslu, “Beka söylemi tutmadı”

31 Mart 2019 Yerel seçimlerinin ana teması Cumhur ittifakı tarafından beka sorunu olarak işleniyor. Millet İttifakı ise daha çok ekonomik sorunlar üzerinden tartışma ve propaganda yürütüyor. Anar araştırma şirketi başkanı İbrahim Uslu, beka söylemiyle ilgili olarak Ak Parti tabanının da bu söylemi inandırıcı bulmadığını belirtti. Yaptıkları araştırma sonuçlarına göre, halkın birinci gündeminin yüzde 76,5 ile ekonomik kriz olduğunu ve beka dâhil diğer tüm sorunların yüzde 5’in altında kaldığı ve iktidarın kötü giden ekonominin faturasını ödeyeceği sonucuyla karşılaştıklarını belirtmektedir.

B. Arınç: Beka sorunu da nerden çıktı?

Ak Partinin yerel seçimlerde ön plana çıkardığı ve ortağı MHP’nin de tüm üyeleriyle birlikte kusursuz biçimde desteklediği beka sorunu olgusu, hiç beklenmeyen bir cepheden Ak Parti cephesinden gelmekte. Bir yandan B. Yıldırım diğer yandan N. Zeybekçi’nin söylediği “Vatandaşın baktığı yerden bir beka sorunu yok”, ifadesi Ak Parti içinde bu temanın içselleştirilmesi konusunda MHP’ye göre bir sorun olduğunu göstermektedir. Nitekim Ak Parti’nin önde gelen vitrin isimlerinden eski milletvekili Arınç, beka tartışması için “Şu anda ülkede beka diye bir sorun yok. Nerden çıktı bu beka meselesi? Seçim stratejimiz doğru değil” eleştirisinde bulunurken bu durumu doğrulamakta ve İbrahim Uslu’nun araştırmasını teyit etmektedir.

Denizli’de İdeolojik Alaşım: CHP-İyi Parti el ele

Neden alaşım? Sanki CHP eski CHP değil mi? İyi Parti yine milliyetçi kimlikle ön plana çıkanların bir partisi değil mi? Belki evet ancak bu birlikteliğin çok özel bir anlamı var: Daha önce halk tabanında bir araya gelen farklı ideolojik kimlikler ortak bir eylem içinde olabiliyorlardı. Örneğin üniversitelerde başörtüsü yasakları olduğu zaman liberal, liberal sol ve diğer sosyalist grupların nadir de olsa farkı unsurları bu yasağa evrensel insan hakları ve özgürlük ekseni çerçevesinde destek veriyorlardı. Yine 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 7 Ağustos 2016 tarihinde yapışan Yeni Kapı Mitingi Ak Parti, MHP ve CHP’nin bir araya gelerek beş milyon insanı bir araya getirdiği milli bir kenetlenmeydi. Peki Denizli’nin farkı ne?

Denizli farklı çünkü toplumsal arka planı birbirinden farklı özelliklere sahip iki parti (CHP ve İyi Parti) ilk kez bir araya gelerek miting yaptı. Bu farklılık MHP ve Ak Parti gibi toplumsal temelleri birbirine görece daha yakın iki partiyle mukayese kabul etmeyecek kadar ayrıdır. Peki onları bir araya getiren sebep ne? Belki de en büyük sebep mevcut iktidar partisine karşı mücadele etmek. Bu zamana kadar muhalefet partilerinin temel hedefi iktidar partisini alaşağı edip onun yerine geçmek değil miydi zaten? Yine evet. Öyleyse bu durumu farklı kılan ne? Bu durumu farklı kılan iki farklı ideolojik temele ve toplumsal temele (popüler tabirle farklı sosyolojik özelliklere) sahip parti kitlesinin ortak bir amaç için bir araya gelmesidir. Bu bir araya geliş siyasal mühendisliğin nelere kadir olduğunu gösterir. Bu durumun bir başka yorumu da Türkiye’de siyasal fay hatlarının çok da derin olmadığını, ortak amaçlar için bu kırıklıkların hızlıca onarılabildiğini göstermektedir. Buradan hareketle Türk siyasi kültüründe siyasal keskinliklerin ideolojik temellerinin kayganlaşmaya başladığından söz edilebilir.

Seçimlerin ana temasının ne olduğuna (terör-beka, ekonomi) dair tartışma ideolojik angajmanlarla değil yer alınan ittifak (Millet ya da Cumhur ittifakı) konumuna bağlı olarak anlamlandırılmaktadır. Denizli’de M. Akşener’in “Cumhurbaşkanının terörist dediği Denizliler nasılsınız?”, ve “18 milyona yakın seçmene terörist dediler” ifadesi, bu seçim dönemine damgasını vuran ‘beka’ temasının destek unsuru olarak gündemi meşgul etmeye devam ediyor.

Muhalefet Kardeşliği’ne devam

CHP ve İyi Parti (Alaşım) Denizli’den sonra Aydın’da da ortak miting yaptı. CHP’li yetkililer CHP ve İyi Parti tabanlarının konsolide olduğunu belirttiler. Ak Parti ve MHP için bu parti yetkililerinin yakın bir zamanda bu konsolidasyonun istenilen düzeye ulaşamadığı yönünde yapılan açıklamalardan hareketle daha çok çalışılması gerektiği belirtiliyordu.

HDP, Beka ve Irak Kürdistanı

Defol Kürdistan’a tartışmaları için Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ifadeyi HDP seçmenleri için değil bu partinin milletvekilleri için kullandığını belirtti: “HDP’nin eş başkanı soruyorum sizlere, Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı? Bu adam çok meraklıysa Kuzey Irak’ta Kürdistan var. Buyursun oraya gitsin. Bu bölücülüktür.”

Yine Denizli’de M. Akşener’in mitingde kendisi hakkında yaptığı konuşma ile ilgili mahkeme sürecini başlatacağını belirtti.