Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (28 Ekim-3 Kasım 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
04 Kasım 2019 16:43

Trump’ın Azledilme Süreci

Temsilciler Meclisi, ABD Başkanı Trump'ın azil sürecini resmen başlatan tasarıyı onayladı.

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump hakkındaki azil soruşturması kapsamında bugün ilk kez oylama yaptı. Azil süreci kapsamında meclisin onayladığı tasarı, 196'ya karşı 232 oyla kabul edildi. ABD Başkanı Donald Trump, karara ilişkin ''ABD tarihindeki en büyük cadı avı'' yorumu yaptı. Temsilciler Meclisi’nin adımının ardından, Trump ve ekibi bunu özellikle sosyal medya hesaplarında da Demokratlara karşı siyasi bir malzeme olarak kullanmaya başladılar. Gerek azil süreci gerek Bağdadi operasyonuna atıfta bulunulurak, “Trump ve Cumhuriyetçi Parti bugün Amerikan halkı için şu işleri yaptı ama Demokratlar sadece oturuyorlar” mesajlı içerikler paylaşılıyor. İki partinin de bunu 2020 seçimleri için sıklıkla kullanacağına hiç şüphe yok. Ayrıca Trump cephesinden bir başka ilginç gelişme daha yaşanmıştır. Trump, kendisi ve ailesinin ikametgahını New York kentinden Florida’ya almıştır. Bunun için ise yüklü miktarda vergi ödemesine rağmen New York’ta siyasiler ve yöneticiler tarafından hakettiği değeri göremediğini ve hatta kendisine kötü davranıldığını ileri sürmüştür. Ancak madalyonun diğer yüzünde ise Florida’da gelir vergisinin New York’a kıyasla daha düşük olması ve Trump’ın bunu kişisel çıkarları için yaptığı iddiaları gündemdedir.

Lübnan’da ve Irak’ta Eylemler

Lübnan’da Whatsapp’a getirilen vergi nedeniyle sokaklara dökülen halk yetkililerin bazı reform önerilerine rağmen sokaklarda kalmaya devam ediyor. Hatta Başbakan Saad Hariri’nin 30 Ekim’de istifa etmesinin ardından bile gösteriler kaldığı yerden devam ediyor. Hariri’nin yeni hükümet kurulana dek görevde kalmasını isteyen Cumhurbaşkanı Mişel Avn halka seslenerek: “Güveneceğiniz bir hükümet ve mezhepçi devlet yerine sivil devlet talep eden sesinizi duyurmayı başardınız” diyerek, kurulması beklenen yeni hükümette yer alacak kişilerin deneyim ve liyakate göre seçileceğini bildirdi. Irak’ta çok daha kanlı süren eylemlerde ise Irak Meclisi İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Erşat Salihi, 1 Ekim'den bu yana devam eden gösterilerde 250'den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti.

Şili Eylemleri

Latin Amerika’nın son dönemlerde adından sokak hareketleriyle söz ettiren ülkesi Şili’de ise sular duurlmuyor. Hükümet eylemcilerin dağılmasını sağlamak amacıyla bir dizi adımlar attı ve aralarında içişleri, maliye, savunma, ekonomi, çalışma ve spor bakanlıkların da olduğu 8 bakanı görevden aldı. Buna ragmen eylemler hükümet karşıtı bir hal almakta ve tansiyon kolay düşürülemeyecek gibi görünmektedir.

Brexit

Avrupa Birliği'nin (AB) Brexit tarihini 31 Ocak'a ertelemesi İngiltere Başbakanı Boris Johnson tarafından resmen kabul edildikten sonra parlamentoda erken seçim oylaması yapıldı. İngiliz vekiller Johnson'ın Aralık'ta erken seçime gitme teklifini reddetti.

Boris Johnson erken seçim kararı için gerekli olan meclisin üçte iki çoğunluğunu elde edemedi. İngiliz milletvekillerinden 299'u erken seçime "evet" dedi. 70 milletvekili ise "hayır," oyu verdi. Johnson erken seçime gidebilmek için 434 oya ihtiyaç duyuyordu.

Ana muhalefetteki İşçi Partisi başta olmak üzere bazı muhalefet partileri, oylamaya katılmadı. Oylamanın yapıldığı İngiltere parlamentosunun Avam Kamarası'nda 650 sandalye bulunuyor. Önergede, erken seçim için resmi bir tarih belirtilmemiş olması, muhalefet partilerinin ret oyu vermesinde veya oylamayı boykot etmesinde en önemli gerekçeyi oluşturdu.

Başbakan Boris Johnson, seçim tarihi olarak 12 Aralık'ı işaret etse de Johnson'a güvenmeyen ve kararın alınmasının ardından seçim tarihi değiştirmesinden kaygılanan muhalefet, tarihin önergede yer almasında ısrar ediyordu.

Bağdadi’nin Öldürülmesi

ABD’nin, IŞİD Lideri Ebubekir el Bağdadi'nin öldürüldüğü açıklamasını değerlendiren Rusya Savunma Bakanlığı, Washington’un, Bağdadi’nin Nusra’nın kontrolündeki topraklarda bulunduğuna dair doğrudan delil sunma çağrısını yaptı.

Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, bugünkü basın brifinginde, İdlib bölgesinde Suriye hükümetinin kontrolünde olmayan toprakların tamamen El Kaide şubesi olan Nusra tarafından idare ve kontrol edildiğini belirterek, “Bu örgüt, Suriye’de en büyük rakibi olarak IŞİD ve her bir temsilcisini her zaman hiçbir tavizde bulunmadan bulduğu yerde hemen yok ediyor. Bu yüzden IŞİD’in eski liderinin, Suriye El Kaide’sinin kontrolündeki topraklarda huzurlu bir şekilde bulunması en azından ABD veya operasyonun başka katılımcılarının bazı doğrudan kanıtları sunmasını gerektiriyor” ifadelerini kullandı. Rusya’nın delil isteme çağrısının ardından bir hamle de örgütün kendisinden geldi.  ABD'nin Ebubekir el Bağdadi'yi öldürdüğünü teyit eden IŞİD, yerine Ebu İbrahim el Haşimi el Kureyşi'nin getirildiğini duyurdu. Bağdadi’nin daha önce öldüğü şeklinde de bilgilerin paylaşılmasına rağmen örgütün bu şekilde bir yeni isim duyurması bu olayın örgüt tarafından da farklı şekilde kullanılacağına işaret etmektedir.

Hong Kong’ta Ekonomik durum

Hong Kong ekonomisi büyük kitle protestoları ve ABD-Çin arasındaki ticaret savaşlarının etkisiyle üçüncü çeyrekte yüzde 3.2 küçülerek, iki çeyrek üst üste daralmanın yaşanmasının ardından teknik resesyona girdi.

Çin'in Hong Kong Özel İdare Bölgesi İstatistik Kurumu verilerine göre, Hong Kong’da mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH), bu yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 3.2 gerileyerek, 2009'dan bu yana en sert düşüşünü gerçekleştirdi.

Hong Kong ekonomisi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.9 daraldı. Çin'in Hong Kong Özel İdare Bölgesi Baş Yöneticisi Carrie Lam, pazartesi günü ekonominin daralmasına yönelik uyarıda bulunmuş, yıllık büyümenin yüzde 0 ile 1 arasında olacağına işaret etmişti.

Tüm bu ekonomik gerileme sokaktaki özellikle genç nüfusu doğrudan etkileyecek potansiyelde olup gösterilerin ilk zamanlardaki şiddette olmasa bile uzun süre devam edebileceği ihtimalini doğurmaktadır.

Ortadoğu

ABD yönetimi, İran'ın inşaat sektörü ile askeri alanlarda kullanılan bazı önemli materyallerin ticaretini hedef alan yeni yaptırımlar getirildiğini açıkladı. Bu mevcut yaptırımlarla zorda olan İran ekonomisini biraz daha sıkıştıracak bir adım olarak görülmektedir.

İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerden oluşan Ortak Arap Listesi Bloku Başkanı Eymen Avdeş, ilk kez İsrail'de hükümeti kurma görüşmelerine katıldıklarını söyledi. Bu da fazla olumlu bir beklenti içinde olmamakla birlikte İsrail iç siyaseti açısından olumlu bir gelişme olarak kayıtlara alınmaktadır.

İsrail Diplomatik Misyonlarında Grev

İsrail’in tüm diplomatik temsilciliklerinin kapandığı haberi bir anda dünya gündemine düştü. İsrail’in Ankara Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada ise şu ifadeler kullanıldı: “İsrail Maliye Bakanlığının 21 Temmuz 2019 tarihinde anlaşılan ve Maliye Bakanlığı Genel Direktörü tarafından imzalanan anlaşmaya aykırı şekilde aldığı karar ve onlarca yıldır yürürlükte olan protokole aykırı şekilde tek taraflı bir protokolü uygulamaya başlaması sebebiyle diplomatik temsilciliğimizi kapatmak zorunda kalmış bulunmaktayız. Bu nedenle, konsolosluk hizmetleri veremeyeceğimizi ve büyükelçiliğimizin giriş çıkışlara kapalı olduğunu duyuruyoruz.”

ABD – Japonya Anlaşması

ABD Dışişleri Bakanlığı, F-15J tipi uçaklarının modernizasyonu için Japonya'ya 4.5 milyar dolar değerinde 'Dış Askeri Satış' yapılmasına onay verdi.

ABD Savunma Güvenlik İşbirliği Ajansı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Dışişleri Bakanlığı, Japonya'nın 98 adet F-15J uçağını 'Süper Avcı' konfigürasyonuna yükseltmek üzere Japonya'ya 4.5 milyar dolarlık muhtemel Dış Askeri Satış yapma kararını onayladı" ifadeleri kullanıldı. Satışın Japon hava kuvvetlerine kritik bir savunma kabiliyeti sağlayacağı ifade edilen açıklamada, "Teklif edilen ekipman ve destek satışı, bölgedeki temel askeri dengeyi bozmayacak" denildi.

Bu anlaşmayı sıradan bir askeri anlaşma olarak değil ABD’nin Asya-Pasifik’teki en önemli iki müttefikinden biri olan Japonya ile ilişkisini koruma çabasında olan ABD’nin bir adımı olarak görmek daha yerinde olacaktır. Zira Güney Kore ve Japonya arasındaki istihbarat paylaşım anlaşmasında yaşanan sorun ABD’yi de yakından ilgilendirmekte ve en azından Japonya’yı güçlendirecek böylesi bir adımın atılmasını zorunlu kılmaktadır.