Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Ekonomi ve Finans

Haftanın Ekonomi ve Finans Değerlendirmesi (10-16 Kasım 2018)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde ekonomi ve finans alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
17 Kasım 2018 09:30

Prof. Dr. Abuzer Pınar - Dr. Merve Karacaer Ulusoy

Türkiye

AB Görüşmeleri

Türkiye-AB arasında görüşmelerin yeniden başlayacağı haberlere yansıdı. Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, gelecek hafta Türkiye ile AB arasında ilk üst düzey toplantının gerçekleştirileceğini söyledi. Siyasi diyalogun yeniden başlayacağı ve buradan ulaştırma, enerji ve ekonomi konularında çok odaklı görüşmelere doğru gidileceği belirtilmekle beraber, bunun tam üyelik değil, ilişkilerin korunması ve geliştirilmesi yönünde olacağına dair genel bir kanaat bulunmaktadır.

Diğer yandan, İngiltere’nin AB’den ayrılma süreci (Brexit) de Türkiye’yi ilgilendirmektedir. Konuya ilişkin hazırlanan taslak metinde İngiltere'nin anlaşmanın yürürlüğe girme tarihine kadar göçmenlerle ilgili Türkiye’ye yapılacak mali yardımların yerine getirileceği, İngiltere’nin AB'nin Türkiye ile yapılan göç anlaşmasıyla ilgili kurulacak birimlerine katılma hakkı tanındığı yer almaktadır. Bunun yanı sıra Türkiye üzerinden Avrupa'ya yönelik mülteci akınının artmasının ardından taraflar bu gidişleri sınırlamak üzere bir anlaşmaya vardı. Bu anlaşma kapsamında, Avrupa'da ortak mülteci merkezlerinin kurulması ve birlik içinde göçmenlerin hareketinin kısıtlanması öngörülüyor.

AB, bu anlaşma kapsamında ayrıca Türkiye'ye iki dilim halinde 3 milyar euro olmak üzere, toplamda 6 milyar euro yardım yapmayı kabul etti. Taslak metinde dikkate çeken noktalardan birisi Türkiye vatandaşlarının Birleşik Krallık'ta iş kurmasına izin veren Ankara Anlaşması'nın akıbetine yönelik herhangi bir ifade yer almaması oldu. İngiltere, Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) arasında 1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşması'nın hizmetlerin serbest dolaşımına ilişkin düzenlemesini uygulayan tek AB üyesi. Brexit sürecinin gerçekleşmesinin ardından Ankara Anlaşmasının sağladığı iş vizesi uygulamasının devam edebilmesi için iki ülkenin ayrı bir anlaşma yapması gerekiyor.

Döviz ve Faiz Hareketleri

Türkiye’nin de İran ambargosundan muafiyet alması ve ABD ile ilişkilerin yumuşaması ile döviz kurunda belirgin düşüşler oldu. ABD ve AB’deki gelişmeler yurtiçi piyasaları etkilemektedir. 5,3 civarına kadar düşen dolar kuru, küresel ekonomideki belirsizlikler nedeniyle 5,5’in üzerine kadar çıktı. Ancak Hazine’nin finansman sıkıntısının olmadığı gerekçesiyle borçlanma ihalelerinin bir kısmının iptal edilmesi doların yeniden düşmesine neden oldu.

Bütçe ve Dış Denge

Bu yıl için bütçe açıkları beklenenin üzerinde gerçekleşecek. Ekonomik daralma bunu zorunlu hale getirirken, talebin canlı tutulması için otomotiv, beyaz eşya ve mobilya gibi mal gruplarında vergi indirimlerine gidilmesi bu eğilimin devam edeceğini göstermektedir. Dış ödemeler dengesi ise fazla vermeye devam etmektedir.  

Reel Sektör

Mali piyasalardaki dalgalanma devam ederken, reel sektöre ilişkin gelişmeler de dikkat çekmektedir. Konut sektöründeki hızlı büyüme sektöre ilişkin düzenlemeleri gündeme getirdi. Hazırlanmakta olan tasarı ile müteahhitliğe ilişkin bazı kısıtlayıcı düzenlemeler öngörülmektedir. Müşterilerin mağduriyetini önlemek için müteahhitlerin iş tecrübesi ve mali durumları dikkate alınacak. Ayrıca işin bitirilmesi için sigorta ve teminat düzenlemeleri yapılacak. Müteahhitler iş tecrübesi ve mali durumlarına göre sınıflandırılarak hangi işlere girebilecekleri belirlenecek.

Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için GES (güneş enerjisi santralleri) yanında RES (rüzgar enerjisi santralleri) için de çalışmalar yapılmaktadır. Rüzgar potansiyeli açısından Ege bölgesi öne çıkmaktadır. GES ve RES’lerde önemli bir sorun yabancı girdi maliyetleridir. Bu konuda yerli girdi kullanımın arttırılması yönünde bazı çalışmalar yapılmaktadır. 

Dünya Ekonomisi

Ara Seçimler ve ABD Ekonomisinin Seyri

Salı günü (6 Kasım 2018) ABD’de ara seçimler yapıldı. Küresel iktisadi aktörlerin yakından takip ettiği seçimlerde demokratlar Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde ederken Donald Trump’ın Cumhuriyetçiler’i Senato’da çoğunluğu korudu. Bu sonuç ABD’de uygulanan maliye politikaları açısından önemlidir. Demokratlar, vergi indirimleri ve genişletici maliye politikalarına karşı çıkmaktadırlar. Bu durumda Trump yönetiminin bu kararları alması zorlaştığından, dolar ve ABD tahvillerinde zayıflama eğilimi ortaya çıktı. ABD ekonomisi büyüme eğilimini sürdürürken, bunun ağırlıklı olarak hanehalkı harcamalarından gelmesi enflasyonist eğilimleri desteklemektedir. Faizlerin arttırılacağı beklentisine karşılık işsizliğe ilişkin kaygılar devam etmektedir. U yüzden de Fed Başkanı Jerome Powell bu hafta yaptığı açıklamada, ABD ekonomisine yönelik muhtemel zorluklara vurgu yaparak faiz artırımına 2019 yılının belli dönemlerinde ara verilebileceğini belirtti. ABD ekonomisinin görünümüyle ilgili olarak genellikle iyimser olmasına karşın Powell, 2019'da büyümenin önündeki üç potansiyel engelden sözetti: Yurt dışı talebin yavaşlaması, yurt içinde mali teşvikin etkisinin geçmesi ve Fed'in geçmiş faiz artırımlarının geç gelen ekonomik etkisi. 

Brexit, İtalya ve AB Ülkelerindeki Belirsizlik

AB’de Britanya’nın çıkışı (Brexit) ve İtalya’nın bütçe sorunları yakından takip edilmektedir. Hazırlanan taslağa karşı çıkan bazı İngiliz bakanlar istifa ederken, Kuzey İrlanda bu çıkıştaki en önemli sorun gibi görünmektedir. İngiltere'de dört bakanın Başbakan Theresa May'in Avrupa Birliği (AB) ile bu hafta vardığı Brexit anlaşmasını protesto amaçlı istifasının ardından Temmuz 2016'dan beri en yüksek seviyesine geldi. İngiltere ve AB resmi bir Brexit anlaşması imzalayana kadar da sterlinde değer kayıpları görülmesi muhtemel olacaktır. İrlanda Cumhuriyeti’nin üyeliği devam ederken, büyük ölçüde güney ile eklemlenmiş Kuzey İrlanda’nın statüsü tartışma konusu olmaktadır. Bunun aşılabilmesi için gümrük birliğinin devam etmesi yönünde öneriler yapılmakla birlikte, Kuzey İrlanda için durum daha da karmaşık hale gelmektedir.

İtalya’nın bütçeye ilişkin sorunları da Euro bölgesi için sorun yaratmaya devam etmektedir. AB komisyonu İtalya’ya mali kurallara uygun bir bütçe yapması için çağrı yaptı. İtalya AB bölgesinin en büyük üçüncü ekonomisi ve Yunanistan’dan sonraki en borçlu ülke. IMF tarafından da yapılan uyarılarda kamu harcamalarının kısılması istenmektedir. Bunun yapılmaması halinde kamu borçlarının daha da artacağı kaygısı, Euro üzerinde baskı yaratmaktadır. Euro, dolar karşısında son 1,5 yılın en düşük seviyesine inmiş durumdadır.

Petrol fiyatları

İran ambargosu nedeniyle artan petrol fiyatları, muaf tutulan ülkeler nedeniyle korkulan düzeyde artmazken, başta Çin ve AB ülkeleri olmak üzere dünya ekonomisindeki yavaşlama eğilimlerinin de etkisiyle düşme eğilimine girdi. Geçtiğimiz hafta ABD’de açıklanan ham petrol stokları 21 ayın en büyük yükselişini gerçekleştirdi ve üretimde rekor kırıldı. Bunun yanı sıra İran’a yönelik yaptırımlardan 9 ülkenin muaf tutularak petrol ithaline izin verilmesi arz bolluğu söylentilerine yol açtı ve böylece petrol fiyatlarında sert düşüşler meydana geldi. Brent petrol %6.80 düşerek varil başına 65.35 dolara geriledi.  ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı nedeni ile küresel talebin düşüşte olduğuna yönelik işaretlerin ardından OPEC’in üretimi beklenenden fazla düşüreceğine dair piyasada beklentiler oluşmaya başladı. Petrol arzı konusunda bir sorun yaşanmayacağı yönünde oluşan kanaat nedeniyle petrole bağımlı ülkeler için tersine fiyatların aşırı düşebileceği kaygısı artmaya başladı. Bu durumda petrol arzının düşürülmesi bile gündeme gelebilir.