Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi (10-16 Haziran 2019)

Bu haftanın ana gündem başlıkları yerel seçim sonuçları ve bu sonuçlara bağlı olarak meydana gelene konular üzerinde odaklanmaktadır.
SDE Editör
17 Haziran 2019 11:32

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’daki seçimler için çok fazla meydanlara çıkmaması çok farklı şekillerde yorumlandı. Cumhurbaşkanının çok fazla ön plana çıkmasından dolayı aday Binali Yıldırım’ın gölgede kaldığı yönünde parti içi bir eleştiri gündeme getirilmişti. Belki de bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan çok fazla ön plana çıkmadı. Seçimlere bir hafta kala çıkıp çıkmayacağına dair net bir açıklama da yapılmadı. Bu durum muhalefet partileri tarafından farklı şekillerde yorumlandı. Örneğin, İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı, "Cumhurbaşkanı daha önce 32 ilçede miting yapacağını söylemiştir. Ama öyle görünüyor ki, herhangi bir yerde miting yapmayacak. Sayın Binalı Yıldırım'ın arkasından desteğini çekmiş görünüyor" diyerek süreci farklı şekilde yorumlamıştır.

AK Parti’de sandık alarmı

Sandıklarda tecrübeli isimleri sahaya sürecek. Tecrübeli sandık müşahitleri görev alacak. Aynı zamanda avukatlar görevlendirilecek. MHP’de çeşitli illerden avukatları İstanbul’a yönlendirecek.

MHP: Bahçeli Mitili İstanbul’a attı.

14 Haziran’da seçim çalışmaları için İstanbul’a giden MHP lideri Devlet Bahçeli, B. Yıldırım için tam destek istedi. İstanbul’daki STK temsilcileri ve hemşehri dernekleriyle toplantılar yaparak İmamoğlu’na yönelik sert eleştiriler yaptı. Seçimlerden önce Demirtaş’ı tanımadığını söylemiş ama seçimleri kazandıktan sonra siyasi görüşlerini beğendiğini söylemiştir. Bu sinyali nereden aldı gibi sorularla İmamoğlu’na yönelik eleştiriler yaparak, onun karanlık güçlerin kontrolü altına girdiğini belirtti.

Anketler 23 Haziran İstanbul BB Başkanlığı için ne gösteriyor?

ANAR Müdürü Uslu, İmamoğlu'nun Yıldırım'ın birkaç puan önünde olduğunu söyledi. GENAR Müdürü Aktaş da 'Önceki seçimde siyasal oy toplamı olarak İmamoğlu geriden geliyordu, şimdi önde' dedi.

ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, bayramdan önce son yaptıkları ankette Ekrem İmamoğlu'nun Binali Yıldırım'ın birkaç puan önünde olduğunu söyledi. GENAR Genel Müdürü İhsan Aktaş ise "Önceki seçimde siyasal oy toplamı olarak İmamoğlu geriden gelen bir pozisyondaydı. 1 puan 2 puan. Şimdi Ekrem İmamoğlu önde" diye konuştu. 

İbrahim Uslu, "Bayram öncesi 2500 kişiyle yaptığımız araştırmaya göre İmamoğlu bir kaç puan önde görünüyor" dedi. İmamoğlu'nun tutarlığının olduğunu belirten Uslu "O cephede bir değişiklik yok. Fotofiniş ile önde bitirmesine neden olan stratejisini koruyor." diye konuştu.

Binali Yıldırım'ın 31 Mart seçimlerine göre siyah-beyaz kadar farklı bir strateji yürüttüğünü belirten Uslu şöyle konuştu: "Arada stratejik bocalama yaşadılar. Sayın Erdoğan artık çok dâhil olmuyor. Binali Yıldırım daha çok gözüküyor. Daha olumlu bir dil kullanılıyor. Beka söylemleri bitti. Gönül belediyeciliği bitti. Gönül mönül kalmadı. Adeta iki ayrı aday, iki ayrı dil var."

Uslu, AK Parti seçmenlerinin kendi adaylarını protesto etmek için sandığa gitmediğini vurgulayarak şöyle devam etti: "Kampanya öncesindeki en büyük sapma Pontus tartışmasıydı. Beka söylemi Kürt seçmeninin AK Parti'den kaçmasına neden oldu. Pontus söylemi de Karadenizliler için rahatsızlık yarattı. AK Parti son 12 gün bu söylemden de uzaklaşacak. AK Parti baştan yenilgiyi kabul eden bir parti değil. Son ana kadar İstanbul'a asılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'dan çekilmesi bu stratejinin ürünü.

Uslu şunları söyledi: "Bir önceki seçimde kararsızların oranı düştü. Teknik olarak herkes çok kararlı. Seçimin sonucunu belirleyecek olan sandığa gitme oranı. Binali Yıldırım'ın Kürt seçmeni ile barışma adımı atması doğru adımdı. Bir tarafla tamir edilirken Karadenizliler ile sorun oluştu. Pontus suçlaması insanları rencide edecek düzeye oluştu. Sayın İmamoğlu'nun Karadeniz mitingleri ile 31 Mart seçimleri arasındaki farkı karşılaştırabilirsiniz. İstanbul'da Karadenizliler çok organize ederler. AK Parti o yüzden bu dili sürdürmedi. Önce Kürt seçmenlerle sonra Pontus ile ilgili dili terk etti."

GENAR Araştırma Genel Müdürü İhsan Aktaş ise şöyle konuştu: "CHP'nin Yüzde 35 oyu var. İyi Parti ve HDP'den gelen oylarla yüzde 48-49'u buluyor. 31 Mart'ta adaylardan önce partiler yarıştı. Bu kez adaylar yarışıyor. Cumhur İttifakı ilk seçimde sanki kazandık havasındaydı. Biz normalde araştırma yaptık. Önceki seçimde siyasal oy toplamı olarak İmamoğlu geriden gelen bir pozisyondaydı. 1 puan 2 puan. Şimdi Ekrem İmamoğlu önde. Şimdi Yıldırım oylarını arttırmak zorunda. Türkiye'de milliyetçi bir söylem kullanabilirsiniz. Ancak İstanbul farklı. İstanbul'da Trabzonluların oranı yüzde 2,7. Bunun 1,2’se geçiş yaptı."

Sonar Başkanı Hakan Bayrakçı’nın paylaştığı verilere göre Ekrem İmamoğlu’nun oy oranı yüzde 53,3, Binali Yıldırım’ın oyu ise yüzde 46,7. Sonar Araştırma Şirketi'nin 23 Haziran’da yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimiyle ilgili yaptığı ankete göre, CHP İBB Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, rakibi AK Parti'nin adayı Binali Yıldırım’ın yaklaşık 6 puan önünde. Sonar Başkanı Hakan Bayrakçı, yaptıkları son anketin sonucunu Twitter hesabından açıkladı.

Bayrakçı’nın paylaştığı verilere göre Ekrem İmamoğlu’nun oy oranı yüzde 53,3, Binali Yıldırım’ın oyu ise yüzde 46,7.

ADA Araştırma şirketi, 23 Haziran'da tekrarlanacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri için anket sonuçlarını açıkladı. Ankete göre CHP'nin adayı Ekrem İmamoğlu, seçim yarışını AK Parti'nin adayı Binali Yıldırım'ın önünde götürüyor.

"Bugün İstanbul'da seçim olsa hangi adaya oy verirdiniz?" sorusunun yöneltildiği ankette, kararsızların dağıtılması sonucunda Ekrem İmamoğlu yüzde 50,64'lük oranla önde görünürken Binali Yıldırım yüzde 48,30'da kalıyor.

Saadet Partisi adayı Necdet Gökçınar yüzde 0,84'te, diğer adaylar ise yüzde 0,22'de kalıyor.

ADA Araştırma şirketi, 31 Mart seçimleri nedeniyle yaptığı İstanbul anketinde İmamoğlu'nun yüzde 49,2, Yıldırım'ın yüzde 48,4 oy alacağını öngörmüş, bu araştırmayla gerçek sonuçlara en çok yaklaşan şirketlerden biri olmuştu.

Haziran için Yıldırım ve İmamoğlu arasındaki canlı yayın

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 23 Haziran'da gerçekleştirilecek seçim öncesinde sadece İstanbul halkı değil, bütün Türkiye nefesini tuttu. Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu'nun bir araya geleceği Tarihi Buluşma programının moderatörü İsmail Küçükkaya, programa dair merak edilenleri anlattı. Küçükkaya, 'Yaklaşık 18-20 adet soru hazırladım. Ayrıca her ikisine de ayrı ayrı soracağım 3'er soru var. Konularımız bellidir, seçim ve İstanbul...' dedi.

ORTAK 18-20 SORU, AYRI AYRI 3'ER SORU

Tarihi Buluşma programının moderatörü İsmail Küçükkaya, Sözcü gazetesinin sorularını yanıtlayarak, gerçekleştirilecek tartışmaya dair merak edilenleri anlattı. Küçükkaya, her iki adaya da soracağı 18-20 adet soru hazırladığını, ayrıca her iki adaya ayrı ayrı soracağı 3'er soru belirlediğini söyledi.

HALKIN MERAK ETTİĞİ SORULAR

Konunun seçim ve İstanbul ile çerçevelendiğini ifade eden İsmail Küçükkaya, “Sadece benim değil halkın merak ettiği, cevap aradığı soruları hazırladım” diye konuştu.

HER SORUYA 3 DAKİKA

Bir kronometre bulunacağının altını çizen İsmail Küçükkaya, “Her soruya 3 dakikalık cevap hakkı tanıyacağım. Bir sorun beklemiyorum.” dedi.

TARAFLAR BİRBİRİNİN SÖZÜNÜ KESMEYECEK

Tarihi Buluşma programının akışının ve cevap sürelerinin bozulmaması için her iki adaya da birbirlerine müdahale etmemelerini söylediğini ifade eden İsmail Küçükkaya, “Bu programda inisiyatif kesinlikle bende olacak. Tarafların birbirlerinin sözlerini kesmesine izin vermeyeceğim.” sözlerini kullandı.

STÜDYODA BİRER DANIŞMAN VE SADECE TÜRK BAYRAĞI OLACAK

Tarihi Buluşma programının gerçekleştirileceği stüdyoda Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu'nun birer danışmanı da olacağını söyleyen İsmail Küçükkaya, parti bayrakları veya amblemleri yerine sadece Türk bayrağının görüleceğini ifade etti.

DİLEYEN KANAL YAYIMLAYACAK, BÜTÜN TÜRKİYE İZLEYECEK

Tarihi Buluşma programını dileyen televizyon kanalı, internet sitesi ve radyonun yayımlayabileceğini ve programın pek çok açıdan önemli olduğunun altını çizen Küçükkaya, Bütün Türkiye izleyecek, bütün kanallarda yayımlanacak. Sanırım pek çok açıdan ilkleri yaşayacağız. Demokrasi kazanacak, diye konuştu.

Canlı yayın hakkında birkaç not: Dağ fare doğurdu

İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde yapılan canlı yayın isteyen tüm TV kanalları tarafından canlı olarak yayınlandı.

Canlı yayın alanına 20.25’de Ekrem İmamoğlu geldi 20.56’da da Binali Yıldırım geldi. Binali Yıldırım gayet güler yüzlü geldi programa. Yayın 21.03 de başladı. Türkiye medeni tartışma ortamını başaracaktır diye başladı İsmail Küçükkaya. İmamoğlu, burası Kırkpınar Meydanı değil demokrasi Meydanı dedi. Programdan önce babalar günü münasebetiyle her iki aday da birbirlerine Babalar Günü hediyesi verdiler. Türkiye’nin kucaklaşmaya ihtiyacı var diye ortamı yumuşatan Ekrem İmamoğlu’nun mesajlarına zaten ılımlı tarzıyla Yıldırım da karşılık verdi.

İlk soru Binali Yıldırım’a soruldu, “Ben bir İstanbul seçmeni olarak bu seçimi niye gittiğimizi soruyorum” Binali Yıldırım, Sizin bir kabahatimiz yok sorun sizin dışınızda gelişti. Oylar sayılırken şaibe oluştu. Bu nedenle YSK yenileme kararı verdi…”

Diye başlayan soru cevap faslı adayların birbirlerine yönelik sorularıyla da devam etti. İlk bir saat içinde sorular daha çok 31 Mart ve iptal edilen seçimler üzerinde yoğunlaştı son bir saat daha çok İstanbul için projeleri üzerinde konuşuldu.” Her bir adaya sorulara cevap için 3’er dakika verilmesi Uğur Dündar tarafından sosyal medyada  “süre çok az” diye eleştirildi.

Adayların birbirlerine yönelik soruları sonrasında tekrar İstanbul sorunları hakkında sorular soruldu. Adayların birbirlerine konuşurken zaman zaman müdahale etmeleri dışında büyük bir gerilim ya da tartışma yaşanmadı. Yayın sonrası her iki aday aile fotoğrafı vererek tartışma programı sona erdirildi.

Türkiye’deki demokratik kültürün oturması anlamında bir tecrübeydi ama bunun ötesinde bir haftalık canlı yayın tartışmasının kendisi bile bu canlı yayındaki tartışmadan daha heyecanlıydı.