Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Ekonomi ve Finans

Haftanın Ekonomi ve Finans Değerlendirmesi (17-21 Haziran 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde ekonomi ve finans alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
24 Haziran 2019 16:27

Türkiye Ekonomisi

Moody’s Not İndirimi

Bu hafta yurtiçi piyasalardaki nemli gelişmelerden birisi de uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody'sin, Türkiye'nin kredi notunu Ba’den B1 seviyesine düşürmesi oldu. Kredi notu görünümünü de negatif olarak belirleyen kuruluş not indiriminin devam edebileceğinin de altını çizdi. Gerekçe olarak ödemeler dengesi krizinin devam ettiğini, ayrıca Türkiye’nin döviz rezervlerindeki düşüşün Merkez Bankası’nın bağımsızlığına ve şeffaflığına gölge düşürdüğünü belirtti. Kuruluş ABD ile yaşanan S-400 krizinin de altını çizerek olası yaptırımların ülke ekonomisi üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı.

Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi

Yurtiçi taraftaki verilere baktığımızda bu hafta merkezi yönetim bütçe açığının Mayıs ayında 12,1 milyar TL olarak gerçekleştiğini görmekteyiz Veri 2018 yılının aynı ayında 2,7 milyar TL fazla vermişti. Mayıs ayına ilişkin bütçe gelirleri yıllık bazda %2,2 oranında artarak 71,6 milyar TL’ olurken, bütçe harcamaları %24,2 artışla 83,6 milyar TL olarak gerçekleşti.

İşsizlik Oranı

Bu hafta TÜİK tarafından açıklanan işsizlik oranı verisi de dikkat çekiyor. İşsizlik Mart ayında yıllık bazda 4 puan artış göstererek %14,1 olarak gerçekleşti. Aylık bazda incelediğimizde ise mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı Mayıs 2009’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Sanayi Üretim Endeksi

Gündemde olan bir diğer TÜİK verisi de Nisan ayına ilişkin takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi idi. Veri, sanayi üretiminin bir önceki yılın aynı ayına göre %4 oranında daraldığını ortaya koyuyor. Bu daralmada imalat sanayindeki düşüş ile madencilik ve taşocağı sektöründeki daralmanın etkili olduğunu söylemek mümkün.

Konut Sektörü

Yurtiçi tarafta konut satışlarında da gerileme söz konusu. Konut satışları Mayıs ayında yıllık bazda %31,3 düşüş kaydetti.

Dünya Ekonomisi

ABD Verileri

ABD cephesinden olumu veriler gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan Mayıs ayına ilişkin perakende satışlar aylık bazda % 0,5 oranında artarken sanayi üretim endeksi ve kapasite kullanım oranları da beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Fitch’in Küresel Büyüme Beklentisi

Bu hafta uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch, 2020 küresel büyüme beklentisini %2,8’den %2,7’ye düşürdü. Gerekçe olarak da küresel ticaret belirsizliğinin devam etmesinin altını çizen kuruluş Çin'deki tüketim harcamaları artışında zayıflama olduğunu ve diğer gelişmekte olan piyasaların beklenenden daha yavaş bir ekonomik büyüme sergilediğini belirtti.

Fed Para Politikası Toplantısı

Bu hafta merakla beklenen ABD Merkez Bankası’nın para politikası toplantısı gerçekleştirildi. Toplantı sonrasında beklenildiği gibi politika faiz oranı %2,25-2,50 aralığında tutulurken ticaret savaşı endişelerinin devam etmesine ve zayıf enflasyon görünümüne bağlı olarak faiz oranı beklentilerinde değişiklikler gözlemlendi. Tutanaklardan faiz değişikliği konusunda sabırlı olunacağı ifadesi kaldırılırken, enflasyonun düşük seviyelerinin geçici olduğu yorumundan vazgeçildi. Bir önceki toplantı ertesinde 2019 yılında faizlerin sabit kalacağı beklentisi yükselirken, bu toplantının ardından 2019 yılı içerisinde bir indirim olabileceği sinyalleri ön plana çıkmış oldu. Toplantının ardından doların gelişmiş ve gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı genel olarak değer kaybettiği gözlemlenirken ABD 10 yıllık Hazine tahvilinin faiz oranı da %2’nin altına inerek Kasım 2016’an bu yana en düşük seviyesini test etmiş oldu.

ECB Para Politikası

Bu hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi Euro Alanı’nda ekonomik görünümde iyileşme olmaması ve enflasyonun hedeflenen seviyeye sürdürülebilir şekilde geri dönmemesi halinde ilave parasal teşviklere ihtiyaç duyulabileceğini, dolayısı ile faiz indirimine gidebileceğini veya varlık alımları yoluyla para politikasının yeniden gevşetebileceğini belirtti. Bu durum diğer merkez bankalarının da benzer politikaları uygulayabileceğine yönelik beklentileri artırırken hisse senedi piyasasına da canlılık kazandırdı.

BoE Para Politikası Toplantısı

İngiltere cephesinde gerçekleştirilen para politikası toplantısında ise politika faiz oranı beklentilere paralel olarak %0,75 düzeyinde sabit tutulurken yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme tahmini %0,2’den %0’a düşürüldü. BoE, küresel ekonomideki kötü gidişatın merkez bankalarını ekonomiye daha fazla destek vermeye yönelttiğine de dikkat çekti.