Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (9-15 Eylül 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
16 Eylül 2019 09:28

John Bolton’ın İstifası

Bolton Twitter hesabından yaptığı paylaşımda 9 Eylül akşamı ABD Başkanı Donald Trump’a istifasını sunduğunu ancak Trump’ın bunu yarın konuşalım dediğini yazdı; yani istifa edenin kendisi olduğunu, görevden alma gibi birşeyin söz konusu olmadığını anlatmaya çalıştı. Ancak Bolton’ın iddiasını yalanlayan Trump ise Bolton’dan görevi bırakmasını istediğini içeren bir twit paylaşarak durumu biraz karmaşık hale getirdi.

John Bolton, Başkan Trump’ın Ocak 2017’den itibaren görev yapan 3. Ulusal güvenlik danışmanı idi. Daha öncekiler ise sırasıyla Michael Flynn  ve H. R. McMaster idi. Kısa sürede 3 ulusal güvenlik danışmanı değiştiren Başkan Trump, kendi döneminde devletin diğer bazı önemli birimlerinde de ciddi personel istifalarına tanık oldu. Bunlardan en önemlileri ve ne zaman ayrıldıkları yada istifa ettikleri aşağıda verilmektedir:

Michael Flynn – Ulusal Güvenlik Danışmanı – Şubat2017

K.T. McFarland – Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı – Mayıs 2017

James Comey – FBI Direktörü – Mayıs 2017

Reince Priebus – Beyaz Saray Genelkurmay Başkanı – Temmuz 2017

Dina Powell – Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı – Ocak 2018

Rex Tillerson – Dışişleri Bakanı – Mart 2018

H.R. McMaster – Ulusal Güvenlik Danışmanı – Nisan 2018

Andrew McCabe – FBI Direktör Yardımcısı – Mart 2018

Mira Ricardel – Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı – Kasım 2018

Jeff Sessions – Adalet Bakanı – Kasım 2018

Nikki Haley – ABD’nin BM Büyükelçisi – Aralık 2018

James Mattis – Savunma Bakanı – Aralık 2018

Brett McGurk – IŞID ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu Başkanlık Özel Elçisi – Aralık 2018

John Kelly – Beyaz Saray Genelkurmay Başkanı – Ocak 2019

Kirstjen Nielsen – Anavatan Güvenlik Bakanı – Nisan 2019

Dan Coats – Milli İstihbarat Direktörü – Ağustos 2019

Sue Gordon – Milli İstihbarat Direktörü Yardımcısı – Ağustos 2019

Jason Greenblatt – ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi (Filistin ve İsrail konusunda müzakereleri yöneten temsilci) – Eylül 2019

Beyaz Saray’dan ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nden ayrılan önemli  isimler:

Robin Townley – Africa Kıdemli Direktörü – Şubat 2017

Derek Harvey – Ortadoğu ve Kuzey Africa Kıdemli Direktörü –Temmuz 2017

Ezra Cohen-Watnick – İstihbarat Programları Kıdemli Direktörü – Ağustos 2017

Tom Bossert – Anavatan Güvenlik ve Terörle Mücadele Başkan Danışmanı – Nisan 2018

Michael Barry – İstihbarat Programları Kıdemli Direktörü  – Temmuz 2018

Kirsten Fontenrose – Basra Körfezi Diretörü – Kasım 2018

Fiona Hill – Ulusal Güvenlik Konseyi Evrupa ve Rusya Masası Kıdemli Direktörü – Ağustos 2019

Dışişleri Bakanlığı’ndan ayrılan önemli isimler:

Tom Shannon – Dışişleri Siyasi İşler Müsteşarı – Şubat 2018

Susan Thornton – Doğu Asya ve Pasifik Dairesi, Dışişleri Bakan Yardımcısı – Temmuz 2018

Wess Mitchell – Avrupa ve Avrasya Dairesi, Dışişleri Bakan Yardımcısı – Şubat 2019

Kimberly Breier – Batı Yarımküre Dairesi, Dışişleri Bakan Yardımcısı – Ağustos 2019

Huawei Liderinden Açıklama

Ren Zhengfei Batılı bir teknoloji firmasına kendi şirketlerinin konw-how teknolojisini satabileceklerini böylece iddia edilen güvenlik kaygılarını giderebileceklerini belirtti. Bu görüşünü Economist ve NY times ile yaptığı mülakatta açıklayan Zhengfei’nin bu teklifine olumlu bakabilecek yani potansiyel alıcı olabilecek birkaç şirket bulunmaktadırç Bunlar arasında Nokia, Ericson, Samsung gibi dünyanın bilinen firmaları olmakla birlikte ABD’li Dell ve HP gibi şirketlerin ise Huawei teknolojisine uyum sağlayacak altyapılarının olmadığı iddia edilmektedir. Lakin bu teklif alıcı bulsun yada bulmasın Huawei liderinin attığı bu adım sorunun çözümüne dair olumlu bir hamle olarak görülmekte ve çözüme yanaşan taraf ve çözmeye niyeti olan taraf olarak Huawei’in görülmesini sağlayarak kendilerini olumlu bir imaj yaratmaktadır.

Keşmir Sorunu

Hindistan içinde de bu konuya dair genel hatlarıyla iki farklı ana görüşün hakim olduğu söylenebilir. Birincisi iktidar ve iktidar çevresi ikincisi ise muhalefet ve çevresi. BJP, Hindistan Halk Partisi olarak bilinen iktidar partisi ve bu konudaki temel argumanı Keşmir bölgesinin ekonomik bakımdan Hindistan eyaletlerinden geride olduğu, bölgeye daha rahat ve fazla yatırım yapabilmek amacıyla özerklik statüsünün kaldırıldığı şeklindedir. Bu amaçla Delhi yönetimi hem iş dünyasından hem de Bollywood sektöründen şirketlere yönelik hazırlık toplantıları yapmakta ve Keşmir’e yatırım konusunda bilgilendirmeler sunmaktadır.

Diğer yanda ana muhalefet partisi olan Kongre Partisi ise konuya demokrasi penceresinden bakmakta, Keşmir halkının ve bu halkın seçtiği siyasilerin görüşleri alınmadan böylesi bir karar verilmesinin demokratik olmadığını savunmaktadırlar. Hatta bugün Keşmir’in başına gelen şeyin benzer bir şekilde başka bir eyalete de yansımaları olabileceği kaygısını vurgulamaktadırlar.

Bereket Nükleer Santrali

Birleşik Arap Emirliklerinin ilk nükleer santrali olan bu santral bünyesinde 4 reaktör bulundurması temelinde projelendirilmiştir. İlk reaktörün yapımı tamamlnamış olup diğerleri devam etmektedir. Arap Yarımadasındaki ilk nükleer santral olması ve Güney Kore’nin de denizaşırı ilk nükleer santrali olması nedeniyle önemli olan bu yapıda ortak çalışan Güney Kore ve BAE önümüzdeki projelerde de birlikte çalışma için prensipte anlaştıklarını açıkladılar.