Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi( 26 Ağustos- 1 Eylül )

Bu değerlendirme, son bir hafta içerisinde İç Politika ve Hukuk alanında öne çıkan haberleri kapsamaktadır.
SDE Editör
02 Eylül 2019 10:17

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden İşçi Çıkarmalara Tepki

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çıkarılan işçilerle ilgili CHP'yi eleştirerek “Bay Kemal "Kazandığımız belediyelerden kimseyi işten çıkartmayacağız" demediler mi? Şimdi ne oldu? Bütün bunlar karşısında bizim de yapacaklarımız var” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır ziyareti üzerinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Diyarbakır'da kimlerle, neyi konuşuyor? Bakıyorsunuz, teröre bulaşmış olanlarla el ele. Terör örgütüne tavır koyamayandan belediye başkanı olmaz, siyasetçi hiç olmaz" ifadelerini kullandı

Ak Partiden istifalar

Yeni Parti çalışmaları tartışması devam ederken, diğer yandan bu hafta içinde yeni partide adı geçen eski bakanlardan Hüseyin Çelik, Beşir Atalay, Sadullah Ergin ve Nihat Ergün Ak Parti'den istifa etti.

Batman’a giderken yol üstü Diyarbakır’a şöyle bir uğramak

İstanbul BB Başkanı Ekrem İmamoğlu Diyarbakır’da CHP il başkanı ile birlikte görevden alınan Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir belediye başkanları ile görüştü. Bu görüşmede İmamoğlu, 'Size İstanbul'dan selam getirdim. Umut ediyorum bu sıkıntılı günleri aşarız. Size yapılan Türkiye demokrasisine yapılmıştır” dedi. Kayyum atanmasına da tepki gösteren İmamoğlu, "Seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyım atanması ne yazık ki gaflet ve dalalettir. Böyle bir ülkede, kendi iradesini milletin iradesinden üstün görme gafletine düşenler, bunun bedelini sandıkta en ağır şekilde öder” dedi.

Görüşme ile ilgili twitter hesabında açıklama yapan İmamoğlu söz verdiği bir nikâh için Batman’a giderken Diyarbakır’da ilgili belediye başkanlarıyla buluştuğunu belirtti. Yani asıl niyetinin onlarla buluşmak olmadığını yolda giderken bu işi de aradan çıkarmak için bir araya geldiklerini belirtti. Böyle bir açıklamayı neden yaptı? Neden doğrudan doğruya onlarla buluşmak için geldiğini ve orada belirttiği gibi halkın seçtiği başkanların yerine kayyum atamayı onaylamadığını belirtmedi? Bunu HDP’lilere hediye ettiği Atatürk resmini de ekleyerek açıklarsak eğer, İmamoğlu çok sert bir politika takip etmek istemiyor kimseyle hiçbir grupla sert tartışma içine girmek istemiyor.

“Huzur Sokağı” Yazarı Şule Yüksel Şenler Hakka Yürüdü

Gazeteci-yazar Şule Yüksel Şenler, Tedavi gördüğü hastanede 81 yaşında hayatını kaybetti. 1960’lı yılların gelenekten modernliğe geçiş sürecinde kentli Müslüman genç kızlar için rol model olan, İslami bilinçten, yeni kentli tipi başörtü bağlamaya kadar örnek bir kişilik olan

Derneğin bağımlılıkla mücadele ve gençlere sporun sevdirilmesi gibi alanlarda düzenlediği sosyal sorumluluk faaliyetlerini memnuniyetle takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, "Siyah-beyaz yıllardan geleceğe uzanan bir çınar olarak gördüğüm derneğimize çalışmalarında

Türkiye’nin Öfke Haritası

Şiddet ve şiddete neden olan etmenlerle ilgili yapılan en geniş kapsamlı akademik çalışma ile Türkiye’nin “öfke" haritası çıkarıldı.

Üsküdar Üniversitesi'nin, klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapan 125 öğrencisi tarafından gerçekleştirilen saha çalışması ile gerçekleştirilen çalışmada 81 ilden 18-81 yaş arası evli, bekâr, çocuklu veya çocuksuz bireylerden oluşan 25 bin kişiyle yüz yüze görüşme gerçekleştirildi.

En öfkeli bölge Güneydoğu Anadolu

Öfke-düşmanlık ve saldırganlık eğilimi en yüksek bölge Güneydoğu Anadolu bölgesi olurken; en düşük bölge ise Trakya ve Orta Karadeniz oldu. Araştırmayı yürüten Sosyal Bilimler Enstitü Müdürü Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar, “Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu bölgelerinde eğilim daha fazla iken daha düşük riskli olan bölgelerinse Trakya bölgesi, Sinop, Kastamonu, Çankırı ve İzmir civarı olduğunu gördük. Buralarda yüksek çıkmasını bu bölgelerin biraz daha geleneksel, metropolleşmeden biraz daha uzak, daha geniş ailelerin bir arada yaşayabildiği daha geleneksel kodlarla büyüyen bireylerin olmasına bağlıyoruz” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aile içi şiddet suçunun önlenmesi için üniversite olarak bugüne kadar birçok çalışma yürüttüklerini belirterek İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile konuya ilişkin bir işbirliği protokolü imzaladıklarını söyledi. Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Şiddet ve Suçla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi (ŞİDAM) Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy ise şiddete uğrayan kadınların karakollarda karşılaşacağı görevlilerin bu konuda eğitimli olması ve hatta onların da kadın olması gerektiğini vurguladı.

Hem kurbanlar hem sanıklar rehabilite edilmeli

Prof. Dr. Nevzat Tarhan “Kadına yönelik aile içi şiddet konusu tüm dünyada artmış durumda. Amerika'da acillere başvuranların yüzde 17'si aile içi şiddet kurbanı insanlar. Biz üniversite ve ŞİDAM (Şiddet ve Suçla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi) olarak İstanbul emniyeti ile gerçekleştirdiğimiz protokolle şiddet kurbanları veya sanıkları konusunda ciddi bir veri tabanı oluşturacağız. Bu sayede nedenleri daha sağlıklı belirleyip önlemek için hangi aksiyonların alınması gerektiğine dair veriler elde edeceğiz. Hem kurbanların hem saldırganın rehabilite edilmesi gereken bir konu şiddet. Aile içi şiddetin hem ülkemizde hem dünyada artmasının nedenlerinden biri de kadının özgürleşme hareketi. Kültürel olarak buna hazır değiliz. Devlet bu kadınlara sahip çıkmak için adımlar atsa da yeterli değil. Kadının ve erkeğin evde eş rolleri topluma doğru bir şekilde öğretilmeli. Gelişmiş ülkelerde gençlere erken ergenlik döneminde pozitif psikoloji değerleri öğretilerek aile içi şiddetin önüne geçilmeye çalışılıyor. Şiddetin bir hak arama tekniği olarak görülmemesi için ortaokul sıralarından eğitime başlanması şart” diye konuştu.

TV’deki Şiddet sahneleri

Doç. Dr. Sayar, ekranlardaki dizi veya filmler yoluyla evlere giren şiddet görüntülerine ilişkin şunları söyledi: “Medya kanalı ile şiddetin normalleştirilmesi ne yazık ki sık rastladığımız bir durum. Özellikle dizilerdeki karakterlere baktığımız zaman kadına, çocuğa, sağlık çalışanına şiddet, şiddetin birçok yolu var ve dizilerde güçlü ve sevilen karakterler eliyle bu şekilde şiddet uygulandığı, bu şiddetin cezasız olduğu görüldüğü zaman bu da toplumda bir öğrenme sağlıyor. İnsanlara bu tür bir zorlukla karşılaştığınızda şiddete başvurabilirsiniz mesajını alttan vermiş oluyoruz. Eğlence sektöründe de yapımcılar sorumlu davranıp gereken dikkati göstermek zorunda.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Davutoğlu’na “Bagajlarında ne varsa ortaya döksünler”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarına ilişkin ""Bu arkadaşlar ne söyleyeceklerse gelsinler söylesinler, böyle lafla tehdit olmaz. Bagajlarında ne varsa ortaya döksünler, döksünler ki belki biraz fayda edebilirler" dedi.

Davutoğlu, kendisine yöneltilen eleştirilere tepki göstererek şunları kaydetmişti:

“Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok kişi, insan yüzüne çıkamaz. Neden mi? Gelin hafızanızı bir yoklayın. İleride bir gün Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönem olacaktır. Başbakanlık görevini aldığım zaman -bunu izah etmek zorundayım, kampanya dolayısıyla bu soruları aldığım için- 6-8 Ekim olayları oldu. O olaylar esnasında çözüm süreci adı altında Türkiye'nin kamu düzeninin nasıl yerle bir edildiğini görme imkânı bulduk."

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinin ardından açıklamada bulundu.

"Bizim partimizden grup kurmak için çıkıp şu anda CHP'nin içinde sığıntı durumuna düşenler oldu. Bu bizim derdimiz değil. Biz AK Parti olarak tarih yazar konumundayız. Ak Parti ulusal olmaktan uluslararası bir konuma çıkmıştır. Bu arkadaşlar söyleyecekleri ne varsa çıkıp söylesinler. Şu anda bu söyleyebilecekleri bagajlarında ne varsa ortaya dökmelerinde fayda var. "

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Yeni Parti Kuracak İsimlere!

Konya’da yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni parti iddialarıyla ilgili olarak, "Bunların gidebileceği tek yer sandığın en dibi olacaktır. Siyaset kapalı kapılar ardında kriz bekleyerek yapılacak iş değildir. Tehditlerle, imalarla yapılacak iş değildir" diyerek sert çıktı.