Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Ekonomi ve Finans

Haftanın Ekonomi ve Finans Değerlendirmesi(9-15 Eylül 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde ekonomi ve finans alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
16 Eylül 2019 09:21

Türkiye Ekonomisi

TCMB’den Faiz İndirimi

Geçen haftanın en önemli gelişmesi Perşembe günü TCMB para Politikası Kurulu toplantısında 1 hafta vadeli repo ihale faizi olan politika faizinin 325 baz puan düşürülerek %19,75’ten %16,50’ye indirilmesi oldu. Böylelikle gecelik borç alma faizi (faiz koridoru alt bandı) %18,25’ten %15,00’a, gecelik borç verme faizi (faiz koridoru üst bandı) %21,25’ten %18,00’a, geç likidite penceresi borç verme faizi de %22,75’ten %19,50’ye geriledi.

TCMB’nin Temmuz ayı sonunda 425 baz puan ve Eylül ayı ortasında 325 baz puan olmak üzere toplamda 750 baz puanlık güçlü faiz indirimi gerçekleştirerek finansal koşullardaki sıkılığı azaltıcı hamlede bulundu. Bu durum yılın geri kalanında sanayi üretiminin kademeli bir toparlanma eğilimine girmesi ihtimalini güçlendiriyor.

Faiz kararının ardından toplantıya ilişkin basın duyurusu yayınlandı. Metne göre iktisadi faaliyetteki toparlanma genel ekonomiye yayılma eğiliminde görülürken mevcut para politikası duruşunun dezenflasyon patikasıyla büyük ölçüde uyumlu olduğuna işaret edildi.

Faiz indiriminin kredi genişlemesi üzerinde etkili olacağı değerlendiriliyor. Konut sektöründe kamu bankaları daha önce faiz indirimine gitmişti. Bunlar kadar olmasa da bazı özel bankalar faiz oranlarını bir miktar aşağı çekmişti. TCMB’nin bu hamlesi ile özel bankaların bir miktar daha faiz indirmesi bekleniyor. Konut sektöründe fiyatlar düşük seyrettiği için enflasyona yukarı yönlü bir etki yapması beklenmiyor.

Cari Denge Fazla Verdi

Cari denge Temmuz ayında 1,16 milyar dolar fazla vererek 4 milyar 445 milyon TL oldu. Son 12 aylık cari işlemler hesabı 538 milyon dolarla Kasım 2002'den bu yana ilk kez artı verirken, bu gelişmede enerji ithalatının haziranda 26 ayın en düşük seviyede gerçekleşmesi etkili oldu. Bu dönemde altın ihracatı 589 milyon dolar oldu. Aynı dönemde çekirdek (enerji ve altın hariç) cari dengede ise 42,6 milyar dolarlık fazla oluşarak son 13 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Sanayi Üretimi

Sanayi üretimi Temmuz ayında aylık bazda %4,3 oranında artarken yıllık bazda %1,2 oranında geriledi. En büyük düşüş dayanıklı tüketim mallarında ve ara malında gerçekleşti. Ertelenen tüketimin realize olması ve yatırımların artması halinde bu grupta büyüme beklenebilir. Mevcut veriler bu sektörlerde halin büyüme eğiliminin ortaya çıkmadığı gözleniyor.

Ekonomik büyümenin en önemli öncü göstergelerinden biri olan sanayi üretimindeki bu artış 3. Çeyrek itibariyle olumlu bir görünüm sergiliyor. Ancak Ağustos ayında bayram tatili nedeni ile iş gücünde oluşan azalma 14 Ekimde açıklanacak olan ağustos ayına ilişkin sanayi üretim rakamlarına olumsuz yansıyabilir.

Dünya Ekonomisi

ABD İstihdam ve Enflasyon Verileri

Geçen hafta ABD’de her ayın ilk Cuma günü TSİ 15.30’da açıklanan ve ekonomideki gidişatın göstergesi niteliğini taşıyan tarım dışı istihdam ve işsizlik oranları takip edildi. Tarım dışı istihdam artışı Ağustos ayında 130 bin kişi ile tahminlerin oldukça altında kaldı (beklenti 160 bin idi). Ağustos ayında işsizlik oranı bir önceki aya göre değişmeyerek %3,7 düzeyinde gerçekleşti. Tarım dışı istihdam verisinin beklenenden düşük gelmesinin ardından piyasalarda 17-18 Eylül tarihindeki FED toplantısında faiz indirimine gidilebileceğine yönelik beklentiler arttı.

ABD’de Ağustos ayına ilişkin enflasyon verileri de gündemdeydi. Gıda ve enerji fiyatlarının içerilmediği çekirdek tüketici fiyatları endeksi beklenenin üzerinde aylık bazda%0,3 ve yıllık bazda %2,4 oranında artarak son bir yılın en büyük yükselişini gerçekleştirdi. Bu durum, Çin mallarına bu ay uygulanacak ve Amerikalılar için fiyatların daha da yükselmesine neden olabilecek ek gümrük tarifesi öncesi enflasyonun zaten yükselmekte olduğunu işaret ediyor.

Çin Ekonomisi

Çin tarafında ise süregelen ticaret savaşının olumsuz etkilerini görmekteyiz. Ağustos ayında ihracat bir önceki yıla kıyasla ve %2 artış beklentilerinin aksine %1 oranında gerilerken ithalat %5,6 oranında düşüş sergiledi. Temmuz ayında ihracat %3,3 oranında artış kaydederken, ithalat yine %5,6 oranında azalmıştı. Öte yandan ekonomik büyümeyi canlandırmak amacıyla Cuma günü Çin Merkez Bankası tüm bankaların zorunlu karşılık oranlarını 50 baz puan indirdiğini, bazı koşulları karşılayan bankaların zorunlu karşılıklarının 100 baz puan daha düşürülebileceğini açıkladı. Çin’de açıklanan enflasyon rakamlarına göre Ağustos ayında TÜFE yıllık bazda %2,8 artış gösterirken aynı dönemde ÜFE yıllık bazda %0,8 oranında gerileyerek son 3 yılın en sert düşüşünü kaydetti.  

ABD-Çin Ticaret Tartışması

Geçen hafta Çin ile ABD arasında ticaret savaşında gerilimi düşürmeye yönelik karşılıklı olumlu hamleler geldi. Çin, 16 farklı ürünü ek gümrük tarifelerinden 1 yıl süreyle muaf tutacağını açıklarken, ABD karşılık olarak Çin'den ithal edilen 250 milyar USD tutarındaki ürüne yönelik %25’lik gümrük vergisinin %30'a çıkarılacağı tarihi 1 Ekim'den 15 Ekim'e kadar ötelediğini duyurdu.

Kanada Ekonomisi

Kanada ekonomisinde dikkat çeken olumlu veriler söz konusu. Ağustos ayına ilişkin istihdam değişikliği (Son ayda çalışmış olan insanların seviyesindeki değişiklikler) beklenti 18 bin 900 iken 81 bin 100 kişi olarak açıklandı. Ağustos ayına ilişkin işsizlik oranı değişmeyerek %5,7 gelse de Kanada’nın yine aynı döneme ilişkin PMI verisi beklentileri aşarak 60,6 olarak gerçekleşti.

Brexit’in Gölgesindeki İngiltere Ekonomisi

İngiltere’de Brexit nedeniyle belirsizlikler devam ediyor. İngiltere’de mevcut hükümetin 15 Ekim’de erken seçime gidilmesini öngören talebi bu hafta bir kez daha reddedildi. Ek olarak, anlaşmasız Brexit’i önleyen tasarı da bu hafta yasalaştı. Yasaya göre hükümet, AB ile 19 Ekim tarihine kadar anlaşma sağlayamazsa, AB'den yeni bir uzatma talep edecek. Bu durum Brexit'in 31 Ocak 2020'ye kadar ertelenmesi ve anlaşmasız Brexit olasılığının azaldığı anlamına geliyor.

Avrupa Merkez Bankasından Faiz İndirimi

Dünya piyasalarında haftanın en önemli gelişmelerinden birisi Avrupa Merkez Bankasının mevduat faizini beklentilere paralel olarak 10 baz puan düşürerek eksi %0,4'ten eksi %0,5'e çekmesi oldu. Politika faizi %0 ve marjinal fonlama faizi de %0,25'te bırakılırken Banka 1 Kasım 2019 tarihinden itibaren her ay 20 milyar Euro tutarında tahvil alacağını duyurdu. Banka ayrıca enflasyon görünümü iyileşene kadar faiz oranlarının uzun süre daha mevcut seviyelerde veya daha düşük seviyelerde kalabileceği belirtildi. 

Avrupa ekonomisi ayrıca 2019 yılının ikinci çeyreğinde çeyreklik bazda %0,2 oranında büyüme kaydederken yıllık bazda %1,2 oranında büyüdü. Bu durum Euro alanında büyümenin yavaşladığına işaret ediyor.

Fitch’in Büyüme Beklentisi

Geçen haftanın dikkat çeken gelişmelerinden birisi de uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch’in ticaret savaşı ve Brexit endişelerini gerekçe göstererek Euro Alanı, ABD ve Çin’in 2019 ve 2020’ye ilişkin büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi oldu. Kuruluş Çin'in 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin büyüme tahminlerini sırasıyla 0,1 ve 0,3 puan düşürerek %6,1 ve %5,7 olarak belirledi. Euro Alanı için 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin büyüme tahminlerini her iki dönem için de %1,1 olarak açıklayan Fitch, ABD ekonomisinin de 2019 yılında %2,3 ve 2020 yılında %1,7 düzeyinde büyüme kaydedeceğini öngördü. Fitch ayrıca, Fed’in, Aralık ayında politika faiz oranını 25 baz puan daha düşürmesini beklediğini ifade etti.

Rusya’dan Dolar Hamlesi

Rusya önümüzdeki yıl ABD doları ile borçlanmayacağını duyurdu. Rusya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Anton Siluanov yaptığı açıklamada, 2020’de ABD doları üzerinden dış borçlanma gerçekleştirmeyeceklerini belirterek euro veya yuan cinsinden borçlanabileceklerini söyledi. Halen ülkenin uluslararası rezervlerindeki dolar payı düşerken euro ve yuan payı yükselmektedir. Rusya’nın bu adımı doların küresel gücü açısından olumsuz bir gelişme olarak değerlendirilebilir.