Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Ekonomi ve Finans

Haftanın Ekonomi ve Finans Değerlendirmesi (5-11 Ekim 2020)

SDE Editör
12 Ekim 2020 11:09

Yurtiçi Piyasalar

Eylül ayında TÜFE bir önceki aya göre %0,97 ile beklentilerin altında artarken, yıllık TÜFE enflasyonu %11,75 düzeyinde gerçekleşti. Merkez Bankası Eylül ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında “Enflasyonun öngörülenden daha yüksek bir seyir izlediğini ve enflasyondaki risklerin sınırlandırılması amacıyla sıkılaştırma adımlarının güçlendirilmesi gerektiğini” vurgulamıştı. Bu doğrultuda da sürpriz yaparak 200 baz puanlık bir faiz artırımına gitti.

Veriyi değerlendirdiğimizde yıllık enflasyon temel mal ve gıdada artarken, enerji ve hizmet gruplarında geriledi. Eylül ayında artması beklenen giyim ve ayakkabı sektöründe düşüş oldu. Otomotivde artış var. Burada ÖTV değişikliğinin etkisini görüyoruz. Bunun dışında bir süredir döviz kuru yukarı yönde seyrediyor. Dolayısıyla enflasyon rakamlarında kur etkisinin mi yoksa talep etkisinin mi öne çıkacağını merak ediyorduk. Gelen rakamlar gösteriyor ki kurdan ziyade daha çok talep artışı kaynaklı bir yansıma var.

Yİ-ÜFE tarafına baktığımızda aylık %2,65 ve yıllık %14,33’lük bir artış var. Beklentinin üzerinde rakamlar. Bu artış döviz kuru kaynaklı aslında. Üretici fiyatlarının tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu söyleyebiliriz.

Gelen enflasyon verisi Merkezin sıkılaştırmayı devam ettirme potansiyelini azaltıyor. Merkezin ağırlıklı ortalama fonlama maliyetine baktığımızda %11,45 civarında olduğunu görüyoruz. Yıl sonu beklenen enflasyon %11,46, gerçekleşen de %11,75. Her ikisi de ortalama faize çok yakın. Dolayısıyla Merkez bir süre durabilir ancak enflasyonda yukarı yönlü seyir devam ederse o zaman pozitif reel faizi yakalamak adına bir miktar daha faiz artırımı gelebilir diye düşünüyorum.

Yurtdışı Piyasalar

ABD Ekonomisi

Geçtiğimiz hafta Cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam verisi 850 bin kişi olan beklentilerin altında gerçekleşerek 661 bin kişi olarak açıklandı. Önceki ay %8,4 olan işsizlik oranı, işgücüne katılım oranının düşmesinin de etkisiyle Eylül’de %7,9'a geriledi. Tarım dışı istihdam verisindeki bozulmada hükümetin sağladığı desteğin azalması ve salgın nedeniyle ekonomik toparlanmanın yavaşlaması etkili oldu.

Borsaya baktığımızda çalkantılı hareketler görüyoruz. Önümüzde Başkanlık seçimi var, bir yandan Başkan Trump’ın koronavirüs testinin pozitif çıkması piyasalarda belirsizlik yaratıyor.

Bu hafta en çok konuşulan konulardan birisi de Temsilciler Meclisi’nde onaylanan 2,2 trilyon dolarlık yeni teşvik paketi idi. ABD'de işini kaybetmiş vatandaşlara ve küçük işletmelere sağlanan desteğin süresi doldu. Paketin yasalaşmasına ilişkin beklentiler piyasalarda risk iştahını kabartırken Başkan Trump müzakereleri durduğunu açıkladı. Paket yasalaşsa idi 600 dolarlık haftalık işsizlik yardımının yeniden devreye alınması ve yıl sonuna kadar uzatılması söz konusu olacaktı. Öte yandan müzakereleri iptal eden Trump hava yollarına ve küçük işletmelere destek sağlayacak ve vatandaşlara 1.200 USD’lik ödeme yapılmasına olanak verecek teşvik paketlerini imzalamaya hazır olduğunu açıkladı. Bu durum ise ABD borsalarına olumlu yansıdı.

Amerika’da farklı eyaletlerdeki valiler, COVID-19 salgınına farklı zamanlarda ve farklı şekillerde yanıt verdiler. Bir kısmı kapsamlı kapatmalar uygularken bir kısmı bilgilendirme yaptı ama herhangi bir kapatma uygulamadı. Dolayısıyla artık şu soruyu sorabiliriz? Kilitlenmeler bir fark yarattı mı? Aslında virüsün yayılması üzerinde çok da etkili olmadı. Ama ekonomik olarak baktığımızda çok büyük etkileri oldu. Dolayısıyla bireysel korumalarımızı yapmak durumundayız bir yandan da ekonomi ayakta kalmalı.

Bu hafta yine Fed Başkanı Powell’ın açıklamaları vardı. Toparlanma için devlet desteğine ihtiyaç duyduklarını aksi takdirde zayıf bir toparlanma olacağını, aşırı teşvikin sorun yaratmayacağını söyledi. Keza ülkede işsizlik uzun bir süre devam edecek gibi duruyor bu nedenle de ilave desteğe atıfta bulundu.

ABD’de Ağustos ayında dış ticaret dengesi beklentileri aşarak 67,1 milyar USD ile son 14 yılın en yüksek açığına ulaştı. Öte yandan ABD'nin Çin'e dış ticaret açığı bu dönemde %6,7 azalarak 26,4 milyar dolara indi.

Fed 15-16 Eylül’de gerçekleştirdiği toplantısına ait tutanakları yayımladı. Fed, işgücü piyasası maksimum istihdama ulaşana ve enflasyon hedef oran olan %2'ye ulaşana kadar faiz oranlarının sıfıra yakın tutulacağını ve varlık alım programının aynı hızla devam edeceğini belirtti. Tutanaklarda, ekonomik aktivitede toparlanma için daha fazla mali teşviğin önemi ifade edilirken, ekonomik görünüme dair belirsizliğin devam ettiği vurgulandı.

Euro Bölgesi Ekonomisi

Öncü verilere göre, Euro Alanı’nda yıllık TÜFE Eylül ayında -%0,3 düzeyinde gerçekleşti. Aynı dönemde yıllık bazda %0,2 artan çekirdek enflasyon ise rekor düşük seviyeye gerilemiş oldu.

Bu durum bize teşvikle ilgili yol gösteriyor. Pandeminin büyüklüğü ve ne kadar süreceği belli değil. Dolayısıyla Faiz indiriminden ziyade Daha fazla parasal genişleme olabilir. 1,35 trilyon Euro büyüklüğündeki acil tahvil alım programı genişletilebilir. Çünkü hem İspanya ve Fransa’da vaka sayılarında ciddi artış var. Hem de çekirdek enflasyon çok düşük. Hanehalkı halen harcama yapma konusunda tedbirli davranıyor. Firmalar yatırım yapmaktan çekiniyor. Keza Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, pandemi nedeniyle durgunluğun devam etmesi durumunda gerektiği takdirde parasal teşvikin artırılabileceğini her defasında vurguluyor. Hatta hükümetlere mali desteği çekmemeleri çağrısında bulundu, aniden kesilecek bir desteğin uçurum etkisi yaratacağını ve daha önce beklenen V şeklinde toparlanmanın görülemeyeceğine ilişkin endişelerini belirtti.

Öte yandan euroda bu yıl görülen sıçrama ithalat maliyetlerini düşürerek enflasyon üzerinde aşağı yönde baskı oluşturuyordu. Artık kur konusunda daha dikkatli olacaklar.

Euro Alanı hizmetler PMI Eylül ayında 50 eşik değerin altına inerek 48 olarak gerçekleşti. Bölgedeki en büyük ekonomilerden Almanya’nın hizmetler PMI değeri 50,6’ya yükselirken, İspanya, Fransa ve İtalya’nın PMI’larında gerileme gözlendi.

Brexit

Brexit süreci halen belirsizliğini koruyor. Haftaya AB Zirvesi var. Çekişmeli müzakerelere tanık olacağız gibi gözüküyor.

Altın

Altın şuanda teknik olarak 480 hatta 500 seviyelerine işaret ediyor; ancak çıkan haberlerden de çok etkileniyor. Özellikle dolardan ve ons’tan çok etkileniyor. Onsa baktığımızda yukarı yönde seyir var. Gram altın fiyatları şu anda doları takip ediyor diyebiliriz. Gram altında 470 seviyesinin altı bir alım fırsatı olabilir çünkü önümüzdeki süreçte jeopolitik çekişmeler, ABD başkanlık seçimleri, ABD-Çin savaşı ve en önemlisi vaka sayılarının her geçen gün arttığı pandemi süreci var.