Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (21-27 Ekim 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
28 Ekim 2019 09:27

Brexit

İngiltere Başbakanı Boris Johnson İngiltere parlamentosunu 12 Aralık’ta olmasını istediğini genel seçim konusunda ikna etme çalışmalarına devam etemktedir. Bir yandan ise yaklaşan Brexit için son gün olan 31 Ekim baskısı yaşanırken; Muhalefet anlaşmasız Brexit ortadan kaldırıldığı takdirde erkenseçime destek verecebileceklerine dair açıklamalarda bulunuyorlar. Daha önce erken seçim teklifi 2 kez reddedilen Boris Johnson 28 Ekim’de tekrar parlamentoda şansını deneyecek ve bunun gerçekleşmesi için 434 milletvekilinin ¾’ünün oyunu alması gerekmektedir. AB kanadından ise Brexit için kısa da olsa muhtemel bir uzatma verileceğine dair sinyaller gelmektedir. Lakin Başbakan Johnson uzatmaya sıcak bakmamakta hükümetin anlaşmasız Brexit için çalışmalarına hız vereceğini açıklamıştır.

Lübnan Eylemleri

Lübnan'da 17 Ekim'de Whatsapp ve benzeri internet üzerinden telefon görüşmelerine vergi getirilmesi planına karşı sokağa çıkan halk, hükümetin bu planı iptal etmesine rağmen hâlâ eylemlere devam ediyor.

Ülkede büyük şiddet olaylarına neden olan protestolar 10. Gününü geride bırakırken Başbakan Saad Hariri'nin geçen hafta sonu kurmaylarıyla görüşerek ülkede emekli olmuş ya da görevde olan cumhurbaşkanı, bakanlar ve diğer üst düzey devlet yetkililerinin maaşlarını yüzde 50 oranında azaltmayı ve bazı kamu kurumlarına verilen özel hakların iptalini gerçekleştirdiklerini açıklamalarına rağmen gösterilerin şiddetinde herhangi bir azalma gözlenmemektedir. 2015 yılında da çöp krizi nedeniyle sokaklara dökülen Lübnan halkı bu kez özellikle altyapı sıkıntılarını ve ekonomik kötü gidişi protesto ediyorlar.

Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’nun Körfez Ziyareti

Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’dan oluşan Körfez ülkelerini bu hafta ziyaret etti. Bolsonaro, geçen yıl geleneksel olarak Brezilya dış politikasında Filistin konusunda 2 devletli çözümden sapmış ve bu açıklamalarıyla Arap ülkelerinin tepkisini çekmişti. Bu da Brezilya’dan Arap ülkelerine yapılan yaklaşık 5 milyar dolarlık helal et ihracatını da riske atmıştı. Hatta Brezilya’nın Büyükelçiliğini Telaviv’den Kudüs’e taşımaya niyetlenmiş sonrasında bu planından vazgeçmiş ve geçen Nisan ayında İsrail’e yaptığı ziyarette sadece ticaret ofisini Kudüs’e taşıma kararını almıştır. Bu ziyaretin Arap ülkeleriyle geçen yıl yaşanan sorunların geride bırakılmış olduğunun bir göstergesi olduğunu iddia eden Brezilya Dışişleri Bakanı Sözcüsü Kenneth Nobrega Brezilya’nın bu ziyaretle Arap ülkeleriyle ilişkilerini daha da geliştireceğini ifade ettiler. Böylelikle kötü bir performans sergileyen Brezilya ekonomisine de yeni bir hareket kazandırılması planlanmaktadır. Ancak geçen yıl Filistin’in bir devlet olmadığını söyleyen Bolsonaro’nun bu açıklamasının ne kadar unutulduğu ve ilişkilere ne kadar yansıyacağı önümüzdeki süreçte daha net görülecektir.

Barış Pınarı Operasyonu ve Türkiye – Rusya Mutabakatı

Türkiye – Rusya Federasyonu Arasında Mutabakat Muhtırası

(22 Ekim 2019, Soçi)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin aşağıdaki konularda mutabık kalmışlardır:

  1. Her iki taraf Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.
  2. Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılıklarını vurgularlar.
  3. Bu çerçevede, Tel Abyad ve Ras Al Ayn’ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekatı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir.
  4. Her iki taraf Adana Anlaşması’nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.
  5. 23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00’den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekat alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km’nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir. Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibarıyla, mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır.
  6. Münbiç ve Tel Rıfat’tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır.
  7. Her iki taraf terörist unsurların sızmalarının önlenmesinin temini için gerekli tedbirleri alacaktır.
  8. Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır.
  9. Bu muhtıranın uygulanmasını gözetmek ve koordine etmek amacıyla müşterek bir denetim ve doğrulama mekanizması ihdas edilecektir.
  10. Taraflar Astana Mekanizması çerçevesinde Suriye ihtilafına kalıcı bir siyasi çözüm bulunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve Anayasa Komitesi’nin faaliyetlerini destekleyecektir.

ABD ile varılan mutabakatın ardından Rusya ile de Soçi toplantısında yukarıda tam metni verilen bir mutabakat imzalayan Türkiye, Barış Pınarı Operasyonu’nda diplomatik bir ilerleme daha kaydetmiştir.

Hindistan

Hindistan, Türkiye’nin ve Malezya’nın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Keşmir krizine yönelik açıklamalarından rahatsız olmuş ve iki ülkeyi meseleye önyargılı yaklaşmakla ve Pakistan’ın yanında yer almakla suçlamıştı. Ardından Türkiye ve Malezya’ya yönelik yaptırımları gündemine alan Hindistan bu iki ülkeye hem ticari hem de savunma alanlarında yaptırım uygulayacağını açıkladı. Türkiye, Hindistan’dan özellikle savunma alanında kullanılmak amacıyla bazı patlayıcı malzemeler  (patlayıcı madde ve fünyeler dahil olmak üzere çift kullanımlı savunma ürünleri ve malların ihracatını durdurmuştur) satın alıyor ve bu savunma kalemlerine kısıtlama getirileceği açıklandı. Bunlara ilaveten Hindistan’ın Barış Pınarı Harekatı konusunda da endişeli olduğu ve Türkiye’ye bu konuda eleştirel yaklaştığı da yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır.

Şili Eylemleri

18 Ekim’de metro ücretlerine getirilen zam üzerine sokaklara dökülen halk hükümetin kararını geri çekmesine rağmen eylemlerine devam ediyor. Latin Amerika’nın refah düzeyi en yüksek ve sakin ülkelerinden biri olan Şili’de eylemler hükümet karşıtı bir sosyal harekete dönüşmüş durumda. Başkent Santiago’da toplanan 1 milyon civarında Şili vatandaşı Devlet Başkanı Sebastian Pinera’nın istifasını talep ediyor. Mecvut eylemlerin 1988 yılında Pinochet iktidarına karşı gerçekleştirilen eylemlerden daha büyük ve kalabalık olduğu ifade edilmektedir. Şimdiye dek 19 kişinin yaşamını yitirdiği binlerce kişinin de yaralandığı eylemlerde halk hem devlet başkanını hem kuzeni olan İçişleri Bakanı Andres Chadwick’i protestoları yönetme ve ele alma biçimleri itibariyle – özellikle orantısız güç kullanımını engellememeleri - eleştiriyorlar.