Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (1 Ekim-7 Ekim 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
07 Ekim 2019 11:38

BM 74. Genel Kurulu’nun Ardından

Birleşmiş Milletler’in Eylül’ün ikinci yarısında toplanan 74. Genel Kurulu’nda BM’ye yönelik sert eleştiriler de gelmiştir. Bu eleştiriler en başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı İmran Han ve Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed tarafından dillendirilmiştir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin Suriye Savaşı’ndan kaçan insanlara kucak açtığını ancak diğer ülkelerin sorumluluğu yeterince paylaşmadığını vurgulamıştır. “Aylan bebek”in kıyıya vuran cansız bedeninin fotoğrafını izleyenlerle paylaşan Erdoğan tüm BM’ye durumun vehametini göstermeye çalışmıştır.

Pakistan Başbakanı İmran Han ise yaklaşık 50 dakika süren konuşmasında Keşmir meselesinden “Radikal İslam” kavramına dek birçok konuda görüşlerini paylaşmıştır. Keşmir’de bir kıyımdan endişe ettiğini belirten Han, tüm dünyadan destek beklediklerini ifade etmiştir. Radikal İslam ile ilgili olarak da:         

“Radikal İslamcılar” kelimelerini kullandığınız anda, İslam’da radikalleri meydana getiren bir şey olduğunu ima etmiş oluyorsunuz.Radikal olmalarının sebebi İslam’dır demiş oluyorsunuz. Terörizm İslam ile ilişkilidir demiş oluyorsunuz. Ve özellikle intihar saldırıları. Çünkü düzenli olarak birtakım eleştirmenlerin “Müslümanlar intihar saldırılarına düşkünlerdir, çünkü cennette kendilerine bakireler vaat ediliyor.” dediklerini işitiyoruz. Böylesi bir saçmalık süregeliyor. Tarih hakkında en ufak bir bilgisi olanlar dahi bilirler ki, tarih boyunca bu canlı bomba saldırılarını gerçekleştiren insanlar çaresiz insanlardır. 11 Eylül’den önce canlı bomba saldırılarının %75’i Hindu olan Tamil Kaplanları tarafından gerçekleştirildi. Kimse Hinduizmin canlı bomba saldırıları ile ilişkisine dair bir şey söylemedi. Hepimiz İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Japonların Amerikan gemileri üzerinde gerçekleştirdikleri intihar saldırılarına dair birçok film izledik. Kimse suçu dinlerinde aramadı. Çünkü hiçbir dinin terörizm ile bir ilişkisi yoktur. Neredeyse terörizmin tamamı siyaset ile ilgilidir. Siyasi algılanan adaletsizliklerin ürettiği çaresiz insanlardır. Fakat sürekli olarak, hatta şimdi dahi, Radikal İslam hakkında bir şeyler işitiyoruz. Sadece tek bir İslam vardır. Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in, Allah’ın selamı onun üzerine olsun, İslamıdır bizim takip ettiğimiz İslam. Başka bir İslam yoktur.” ifadelerini kullanmıştır.

Mahathir Muhammed ise başta Arakan Müslümanlarının durumu olmak üzere birçok konuda BM’nin sorunları çözmedeki yetersizliğine dikkat çekmiştir. Myanmar’dan Bangladeş’e sığınan 1 milyona yakın Arakan Müslüman, Bangladeş’in Cox’s Bazar şehrindeki kamplarda hayatlarını sürdürmeye çalşıyorlar. Geri dönüş ile ilgili adımlar atılmaya çalışılırken birçok Arakanlı için geri dönmek ölümle eş tutulmaktadır. Zira döndükleri yerde kendilerini nasıl bir akıbetin beklediğini geçmiş tecrübelerinden tahmin edebiliyorlar.  

İmran Han: Türkiye-Malezya-Pakistan'ın kuracağı kanal BBC tarzı olacak

Pakistan Başbakanı İmran Han, Türkiye-Malezya-Pakistan üçlüsünün kuracağı kanalın İngiliz BBC televizyonu ile benzerlik göstereceğini söyledi. Han, kanalda Müslümanlara ilişkin konulara yer verileceğini belirterek "Toplantımızda Müslümanların meselelerinin altını çizmenin yanında İslamofobi'yle de mücadeleye ilişkin yayınlar yapacak BBC tipi İngilizce kanal kurmaya karar verdik." dedi.

Han, geçen hafta üç liderin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamındaki buluşmasının ardından ortak televizyon kanalı kurma kararı alındığını açıklamıştı. Bu kanalda özellikle İslam’ın terörle ilişkilendirilme çabalarına yönelik bir mücadele verileceğini belirtilmiştir.

Irak’ta Sokak Eylemleri

1 Ekim Salı günü Bağdat’ta başlayan ve Kürt bölgeler hariç diğer şehirlere de yayılan protestolar nedeniyle Irak sokakları oldukça karışık durumda bulunmaktadır. Perşembe sabah ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından yine de sakinlemeyen sokaklarda ölü sayısının 100’ün üzerine çıktığı belirtilmektedir. Sokağa dökülen halkın temel talepleri arasında devletin sunduğu hizmetlerde iyileşme, yolsuzlukla mücadelede ciddi adımlar atması ve işsizlik konusuna çözüm bulunması olduğu aktarılmaktadır.  

Hong Kong Eylemleri – Çin’in 70. Yıl kutlamaları

Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 70. Yılı nedeniyle yapılan kutlamalarda Hong Kong sokakları tekrar eylemlere sahne oldu. Eylemcilerin polisle çatışmasının ardından Hong Kong lideri Carrie Lam olağanüstü hal kanunlarını devreye soktuklarını açıkladı. Zira Lam’e göre bu eylemler şehre geri dönüşü zor zararlar vermeye başlamıştır. Her ne kadar olağanüstü hal kapsamında medya sansürü, limanların kontrolü, sokağa çıkma yasağı gibi yetkiler söz konusu olsa da şimdilik sadece maske satışı yasaklandı. Hong Konglu eylemciler bu maskeleri hem gazdan korunmak hem de kimliklerini gizlemek için sıklıkla kullanmaktaydılar. 5 Ekim itibariyle yürürlüğe giren satış yasağının eylemcilerin kimliklerini deşifre etme riskini göze alamayacakları ve bu nedenle eylemlere katılımın düşeceği umulmaktadır.

ABD Başkanı’nın Azledilme Konusu

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky ile 25 Temmuz’daki telefon konuşması nedeni ile hakkında azledilme süreci başlatılan Trump bu kez benzer bir çağrıyı Çin’e yaptı. Çin’den Demokrat Parti adayı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden’ın Çin’deki şirketlerine bakılmasını isteyen Trump bu süreçte daha da fazla okların hedefi oldu. Xi Jinping’ten doğrudan herhangi bir talepte bulunmadığını söyleyen Trump yine de  Çin’in bir soruşturma başlatması gerektiğini belirtti. Çin tarafından henüz resmi bir açıklama gelmezken Çin’in böyle bir sürecin parçası olması uzun onyıllardır vurguladığı “içişlerine karışmama prensibi”nden kritik bir uzaklaşma olarak görülür ve bu da Çin’in samimiyeti konusunda ciddi eleştirileri bereberinden getirebilir.

Rusya – Çin Dayanışması

Rus lider Putin ülkesinin Çin’in hava savunma sistemleri geliştirebilmesi için Çin’e destek olduğunu ifade etti. Bilindiği üzere şu an dünyada sadece iki ülke füze saldırıları karşısında savunma sistemine sahip: biri ABD’nin sahip olduğu Patriot, diğeri Rusya’nın sahip olduğu S-400.. Rusya’nın Çin’e yapmış olduğu bu yardım ekonomik açıdan ABD’yi yakalamış görünen ancak askeri açıdan henüz aynı ringe çıkmayı başaramamış Çin’in bu yolda bir adım daha katetmesine vesile olacaktır.