Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Haftanın Medya Ve Sivil Toplum Değerlendirmesi (19-25 Kasım 2018)

Bu değerlendirme son bir hafta içinde yerli ve yabancı basında dikkat çeken haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
Sde Editör
27 Kasım 2018 09:00

Bülent Erandaç

Demirören Medya Holding İcra Kurulu Başkanı-Milliyet gazetesi yazarı Mehmet Soysal'ın medyada dijitalleşmeye yönelik arka arkaya yazdığı yazılar sürerken, değişik boyutlardan verilen tepkiler de artıyor.

Yani, medyanın sıkıntılı süreci halen yeterli değilse de tartışılmayı sürdürüyor.

Mehmet Soysal’ın yazdığı  "Günde 15 lira verip sigara alan, 5 liraya bir bardak çay içen okuyucu 1 lira verip gazete okumuyorsa ortada büyük bir sorun var demektir" eleştirisine ilk tepkilerden birisi, Habertürk yazarı Fatih Altaylı’dan gelmişti.

Fatih Altaylı'dan Demirören Medya'ya: Paralı yapın, engel mi var? diye sormuş, Elinizin altındaki internet sitelerini hemen, bu yazıyı okuduktan birkaç dakika sonra paralıya çevirebilir. Keza televizyon kanallarını da paralı hale getirebilir" demişti. Devamında,’’ Mesela Kanal D'yi aylık belirli bir ücret, CNN Türk'ü belirli bir ücretle izletebilir. Hatta ikisini birden alana bir indirim bile yapabilir. Bunun önünde hiçbir engel yok. Ancak sorun şu ki, bedava iken izlenme sıkıntısı çeken kanallara para ile izleyici bulmak daha da zor olabilir. Yine de Digitürk'ün sahibi Bein Medya'dan gelir paylaşımı istemek tüm kanalların hakkı. En kestirme yol da bu şimdilik ’diyerek, konuyu Katar Sermayesinin satın aldığı eski Digitürk, yeni Bein-TV’ye çevirdi.

Hürriyet gazetesinden ayrılıp Sözcü gazetesine geçen Deniz Zeyrek ise, "Günde 15 lira verip sigara alan, 5 liraya bir bardak çay içen okuyucu 1 lira verip gazete okumuyorsa ortada büyük bir sorun var demektir" ifadesinin ise sorunlu olduğu görüşünü dile getirdi.’’Okur bir gazeteyi neden alır? Eğilip bükülmeyen, saklanmayan doğru haberleri, bir olayın bütün boyutlarını gösteren gerçek analizleri, farklı görüşleri ve olmazsa olmaz eleştirileri okumak için. Peki, izleyici TV programını neye göre seçer? Demiş…

Farklı görüşlerle, farklı açılardan bakarak, madalyonun arka yüzünü de görüp kendi aklı ile bir sonuca varabilmek için. Okur da izleyici de gazetesinden, izlediği TV programından bir bardak çaydan aldığı keyfi almak ve doymak ister. Kimse keyif almak bir yana insanın ağız tadını kaçıran kötü bir çaya ikinci kez 5 lira vermez’dedi.

Mehmet Soysal, bu haftaki yazılarında, "Yeni medya döneminde ise araştırmacı gazetecilik geri dönüyor", "Yenidünyanın okuyucusu ve seyircisi yönlendirilmek istemiyor" görüşlerini dile getirdi.
"Akıllı telefon ve tabletlerin hızla ucuzluyor oluşu ve kullanıcı sayısının bir milyar kişiye ulaşması dijital medyayı daha cazip kılıyor" görüşünü dile getiren Mehmet Soysal, şunları kaydetti:

‘’Yeni medya döneminde ise araştırmacı gazetecilik geri dönüyor. Rutin gelişmelere, demeçlere duygusal ve kendi meşrebinden bakarak köşe yazısı yazanların da artık hükmü sona eriyor. Yenidünyanın okuyucusu ve seyircisi yönlendirilmek istemiyor. Üzerinde bir dakika dahi düşünülmeden yazılmış ve söylenmiş düşüncesiz düşüncelerin kaleleri olmasını da istemiyor. İzm'lerin kuleleri haline gelmesini de. Küresel bilgi referans adreslerinden biri olmak istiyorsak aynı haber dilini ve bakışını kullanmalıyız’’.

Cumhuriyet'in yeni yazarından gazetesine eleştiri!

Cumhuriyet gazetesinde kadro değişikliği sonrasında ilginç gelişmeler oluyor. Cumhuriyet’in yeni yazarlarından Bartu Soral, gazetesinin yayın çizgisine dair eleştirilerde bulundu. Soral, “Evet Cumhuriyet gazetesi ideolojik bir gazetedir. İdeolojisi Kemalizmdir. Sözde her fikre açık olduğu iddiasında ama özde kapitalizmin çizdiği çerçevede demokrasicilik oynayan, tek sesliliğin temsilcisi olan bir gazete değildir. 300 bin satmaz ama 50 bin tirajla onun iki misli ses getirir... Cumhuriyet devrimleri, Avrupa’nın o tarihlerde tanımadığı hak ve özgürlükleri en başta kadınlarına tanımayı bilen bir aydınlanma, kalkınma hamlesidir. Bu sebeple Atatürk’ün kurdurduğu Cumhuriyet gazetesi, anayasal hak ve özgürlüklerin, evrensel değerlerin ve devrimlerin bekçisidir’ 

Nereden nereye? Almanya’ya sığınmış eski genel yayın yönetmeni Can Dündar zamanında bir başka, şimdi Bir başka. Merhum Süleyman Demirel’in bir sözü var. Dün dündür, bugün bugündür, yarın da yarındır. Bakalım Cumhuriyet gazetesi, yarınlarda nasıl olacak?

 

25.11.2018

 

 

 

İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.