Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Haftanın Medya Ve Sivil Toplum Değerlendirmesi (1-9 Kasım 2018)

Bu değerlendirme son bir hafta içinde yerli ve yabancı basında dikkat çeken haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
Sde Editör
12 Kasım 2018 10:56

Bülent Erandaç

 

1-9 Kasım arasında Türk medyası açısından en önemli gelişmesi, Demirören Medya grubunun 5 gazetesinden birisi olan Vatan Gazetesi’nin kapatılmasıdır.

Gazete kâğıdındaki yükseliş ve satışların düşmesi Demirören’i de etkilemiş, Vatan gazetesi 1 Kasım tarihinden itibaren yazılı medyadan çekilmiştir.

2002 yılında Doğan Medya Holding bünyesinde kurulan gazete, 2011 yılında Milliyet Gazetesi ile birlikte Demirören Medya Grubu'na satılmıştı.

Gazetenin yazarlarından Ercan İnan Twitter'dan gazetenin kapatılacağını duyurdu. İnan, "Bugün Vatan'ın son günü yarından sonra vatansız, dünya vatandaşıyız" diye yazarak ilk açıklamayı yaptı. 'Yeni düzene uyum sağlamakta zorlandık’ dedi.

'Demirören Medya Grubu İcra Kurulu Başkanlığı' imzasıyla çalışanlara gönderilen mesajda, gazetenin Milliyet'in hafta sonu ekine dönüştürüleceği bildirildi. Mesaj şöyleydi:

“Grubumuzun yeniden yapılandırma çalışmalarına istinaden 16 yıldır yayın hayatına devam eden Vatan Gazetesi 1 Kasım 2018 tarihi itibarıyla artık Milliyet Gazetesi'nin hafta sonu eki olarak okuyucusuyla buluşacaktır. Vatan'ın e-gazete uygulaması da devam edecektir. Gazete Vatan.com ise dijital ortamda yayınını sürdürecektir.”

Kurulduğu günden bugüne kadar özgün çizgisi ile özellikle genç okuyucuların ilgisini çekmeyi başaran Vatan Gazetesi'nin dijital uygulamalarının genç kuşağın bu mecralardaki favorilerinden biri olmayı sürdüreceğine eminiz. Bu stratejik kararımızın yaratacağı ek imkanlar gazetevatan.com'un daha da güçlü bir şekilde yayıncılık yapmasını sağlayacaktır.

Vatan Gazetesi'ne emeği geçen arkadaşlarımız açısından da kuşkusuz bazı sonuçları olacaktır. Halen Vatan Gazetesi'nde çalışan arkadaşlarımızın hak kaybına uğramamaları için gereken azami özenin gösterileceğinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır’’

Anka Ajansı Kapandı

Diğer önemli gelişmelerden birisi de, ANKA Haber Ajansı kapanmasıdır.1972 yılında, Gazeteci Altan Öymen'in kurucusu olduğu ANKA, yayınlarına son verdi. Öymen, 1977 yılında politikaya girince, ajansla ilişkilerini kesmişti. Gazeteci Müşerref Hekimoğlu bir anonim şirket kurarak işin başına geçmişti. Hekimoğlu'nun yaşamını yitirmesinin ardından Anka’nın yönetimini bir süre Nazif Ekzen yürüttü. Son olarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanlarından Veli Özdemir'in sahibi olduğu ANKA Haber Ajansı Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Kalender Özdemir'e satılmıştı.

Anka’nın yetiştirdiği bazı isimler. ’Altan Öymen, Müşerref Hekimoğlu, Uğur Mumcu, Nuri Çolakoğlu, Zafer Mutlu, Hasan Cemal, Osman Arolat, Derya Sazak, Vahap Munyar, Örsan Öymen, Abbas Güçlü, Teoman Erel, Uluç Gürkan, Yalçın Küçük, Hikmet Bila, Füsun Özbilgen, Yazgülü Aldoğan, Yasemin Çongar, Cevat Taylan, Ahmet Tan, Nursel GürDilek,  Oktay Kurtböke, Jülide Gülizar, Ayşegül Dora, Vecdi Seviğ, Veli Özdemir, Mümtaz İdil, Alaattin Aktaş’’

Yazılı Basının Geleceği

Yazılı medya, çağın iletişim teknolojisine yenilme tehlikesiyle karşı karşıya. Baş döndürücü hızla ilerleyen dijital zamanları yaşarken, bu çağın en başat özelliği bilgiye ve habere hem çok kolay hem de çok hızlı ulaşabilmektir. BU duruma, bir gün sonra çıkan gazetelerdeki haberlerin geride kalması, yazılı medyanın girdiği sıkıntılı pozisyonu işaret etmektedir.

Evet. Çağımız hız ve farklılaşma çağı. Dijital medyayı ağırlıklı kullanan; genç nüfus ise artarken, ceplerinde taşıdıkları akıllı telefonlarıyla birçok şeyi yaptıkları gibi habere de buradan ulaşıp, okuyanlar ve buradan beslenirken, geleneksel medyaya alışkın nesil azalıyor. Böyle olunca da gazete bayiinden gazete satışları düşüyor.

Gazetecilik her gün gelişen ve yenilenen bir mesleğe dönüştü. 20. Yüzyılın haberciliği geride kaldı. Bu yüzyılda ise bambaşka bir habercilik anlayışı var. Ayak uyduramayan gazeteciler ve basın kuruluşlarını sıkıntılı günler bekliyor.

Batı’nın birçok küresel medya grubu 2000’li yılların başından itibaren yatırım planlamalarında daha çok dijital mecraya yöneldi. Artık Batı’daki birçok medya kuruluşunun dijital platformlarından gelen reklam gelirleri yazılı versiyonundan daha fazla pozisyona geçmiş durumda.

Türkiye’de durum ne?

İşte yaşanan son durum: Habertürk gazetesinin kapanması. Buna Vatan gazetesinin eklenmesidir. İyice azalan reklam gelirleri ve baskı sayısı düşüşü nedeni ile kapatıldılar. Üzülerek belirtmeliyim ki bunun arkası da gelecek.

Çağın gereklerine göre aksiyon alma Türkiye’de yavaş ta olsa sürüyor. Yeni düzene ayak uydurma konusunda, bana göre, bir taraftan, yazılı medyanın detay bilgi, arka plana ağırlık veren haber-yorumlara ağırlık vermesi, sosyolojiye uygun ilavelerle faaliyetlerini sürdürmeleri yanında Teknolojiye hâkim, dijital medyaya göre kendini konumlandırmalarında yarar var.

Kaşıkçı Cinayetinde Türk Basını

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, nişanlısıyla evlenebilmesi için gereken evrakları almak için 2 Ekim'de Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğuna girdi ve bir daha çıkmadı. Türk yetkililer isim vermeden yaptıkları açıklamalarda Kaşıkçın’ın başkonsoloslukta öldürüldüğünü söylüyordu. Riyad bu açıklamaları başta reddetse de sonunda Kaşıkçı'nın 'sorgu sırasında çıkan bir kavgada kazara öldüğünü' kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Kaşıkçı'yla ilgili 23 Ekim'de yaptığı açıklamada, "Cemal Kaşıkçı'nın vahşi bir cinayete kurban gittiğini gösteriyor. Bu cinayetin planlı işlendiğine dair elimizde deliler var" dedİ.

Türk basınında Kaşıkçı’nın 'öldürüldüğüne' dair iddialar 2 Ekim'den bu yana gündeme getiriliyordu. Bu iddialara dayanak olarak da başkonsolosluk içindeki bir ses ve görüntü kaydı olduğu öne sürüldü.

Bir taraftan, Türk yetkililerin isim vermeden  yaptıkları açıklamalar doğrultusunda,Türk ve Yabancı basın kesintisiz araştırma-bilgi akışı-yorum yayınladı.

Sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Kaşıkçı olayı tüm çıplaklığıyla aydınlatılacak. 15 kişi niye geldi? 18 kişi niye tutuklandı? Tüm çıplaklığıyla detaylarına gireceğim" dedi ve TBMM grup toplantısında olayı 'vahşi, siyasi bir cinayet' olarak tanımlaması ve 1 Kasım’da İstanbul Cumhuriyet başsavcılığının yaptığı ilk resmi açıklama, Kasım ayının ilk haftasına damga vurdu.

1 Kasım Açıklaması ve Dünya Basını

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın boğularak öldürüldüğü ve cesedinin de parçalara ayrıldığını açıklaması, Türk yetkililerin konuya ilişkin ilk resmi ve detaylı açıklaması olmasıyla dünya basınında geniş yankı uyandırdı.

Kaşıkçı'nın başkonsolosluğa girer girmez boğularak öldürüldüğü ve cesedinin de parçalara ayrıldığı bilgisinin paylaşıldığı haberlerde, Türkiye'nin Suudilerle görüşmelerin verimsiz olduğuna ilişkin açıklamaları aktarıldı. Dünya basını Kaşıkçı'nın cesedinin nerede olduğuna yönelik soruların cevapsız kaldığını tekrar gündeme taşıdı.

ABD

Washington Post gazetesi, başsavcılığın Kaşıkçı'nın boğulduğu ve parçalandığını ancak cesedin nerede olduğunun hala bir gizem olduğunu başlığa taşıdı. Haberde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının çarşamba günü Kaşıkçı cinayetine ilişkin en detaylı beyanı yaptığı vurgulandı.

Haberde, üst düzey Türk yetkilinin, konsolosluk veya büyükelçilik rezidansının etrafında bir yerlerde Kaşıkçı'nın cesedinin asitle eritilip yok edildiği teorisi üzerinde çalıştıkları yönündeki açıklamaları yer aldı.

New York Times gazetesi "Türk Başsavcı, Suudilerin Kaşıkçı'yı boğduğunu söylüyor" başlıklı haberinde, Kaşıkçı'nın öldürülmesinin Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki gerilimi "önemli ölçüde yükselttiği" yorumu yapıldı.

Wall Street Journal, Başsavcılığın açıklamasına ilişkin "Türk Başsavcı gazetecinin (Kaşıkçı) cesedinin akıbeti konusunda Suudilerin açıklık getirmemesini eleştiriyor" başlıklı haber yayımladı.

ABD'nin en önde gelen yayın organlarından CNN'in haberinde başsavcılığın, cinayetin "önceden planlanmış" olduğu açıklamasına işaret edildi.

Associated Press (AP) İstanbul Başsavcılığının Kaşıkçı cinayetine ilişkin açıklamasını son dakika gelişmesi olarak verdi. Haberde, "Türkiye, Suudi Arabistan'a aynı zamanda Kaşıkçı'nın cesedi konusunda bir bilgi vermesi için baskı yapıyor." ifadesi kullanıldı.

Avrupa

İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC, "Kaşıkçı cinayeti: Türkiye Suudi yazarın ölümüyle ilgili resmi ayrıntılar verdi" başlıklı haberinde, başsavcılığın cinayetin planlanmış olduğu ve Kaşıkçı'nın konsolosluğa girer girmez boğulduğu şeklindeki açıklamalarını kullandı.

"Savcılık doğruladı, Kaşıkçı konsolosluğa girer girmez boğuldu" başlığını tercih eden The Guardian haberinde, savcılığın açıklamasının Suudi gazetecinin ölüm şekliyle ilgili ilk resmi açıklama olduğunu vurguladı.

The Independent da konuyla ilgili haberinde Türkiye'nin Suudi Başsavcının ziyaretinden tatmin olmadığını belirterek, "Türkler kilit sorularını sormaya devam ediyor. Kaşıkçı'nın 18 kişilik ekiple öldürülmesi emrini kim verdi? Kurbanın naaşına ne oldu? Türkler tatmin edici hiçbir cevap almış değil." ifadesini kullandı.

The Financial Times "Türkiye, Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili korkunç detayları açıkladı" başlıklı haberinde, Türkiye'nin Suudileri iş birliği yapmamakla suçladığının altını çizdi.

Fransa'da yayın yapan Le Figaro gazetesi konuya ilişkin, "Türk Savcı Cemal Kaşıkçı'nın boğulduğunu ve ardından parçalara ayrıldığını belirtti" başlıklı haber yayımladı.

Le Monde gazetesi, Kaşıkçı'nın ölümünün nasıl gerçekleştiği konusunda Türkiye tarafından ilk defa resmi bir açıklamanın yapıldığının altını çizdi.

Le Point dergisi internet sayfasında "Türk savcı, Kaşıkçı'nın öldürülüşünün pis detaylarını açıkladı" başlığını kullandı. Haberde, Suudi Arabistan Başsavcısı Suud el-Ma'cib'in İstanbul'dan ayrılışından hemen sonrasında yapılan yazılı açıklamada, iki konu hakkında herhangi bir ilerlemenin sağlanamadığının vurgulandığı belirtildi.

Alman Frankfurter Allgemeine gazetesi konuya ilişkin haberinde, "Veliaht Prens Muhammed bin Salman'ın Kaşıkçı'nın öldürülmesi eylemini düzenlendiği şüphesi" bulunduğu iddia edilerek, Veliaht Prens'in muhtemel failler ile olan doğrudan bağlantılarına atıfta bulunuldu.

Handelsblatt gazetesi haberi, "Kaşıkçı'nın ölümüyle ilgili ayrıntılar ortaya çıktı: Rejim eleştirmeni boğuldu ve cesedi parçalandı" başlığıyla okuyucularına duyurdu.

İspanya'da yayın yapan El Mundo gazetesi, haftalardır süren sızıntıların ardından Türk savcılığının resmen Suudi Arabistan'dan gönderilen 15 kişilik grubun Kaşıkçı'yı önceden belirlenmiş şekilde öldürdüğüne dair açıklama yaptığı belirtildi. Savcılığın açıklamasında gazetecinin "parçalara ayrıldığı" bilgisinin doğrulandığı vurgulanan haberde, Suudi Arabistanlı yetkililerin de iş birliğine yanaşmadığı kaydedildi.

El Pais gazetesinin haberinde de, Türkiye'ye gelen Suudi savcıdan gözaltına alınan 18 kişinin ifadesinin istendiği, cesedin nerede olduğu ve yerel iş birlikçinin kimliğinin sorulduğu ancak bunlardan sadece sonuncusuna "Hiçbir zaman yerel iş birlikçi var demedik." yanıtının geldiği vurgulandı.

İsviçre'nin ulusal yayın yapan tek ve en büyük gazetesi Blick, Türkiye'nin cinayete ilişkin Suudi Arabistan'da tutuklanan 18 zanlının iadesini istediği, Riyad yönetiminin ise bunu kabul etmediği belirtildi.

Hollanda'da yayın yapan kamu yayın kuruluşu NOS, Cemal Kaşıkçı konsolosluğa girdikten kısa süre sonra boğuldu" başlıklı haberde, Türk yetkililerin ilk defa Suudi gazetecinin ölümüyle ilgili resmi açıklama yaptığının altını çizdi.

"Kaşıkçı konsoloslukta çabucak boğuldu" başlığını atan De Volkskrant gazetesi ise Türk savcı İrfan Fidan tarafından açıklanan bu bilginin gazetecinin ölümünden sonra yapılan ilk resmi açıklama olmasına dikkat çekildi.

Bosna Hersek'teki Oslobodjenje gazetesinin, "Kaşıkçı, konsolosluğa girer girmez boğulmuş" başlıklı haberinde, Suudi gazetecinin boğulduktan sonra parçalara ayrılarak cesedinin henüz tespit edilemeyen bir yere götürüldüğü ifade edildi.

Sırbistan'da Kurir gazetesinin "Türk savcı Kaşıkçı ile ilgili korkunç detayları açıkladı" başlıklı haberinde, Suudi gazetecinin konsoloslukta sorgulanmadığının, aksine içeri girer girmez boğularak öldürüldüğünün ve bedeninin parçalara ayrıldığının ortaya çıktığı belirtildi.

Hırvatistan'daki "Jutarnji List" gazetesinin ilgili haberinde cesedin hala bulunamadığına işaret edildi.

Macaristan'ın önde gelen gazetelerinden Nepszava ''Suudi gazeteciyi ayağını konsolosluğa basar basmaz hemen boğdular.'' başlığını kullandı.

Avusturya Devlet Televizyonu ORF, haberini, "Kaşıkçı konsoloslukta hemen boğuldu" başlığıyla duyurdu. Ülkenin önde gelen gazetelerinden Der Standard haberinde, "Kaşıkçı boğuldu ve cesedi yok edildi" başlığını kullandı.

Bulgaristan'ın yüksek tirajlı gazetelerinden 24 Saat, Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın konsolosluk binasına girer girmez boğularak öldürüldüğünü belirtti. Gazetedeki haberde Kaşıkçı cinayetinin derin uluslararası siyasi krize neden olmasına rağmen, Suudi Arabistan öncülüğünde devam eden Yemen'deki şiddet ve cinayetlerin sınırlandırılmayacağı kaydedildi.

Rusya

Rusya'nın önde gelen gazetelerinden Vedomosti, "İstanbul Başsavcısı gazeteci Kaşıkçı cinayetinin detaylarını anlattı" başlıklı haberinde, Kaşıkçı'nın boğulduktan sonra parçalandığını öne çıkarıldı.

Kommersant gazetesi, "Türk Başsavcı: Kaşıkçı boğuldu, sonra parçalandı" başlığı ile açıklamayı duyururken, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin detayını Başsavcı açıklaması doğrultusunda aktardı.

"Türkiye'de Suudi gazeteci cinayetinin detayları açığa çıkarıldı" başlığıyla çıkan İzvestiya gazetesi haberinde, Kaşıkçı'nın konsoloslukta önce boğulduğu sonra parçalandığı vurgulandı. Haberde, Suudi savcı ile yapılan görüşmeden hiçbir sonuç çıkmadığına dikkat çekilerek, Suudi savcının Kaşıkçı'nın öldürülmesi talimatını kimin verdiği ve cesedinin nerede olduğuna dair bilgi vermediğini aktardı.

Rusya'nın resmi yayın organı Rossiyskaya Gazeta, "Planlı olarak boğdular" başlıklı haberde, Türk yönetiminin gazeteci Kaşıkçı cinayetinin detaylarını ortaya çıkardığı bildirilirken, cinayetin planlı bir operasyon ile yapıldığına ilişkin değerlendirmelerin altı çizildi.

Tass haber ajansı başsavcılığın açıklamasını, "İstanbul Başsavcısı, Kaşıkçı'nın boğulduğunu açıkladı" başlığı ile abonelerine servis yaptı. Haberde başsavcılığın gazeteciye yapılan cinayetin "planlı" olduğunu duyurduğu öne çıkarıldı.

Ria haber ajansı "Türk savcılığı gazeteci Kaşıkçı cinayetinin detaylarını anlattı" başlığı ile abonelerine verdiği haberde Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın önceden planlanarak öldürüldüğüne ilişkin ifadeler ön plana çıkarılarak, gazetecinin boğulduktan sonra parçalandığını bildirdi.

Ortadoğu

Başsavcılığının Kaşıkçı cinayetine ilişkin açıklamaları Ortadoğu basınında farklı şekillerde yankı buldu. Irak, Lübnan ve Katar dışındaki Körfez ülkeleri açıklamayı görmezden geldi. Bazı ülkelerin gazeteleri ise açıklamanın sadece belli bölümlerini aldı.

Mısır yönetimine yakın durmasına rağmen daha özgün bir yayın politikası sergilemeye çalışan "Şuruk" ve Sisi yönetimi ile bazen sorunlar yaşayan "Masri el-Yevm" gazeteleri Başsavcılığın açıklamalarını birinci sayfadan gördü.

Şuruk gazetesi, "Türk Savcılığı: Kaşıkçı boğularak öldürüldü ve cesedi parçalandı" başlığıyla haberi sürmanşetten verdi.

Ziyareti sürmanşetten, "Suudi Başsavcı'nın Türk istihbarat yetkilileriyle de görüştüğü İstanbul ziyareti sona erdi" başlığıyla gören diğer Mısır gazetesi Masri el-Yevm, Suudi Başsavcı'nın İstanbul ziyaretinden kayda değer sonuçlar elde edilemediğini yazdı.

Katar merkezli medya kuruluşu Al Jazeera'nin internet sitesi, "Türk istihbarat yetkililerinin Suudi Arabistan Başsavcısı El-Ma'cib'e Kaşıkçı'nın öldürülmesi ile ilgili ses kayıtlarını dinlettiğini" yazdı.

İran'ın resmi ve yarı resmi ajanslarından IRNA, FHA, Mehr ve Tasnim, Başsavcılığın açıklamasını sosyal medya üzerinden son dakika haberi olarak duyurdu.

Ülkenin yarı resmi ajanslarından Mehr, İstanbul Başsavcılığının açıklamasını vererek, "Kaşıkçı Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğunda boğuldu" başlığını kullandı.

Tasnim haber ajansı, açıklamadaki, "Suudi Arabistan Başsavcısı sorularımıza cevap vermedi. Kaşıkçı boğuldu ve cesedi parçalandı." ifadesini başlığı çekti.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) yayın yapan Rudaw TV de "Savcılık: Konsolosluğa girer girmez öldürüldü" başlıklı haberinde, "Kaşıkçı'nın cesedi öldürülmesinin ardından parçalanarak yok edilmiştir." bilgisi ön plana çıkarıldı.

Demirören Haber Ajansı’na Üst Düzey Atama

Demirören Haber Ajansı’na Tuba Atav Genel Müdür Yardımcısı ve Ankara temsilcisi olarak atandı.

TUBA ATAV KİMDİR?

Tuba Atav mesleğe 1991 yılında Anadolu Ajansı'nda muhabir olarak başladı. 1996 yılında Ufuk Güldemir yönetimindeki Star TV'de savunma ve diplomasi alanında gazetecilik yaptı. 2000 yılında Kanal 6'da Ankara temsilciliği görevinde bulundu. 2001 yılında atv'de muhabir olarak göreve başlayan Atav 2005'te kanalın Ankara temsilciliği görevine getirildi. 2008'de Show TV'ye transfer olan Atav 2010 yılında Haber Genel Yayın Yönetmenliğe atandı. Ardından Skytürk 360'a geçerek hem kanalın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı, hem de Ana Haber Bülteni'ni sundu.  Uzun yıllar Show TV Hafta sonu Haberlerini ve Skytürk 360'ta Doğruya Doğru programını sunan Atav 2013 yılının Ağustos ayında kanalla yollarını ayırdı. Tuba Atav Aktüel Dergisi ve Takvim Gazetesinde yazarlık da yapmıştı.

 

 

 

 

 

 

İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.