Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Haftanın Ekonomi ve Finans Gelişmeleri (25 Kasım-2 Aralık 2018)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde ekonomi ve finans alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
Sde Editör
05 Aralık 2018 12:00

Prof. Dr. Abuzer Pınar -  Dr. Merve Karacaer Ulusoy

Dünya

G20 Zirvesi

Bu haftanın önemli bir gündemi Arjantin’in başkenti Buenos Aires’de yapılan G20 zirvesi oldu. Dünyanın en büyük ekonomilerinin liderleri her yıl toplanarak küresel, bölgesel ve devletlerarası ikili meseleleri görüşüyorlar. 30 Kasım-1 Aralık'ı kapsayan iki günlük G20 Liderler Zirvesi bu yıl "Adil ve sürdürülebilir kalkınma için konsensüs oluşturma" temasıyla gerçekleştirildi. Ana tema bu olsa da zirvede ABD-Çin ticaret savaşından Kaşıkçı cinayetine, kripto paradan güvenlik sorunlarına kadar birçok konu görüşüldü.

ABD Başkanı Donald Trump zirve öncesinde Çin ile ticaret anlaşmasının yapılamaması durumunda, Çin’den ithal edilen tüm ürünlere ek vergi uygulayacakları ve şu an yüzde 10 olarak uygulanan ek gümrük tariflerini yüzde 25’e çıkartacağı yönünde açıklamalarda bulunmuştu. G20 zirvesinde görüşen iki ülke lideri 90 gün boyunca ABD-Çin arasında yeni gümrük vergisi getirilmemesi konusunda uzlaşma sağladı.  Eğer bu süre sonunda uzlaşmaya varılamazsa vergi oranı yüzde 10’dan yüzde 25’e çıkartılacak. Bu arada müzakereler devam edecektir. Kesin bir sonuç olmasa da piyasalar için bir nefes anlamına gelebilir.  

Diğer önemli konu ABD, Meksika ve Kanada arasındaki ticaret anlaşması NAFTA’nın yenilenmesi oldu. Bu ülkeler 1994 yılında imzaladıkları NAFTA sayesinde her yıl 1 trilyon dolarlık ticaret yapıyordu. Bu anlaşmaya göre, üç ülke arasındaki ticarette bir malın gümrüksüz satılabilmesi için belli bir katma değer yüzdesinin Kuzey Amerika'da üretilmiş olması şartı vardı. Örneğin, otomobillerdeki mevcut yüzde 62,5 oranındaki katma değer oranının, anlaşmanın yenilenmesi ile yüzde 75'e çıkarılması planlanmaktadır.

ABD Ekonomisi

ABD Yeni Konut Satışları son iki yılın en düşük seviyelerine ulaşırken, FED Başkanı Powell’ın nötr faiz oranlarına çok yakın olduklarına ilişkin açıklamalarının üç yıllık faiz artırımı döngüsünde sona yaklaşıldığı şeklinde algılanması sonucu ABD doları küresel piyasalarda değer kaybetti. Bu hafta FED/FOMC 7-8 Kasım tarihinde gerçekleştirilen toplantı tutanakları yayınlandı. Bu rapora göre iş gücü piyasasının iyileşmesi ve yüzde 2 hedefine yakın orta vadeli enflasyon hedefinin korunması halinde politika faizinde artışa gidilebileceği, neredeyse tüm FOMC üyelerinin de kademeli ek faiz artırımını desteklediği kaydedildi. Ancak 2019 yılında ekonomide herhangi bir yavaşlama meydana gelirse parasal sıkılaştırmaya ara verilebileceği de yorumlar arasında yer alıyor.

Brexit sürecine ilişkin gelişmeler

Brexit süreci gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Brexit sonrasında İngiltere ile AB’nin ilişkilerini belirleyecek siyasi bildiri taslağı üzerinde uzlaştıklarını belirtti. Buna göre, iki taraf arasında serbest ticaret alanı kurulması, gümrüklerde işbirliğine gidilmesi ve adil rekabeti sağlayacak düzenlemelerin yapılması öngörülmektedir. Anlaşmanın İngiltere ve Avrupa Parlamentosu'nda da onaylanması gerekli olmakla beraber, uzlaşma haberinin çıkması piyasalarda olumlu karşılandı.

İtalya’da Bütçesi Avrupa Komisyonu’nda İkinci kez reddedildi

Kamu harcamalarının arttırılmasını da içeren bütçe taslağının Avrupa Komisyonu tarafından ikinci kez reddedilmesi sonrasında İtalya hakkında disiplin soruşturması başlatıldı. Koalisyon ortaklarından geri adım atılmayacağına ilişkin açıklamalar gelirken, Başbakan Yardımcısı 2019 yılı bütçe açığı hedefinde sınırlı da olsa değişime gidebileceklerini belirtti. Brexit ve İtalya bütçesine ilişkin sorunlar, AB’nin gelecekte yaşayabileceği sıkıntılar açısından olumsuz bekleyişlere neden olmaktadır. Bunun dışında PMI gibi ekonomik verilerde olumsuz bir tablo da söz konusu olduğundan, Euro varlıkları üzerinde baskı oluşmaktadır.

Petrol Arzı

Rusya’dan petrol arzını azaltmayı düşünmediklerine ilişkin açıklamalar gelmektedir. Bunun yanında ABD’de ham petrol stokları beklentilerin üzerinde artarak son iki yılın en yüksek seviyesinde gerçekleşti. Bu gelişmeler sonucunda petrol fiyatları son iki yılın en düşük seviyesine inerek 60 doların altı düştü. Petrol fiyatlarının aşırı düşüşü Rusya başta olmak üzere ekonomisi ağırlıklı olarak petrole dayalı ülke ekonomilerini sıkıntıya sokmaktadır. Mevcut düzeylerde henüz bir sorun görünmezken, bu düşüşün devam etmesi halinde sorun olabilir.

Petrol fiyatlarının düşüşündeki en önemli etkenler ABD’nin bazı Çinli teknoloji şirketlerine yeni yaptırımlar uygulayabileceği haberlerinin küresel talepte düşüş olabileceği ihtimalini artırması ile OPEC’in talepteki bu yavaşlamayı dengelemek için hızlı adım atamayacağı beklentilerinin piyasada arz fazlası oluşacağına yönelik endişe yaratmasıdır. Petrol fiyatlarının yönü açısından Aralık başında gerçekleştirilecek olan OPEC toplantısı ile ticaret görüşmeleri yakından izlenmelidir.

Türkiye

Yurtiçi Piyasalar

Benzin ve motorin gibi önemli ürünlere indirim yapılmasının ardından Kasım ayı enflasyonuna dair olumlu beklentiler oluşması ile birlikte Dolar/TL kuru haftaya 5,26 seviyeleri ile başladı ve haftayı 5,16 seviyesinde kapattı. Ancak küresel piyasalardaki olumsuz hava nedeni ile düşüş henüz sınırlı seyretmektedir. Petrol fiyatlarındaki düşüş enerji ithalatına bağımlı ülkeler için olumlu bir gelişme olarak algılanırken cari açık ve enflasyon üzerinde aşağı yönlü etkiler yaratması beklenmektedir. TÜİK Ekonomik Güven Endeksi’nde 3 ay sonra yükseliş meydana gelmesi ile birlikte Türkiye CDS ve tahvil faizlerindeki azalış da TL’nin değer kazanmasına katkıda bulundu.

Güven Endeksleri

Olumsuz seyreden geçen üç ayın aksine, reel kesim güven endeksi gelecek üç ay için olumlu sinyaller vermektedir. Tüketim harcamaları açısından belirgin olan olumlu görünüm, yatırım harcamalarında aynı düzeyde değil. Vergilerdeki indirim ve döviz kurundaki düşüş hizmet ve perakende ticaret sektöründe güveni arttırırken, inşaat sektöründeki durgunluk maliyetlerdeki artışın da etkisiyle devam ediyor. Kış aylarında inşaat sektöründe zaten bir yavaşlama gözlendiğinden 2019 baharına kadar dikkate değer bir canlanma beklememek gerekir.

İmalat sanayiinde kapasite kullanım oranı gıda ve içecekler ile dayanıksız tüketim mallarında artarken, ara mallar, yatırım malları ve dayanıklı tüketim mallarında azaldı. Yatırımlardaki artış beklenenden düşüktür. İşletme büyüklükleri itibariyle, küçük ve orta ölçekli işletmelerde yatırım harcamaları artarken büyük işletmelerdeki artış beklenenden düşük gerçekleşmiştir. Döviz kurunun istikrar kazanması ve faizlerde düşüş meydana gelmesi halinde yatırım harcamalarında da artış beklenebilir. Kurda gevşeme meydana gelmiş olmakla beraber yatırımcı bunun kalıcı olduğunu görmek istemektedir.

İnşaat maliyetleri ve konut satışları

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, inşaat maliyet endeksi yıllık bazda %40 arttı. İnşaat maliyetlerindeki artış sektörde yavaşlamayı beraberinde getirirken, döviz kurundan kaynaklanan göreli ucuzlama nedeniyle yabancı talebi arttı. Ayrıca vergi indirimleri ve kampanyaların da etkisiyle düşük düzeyde de olsa yerli talepte de bir miktar artış oldu. Faiz oranı ise henüz kredili satışları destekleyecek düzeye inmediğinden, ipotekli konut satışlarındaki düşüş devam ediyor. Yıllık bazda %79 daralan ipotekli konut satışları son beş yılın en düşük düzeyinde gerçekleşti.

Yurtiçi talep

Yurtiçi perakende satışlarda ve beyaz eşyada daralma devam ediyor. Gıda dışı satışlardaki azalma yanında beyaz eşya satışlarının Ekim ayı itibariyle yıllık bazda %40 civarında düştüğü tahmin edilmektedir. Özellikle beyaz eşyadaki düşüş ertelenen tüketim biçiminde yorumlanabilir. Daralma dönemlerinde hakim olan güvensizlik acil olmayan ihtiyaçların ertelenmesine neden olabilir. Ekonomide canlanma eğilimi ile beraber ertelenen tüketim yeniden ortaya çıkar.

 

İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.