Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Haftanın Medya ve Sivil Toplum Değerlendirmesi(14 Aralık-20 Aralık 2020)

Bu değerlendirme son bir hafta içinde yerli ve yabancı basında dikkat çeken haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
21 Aralık 2020 16:35

AVRUPALI TÜRKLER RAPORU

"Avrupa'daki Türk diasporası" başlıklı araştırmasını  yapan ABD’nin etkili düşünce kuruluşlarından Amerikan İlerleme Merkezi.Raporu yayınlayan Deutche Welle(Almanya’nın sesı)..

Dört Avrupa ülkesinde yapılan anket çalışması, Türkiye Kökenlilerın aidiyet duygusu, en sevdikleri siyasetçiler, ayrımcılığa maruz kalıp kalmadıkları, Türkiye'ye bakışları ve yaşadıkları ülkelerin koşullarına dair görüşlerine ışık tutuyor.

En kapsamlı araştırma

Kasım 2019- Ocak 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırma, bu alanda yapılan en kapsamlı akademik çalışmalar arasında yer alıyor. Raporu kaleme alan Max Hoffman, Alan Makovsky ve Michael Werz araştırma sonuçlarıyla, "Türk diasporasının yaşadıkları Avrupa ülkeleri hakkında ne düşündüklerine, bilgiyi hangi kaynaklardan edindiklerine, Avrupalı Türkiye kökenlilerin ne ölçüde kimliklerini Türkiye ile bağlantılı tanımladıklarına, Türkiye siyaseti ile etkileşimlerine ve Avrupa Birliği (AB) hakkındaki düşüncelerine ışık tutmayı hedeflediklerini" aktarıyor.

Uzmanlar, bu çalışmayla, karar alıcıların ve akademisyenlerin, Türkiye’deki gelişmeler ile AB’deki gelişmeler arasındaki ilişkileri anlamalarına katkıda bulunmayı ümit ettiklerini, ayrıca, Avrupa'da Türkiye'ye ve Türk diasporasına dönük politikaların iyileşmesine yardımcı olacak fikirlerin geliştirilmesini umduklarını vurguluyorlar.

Avrupa ülkelerinde yaşayan yaklaşık 5 milyon Türkiye kökenliyi temsil eden bir örneklem belirlenerek yapılan araştırma kapsamında Almanya,  Avusturya,Fransa ve Hollanda’da yaşayan yaklaşık 2 bin 400 göçmenle görüşmeler gerçekleştirilyor.

Ankete katılanların sadece yüzde 6'sının kendilerini Kürt olarak nitelendirdiklerine dikkat çekilirken, bu nedenle araştırmanın büyük ölçüde Türklerin görüşlerini yansıttığı aktarılıyor.

Çoğunluk Avrupa'da kalmak istiyor

Araştırma sonuçlarına göre Avrupalı Türklerin yüzde 72'si hayatlarını yaşadıkları Avrupa ülkelerinde sürdürmek istiyor

En çok Türkiye'ye dönme planı yapanlar, yüzde 24,4 ile Almanya’da yaşayan göçmenler. Türkiye’ye dönmek istediklerini beyan edenlerin en düşük olduğu ülke ise yüzde 15,7 ile Fransa.

Öncelik etnik ve dini aidiyette

Araştırmayı yapan uzmanlar, hem Türkler hem de Kürtler için etnik kimliklerinin, dini aidiyetlerinin asıl belirleyici unsurlar olmaya devam ettiği tespitine yer verıyorlar.

Türkiye kökenliler için etnik kimlikleri, din ve geleneklerini gelecek nesillere aktarmak, yaşadıkları toplumla özdeşleşmeden daha büyük önem taşıyor.

Rapora göre, Türkiye kökenliler Avrupa ülkelerinde sunulan yaşam koşullarından, eğitim ve ekonomik fırsatlardan memnuniyet duyuyor.

Bununla birlikte ankete katılanlar, etnik kimlikleri nedeniyle bulundukları ülkelerde zaman zaman ayrımcılıkla karşı karşıya kaldıklarını da aktarıyor.

En çok gençler ayrımcılıktan şikayetçi

Araştırmacılar, özellikle gençler ve erkekler arasında yaşadıkları ülkelerde ayrımcılık olduğunu söyleyenlerin daha fazla olduğuna, bunu beyan edenlerin oranlarının Almanya'da daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor.

Diaspora mensupları, yaşadıkları ülkelerde ciddi düzeyde ayrımcılık gördüklerini belirtmekle birlikte ankete katılanlardan çok azı, etnik kimliğinden dolayı, kişisel olarak aşağılandığını, ya da fiziksel saldırıya uğradığını ifade etti.

Raporda, hem Türklerin hem Kürtlerin, özellikle Almanya'daki ayrımcılık ve ırkçılığın kariyer hedeflerini olumsuz yönde etkilediğini de beyan ettikleri belirtiliyor.

Türk kimliği belirleyici unsur

Ankete katılanların büyük çoğunluğu Avrupa’da yaşamaya devam etmek istediklerini söylemekle birlikte kendisini öncelikle Türk olarak tanımlıyor.

Örneğin ankete Almanya'dan katılanların yüzde 77,2'si kendisini öncelikle Türk olarak görüyor. Sadece yüzde 2,9'u kendisini Alman olarak tanımlıyor.

Kendisini Türk olarak görenlerin en yüksek olduğu ülke yüzde 77,7 ile Avusturya, Fransa'da ise durum farklı.

Bu ülkelerde yaşayanların yüzde 51,3'ü kendini öncelikle Türk, yüzde 14,6'sı hem Türk hem Fransız olarak görüyor.

Fransa'da yine azınlıkta olsa da diğer ülkelere kıyasla biraz daha yüksek bir oranla Türkiye kökenliler yüzde 4,4 ile kendini öncelikle Fransız olarak nitelendiriyor.

Diaspora Türkiye'ye ilgili, Avrupa'ya ilgisiz

Anket sonuçlarına göre Türkiye kökenliler arasında, kendisini öncelikle Avrupalı olarak görenlerin oranı da azınlıkta. Almanya'da bu oran yüzde 6,6 , Avusturya'da yüzde 7, Hollanda'da 8,5 , Fransa'da ise yüzde 11,5.

Anket katılımcıların çoğunluğu yaşadıkları ülkelerin bir bireyi olmaktan çok kendisini Türkiye ile ilişkilendiriyor ve dikkatlerini bulundukları ülkedeki gelişmelerden çok, Türkiye’deki gelişmelere odaklıyor.

Uzmanlar, Türkiye kökenlilerin yaşadıkları ülkelerde siyaset ve Avrupa politikalarına ilgi göstermediklerine, diğer yandan ankete katılanların bu ülkelerde siyasi olarak temsil edilmediklerine de vurgu yaptıklarını kaydettiler.

Demokrasi ve yüksek refah

Bununla birlikte ankete katılanlar lendilerine ikamet ettikleri ülkelerdeki avantajlar sorulduğunda , Avrupa ülkelerinin daha yüksek refah düzeyine sahip olduğunu, daha çok  istikrar sunduğunu söylüyorlar.

Yine ankete katılanların çoğunluğu yaşadıkları Avrupa ülkelerindeki devlet okullarında okuma görüşünde. Çok küçük bir azınlık, çocuklarının Türkiye'de büyümesini, eğitim görmesini tercih ettiklerini aktarıyor.

Türk diasporası her dört Avrupa ülkesinin, Türkiye'ye daha çok destek vermesi gerektiğine de önem atfettiklerini, ikili ilişkilerin daha iyi olmasını istediklerini vurguluyorlar.

Yaşadıkları ülkeler ile Türkiye arasındaki ilişkilerin, ikamet ettikleri ülke halklarının kendilerine yönelik tutumunu etkilediği görüşündeler

Almanya'da en sevilen lider Merkel

Ankete Almanya'dan katılan göçmenlerin en beğendiği lider Hristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) Başbakan Angela Merkel. Raporu kaleme alan uzmanlar, bunun büyük olasılıkla Merkel'in sığınmacılara yönelik açık kapı politikası ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa ile ilişkilerinde, fiilen Merkel'in ana muhatap olmasından kaynaklandığına dikkat çekiyor.

Merkel'i, Almanya'daki Türkiyeli nüfusunun büyük destek verdiği Sosyal Demokratların (SPD) Başbakan Yardımcısı Olaf Scholz, takip ediyor.

Uzmanlara göre, Yeşiller Partili Cem Özdemir, ilginç bir şekilde, Almanya'daki Türkiye kökenliler arasında çok az bir desteğe sahip.

En popüler Türk siyasetçi  Erdoğan

Diasporanın en favori Türk siyasetçisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

 Türk toplumunun büyük çoğunluğunun Erdoğan'ın "entegre olun ama asilimile olmayın" görüşüne güçlü destek verdiği  aktarılıyor.

Sırada  MHP lideri Devlet Bahçeli' fe  yer alıyor.

Avrupalı Türkler siyaset, ekonomi ve sosyal konular hakkında bilgi edinmek için özellikle Türkçe kaynaklara başvuruyor. Anket sonuçlarına göre en etkili olan araç, Türkçe yayın yapan televizyonlar kanalları ve haber programları.

Türk toplumu yaşadıkları Avrupa ülkelerindeki televizyonların haberlerine daha az önem atfediyor.

İnternet haberlerinde ise durum biraz farklı. Anket sonuçlarına göre hem yaşadıkları ülke hem Türkiye'deki online haberlerine ilgi duyuluyor.

Anket sonuçlarını değerlendiren uzmanlar, "Şayet Avrupalı politikacılar Türk diasporasına seslenmek istiyorsa, doğrudan onlara yönelmeli ve özellikle de sürekli bir şekilde Türkçe yayınlar ve özellikle televizyon kanalları üzerinden onlara ulaşmaya çalışmalı" görüşünü aktarıyor.

İşyerinde yaşadıkları ülkenin dili, evde Türkçe

Bu arada Türkiye kökenliler, işyerinde yaşadıkları ülkenin dilini, evde ise Türkçe konuşmayı tercih ettiklerini aktarıyor.

"Günlük yaşantınızda hangi dili tercih ediyorsunuz?" sorusuna Almanya'daki Türkiye kökenlilerin yüzde 35,6'sı her iki dili eşit oranda kullandıkları yanıtını verdi. Almanya'daki Türkiye kökenli diasporanın yüzde 23,4’ü ise günlük yaşamda ağırlıklı olarak Türkçe ya da Kürtçe konuşuyor. Yüzde 16,7’lik bir kesim ise sadece anadilini konuşuyor. Günlük yaşamda ağırlıklı olarak Almanca konuşanların oranı ise yüzde 21,7.

Fransa'da ise durum farklı. Türkiye kökenlilerin yüzde 30,8’i her iki dili eşit oranda, yüzde 37,4’ü ağırlıklı olarak Fransızca'yı konuşuyor. Günlük yaşamda ağırlıklı olarak Türkçe ya da Kürtçe'yi kullandığını söyleyenlerin oranı yüzde 13,9. Sadece anadilini konuşanların oranı ise yüzde 6,6.

Hangi takımı tutuyorlar?

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bölümü ise, Türkiye kökenlilerin futbol karşılaşmalarında hangi takımı tuttuklarının sorulduğu bölüm.

"Türkiye ile yaşadığınız ülke maç yapsa hangisini desteklerdiniz?" sorusuna ankete katılanların yüzde 76'sı Türkiye'yi destekleyecekleri yanıtını verdi. Yaşadıkları ülkeyi destekleyeceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 5 olurken, katılımcıların yüzde 11'i her iki takımı da destekleyecekleri karşılığını verdi. İkamet ettikleri ülkenin Türkiye ile değil de bir üçüncü ülke ile maça çıkması halinde ise ankete katılanların yüzde 79’u, yaşadıkları ülkeyi destekleyeceklerini vurguladı.

Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Yayman: Ocak'tan itibaren ilk işimiz sosyal medya platformlarıyla dijital diplomasi

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, sosyal medya platformlarına yeni yükümlülükler getiren yasa uyarınca YouTube'un Türkiye'de temsilcilik açma kararını, "Türkiye'ye güvenin tezahürü" olarak nitelendirdi.

Yılbaşından sonra diğer sosyal platformları ile görüşeceklerini ve karşılıklı güvenin sağlanmasına dönük, bir anlamda "dijital diplomasi" yürüteceklerini belirten Yayman, "YouTube'un Türkiye'ye gelmesinin, diğerlerinin de gelmesi açısından bir örnek, model oluşturacağını düşünüyorum" dedi.

Günlük internet trafiği 1 milyonu aşan sosyal medya platformlarına Türkiye'de temsilcilik açma zorunluluğu getiren yasanın yürürlüğe girdiği 1 Ekim'den bu yana Rusya'nı Vkontakte adlı sosyal medya platformunun ardından, geçen hafta dünyanın en büyük video paylaşım platformu YouTube da Türkiye'de temsilcilik açma kararı aldı.

Aralarında Facebook, Twitter ve TikTok gibi sosyal medya platformları ise şimdiye kadar temsilcilik açmadıkları için toplamda 40 milyon lirayı bulan para cezasıyla karşı karşıya kalırken, yılbaşından itibaren de reklam durdurma yaptırımı devreye giriyor.

Bir sonraki aşamada ise internet trafiğinin yüzde 90'a kadar yavaşlatılması devreye girecek. Diğer sosyal medya platformlarının Türkiye'ye gelip gelmeyecekleri ise şimdilik bilinmiyor. Türkiye ise sosyal medya platformlarına dönük yeni adımlar atmaya hazırlanıyor.