Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (23-30 Aralık 2019)

SDE Editör
31 Aralık 2019 10:49

Japonya

Japonya'da hükümet, denizlerde seyir güvenliğini sağlamak üzere Ortadoğu'ya askeri güç gönderme planını onayladı. Japonya hükümeti, denizlerde seyir güvenliğini sağlamak üzere Ortadoğu'ya Öz Savunma Kuvvetleri (SDF) güçlerini gönderme planını onayladı. Savunma bakanının yetkilendirmesi ile izin verilen araştırma ve inceleme faaliyetleri kapsamında sürdürülecek görevde, Japonya ile bağları olan ticari gemilerin bölge sularında güvenli bir şekilde seyrini sağlamak için bilgi toplanması bekleniyor.

Somali'de korsanlıkla mücadele görevi yürüten iki P3C tipi devriye uçağı ile bir savaş gemisini söz konusu askeri görevde kullanması beklenen Japonya'nın, SDF güçleriniUmman Körfezi, Arap Denizi'nin kuzey kesimi ve Aden Körfezi'ndeki kıyı ülkelerinin sularında konuşlandırması planlanıyor. Plan uyarınca, bölgeye gönderilecek askeri gücün görev kapsamının araştırma ve inceleme faaliyetleri ile sınırlı olacağı öğrenilirken, SDF güçlerinin diğer gemileri savunmak için silah kullanma yetkisi olmayacak. Ancak hükümet, bölgede beklenmedik gelişmeler olması durumunda, yaklaşık 260 kişilik SDF personelini deniz polisliği için harekete geçirme gibi tedbirleri değerlendirebilecek. Hazırlık süreci tamamlanır tamamlanmaz SDF birimleri bölgeye hareket edecek.

Ayrıca hükümet, süresi 1 yıl olarak öngörülen görevin süresini uzatmak isterse, kabinenin planı tekrar onaylaması ve Japonya anayasasında en üst devlet kurumu olarak tanımlanan Ulusal Meclis'e rapor verilmesi gerekecek.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçı, daha önce Japonya'nın denizlerde seyir güvenliğini sağlamak üzere Ortadoğu'ya SDF güçlerini gönderme planını desteklemediklerinin sinyalini vermiş, bölgedeki herhangi bir yabancı kuvvetin varlığının istikrar, güvenlik veya barışı artırmaya yardımcı olacağına inanmadıklarını ifade etmişti. Arakçı, İran'ın tutumunun daha önce Japonya Başbakanı Shinzo Abe'ye iletildiğini de eklemişti. Bunun üzerine 20 Aralık'ta Japonya'yı ziyaret eden İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile bir araya gelen Abe, Ruhani'ye görevin amacı hakkında bilgi vermişti. Ardından ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüşen Abe'nin Ruhani ile yaptığı görüşme hakkında Trump ile görüş alışverişinde bulunduğu kamuoyuna yansımıştı. Uzun bir diplomasi trafiğinin ardından gelen karar sonrasında Abe'nin Ocak ayı ortasına kadar ise Suudi Arabistan'ı ve diğer ilgili ülkeleri ziyaret etmesi bekleniyor.

Ortadoğu sularında seyir güvenliği konusu, İran ve ABD arasında artan gerginliğin gölgesinde, geçtiğimiz Mayıs ve Haziran aylarında Körfez sularındaki tankerlere yönelik saldırı haberleri ile gündeme gelmiş, dönemin ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford 9 Temmuz'da yaptığı açıklamada, “Birkaç ülke ile Hürmüz Boğazı ve Bab’ül Mendep Boğazı’nda deniz güvenliğini sağlayacak bir ittifak için temas halindeyiz" ifadelerini kullanmıştı. Dönemin Japonya Savunma Bakanı Takeshi Iwaya ise Japonya’nın ittifaka asker gönderme planının olmadığını belirterek, farklı çözüm yollarının masada olduğu sinyalini vermişti. Japonya daha sonra, ABD öncülüğünde kurulan uluslararası koalisyona katılmayarak, bölgeye kendi SDF güçlerini göndereceğini açıklamıştı.

Çin

Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin kurduğu Uzay Kuvvetleri Komutanlığıyla uzayı yeni savaş alanına çevirdiğini ve bu durumdan 'derin endişe duyduklarını' açıkladı. Bakanlık Sözcüsü Gıng Şuang, başkent Pekin'de düzenlediği olağan basın toplantısında,ABD'nin 2020 Ulusal Savunma Yetki Yasası ve yeni kurduğu Uzay Kuvvetleri Komutanlığı'na ilişkin açıklamalarda bulundu.

ABD'nin son yıllarda uluslararası toplumun itirazlarına rağmen uzayı silah ve savaş meydanı haline getirme yolunda her geçen gün ileri gittiğini belirten Gıng, "ABD söz konusu eylemleriyle, uzayın barışçıl kullanımı konusunda uluslararası oydaşmayı ihlal ediyor, küresel stratejik denge ve istikrara zarar veriyor, uzayın barış ve güvenliğine doğrudan tehdit oluşturuyor. Çin bundan derin endişe duyuyor ve kararlılıkla karşı çıkıyor" dedi.

Sözcü Gıng, ABD’nin uzayı ısrarla silahlandırmaya çalıştığının altını çizerek, "Çin uzayın barışçıl şekilde kullanmasını savunuyor, uzayın silahlandırılmasına ve silahlanma yarışına kararlılıkla karşı çıkıyor. Uluslararası toplumun, özellikle ilgili büyük ülkelerin sorumlu davranmasını, uzayın yeni savaş meydanı haline gelmesini engellemesini, uzayın barış ve huzurunun korunması için ortaklaşa çaba harcamasını umuyoruz"ifadelerini kullandı.

Gıng, diğer yandan, 2020 Ulusal Savunma Yetki Yasası'na ilişkin "ABD'nin, Çin'e müdahale eden olumsuz maddeleri içeren 2020 Ulusal Savunma Yetki Yasası'nı kabul etmesi ve imzalamasından güçlü şekilde hoşnutsuzluk duyduğumuzu ifade ediyoruz"diye konuştu.

Washington yönetimini soğuk savaş mantığını terk etmeye ve ülkesinin gelişimine tarafsız ve rasyonel bir şekilde bakmaya çağıran Gıng, ABD'yi, iki ülkenin önemli alanlardaki iş birliğine zarar vermemek için yasanın Çin'e yönelik olumsuz maddelerini uygulamamaya davet etti.

ABD Başkanı Donald Trump, 2020 Ulusal Savunma Yetki Yasası'nı (NDAA) imzalayarak, ülke tarihindeki en yüksek savunma bütçesini (738 milyar dolar) hayata geçirmiş, söz konusu yasayla ABD’nin 6. askeri hizmeti kuvveti olarak Uzay Kuvvet Komutanlığı kurulmuştu.

Küba’da Seçim

Küba'da Nisan ayının başlarında onaylanan yeni anayasa değişikliğiyle 43 yıl sonra ülkede devlet başkanı seçilmesinin önü açılmış ve ekim ayında Miguel Diaz-Canel Küba'nın yeni devlet başkanı olmuştu. Şimdi ise 43 yıl sonra ilk kez ülkede bir başbakan seçildi.

Press Latina'da yer alan habere göre, Halkın Gücü Ulusal Meclisi (ANPP) üyeleri, mevcut Turizm Bakanı Manuel Marrero Cruz'u Küba başbakanlığına seçti. Nisan ayında onaylanan yeni anayasa değişikliği uyarınca, Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel tarafından aday gösterilen Marrero, 5 yıl süreyle başbakanlık yapacak. Diaz-Canel, 56 yaşındaki Marrero'yu, turizm bakanı olarak çok önemli işlere imza atması, çalışkanlığı ve dürüstlüğü nedeniyle aday gösterdiğini açıklamıştı.  Miguel Diaz-Canel yeni anayasa değişikliğinin ardından ekim ayında devlet başkanı seçilmişti. Küba'da 1976 yılında Fidel Castro liderliğinde anayasa değişikliği yapılmış ve devlet başkanlığı görevi, Küba Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu Başkanı olarak değiştirilmişti.

Nisan ayının başlarında onaylanan yeni anayasa değişikliği ise ülkede 43 yıl sonra devlet başkanı seçilmesinin önünü açmıştı. Çoğunluğunu, ülke anayasasında devlet ve milletten üstün olarak ifade edilen Küba Komünist Partisi üyelerinin oluşturduğu ANPP, yasama yetkisinin yanı sıra üst düzey yöneticileri seçme yetkisine de sahip bulunuyor.

ABD – Halkbank Davası

ABD'deki federal mahkeme, İran yaptırımlarını delmekle suçlanan Halk Bankası'na New York Güney Bölgesi Başsavcılığı tarafından açılan davada, duruşma tarihini 25 Şubat'a erteledi.

Halk Bankası avukatları, 'mahkemenin yargı yetkisi olmadığı' gerekçesiyle davanın düşmesi ve reddihakim yapmak için 'özel statüyle duruşmaya katılım' talepleri federal mahkeme tarafından reddedilince, temyiz mahkemesine başvurdu.  Avukatlar, temyiz mahkemesinin kararı açıklanıncaya kadar ise federal mahkemeden yargı sürecini beklemeye alması talebinde bulundu.

Davaya bakan Yargıç Richard Berman, 'davanın devam etmesinin Halk Bankası'na telafi edilemez bir zarar vermeyeceğini' ve bankanın hakkındaki suçlamalara bir an önce cevap vermesi gerektiğini belirterek, avukatların söz konusu talebini reddetti. Berman, daha önce 10 Şubat olarak belirlediği duruşma tarihini 25 Şubat'a erteledi. Bankaya, 'ABD'nin İran yaptırımlarını delmek' dahil, 6 farklı suçlama yöneltiliyor.

Almanya’dan Türkiye ziyareti

Almanya Başbakanı Angela Merkel gelecek ay Ankara'ya bir ziyaret gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşecek olan Merkel'in gündeminde mülteci anlaşmasının geleceği olacak. DW Türkçe'nin Almanya'da yayınlanan Süddeutsche Zeitung isimli gazeteden aldığı bilgiye göre, Almanya Başbakanı Angela Merkel ocak ayında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara'yı ziyaret edecek. Görüşmede mülteci krizi, Suriye'deki gelişmeler ve Türkiye'nin asker göndermeyi planladığı Libya konusunun ele alınması bekleniyor.

Habere göre Merkel, Türkiye ile AB arasında 2016 yılında yapılan mülteci anlaşmasının geleceğinden endişe duyuyor. Angela Merkel'in endişesine neden olarak Türkiye'nin Suriye sınırında ve Yunan adalarında giderek artan mülteci sayısı gösteriliyor.