Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Ekonomi ve Finans

Haftanın Ekonomi ve Finans Değerlendirmesi (25 Kasım - 2 Aralık 2019)

SDE Editör
03 Aralık 2019 10:47

Yurtiçi Piyasalar

TÜİK’in açıkladığı Ekonomik güven endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre 1,7 puan artarak 91,3 seviyesine yükseldi. Endeksteki artış tüketici, reel kesim (imalat sanayi) ve hizmet sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklandı. Sektörel güven endekslerine baktığımızda hizmet sektörün Ekim ayına kıyasla % %0,7 oranında artarak 91,3 olurken reel kesim endeksi %1,6 artarak 105,9 oldu. Öte yandan perakende ticaret sektörü %1,1 azalarak 101,2’ye inşaat sektörü ise %1,9 oranında azalarak 63,9’a düştü.

Yurtdışı Piyasalar

Bu hafta ABD cephesinde veri gündeminin yoğun olduğu bir hafta idi. Dış ticaret dengesi Ekim’de hem yıllık hem de aylık bazda gerileyerek 66,5 milyar USD ile beklentilerin altında gerçekleşti. Aynı döneme ilişkin yeni konut satışları aylık bazda %0,7 oranında düşüş sergilese de 733 bin ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Tüketici güven endeksi ise mevcut durum değerlendirmelerindeki bozulmaya bağlı olarak Kasım’da %0,4 oranında geriledi.

Daha önce %1,9 olarak açıklanan 2019 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin yıllık GSYH büyümesi %2,1 düzeyine revize edilerek beklentileri aştı. Öngörüleri aşan 3. çeyrek büyüme verisine ek olarak ABD’de Ekim ayında dayanıklı mal siparişleri düşüş beklentisine karşın aylık bazda %0,6 oranında artış kaydetti. Ayrıca, geçtiğimiz haftaya ilişkin işsizlik maaşı başvuruları verisi de beklentilerden olumlu bir görünüm sergiledi. Ülke ekonomisine yönelik olumlu sinyaller içeren veri açıklamaları ABD borsalarını da yukarı yönlü destekledi. 51,6 ile beklentilerden olumlu açıklanan ve geçtiğimiz aya göre artış kaydeden Kasım ayına ilişkin Satın alma yöneticileri endeksi (PMI) verileri de ABD’nin imalat ve hizmetler sektörlerinde büyümenin devam ettiğini gösterdi.

Öte yandan Euro Alanı’nda hizmetler PMI verisi 51,5 ile beklentilerin altında gerçekleşerek, son 10 ayın en düşük değerini aldı. Bu durum piyasada Avrupa ekonomisinde büyümenin büyük ölçüde kaynağı olan hizmetler sektöründe yavaşlama sinyali olarak yorumlandı. Kasım ayında İmalat sanayi PMI verisi artış kaydederek 46,6 olarak açıklansa da 50 eşik değerinin altında olması nedeniyle imalat sanayiinde daralmanın sürdüğüne işaret ediyor.

18 Ekimde AB Merkez Bankası başkanı seçilen Fransız Christine Lagarde küresel durgunluktan sıyrılmak için kamu yatırımlarını artırarak iç talebin güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek ekonomiyi desteklemek amacıyla genişleyici para politikasını sürdüreceklerini belirtti.

Bu hafta Çin 6 milyar USD ile ülkenin ABD doları cinsinden en yüksek tutarlı Hazine tahvili ihracını gerçekleştirdi. Dikkat çeken kısım ise ticaret savaşı ve büyüme endişelerine rağmen tahvil ihracına yüksek talep oluşu idi.  (ABD li yatırımcılar uzak dursa da çok sayıda merkez bankasına satış gerçekleşti. Bu ihraçla Çin art arda üç yıl dolar tahvili satmış oldu. Böylelikle dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin, şirketlerin ve yerel hükümetlerin mevcut düşük faiz ortamında daha fazla borçlanabilecekleri bir offshore piyasa oluşturma amacını ortaya koyuyor. ABD Başkanı Trump Çin’i para piyasası ve sermaye piyasaları üzerinden tehdit ediyordu. Bu hamle oldukça önemli bir hamle.

Çin yurtdışına sermaye ihraç eden bir ülke idi. Tasarruf fazlasını ihraç eden ve global likiditeyi artıran bir ülke idi. Çin; cari fazlası azalan ve rezervleri de azalan bir ülke haline geldi. Bu biraz da yerli bilançoların gittikçe borç yükünün artması ve yurt dışından kaynak ihtiyacının artmasıyla alakalı. Çin yavaş yavaş yurtdışından kaynak arıyor demek. Bunun uzun vadede etkisi çok olur. Çin iç tüketimle büyüyen bir ülkeydi ancak şuan Çin sermaye ihraç etmek yerine yurtdışından borçlanacaksa eğer bu durumda iç tüketim yetersiz kalıyordur. Bu yıl içinde gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek tutarlı ihraçları yılın ilk çeyreğinde toplam 12 milyar USD ve 7,5 milyar USD ile sırasıyla Katar ve Suudi Arabistan yapmıştı.

ABD-Çin cephesinde ticaret müzakereleri konuşulurken Başkan Trump’ın Hong Kong’daki gösterilerle ilgili olarak Çin’e yaptırım öngören yasa tasarısını imzalamasıyla ilişkiler yeniden gerildi ve bu durum küresel piyasalarda satış baskısına neden oldu.

Petrol

Petrol fiyatları düşerken ARAMCO’nun halka arzı gerçekleşti. ABD’de mevcut konjonktürde bu shale gas fracking şirketleri var ve bunlar ufak ve riskli şirketler. Borçlanmaya ihtiyaç duyan bu şirketler CCC sbono spread piyasasonda borç bulmada zorlanmaya başladılar.  Bu şirketlerin finansmanı kesilirse üretim önemli ölçüde azalır ve fiyatlar artar.