Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (3 -9 Aralık 2018)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
10 Aralık 2018 09:10

Doç. Dr. Erkin Ekrem - Dr. Hatice Çelik - Dr. Murat Bayar

Fransa’da Sarı Yelekliler Hareketi-Son Durum

Fransa’da 17 Kasım’da başlayan eylemler 8 Aralık Cumartesi günü onbinlerce insanın tekrar Paris sokaklarında bir araya gelmesiyle devam etmiş oldu. Hem Paris merkezinde hem de büyük şehirlerde binlerce polis eylemleri kontrol altına almak için görevlendirildi. Cumartesi günü öncesinde polis eylemlerde zarar görmemeleri nedeniyle merkezi yollarda bulunan esnafın mağazalarını kapalı tutmalarını istedi. Ayrıca Eyfel Kulesi ve birçok müze de kapılarını ziyarete kapattı. Buna rağmen çok sayıda araç, dükkan, ve bina zarar gördü. Bu olaylı günün ardından Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire, yaşananların Fransız ekonomisine zarar vereceğini, yıl sonunda ekonomik büyümede yeni bir yavaşlama yaşanacağını ve bunun da sarı yelekliler nedeniyle olduğunu ifade etti. Fakat Cumhurbaşkanı Macron’un yarın işçi ve memur sendikaları ile görüşeceği haberine bakılırsa yaşananların daha fazla devam etmesinin Fransız hükümetince de istenmediği ve bir çözüm bulmak için bir an önce bir araya gelinilmesi gerektiğinin farkında oldukları anlaşılmaktadır.

A.B.D.-Çin Ticaret Savaşı’nda Yeni Gelişme (01.12.2018)

A.B.D. ve Çin arasında 1 yıldır tırmanmakta olan ve “ticaret savaşı” olarak adlandırılan gerginlikte Beyaz Saray 1 Ocak 2019 itibariyle 200 milyar dolar tutarındaki Çin ürününe %25 ek gümrük vergisi koyacağını açıklamış, Çin ise mütekabiliyet çerçevesinde buna cevap vereceklerini ilan etmişti. Ancak, G20 zirvesinde bir araya gelen iki ülkenin liderleri, Çin’in özellikle enerji ve tarım alanında Amerikan ürünlerinden ciddi ithalat yapmak suretiyle ticaret dengesini bir derece düzelteceği, bunun karşılığında yeni gümrük vergilerinin devreye girmeyeceği yönünde karşılıklı anlayışa vardıklarını duyurdular. Detayların kesinleşmemiş olmasından dolayı bu anlayış henüz anlaşmaya dönüşmemiş olsa da, “ticaret savaşı”nın en azından duraklama girdiği söylenebilir. Burada not edilebilecek diğer bir gözlem, Avrupa Birliği, Kanada ve diğer bazı ülkelere karşı sonuç alan Başkan Trump’ın sert müzakere yönteminin Çin’e karşı da bir derece başarılı sağladığıdır.

Başkan Trump-Başbakan Netanyahu-Prens bin Selman Üzerindeki Soruşturma Baskısı Artıyor (02.12.2018)

Rusya’nın 2016 Amerikan başkanlık seçimlerine yapmış olabileceği müdahaleye yönelik soruşturmalar kapsamında Başkan Trump’ın kişisel avukatı, başkanlık seçim kampanyası müdürü ve müdür yardımcısı da dahil olmak üzere 11 yakın çalışma personeli hakkında suçlamalar yöneltilmiş veya tutuklamalar yapılmış bulunmaktadır. Başkan Trump’ın seçimi kazanmak için Rusya ile örtülü işbirliği yaptığı yönündeki şüpheler güçlenirken, damadı Jared Kushner aracılığıyla yakın işbirliği geliştirdiği bir başka hükümet başkanı, Başbakan Netanyahu da ciddi bir rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kıskacındadır. İsrail polisinin yaptığı açıklamaya göre, Başbakan Netenyahu ve eşi hakkında yasal suçlama yapılması için yeterli kanıta ulaşılmıştır. Son olarak, Başkan Trump’ın yine damadı aracılığıyla kurduğu Ortadoğu’daki işbirliğinin çok önemli diğer bir ayağı Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman için ülke içindeki soruşturmanın yeterli olmadığı ve mutlaka uluslararası bir soruşturma yapılması gerektiği yönünde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüsek Komiseri Bachelet 05.12.2018 tarihinde çağrı yapmıştır. 

Huawei Şirketi Yetkilisinin Tutuklanması

Çin’in Huawei teknoloji firmasının Mali İşler Müdürü Meng Wanzhou (46 yaşında), ABD’nin talebi üzerine, İran yaptırımlarını deldiği ve bankayı kandırdığı gerekçesiyle Kanada makamları tarafından 1 Aralık 2018 tarihinde Vancouver kentinde gözaltına alınmıştır. Meng Wenzhou tutuklandığı günde ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başaknı Xi Jinping’in Arjantin’in başkenti Buenos Aires’de düzenlenen G20’de toplantı sırasında yaptığı ikili görüşmelerine denk gelmişti.

ABD New York Doğu Bölge Mahkemesi (United States District Court for the Eastern District of New York) 22 Ağustos 2018’de dolandırıcılık suçlamasıyla Meng Wanzhou’ya yönelik tutuklama emri çıkarmıştır. Meng Wanzhou, Kanada adliye makamları tarafından 30 Kasım’da takip edilmeye başlanmış ve Hong Kong’dan Kanada’nın Vancouver havaalanında aktarmalı olarak Meksika’ya giderken tutuklanmıştı. Meng Wanzhou Kanada British Columbia eyaleti adliye makamlarından yayın yasağı talep ettiği için ilgili olaylarla detaylı bilgi edinilmesini zorlaştırmıştır. İlgili haber de dört gün sonra ancak basına yansımıştır. Olayın ortaya çıkması küresel piyasaları tedirgin etmeye yetmiştir.

Meng Wanzhou, Huawei teknoloji şirketinin kurucusu Ren Zhengfei’nin ilk eşi Meng Jun’den olan büyük kızıdır. 1990’li yılların başında şirketin alt yöneticilik görevine başlamış ve yükselerek 2011 yılında Mali İşler Direktörü (CFO) ve Mart 2018’da şirketin başkan yardımcılığına kadar yükselmişti. Huawei şirketinin başkanı Ren Zhengfei bu yıl aralık ayının sonunda emekli olması ve kızı Meng Wanzhou da şirketin CEO’su olması bekleniyordu. 2009-2014 yıllarında Meng Wanzhou, Hong Kong’da faaliyet gösteren Skycom adlı şirket aracılığı ile İran ile yasadışı ticari faaliyet yaptığı gerekçesiyle suçlanmaktadır. Bu da ABD’nin İran’a yönelik yaptırım yasağını ihlal etmekte olduğu anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Meng Wanzhou’nun Skycom şirketinin bağımsız bir şirket olduğu ve Huawei ile alakasının olmadığını ifade ederek bankayı yanılttığı suçlamaları da vardır. Ancak Skycom şirketinin Huawei’nin alt şirketi olarak faaliyet sürdürdüğü ve Skycom şirketi elemanları Huawei şirketinin email adresini kullandığı iddia edilmektedir. Huawei şirketinin ABD’nin İhracat Kontrol Yasası’na aykırı davrandığı gerekçesi ile de suçlanmaktadır. Yani ABD’den edinmiş teknolojiyi İran’a aktarması söz konusudur. ABD tarafından suçlanan Meng Wanzhou'nun  30 yıl hapis cezasına çarptırılabileceği ileri sürülmektedir.

Meng Wanzhou, 7 Aralık’ta kefalet duruşması için yeniden hâkim karşısına çıkmıştır. Kanada mahkemesine verdiği yeminli ifadesinde suçsuz olduğunu ifade eden Meng Wanzhou, Vancouver’daki bütün mal varlığı karşılığında kefaletle salıverilmesini talep etmiştir. Ancak serbest bırakılma talebi ret edildiği gibi diğer bir duruşmaya (10 Aralık) bırakılmıştır.

Çin Hükümeti haberi alır almaz tepkisini göstermiştir. 6 Aralık’ta Çin’in Ottawa Büyükelçiliği internet sayfasında bir beyanname ilan edilmiştir. Çin vatandaşı Meng Wanzhou’nun Kanada ve ABD’nin yasalarına aykırı bir şey yapmadığını ileri süren beyannamede, söz konusu tutuklanmanın insan haklarını ciddi ihlal ettiği belirtilmektedir. Hataları düzeltip bayan Meng Wanzhou’nun serbest bırakılmasını talep eden Çin’in Ottawa Büyükelçiliği, Çin vatandaşlarının meşru haklarını ve çıkarlarını kararlılıkla korumak için tüm eylemlere başvuracağını bildirmektedir. Aynı günde Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Geng Shuang, Meng Wanzhou’nun tutuklanmasına bir izah verilmesini ve derhal serbest bırakılmasını istemiştir. Sözcüye göre, Çin tarafı tutuklunun meşru haklarını etkin bir şekilde koruyacaktır. İran’a yönelik yaptırımı delmesi üzerine tutuklandığı ile ilgili sorusuna sözcü BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan yasal zeminde İran ile olan ilişkilerini sürdürdüğünü,  Güvenlik Konseyi çerçevesi dışında bir ülkenin diğer ülkeye karşı tek taraflı yaptırımlara da karşı olduğunu ifade etmiştir. Kanada’nın insan haklarını ihlal ettiği ile ilgili şu şekilde belirtmişti: Kanada tarafının, Çin vatandaşlarının güvenliğini, insani muamelesini ve meşru haklarının etkin bir şekilde korumasını talep ediyoruz; nedenini açıklamadan birini tutuklaması elbette o kişinin insan hakları ihlal edilmiş sayılır. 8 Aralık’ta Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Le Yucheng, ABD’nin Pekin Büyükelçisi Terry Branstad’ı Çin Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak ciddi protesto ettiğini belirtmiş ve ABD tarafının Huawei yetkilisine yönelik yakalama kararının geri çekilmesini istemiştir. Aynı günde Kanada’nın Pekin Büyükelçisi John McCallum da Çin Dışişleri Bakanlığı’na çağırılmıştır. Çin vatandaşının meşru haklarının ciddi ihlal edildiğini, yasalara bakılmaksızın, mantıksız ve gerçek dışı uygulamalar ile son derece kötü muamele edildiğini dile getiren Le Yucheng, tutuklu Çin vatandaşını derhal serbest bırakmalarını istemiş, aksi halde yaratılacak bütün ciddi sonuçlara Kanada tarafından sorumluluğu üstleneceğini belirtmiştir.

Çin’in Shenzhen kentinde 1987 yılında kurulan ve bugün dünyanın en büyük telekomünikasyon şirketleri arasında yer alan Huawei, 170 ülkede faaliyet göstermekte ve 180 binden fazla çalışanı bulunuyor. 2017 yılında Huawei’nin serveti 269,26 milyar dolara ulaşmıştır. Huawei şirketi aynı zamanda dünyanın en büyük cep telefon üreticisi, 2018 yılında Apple’ın önüne geçerek Samsung’dan sonra ikinci cep telefon satışını sağlamıştır. Bilgi ve iletişim teknolojisi (ICT) çözümleri, telekomünikasyon, kurumsal ağlar, bulut, akıllı telefon ve internet alanlarında hizmet veren Huawei’nin 2018 yılın sonunda piyasa değerinin 100 milyar doları geçmesi bekleniyor. Fortune Global listesinde yer alan ilk 500 şirket arasında Huawei 72. sırada görünmektedir. Özellikle beşinci nesil (5G) mobil teknolojiye erişim sağlayan ve 5G teknolojisini geliştirmek için milyarlarca dolar yatırım yapan Huawei şirketi, Çin’in özel sektörün başarı öyküsünü temsil etmektedir.

ABD-Çin arasında yaşanan ticaret savaşında Çin şirketleri de hedefe dönüşmesi ile, ABD’nin Çin’e karşı kendi çıkarlarını sağlamasında kararlı gibi gözükmektedir. Çin’in teknoloji şirketlerinin hedefe alınması ile aynı zamanda Çin’in Sanayi 4.0’ı olan Made in China 2025 projesine de zarar verebilmektedir. Çin, söz konusu proje 10 anahtar sektörde gelişme sağlayarak dünyada en güçlü üretim ülkesine dönüştürmek niyetindedir. Başkan Trump’ın Çin’e yönelik açtığı ticaret savaşının bir hedefi de Made in China 2025 projesi idi. Başkan Trump’a göre Çin’in Made in China 2025 projesi ABD teknoloji şirketlerine zarar vermektedir. Bu bağlamda ABD’nin Çin’in önde gelen teknoloji şirketlerine İhracat Kontrol Yasası ve ilgili yaptırımlarla cezalandırarak ABD’nin bu alandaki öncülüğünü koruduğu izlenimi bırakmaktadır.

Huawei şirketi başkan yardımcısı Meng Wanzhou’nun ABD’ye nasıl ve ne zaman iade edilecek? İade edildiği halde nasıl yargılanacak? Hapis mi yoksa para cezası mı?  Çin bu iade sürecini nasıl engelleyecektir? Meng Wanzhou’nun Çin’e iade edebilirliği söz konusu olabilir mi? Huawei olayı ABD-Çin ilişkilerini nasıl ve hangi derecede etkileyebilir? Kanada-Çin ilişkileri ne derecede zarar görebilecek? Huawei şirketinin piyasa değeri düşer mi? Huawei şirketi ile işbirliği içindeki diğer şirketlerin akıbeti ne olacak? Bu soruların cevabı önümüzdeki süreçte bulunabilir.

10.12.2018