Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi ( 16 - 23 Aralık 2018)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
24 Aralık 2018 17:12

Doç. Dr. Erkin Ekrem - Dr. Hatice Çelik - Dr. Murat Bayar

Amerikan Askerlerinin Suriye’den Çekilmesi Kararı

A.B.D. Başkanı Trump 19 Aralık Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Daeş/IŞİD’in artık yenilmiş olması sebebiyle Suriye’deki 2,000 civarındaki askerlerinin tamamını hızlı bir şekilde çekeceğini duyurmuştur. Söz konusu kararın Başkan Trump’ın14 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda yaptıkları görüşme sırasında ilk defa ifade edildiği, Çarşamba gününden buyana basında yer alan haberlerden anlaşılmaktadır.

Başkan Trump’ın Suriye kararı A.B.D.’de , deyim yerindeyse deprem etkisi yaratmıştır. Açıklamanın ertesi günü, 20 Aralık’ta Savunma Bakanı Mattis, 21 Aralık’ta ise Suriye’de sahadaki durumu koordine eden Başkanlık Özel Temsilcisi  McGurk kararı protesto ederek istifa etmişlerdir. Başkan Trump’ın Senato’daki Cumhuriyetçi Parti destekçileri dahi basının ve düşünce kuruluşlarının itiraz kervanına katılmışlardır. Söz konusu itirazların başlıca gerekçeleri arasında, Daeş/IŞİD’in tamamen yok olmadığını ve Amerikan askerleri gidince tekrar yayılabileceği; A.B.D.’nin bırakacağı boşluğu Rusya ve İran’ın doldurabileceği (dolayısıyla, İran’a yönelik baskı politikasının boşa çıkacağı); PYD/YPG’nin yüzüstü bırakılması sebebiyle A.B.D.’nin bölgedeki müttefiklerin nezdinde güven kaybına uğrayacağı;  sonuç olarak, Suriye’nin kaybedileceği yer almaktadır. Bu güçlü itiraz lobisine karşın az sayıda uzman daha dengeli değerlendirmeler yapmaktadır. Örneğin, Foreign Policy dergisinden Prof. Walt, Başkan Trump’ın (kendi ifadesiyle, çoğu zaman olduğu gibi) doğru şeyi yanlış biçimde yaptığını öne sürmektedir.Prof. Walt Rusya, İran veTürkiye’nin Daeş/IŞİD’den kalanları yok etmek için en az A.B.D. kadar çıkarları olduğununu; A.B.D.’nin bölgedeki halihazırdaki askeri mevcudiyetinin esas Daeş/IŞİD’in militan devşirmesine katkıda bulunduğunu; Suriye’nin “kaybedilemeyeceğini” çünkü hiç bir zaman “A.B.D.’nin olmadığını” (Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği yörüngesindeydi, sonrasında da hiçbir zaman A.B.D.’nin müttefiki olmadı); dolayısıyla Başkan Trump’ın Amerikan askerlerini çekme kararının doğru olduğunu, ama bu kararın alınma ve açıklanmasındaki üslubun yanlışlığını savunmaktadır.

Yukarıda yer verilen yoğun gelişmeler, Amerikan askerlerinin ne zaman ve nereye çekileceği henüz ortaya çıkmadı için söylem düzeyindedir. Trump yönetiminin karşı karşıya olduğu bürokratik engellemeler ve adli kıskaç göz önüne alındığında, söz konusu kararın kalıcı olarak uygulanmasında belirgin zorluklar bulunmaktadır.

Huanwei Şirketi Olayı Çin-Kanada İlişkileri Etkilemektedir

Çin-Kanada ilişkileri Huawei şirketinin Başkan Yardımcısı Meng Wanzhou'nun Kanada makamları tarafından tutuklanması ile gerilim yaşamıştı. Bu gerilim sürecinde ABD'den gelen destekler de devam etmektedir. 21 Aralık 2018'de ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Robert Palladino yazılı olarak "Kanada hukuk devletidir, Meng Wanzhou soruşturması tarafsızlık, adalet ve şeffaflık ilkesi ile hukuk sürecini devam ettirmektedir" diye açıklama yapmıştır. Kanada Suçluları Geri İade Anlaşması'na sadık kalarak  uluslarası taahhüdü yerine getireceğine inanan sözcü, Çin'in daha önce tutukladığı Kanada vatandaşını derhal serbest bırakmasını dile getirmiştir. Daha önce 14 Aralık 2018'de ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Çin'in Kanadalı vatandaşı yasadışı olarak alıkoymasının kabul edilemez olduğunu ve derhal serbest bırakması gerektiğini dile getirmişti.

Kanada'nın ilgili makamları ABD'nin talebine binaen Meng Wanzhou'yu tutuklamıştı. Bu olaydan sonra Çin tarafı da sırasıyla Çinde iş yapan üç Kanadalıyı yakalamıştı. Çin'deki bu tutuklama olayı bir  misilleme olarak algılanmıştı. Çin'in yaptığı bu misilleme Çinde yaşamakta olan bir çok Kanadalıyı endişelendirmiştir. Sadece Kanadalılar değil diğer bazı yabancıları da Çinde tutuklanmasından kaygılandırmaktadır.  Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland 22 Aralık 2018'de Çin'de tutuklu üç Kanadalı'yı bırakması gerektiğini ve bu olayın sadece Kanadalıyı ilgilendirmediğini ifade etmiştir.

ABD'nin teşviki ile bir çok batılı ülkeler Huawei şirketinin ürünlerini kullanmamaya dair karar almıştır. Kaygı nedenleri ise Huawei şirketinin teknoloji ürünlerinin Çin için istihbarat toplamasına yaramasıdır. Bazı ülkelerin devlet organlarında da Huawei şirketi ürünlerinin kullanılmasını yasaklamıştı.