Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Ekonomi ve Finans

Haftanın Ekonomi ve Finans Gelişmeleri (10-16 Aralık 2018)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde ekonomi ve finans alanındaki haberleri kapsamaktadır.
SDE Editör
17 Aralık 2018 10:56

Prof. Dr. Abuzer Pınar - Dr. Merve Karacaer Ulusoy

Dünya

ABD Ekonomisi

ABD'de veriler karışık sinyaller vermeye devam ediyor. İstihdam, beklentilerin altında kaldı. Siparişler, özellikle dayanıklı tüketim mallarında düştü. Önümüzdeki yıl büyümenin yavaşlayacağına yönelik bekleyişler artarken, enflasyon kaygıları nedeniyle faiz oranlarının az da olsa artacağı bekleniyor. Ticaret savaşları konusunda G20 zirvesinde müzakerelere devam edilmesi yönünde mutabakat olsa da devamında gelen açıklamalar tartışmaların alevlenerek devam edeceğini gösteriyor. Hatta şu ana kadar görülmeyen şiddette adımlar atıldı. Çin şirketi Huawei’nin üst düzey yöneticilerinden birisinin Kanada’da gözaltına alınması ve İran ambargosunu delmekle suçlanmasıyla siyasi tansiyon da yükseldi. Yükselen tansiyon piyasa aktörlerini daha ihtiyatlı davranmaya sevk ediyor.

Avrupa Ekonomileri

Brexit konusunda belirsizlikler devam ederken, Salı günü Britanya parlamentosunda yapılması planlanan Brexit oylaması iptal edildi. Bunun nedeni, AB’den gelen İngiltere’nin Brexit anlaşmasını tek taraflı geri çekebileceği, İngiltere ile yeni bir Brexit anlaşması müzakere edilmeyeceğini söylemesi idi. Bu gelişmeler üzerine Britanya para birimi sterlin 2017 Nisan ayından bu yana en düşük seviyesini gördü.

Perşembe günü yapılan Avrupa Merkez Bankası’nın toplantısından herhangi bir faiz kararı çıkmadı; ancak net varlık alımlarının Aralık ayı sonu itibari ile sonlandırılacağı belirtildi. Euro bölgesi 2019 yılı enflasyon ve büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyonlar dikkat çekti. Bu yüzden AB Merkez Bankası’nın genişletici para politikasından tedrici olarak vazgeçeceği beklenmektedir. Buna göre öncelikle mevduat faizi arttırılacak ve bankalara değişken faizli ve bir yıldan uzun vadeli kredi imkanı tanınarak nakit sıkışıklığı önlenecek.

Enerji Piyasaları

Bir süredir baskı altında olan petrol fiyatları, geçen hafta Viyana’da gerçekleştirilen OPEC+ toplantısından arz kısıntısı kararının çıkması ile haftaya yükselişle başladı. Bu anlaşmaya göre 1 milyon 200 bin varillik bir kısıntı yapılacağı, bunun 800 bin varilinin OPEC üyeleri, 400 bin varilin ise OPEC üyesi olmayan üreticiler tarafından gerçekleştirileceği duyuruldu. Rusya’nın bu kararı onaylaması ve Libya, Venezuela ve İran’ın muaf tutulması dikkat çekti.

OPEC toplantısından arz kısıntısı kararının çıkmasıyla birlikte toparlanan emtia fiyatları hafta ortasında Brexit ve ticaret savaşları konularındaki belirsizliklerin sürmesi ve ABD, Çin, Japonya, Almanya ve İngiltere gibi ekonomilerde hissedilen yavaşlama belirtileriyle birlikte küresel büyümeye yönelik endişeleri artırdı. Bu da küresel emtia talebinin azalacağı beklentisi ile fiyatlara düşüş olarak yansıdı.

Bu arada Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Ocak ayında günlük 50/60 bin varil kısıntıya giderek petrol üretimini kademeli olarak azaltmayı planladıklarına yönelik bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın OPEC+’nın geleceğine yönelik soru işaretleri oluşturarak petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketi kısıtladığını söylemek mümkün.

Öte yandan Çarşamba günü OPEC aylık raporu yayınlandı. Rapora göre Kasım ayı ham petrol üretimi günlük 11 bin varil azalırken, Suudi Arabistan petrol üretiminin günlük 377 bin varil, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise günlük 71 bin varil arttığı gözlemlendi. İki ülkenin arz kısıntısı söylemine karşın üretim artışı yapmaları dikkat çekmektedir.

Türkiye

Büyüme rakamları

Hafta başında TÜİK tarafından yayınlanan 3. Çeyrek gayri safi yurt içi hâsıla verileri açıklandı ve buna göre Türkiye ekonomisi yüzde 1,6 büyüdü. Detaylara bakıldığında, tarım sektörü toplam katma değeri %1, sanayi sektörü %0,3 artarken inşaat sektörü %5,3 geriledi. Diğer yandan hanehalkının tüketim harcamalarındaki yavaşlama dikkat çekerken, mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısı yüksek düzeyde gerçekleşti.

Cari Denge

Dış ticaret fazlası ve turizm gelirlerinin etkisiyle Ekim ayında cari fazla 2,8 milyar dolar oldu. Doğrudan yatırımlarda ve sıcak parada da net sermaye girişi gerçekleşti. Diğer yandan bankaların net geri ödemeleri nedeniyle sermaye girişi beklenenden düşük görünmektedir. Bütün bu gelişmelerin sonucunda döviz rezervleri Ekim ayı itibariyle 1,7 milyar dolarlık artış gösterdi.

Açıklanan ödemeler dengesinde yüksek miktarda cari işlemler fazlası olmasına karşın ithalat tarafında gözlemlenen yavaşlama, dış finansman rakamları, yatırım ve sanayi cephesindeki daralmalar 4. Çeyrek rakamlarına yönelik endişeleri artırarak TL üzerinde baskı oluşturuyor. Dış ticaret fazlası, normal şartlarda olumlu algılanması gerekirken, yurtiçi üretimin ithalata dayalı olması nedeniyle, verilen fazlanın yurtiçi üretimdeki daralmanın bir göstergesi olduğu düşünülmektedir.

Faiz Kararı

Perşembe günü TCMB Para Politikası Kurulu gerçekleştirildi. Buna göre yüzde 22.50 olan gecelik borç alma faiz oranı, yüzde 24.00 olan 1 hafta vadeli repo ihale oranı; yani politika faizi, yüzde 25.50 olan gecelik borç verme faiz oranı ve yüzde 27.00 olan geç likidite penceresi faiz oranında herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Bu karar sonrası dolar kuru 5,30 TL seviyesine kadar indi.

Döviz kuru ve gösterge faizlerde düşüş eğilimi olmakla birlikte, gevşeyen enflasyonun kalıcı olduğuna ilişkin bir kanaat oluşana kadar Merkez Bankası’nın sıkı para politikasına devam etmesi bekleniyor. Alınan ek tedbirlerle Kasım ayında düşen enflasyon, faiz indiriminin talebi tetiklemesi ile yeniden yükselişe geçebilir. Alınan tedbirlerin bir kısmının 2018 yılı sonuna kadar geçerli olduğu düşünülürse, önümüzdeki yılın ilk aylarındaki seyir gözlemlenmeden farklı bir tavır beklenmiyor.