Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Ekonomi ve Finans

Haftanın Ekonomi ve Finans Değerlendirmesi (24-30 Aralık 2018)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde ekonomi ve finans alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
31 Aralık 2018 11:14

Prof. Dr. Abuzer Pınar - Dr. Merve Karacaer Ulusoy

Bu hafta dış piyasalarda ABD Merkez Bankası Fed’in faiz arttırımı ve petrol fiyatları öne çıkarken, yurtiçi piyasada tüketici ve sektörel güven endeksleri yanında, asgari ücretin belirlenmesi ve elektrik ve doğalgaz fiyatlarında yapılacak indirim gündemdeydi.

Dünya Ekonomisi

ABD Merkez Bankası faiz arttırdı

ABD Merkez Bankası Fed yılın dördüncü ve son faiz arttırımını yaptı. Daha önce 2,00-2,25 aralığında bulunan politika faiz oranı 2,25-2,50 aralığına yükseltti. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada 2019 yılı için büyüme ve enflasyon rakamlarının bir miktar düşeceği belirtildi. Buna göre önümüzdeki yıl çekirdek enflasyon oranı %2, büyüme ise %2,3 olarak tahmin edildi. 2019 yılında daha az faiz arttırımına gidilebileceği açıklanırken, hükümet kanadından faiz arttırımına karşı çıkıldığı haberlere yansıdı.

Fed’in faiz arttırımı ABD’deki ekonomik gidişat ve enflasyon beklentilerine göre yapılmaktadır. Ancak diğer ülke ekonomileri de bu artışlardan doğrudan etkilenmektedir. Fed’in politika faizini arttırması parasal daralma anlamına geldiğinden diğer ülkelere daha az dolar gitmesi, hatta doların bu ülkelerden çekilmesi anlamına gelebilir. Özellikle Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu yükselen piyasalar diye adlandırılan ülkeler açısından finansal akımlar önemlidir. 2019 yılında dolar hareketlerinden bir daralma beklenmektedir.          

AB’de Brexit ve İtalya Bütçesi

Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmasına ilişkin tartışmalar devam etmektedir. AB ile karşılıklı anlaşma yapılarak sürecin tamamlanması öngörülürken, anlaşma olmaması halinde de çıkışın anlaşmasız yapılabileceği söylemleri tedirginliği arttırmaktadır. Bu durumda vatandaşların ve şirketlerin plan yapmaları gerekmektedir.

Diğer yandan İtalya ile AB arasındaki bütçe tartışması, revize edilen bütçenin AB komisyonu tarafından kabul edilmesiyle sona erdi. Buna göre 2019 yılı için İtalya bütçe açığının milli gelirine oranı %2,4’den %2,04’e indirilmiş oldu. İtalya’nın ekonomik gerekler değil popülist amaçlarla gereğinden fazla harcama yaptığına ilişkin eleştiriler devam etmekle birlikte Komisyon kararı sonrasında daha önce başlatılan disiplin soruşturması durduruldu.

Yurtdışı Piyasalar

Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen FED/FOMC toplantısında küresel risk olgusuna yönelik vurgu yapılmasının ardından özellikle ADB ile Çin ekonomisinden gelmeye devam eden olumsuz veriler piyasada oluşan kaygıları artırmaya devam etti. Ekonomik verilerin yanı sıra Trump’ın FED’in ekonomiyi anlamadan faizleri çok hızlı bir şekilde artırdığını savunarak FED’in kararlarına destek çıkmaması ve Meksika sınır duvarı için bütçe oluşturulamaması nedeni ile Federal Hükümetin Kapatılması gibi sorunlar da ABD ekonomisi üzerindeki riskleri artırıyor. Bu durum da yatırımcıların ABD borsalarından çıkarak daha güvenli liman olarak gördükleri ABD tahvilleri, Japon yeni ve altın gibi enstrümanlara yönelmelerine sebep oluyor.

Petrol Piyasası

2025 yılına doğru ABD üretiminin Rusya ve Suudi Arabistan’ın arz seviyelerine yakınlaşması bekleniyor. Bu durum petrol piyasalarındaki dengeyi değiştirebilir. ABD’nin günlük kaya petrolü üretim hızı 2 günlük Irak üretimine eş değer (8 milyon varil). Bu da demek oluyor ki en fazla petrol üreten ülkeler arasına Rusya ve S. Arabistan’ın dışında ABD de eklenecek. Önümüzdeki süreçte petrol fiyatlarında değişiklikler izlenmeye devam edilecek.

Küresel risk olgusunun artmasıyla birlikte küresel petrol talebine yönelik belirsizlikler de artıyor, bu durum da petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. OPEC ve aynı zamanda BAE Enerji Bakanı Al-Mazroui hafta sonu yaptığı açıklamasında 1.2 Milyon varil olarak anlaşma yapılan kesintinin devreye alınacağını ve şubat sonu veya mart başı gibi daha fazla artırım yapılabileceğini belirtti.

Bu hafta Rusya Enerji Bakanı Novak’ın da önemli açıklamaları takip edildi. Novak; OPEC ve OPEC üyesi olmayan ülkeler arasında ortak bir organizasyon oluşturulmayacağını, aralarındaki iş birliği mekanizmasının zaten ortak eylem yapmaya imkân verdiğini belirtti. Novak ayrıca, İran’a yönelik yaptırımlar nedeniyle kesinti kararı aldıklarını ve Rusya’nın; gelecek iki yılda yıllık petrol üretimini 10-15 milyon ton artırma kapasitesi olmasına rağmen 2019’un ilk iki çeyreğinde 3 ile 5 Milyon Ton arasında bir arz kısıntısına gideceğini de sözlerine ekledi.

Halen talep yetersizliğinin de etkisiyle ABD petrol fiyatları %50 doların biraz üzerinden seyrediyor.

Türkiye Ekonomisi

Döviz, faiz, borsa

Petrol fiyatlarının gerilemesinin de etkisiyle döviz kuru bir ölçüde düştü. Ancak Fed’in faiz arttırması sonrasında yeniden 5,30 civarına geldi. Tahvil faizlerindeki düşüş seyri devam ediyor. İki yıl vadeli gösterge tahvilin yıllık faizi %21’in altına düştü. Borsa endeksi ise henüz belirgin bir yukarı yönlü hareket yakalayabilmiş görünmemektedir.

Ekonomik güven endeksi

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan ekonomik güven endeksi Aralık ayında önceki aya göre %2 artarak 75,2 oldu. Ekonomik güven endeksindeki artış, imalat sanayi, hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklandı. Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Bu endeksin 100'den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100'den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Kasım ve Aralık ayında etkili olan döviz kuru düşüşü ve vergi indirimleri sonucunda imalat sanayi güven endeksi 97,7 değerine, hizmet sektörü güven endeksi 81,5 değerine ve perakende ticaret sektörü güven endeksi 96,4 değerine yükseldi. Diğer yandan aynı dönemde tüketici güven endeksi 58,2 değerine, inşaat sektörü güven endeksi ise 55,4 değerine geriledi.

İnşaat sektöründeki zayıflığın temel nedenlerinin başında finansal sorunlar gelmektedir. Halen faizler çok yüksek olduğundan konut sektörünü destekleyecek kredi genişlemesi mümkün görünmemektedir. Faizlerin makul düzeylere (aylık %1’in altına) düşmesi ve hanehalkının ödeme gücüne göre ödeme planı sunulması halinde sektörde bir canlanma beklenebilir.

Asgari ücret

2019 yılında uygulanacak asgari ücretin düzeyi 2020 TL olarak belirlendi. Bu düzey 2018 yılına göre %26,5 artış anlamına gelmekte olup tahmin edilen enflasyonun yaklaşık olarak 10 puan üzerindedir. Sanayi sektöründe çalışan kalifiye işgücünün bu ücretin üzerinde ücret aldığı bilinmektedir. Ancak bu artış bir gösterge olarak alındığından, çalışanların aynı oranda ücret talep etmeleri gündeme gelmektedir. Ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlama döneminde bu taleplerin ekonomiyi daha da olumsuz etkileyeceği işverenler tarafından dile getirilmektedir.

Elektrik ve doğalgaz fiyatları

2018 yılı sonunda uygulanan vergi indirimlerinin 2019 yılında da devam ettirilmesi talep edilirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yılbaşından itibaren, elektrik fiyatlarında konutlarda yüzde 10 indirim yapılacağını, konutlarda ve küçük orta ölçekli işletmeler ile ticarethanelerde kullanılan doğalgazın fiyatında da aynı oranda bir indirime gidileceğini duyurdu.

Bu indirimin hanehalkı bütçesi ve KOBİ’lerin maliyetleri üzerinde yaratacağı olumlu etki yanında, genel fiyat düzeyi üzerinde de aşağı yönlü bir etki yapması beklenmektedir. Enflasyonla topyekûn mücadele kapsamında bu indirimin enflasyon oranı üzerinde en az 1 puanlık bir düşüş yaratacağı tahmin edilmektedir.