Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi(19-25 Ağustos 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içerisinde İç Politika ve Hukuk alanında öne çıkan haberleri kapsamaktadır.
SDE Editör
26 Ağustos 2019 09:30

3 Büyükşehir Belediyesine Kayyım Ataması

Diyarbakır, Mardin ve Van’ın HDP’li Büyükşehir belediye başkanları İçişleri Bakanlığı'nın aldığı bir kararla görevden alınarak yerlerine o illerin valileri atandı.

HDP’li belediye başkanlarının yerine atanan valiler, ilk icraat olarak HDP’li belediyeler tarafından göreve iade edilen terör suçlularını görevden uzaklaştırmak, ikinci olarak, HDP’li başkanların 140 gün içerisinde yaptıkları ihalelerin, işe aldıkları personellerin ve belediyenin harcama kalemlerinin tek tek incelenmesi talimatını verdi. Ayrıca, 4,5 ayda HDP’li başkanların yaptıkları ihaleler, personele ödenen ücretler, doğrudan teminle yaptırılan işler, taşeronlardan hizmet satın alma yoluyla yapılan işlere bütçe aktarımı mercek altına alacak.

HDP’li belediye başkanlarının görevden alınma nedenleri:

  • Silahlı terör örgütüne üye olmak
  • Terör örgütünün propagandasını yapmak,
  • Terör örgütü mensuplarını istihdam etmek
  • Belediyelerde resmi unvanı ve yetkisi olmayan bir takım illegal mekanizmalara ait kişileri, yönetimde söz sahibi kılmak
  • Terörist cenazelerine katılmak

HDP’li belediye başkanlarının görevden alınmalarına tepkiler:

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, görevden almaların tamamen hukuk devlet içinde gerçekleştiğini belirtti. Soylu, “Burada bir taraftan terör örgütü belediyeleri kendine ait merkez haline getirecek, adayları belirleyecek, oradan kendine finansman, insani kaynak, moral, lojistik, kültürel birikimi gerçekleştirmeye çalışacak, devlet bunları görecek. Mahkemeler bu konuda dava açacaklar. Geçen dönemde görevden aldıklarımızla ilgili birçok tutuklamalar var... Anayasa'nın 127. maddesi ve Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 47. maddesinin bize verdiği yetkiyle... Göreviyle ilgili olan hadiseyi gördüğümüz andan itibaren gerçekleştirme fırsatına sahibiz. Bizim elimizde kolluk kuvvetlerimiz var, bir taraftan yargı var. Müfettişler girer suç duyurusunda yapar. Yolsuzluk, ihmal, görevi kötüye kullanmayla ilgili birisi görevden alınıyorsa, bu yargılanmanın sona erene kadar bizim açımızdan bir tedbirdir. Terörle ilgisini, iltisakını bulduğunuz anda oradaki yapı tamamen sizin geçici bir başkan vekili atamanızı getiriyor, siz atıyorsunuz. Bir devlet memuru, vali, kaymakam, vali yardımcısı, dışarıdan herhangi birisini atayabilirsiniz. Bu hakkı size kanun veriyor. Diğerinde ise suistimal, görevi kötüye kullanma gibi burada belediye meclisi toplanır, başkanvekili seçer " dedi

İçişleri Bakanı Soylu, sözkonusu belediye başkanlarının milletin helal oylarına leke sürdüklerini belirterek, ''Bizim teröre müsamaha göstermemizi bekleyenler yanılırlar. Milletin vermiş olduğu helal oylarına ve milletin temiz oylarına leke sürmektedirler'' diye konuştu.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise hukuk devletinin ilkeleri icabı, bu kişilerin görevden el çektirildiğinin altını çizdi. “Maalesef bu belediye başkanları yine hukukun içerisinde hareket etmek yerine yanlış yollara tevessül etmişlerdir" dedi. Belediyenin imkânlarını terör örgütüne kullandırdıkları, terörle bağlantılı kişileri istihdam ettikleri, belediye hizmet araçlarını terör örgütüne çeşitli yollarla lojistik sağlamak için kullandırdıkları için de daha önce görevden alınan belediye başkanları olduğunu belirten Çelik, esas meselenin halkın oyuyla seçilmiş olanların, hukuk devletinin kuralları içinde halka hizmet etmesi olduğunu söyledi.

Çelik, "Anayasa'nın İçişleri Bakanlığına verdiği yetkiden hareketle, seçimle dahi gelseler seçimle görevden gitmeleri beklenmez çünkü seçimle iş başına gelenlerin, hukuk devletinin ilkeleri içinde hareket etmemektedir. Demokratik yollarla iş başına gelmiş olanların, hukuk devletinin prensiplerine uyması gerekir" dedi.

Ömer Çelik "Görevden Almalar hukuki değil, siyasidir" diyenlere ise "Birileri teröre destek veriyorsa bunlara karşı bir tavır alındığı zaman bu tavrı doğru bulmamak, teröre destek verenlerin durumlarını hafifletmeye çalışmaktır ki bu eleştiri siyasidir ve asıl bu durum demokratik ilkelerle bağdaşmaz" diye cevap verdi. Eleştirilerin herhangi bir şekilde hukuk hassasiyeti olmadığını, sadece siyasi bir takım mülahazalarla yapıldığını belirten Çelik, seçimle gelenin, seçimle gitmesinin temel demokratik prensip olduğunu vurguladı. Çelik "Demokrasiler, hukuk çerçevesinde yaşarlar, hukuk çerçevesinde çalışırlar. Seçilmiş bir kişi, bir belediye başkanı hukuk prensiplerine uymuyorsa, hukuk devletinin temel prensiplerini, demokrasiyi yok etmeye çalışan bir terör örgütüne yardımda bulunuyorsa, buna karşı nasıl bir tasarrufta bulunulacaktır? Herhangi bir iktidarın, bu şekilde teröre yardım eden bir mekanizmayı görmezden gelmesi başlı başına bir suçtur. Açık ve net şunu söylemek gerekiyor; hangi iktidar olursa olsun, hukuka saygılı bir iktidarın, bu şekildeki eylem ve işlemlere izin vermemesi son derece doğaldır. Eğer hukuk çerçevesinde hareket etselerdi, bu hassasiyetleri gözetselerdi, kimse bunların yönetimde kalmasına müdahale etmeyecekti" ifadesini kullandı.

İspanya'da terör örgütü ETA ile ilişki içinde olan Batasuna Partisi'nin kapatılmasının ardından AİHM'in aldığı kararı hatırlatan Çelik, "Batasuna, AİHM'e, düşünce hürriyetinin ve parti kurma hürriyetinin ihlal edildiğini söyler. AİHM, bu konuyu inceler ve partinin kapatılmasını doğru bulur. Sebepleri şunlardır; Birincisi, bu partinin mensubu olan milletvekilleri terörist cenazesine katılmışlardır. İkincisi, terör örgütünü övmüşlerdir. Üçüncüsü, terör örgütünün başka siyasileri tehdit etmesi karşısında sessiz kalmışlardır. Bunun gibi birçok gerekçeyle AİHM bu kararı vermiştir" diye konuştu.

Herri Batasuna’nın Eta bağı HDP’nin PKK ile bağına benzetilir mi?

2002 yılında İspanyol Parlamentosu siyasal partilerle ilgili bir yasa kabul etmişti. Yasa, demokrasi ve anayasal değerlere açıkça aykırı düşen eylemlerin odak noktası olan siyasal partilerin kapatılabileceğini öngörüyordu. Terör örgütü ETA'nın yürüyüşüne Batasuna Partisi'nin yöneticilerinin katılması parti kapatma gerekçesi sayılmıştı. 2003 yılında, Bask bölgesinde faaliyet gösteren Herri Batasuna partisi bu yasa gereğince Yüksek Mahkeme tarafından kapatıldı.

Kapatma gerekçeleri:

  • Batasuna Partisi’nin, terör örgütü ETA ve onun alt kuruluşlarıyla organik bağı.
  • Değişik tarihlerde gerçekleştirilen terör eylemlerini kınamaktan kaçındığı,
  • Parti sözcüsünün 'yasal olan ya da olmayan her yoldan mücadelemizi sürdüreceğiz' gibi beyanları,
  • Terörizmi destekleyen afişler asmaları,
  • Halkı devlete karşı mücadele etmeye tahrik etmeleri.

İspanya'daki tüm yargı kanallarını kullanan ama hepsinden eli boş dönene Batasuna Partisi son olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu. AİHM, partinin şikâyetini reddetti ve kapatılmasını doğru buldu.

Ak Parti 18 Yaşında

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin 18. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda konuştu. Erdoğan, "Bu kutlu çatının altından ayrılanların hiçbirinin esamesi şimdiye kadar okunmamıştır, şimdiden sonra da okunmayacaktır" dedi.

Bundan tam 18 yıl önce 14 Ağustos 2001 yılında kurulan Ak Partinin 18. Kuruluş yıldönümünde Davutoğlu, Babacan ve Gül hariç tüm partililerin davet edildiği kutlamalarda partinin yeni şarkısı da dinletildi.

Ak Partiyi bir aile olarak tanıtan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

AK Parti, organik bir partidir. AK Parti, siyaset mühendisliğine, içerden veya dışardan kulağına üflenen suflelerle, milletin içinde olmadığı her türlü hesaba kapalı bir siyasi parti olarak ve hep de bu şekilde yol yürümüştür. Gözleri ve gönülleri başka yerlerde olanların AK Parti çatısı altından çıktığında başarısızlığa mahkum olunmasının sebebi budur. Biz, tek vazifemizi Hakk'a ve halka hizmet olarak görüyoruz. Bu dava AK Parti'nin 18 yılının çok ötesinde bir davadır. Biz sadece medeniyetimizin ve ecdadımızın kadim Hakk'a ve halka hizmet davasının bugünkü temsilcileri olmaya talibiz."

"Üstelik 18 yıllık parti tarihimiz ile 17 yıllık iktidarımızın her dönemi sadece iş yapmakla, icraat yapmakla değil aynı zamanda farklı güçlere karşı mücadele vermekle geçti. Şunu da söyleyeyim, hafıza kayıtlarımızın içerisinde olanları da vakti geldiğinde milletimizle paylaşacağımızı da buradan söylüyorum. Zira bu hafıza kaydının içerisinde çok şeyler var. Yani 'kim kimdir', bunları milletimizin bilmezi lazım. Bilmesi lazım ki yanlış istikamette gitmesin. Vesayet odaklarından terör örgütlerine, uluslararası tetikçilerden içimizdeki mankurtlara pek çok kesimle uğraşmak zorunda kaldık. Hamdolsun ne milletimize verdiğim sözleri aksattık ne de bunlara pabuç bıraktık.”

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun Hayatını Kaybetti

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, Van'ın Erciş ilçesi yakınlarında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti(19.08.2019). Malazgirt Zaferi'nin 948. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Muş'un Malazgirt ilçesinde düzenlenen "4. Tarihi Roman ve Romanda Tarih Bilgi Şöleni" programının ardından Ahlat’a geçen Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van'a hareket etti. Dursun'un içinde bulundu araç, Erciş ilçesine bağlı Bayramlı Mahallesi yakınlarında şarampole devrildi. Kazada, Dursun hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı. Yaralılar ambulansla Erciş Devlet Hastanesine kaldırıldı…

Kadın Cinayetlerine Birkaç halka daha: Emine Bulut

Türkiye’de kadın cinayetlerini önleme konusunda maalesef bir mesafe alınamıyor. Sadece bu hafta içinde birkaç kadın cinayetine şahit oldu Türkiye. 2018 yılında 245 kadın cinayeti yaşanmış 10 yıl önce yani 2008’de bu rakam 60. Öyleyse giderek artan kadın cinayetleriyle karşı karşıyayız.

Kırıkkale'de, eski eşi tarafından Emine Bulut adlı kadın 10 yaşındaki kız çocuğunun yanında öldürüldü. Kadının “Ölmek istemiyorum” sözü ve yanındaki kızının “Lütfen ölme anne” yakarışı Türkiye’nin hafızasından silinmeyecek bir iz bıraktı. Cinayet zanlısı F.V. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame kabul edildi.