Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi(12-18 Ağustos 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içerisinde İç Politika ve Hukuk alanında öne çıkan haberleri kapsamaktadır.
SDE Editör
19 Ağustos 2019 09:22

Ak Parti Kuruluşunun 18. Yılını Kutladı

2002 yılından itibaren girdiği her seçimi (yerel y da genel) kazanan R. T. Erdoğan liderliğindeki Ak Parti kuruluşunun 18. Yılı için kutlama yaptı. Siyaset sahnesine 2001 yılında giren AK Parti, reformlar ve seçim başarılarıyla dolu 17 yılı geride bıraktı. 3 Kasım 2002’deki genel seçimlerden bu yana 17 yıldır girdiği tüm seçimlerden birinci parti olarak çıkmayı başaran AK Parti, e-muhtıralar, 7 Şubat MİT krizi, Gezi olayları, 17-25 Aralık darbe girişimi ve Fetöcü hin darbe girişimini önce milleti arkasına alarak sonra da güçlü bir siyasi irade ortaya koyarak başarısız kıldı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan liderliğindeki “Erdemliler Hareketi” ile 2001 yılında siyaset sahnesinde yerini alan AK Parti, “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sloganıyla çıktığı siyaset yolunda, 4 başbakan (Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu ve Binali Yıldırım) 2 cumhurbaşkanı (Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan) çıkardı.

Türkiye siyasetinde seçimleri üç kez üstü üste kazanan partiler genellikle son seçimde oylarını iyice düşürerek iktidarı devretmişler (ANAP) ya da oyların düşmesine bağlı olarak izledikleri politikalar gerekçe gösterilerek darbeyle devrilmişlerdir (DP). Oysa Ak Parti girdiği seçimlerde oylarını ya arttırmış ya da aynı düzeyde korumayı bilmiştir.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 18. kuruluş yıl dönümüne dair yayınladığı mesajında "Dostlarım dün bitti, geçti gitti. Bugün yeni bir gündür. Aydınlık Türkiye için geleceğimiz için yeniden yollara düşme günüdür" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaştığı mesajında şu ifadeleri kullandı:

"AK Parti, partilerden bir parti değil, bir millet hareketi olarak çıktığı bu yolda 18'inci yılını kutluyor. AK Parti'yi anlamak için önce Türkiye'yi ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü anlamak gerekir. Kardeşlerim, dün bitti. Bugün ne geçmişin karanlığına ağıtlar yakacağız ne de dünkü başarılarımıza destanlar yazacağız. Dostlarım dün bitti, geçti gitti. Bugün yeni bir gündür. Aydınlık Türkiye için geleceğimiz için yeniden yollara düşme günüdür.

Bu anlayıştan hareketle 18 yıldır olduğu gibi bundan böyle de milletimizle birlikte bu kutlu yürüyüşte 'Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' ilkeleriyle 2023 hedeflerimize doğru azim, gayret ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz."

Ak Parti İstanbul’da kimlerin oyunu kaybetti?

AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, 31 Mart ve tekrarlanan İstanbul seçiminde “Biz muhafazakâr Kürtlerden, Cuma cemaatinden, şehirli milliyetçi kesimden” oy kaybettik” dedi. Konuşmasına " Ama bunları geri alabilmek için de vakit var; bu sürede yapacaklarımız da belli" diyerek devam etti.

"Yeni parti kurma çabasından bir AK Parti serüveni çıkmaz”

Kurtulmuş, yen parti çalışmaları ile ilgili olarak, onların iktidara gelmek için değil, AK Partinin zaafı üzerinden yürüdüklerini belirterek, “Cumhur İttifakı’nın yüzde 52’si üzerinden 3-5 puan alma hesapları var. Ama başarı şanslarını ben görmüyorum” dedi.

Ak Partinin yeni yol haritası konusunda, “Cumhurbaşkanımız bunun ilk adımını attı ve Türkiye İttifakı dedi Daha kapsayıcı bir dil, milli ve yerli olmak, demokratikleşme öncelikli hedeflerimiz olmalı. Önümüzde daha 4 yıl var. Bu sürede seçim olmadığı için çok köklü icraatlara imza atılabilir” diyerek Türkiye ittifakı düşüncesini tekrar dile getirmiş oldu.

Başkanlık sisteminde konusunda bir sorun olmadığını, Parlamento dışından da bakan alınabilmesinin müthiş bir esneklik getirdiğini belirten Kurtulmuş, “bir yıllık tecrübe süresince nerelerde eksiklikler yanlışlar var, bunlara bakılıp düzeltilir” dedi.

Adli Yıl açılışı

2016-2017 yılından itibaren adli yıl açılışları “Millet Kongre ve Kültür Merkezi”nde yapılmaya başlanmıştı ancak bu yıl bazı barolar (26 Baro) bu açılışa katılmayacaklarını bildirdiler hatta Barolar Birliği Başkanı’nı da gitmemesi konusunda açıklamalarıyla etkilemeye çalıştılar. Ancak Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu bunun bir fırsat olduğunu ve katılacağını belirtti.

Yargıtay 2 Eylül'de Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda yapılması planlanan Adli Yıl Açılışı ile ilgili şöyle bir açıklama yaptı:

"Yargıtay’ın siyasi etki altında olduğuna dair ithamlar ile başlayan bir dizi suçlamalar hiçbir insaf ve adalet ölçüsü ile bağdaşmamakta olup, üzüntüyle karşılanmıştır… Kamuoyunun bilgisinde olduğu üzere adli yıl açılış törenleri, Yargıtay tarafından düzenlenmektedir. Bunun gerekçeleri ve süreci hakkında 29.08.2016 tarihinde basın açıklaması yapılarak kamuoyu bilgilendirilmiştir.

2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni hazırlıkları kapsamında, yargının kurucu unsurlarından biri olan savunma mesleğine duyulan saygı ve gösterilen önemden dolayı tüm baro başkanlıklarına davetiye gönderilmiş olup, ayrıca Türkiye Barolar Birliği Başkanı da avukatlar adına konuşma yapmak üzere davet edilmiştir. Türkiye Barolar Birliği Başkanı ile çoğunluk baro başkanları kendilerine yapılan daveti kabul ettiklerini belirtmişlerdir. Bazı barolar ise yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı, yargı etiği ilkeleri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gibi bir dizi başlık altında adalet sistemine ilişkin eleştirilerini dile getirerek, söz konusu davete iştirak edemeyeceklerini ifade etmiş ve görüşlerini de kamuoyu ile paylaşmışlardır.

150 yıllık köklü bir kurum olan Yargıtay’ın iletişim stratejisi, yargıya ilişkin sorunların şeffaf ve önyargısız ortamlarda tartışılmasını öngörmektedir. Yargıya ilişkin etkinliklerin geniş katılımlı, demokratik ve kapsayıcı olmasına özel önem verilmekte olup, ülkemizdeki tüm baro başkanları adli yıl açılışına davet edilmiştir. Davete nasıl karşılık verileceği baroların takdirinde olan bir konu olmakla birlikte, gönderilen davetiye vesilesiyle Yargıtay’ın siyasi etki altında olduğuna dair ithamlar ile başlayan bir dizi suçlamalar hiçbir insaf ve adalet ölçüsü ile bağdaşmamakta olup, üzüntüyle karşılanmıştır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur."

Türkiye Barolar Birliği (TBB), Başkanı Metin Feyzioğlu adli yıl açılış törenine katılacak

“Türkiye'nin normalleşmesine, yeniden kucaklaşmasına katkıda bulunacağız” diyerek törene katılacağını bildiren Feyzioğlu “Tuzu kuru olanların ne dediği çok önemli değil. Adli yıl açılışının çok önemli bir diyalog zemini olduğunu biliyoruz"  diyerek törene katılacağını net bir dille ifade etti.

TBB tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Yargıtay Başkanlığı’nın Adli Yıl Töreni’ne Türkiye Barolar Birliği Başkanı’nı davet etmesi üzerine konu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nda tüm yönleriyle görüşülmüştür. 

Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu törene katılım sağlanmasına karar vermiştir. 

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu törene katılacak ve eskiden beri gelen geleneğin devamı olarak Yargıtay Başkanı Sayın İsmail Rüştü Cirit ile birlikte Adli Yıl açış konuşmasını yapacaktır. 

Meslektaşlarımızın ve milletimizin beklentisi sorunlarımızın konuşarak çözülmesidir. Bizim de sorunları konuşarak, iletişim kurarak hep birlikte çözebileceğimize inancımız tamdır."

Kemal Kılıçdaroğlu, "Bedeli ne olursa olsun adaleti sağlamak hepimizin ortak görevi”

CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu, seçimlerden sonra il başkanlarıyla ilk kez bir araya geldi.

 Nevşehir'in Gülşehir ilçesindeki bir otelde düzenlenen CHP İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Kılıçdaroğlu, "Bedeli ne olursa olsun adaleti sağlamak hepimizin ortak görevi. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını adalet ortamında ararsınız. Vatandaşın ödediği vergilerin nerelere harcandığını adalet ortamında ararsınız. Adaletin olmadığı yerde bunlar sorulamaz, sorulamıyor ama biz soracağız, mutlaka soracağız." dedi.

Kılıçdaroğlu, demokrasi sözkonusu olduğunda herkesin sorumluluğunun bulunduğunu ve özellikle il başkanlarının ayrı bir sorumluluk taşıdığını kaydetti.

Kılıçdaroğlu: Marmara Depremi'nin 20. yılı

Marmara Depremi'nin 20. yılı olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Bugün Marmara Depremi'nin 20. yılı. Dolayısıyla 17 bin 480 vatandaşımız hayatını kaybetti bu depremde. Tarihimizin en büyük depremlerinden biri. 23 bin 781 vatandaşımız yaralandı, 96 bin 808 konut yıkıldı, 231 bin 364 konut hasar gördü. Marmara Bölgesi'nin acısı sadece Türkiye'nin değil, dünyanın ortak acısı oldu. Biz üzerimize düşen görevi yaptık mı? Bu acıdan ders çıkarttık mı? Aradan 20 yıl geçti hala İstanbul'da kentsel dönüşümü tartışıyoruz. Bu bile ülkeyi yönetenlerin geleceğe bakış açılarını gösterir. Geleceği yeteri kadar düşünmediklerini gösterir. O nedenle İstanbul'da Sayın Ekrem İmamoğlu'na da ilçe belediye başkanlarımıza da büyük görevler düşüyor. Kentsel dönüşümün bir an önce tamamlanması, kaynakların bu alanlara aktarılması, 17 yıldır yapılamayan pek çok şeyin 5 yıla sığdırılması bizim ortak arzumuzdur. Biz doğal olarak bunu yapacağız, yapmakta da kararlıyız."

Kılıçdaroğlu, birlikte yaşamanın erdemini anlatmaya çalıştık

Kılıçdaroğlu konuşmasında birlik beraberlik ve farklıklara karşı hoşgörü ve saygıdan bahsetti. Konuşmasıyla bilinen CHP’nin söylemlerinin dışına çıkan Kılıçdaroğlu özellikle farklılık, kimlik üzerinden demokrasinin erdemi ile ilişkilendirilecek açıklamalar yaparak konuşmasını sürdürdü.

"Toplumun her kesimine, bize oy versin, vermesin hiçbir ayrım yapmadan her kesimine demokrasinin erdemini, adaletin erdemini, birlikte yaşamanın erdemini anlatmaya çalıştık. Birlikte eğer Türkiye'yi güzelliğe doğru giden bir trene benzetiyorsak, o trende hepimiz varız ve o güzelliğe hep beraber yolculuk yapmak zorundayız. Farklı düşünebiliriz, farklı kimlikler, farklı inançlar olabilir ama sonuçta bayrak bizim bayrağımız, vatan da bizim vatanımız. Bu bayrağın altında, bu vatanda hepimiz huzur içerisinde yaşamak istiyoruz…”