ENGLISH
24.05.2012
26.08.2011 17:39


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar

Birkaç gündür internet sitelerinde dolaşan ve geçen dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’e ait olduğu iddia edilen ses kayıtları yeni bir tartışmayı başlattı. Yasadışı ses kayıtlarının hukuken savunulacak hiçbir yanı yok. Bu keyfi dinlemelerin kimler tarafından ve hangi maksatla yapıldığı konusunda yargı kurumlarının çok daha titiz bir çalışma yürütmesi şart. Bazı çevrelerin iddia ettiği gibi bu uygulamalar kimi çıkar gruplarının ya da uluslararası birtakım siyasi komplo uzmanlarının işi de olabilir. Ancak ne olursa olsun sonuçta hukuka aykırı bir nitelik taşıyan, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal eden bu eylemlerin önlenmesi gerekiyor.

Bununla birlikte yasadışı dinlemelerle ortaya çıkan vahim tabloyu hiç kimsenin görmezden gelme hakkı bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, yasadışı ses kayıtları çok daha büyük ölçekli hukuk dışı anlayış ve tutumları ortaya çıkarmış görünmektedir. Kayıtlardaki sesin iddia edildiği gibi Koşaner’e ait olduğunu varsayacak olursak, askeri bürokrasinin değişime karşı geliştirdiği vesayetçi algıyı koruduğu, üstelik yeni yapılacak düzenlemeleri de hazmetmekte epey zorlanacağı anlaşılmaktadır. Ergenekon ve Balyoz Darbe Planı davalarıyla ilgili olarak “Bilgisayarlarımızdaki lüzumsuz bilgileri depoladık. Aradılar, bir sürü şey buldular. Hesabını veremiyoruz. Yasaların dışına çıktık ve bunu yol yaptık, hep öyle olacak zannettik.” ifadesini kullanan Koşaner’in sözleri, Silahlı Kuvvetler içindeki kanunsuzluğu sorgulamak yerine adeta suçu gizlemek için personeli daha becerikli davranmaya teşvik eden bir özellik taşımaktadır. Nitekim ses kayıtlarında davaya konu olan plan seminerleriyle ilgili bilgilerin kurum dışına sızdırılması büyük bir rezalet olarak nitelendirilmektedir.
 
Koşaner’e atfedilen sözler aynı zamanda sivil otorite ile güç mücadelesini bırakmak istemeyen askeri bürokrasinin sivil siyaseti üstü örtülü olarak tehdit ettiğini de göstermesi bakımından önemlidir. Bu öfkenin yöneldiği başlıca muhatap elbette Ak Parti Hükümetleridir. Silahlı Kuvvetlerin denetimi için yapılan ve önümüzdeki dönemde daha da genişleyerek sürecek olan hukuki düzenlemelerden duyulan memnuniyetsizlik Koşaner’in ifadelerine yansımaktadır.
 
Öte yandan TSK’nın sivil yönetime hesap verebilir nitelikte şeffaf bir yapı olarak aynı zamanda denetime açık olmasına karşı Ordu içinde ciddi bir reaksiyonun devam ettiği anlaşılmaktadır. Koşaner’in “Şimdi ne derlerse desinler arkadaşlar. Bunun bir yerde yazması da gerekmez. Hani diyorlar ya 35.maddeyi kaldır da bilmem ne maddeyi koy. İster koy ister koyma. Biz Silahlı Kuvvetler olarak bunun için varız. Bu bizim doğal görevimiz ve bu konuda kimse bize akıl veremez. O zaman varlığımızı inkar ederiz.” sözlerinin tüm kesimlerde kaygı uyandırması gereken önemli ifadeler olduğunu vurgulamak gerekir. Burada Ak Parti Hükümetine örtülü bir mesaj verilmekte ve 35.madde ile birlikte yapılacak diğer düzenlemelerin ciddiye alınmayacağı anlatılmak istenmekte, bir tür meydan okuma yoluna gidileceğinin işaretleri alınmaktadır.
 
Konuşmadaki dikkat çeken önemli ayrıntılardan biri de son dönemde düzenlenen kanlı PKK baskınlarıyla yaşanan can kayıplarının açığa çıkardığı güvenlik skandallarıdır. Eski Genelkurmay Başkanı’nın Hantepe ve Gediktepe gibi baskınlardaki güvenlik zafiyetine ilişkin değerlendirmeleri, uzun bir süre tartışılan ve büyük can kayıplarına yol açan saldırılarla ilgili ihmallerin maksatlı yapıldığı iddialarını güçlendirmektedir. Hatırlanacağı üzere 20 Temmuz 2010 tarihinde gerçekleşen Hantepe baskını öncesinde PKK’lıların yaptıkları hazırlıklar ve baskın sırasında yaşanan olaylar Heronlar tarafından görüntülenmesine rağmen, bölgeye yardım gönderilmediği ortaya çıkmıştı. Üstelik bu skandal basına yansıdığında dönemin Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül; “Görüntüler oraya ait değil. Böyle bir şey yok. Bu tür şeylere inanmayın, gönlünüz rahat olsun.” açıklaması yapmıştı. Son ses kaydına yansıyan ifadeler ise bu baskınlardaki güvenlik zafiyetinin ihmal boyutunu çok aşan bir düzeyde olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla itiraflarda bulunan Koşaner’den başlayarak dönemin üst düzey askeri sorumlularının ifadelerine başvurulması ve etkin bir soruşturmanın yürütülmesi gerekmektedir.
 
Eski Genel Kurmay Başkanı’nın kamuoyuna yansıyan konuşmaları, üst rütbeli yetkililerin hem ulusal güvenliği ilgilendiren ve hayati öneme sahip konulardaki ağır kusurlarını gözler önüne sererken hem de görev alanı dışına çıkarak seçilmiş iktidarlara karşı darbe planlarının bir şekilde içinde olduklarını göstermektedir. Nitekim Koşaner’e ait olduğu iddia edilen ses kaydında balyoz belgelerinin medyaya sızdırılması tam bir rezillik olarak nitelendirilmekte ve 1.Ordu bu belgelerin sızdırılmasından sorumlu tutulmaktadır. Oysa suç niteliği taşıyan bu tür belgelerin korunmasının da suç teşkil ettiğini başta Koşaner olmak üzere komuta kademesi çok iyi bilmektedir. Şayet ortada bir rezillikten söz edilecekse, darbe hazırlığı yapanlar ve bu hazırlıkları gizlemeye çalışanların davranışları bu sıfatı fazlasıyla hak edecektir.
 
Sonuç yerine ifade etmek gerekirse, Silahlı Kuvvetlerin sivil denetimi için yapılması gereken hukuki düzenlemeler geciktikçe askeri bürokrasinin geleneksel egemenlik algısı da güçlenmektedir. Koşaner’e ait olduğu iddia edilen son ses kaydı askerlerin hala eski alışkanlıklarını sürdürmek için çaba harcamakta olduğunu göstermektedir. Sivil irade askeri elitlerin güç gösterilerine son verecek yasal ve hukuki reformları gerçekleştirmediği sürece yeni ses kayıtlarıyla yüzleşmemiz kaçınılmaz olacaktır.  
 
 
 
 

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya