ENGLISH
24.05.2012
25.08.2011 13:02


Aydın Bolat
SDE Stratejik Planlama Kurulu Başkanı
abolat@sde.org.tr
CV

Teröre Karşı Yeni Strateji ve Demokratik Açılım

30 yıldır devam eden, 50 bin cana mal olan, milyarlarca dolarlık zarar bilançosu bırakan, ülkenin demokratikleşmesini, reformlarını, kalkınmasını engelleyen, toplumsal barışı bozan, bürokratik vesayeti devam ettiren, uluslararası profilini sarsan, bölgesel güç vizyonunu etkileyen PKK terörü ile mücadele “Kürt Sorunu” kapsamında Türkiye’nin demokratik değişim sürecine bağlı olarak strateji değişiklerine uğradı. PKK terör örgütü yıllar içinde değişik taktikler denedi. Devlet de PKK ile mücadelede farklı dönemlerde çeşitli stratejiler uyguladı. Sonuçta yukarıdaki bilanço ortaya çıktı.
 
Demokratik açılım çabalarıyla çözüm için beliren umutlar Habur’da ve Reşadiye saldırısıyla kırılsa da operasyonların azaldığı “çatışmasızlık” dönemi 2011 seçimsürecinde devlet-Öcalan görüşmelerinin katkılarıyla sürdürülebildi. Aslında bu dönem Kürt meselesiyle ilgili farkındalığın arttığı, inkâr ve asimilasyon politikalarının terk edildiği, genel kamuoyunun empatisinin yükseldiği bir zamandır da. TRT 6’nın Kürtçe yayına geçtiği, Kürtçe yasaklarının kaldırıldığı, üniversitelerde Kürt dili ve kültürü ile ilgili bölümlerin açıldığı bir süreç… Aynı zamanda bölgedeki faili meçhullerin soruşturulduğu, toplu mezarların araştırıldığı, Jitem’in hukuksuz operasyonlarının soruşturulduğu, devletin yanlış politikalarının en derininden dava konusu yapıldığı asker-polis demeden yapılan hukuk dışı uygulamaların sorgulandığı, bir dönem yaşandı, yaşanıyor. Öyle ki Kürt meselesi üzerinde herkesin eteğindeki taşı döktüğü, her şeyin serbestçe yazıldığı, konuşulabildiği bir özgür tartışma dönemi de açıldı. Konu, Kürt vatandaşlarının sorunu olsa hak, hukuk, özgürlükler ve insan hakları temelli bir değişimin demokratik fırsatları ortaya çıkabilmişti denilebilir.
 
2001’den itibaren Türkiye’de yaşanan değişimin devlete, kurumlara, topluma yansımaları özellikle son dönemde PKK ve bileşenleri tarafından yanlış yorumlandı. Bütün demokratikleşme hamlelerini PKK’nın silahlı mücadelesinin bir kazanımı olarak algıladılar ve bunu böyle de yansıttılar. PKK’nın eli silahlı dağ kadrosu ve onun yarattığı şiddet olmasaydı Kürtlerin elde edeceği hiçbir şey yoktur! Bu durum Kürt siyasetini de, bölge halkını da otomatik olarak PKK terör örgütünün vesayetine bıraktı. Devletteki değişim iradesini, demokratik dinamikleri, statüko karşısındaki çabaları önemsemedikleri, desteklemedikleri gibi buradan doğan zaafları kendi üstünlük hanelerine yazma yanlışına düştüler. PKK, BDP, DTK, KCK bloğunun bu yanlış algılamalarından Öcalan da nasibini aldı. Taşeron gibi kullanılarak oyunun dışına çıkarıldı. İçine girdikleri aymazlık ve şımarıklıklar onları güçlerinin üzerinde işlere sürükledi. 2011 Haziran seçimlerine kadar söylemleriyle sonrasında ise eylemleriyle devlete meydan okuyan işlere giriştiler. Bölgede kurtarılmış alanlar yaratacak, devlet otoritesini tanımayan saldırılar yaparak, eğitim – mahkeme – vergi tahsilatı–dağa adam bulma… İşlevlerini görecek 21 kamp merkezi oluşturdular. Adam kaçırma, asker-polis kaçırma, sokak ortasında infazlar, yollara döşenen mayınlar, bombalar derken Silvan saldırısı ve Çukurca pususu bardağı taşıran damlalar oldu. Son bir ayda bölgede asker-polis-sivil 50 şehit verildi. Sabrın, tahammülün sınırları aşıldı, limitleri doldu. Adına devlet denilen hiçbir kurumun daha fazlasına dayanamayacağı aksi halde kendini yok sayacağı noktaya gelindi.
 
Bölgede devlet otoritesini göstermeden, saha hâkimiyetini sağlamadan, vatandaşın mal, can, ırz, emniyetini koruyamadan, halka güven vermeden, daima yanında, yakınında ve desteğinde olduğuna inandırmadan yani topyekûn güvenliği sağlamadan önce orada yapılacak hiçbir şey yoktur. Bölgede yapılacak ekonomik, kültürel, sosyal, siyasal bütün iyileştirmeler önce güvenliğin sağlanmasına bağlıdır. Bu yapılmazsa bütün hizmetler PKK silahlı direnişi olduğu için verilmiş olmakta ve beklenen olumlu sonuçlara ulaşamamaktadır.
 
İşte gelinen bu noktada Bıçak kemiğe dayandı, söz bitti. Terörle mücadelede yeni bir milat belirlendi. Bu yeni dönemde PKK terörü ile sonuna kadar mücadele edilirken, sonuna kadar demokrasi parolası geçerli olacak. Demokratik açılımların savunması ve güvenliği için devlet PKK karşısında kahredici gücünü sonuna kadar halkın huzur ve emniyeti için kullanacaktır. PKK kamplarına Kandil dâhil sınır ötesi hava harekâtı ile başlayan bu yeni dönem, nokta operasyonlara dayalı kara harekâtı ile devam edecek. İçerideki kamplar ve hedeflerde polis özel harekâtının plan ve hazırlıkları tamamlanmış operasyonlarıyla etkisiz hale gelecek. Kuzey Irak’ta, İran’da, Suriye’de ya da Avrupa’daki PKK hedefleri, kaynakları, destekleri tek tek bertaraf edilecek bu konuda ilgili ülkelerle başta ABD, İran, Irak ile gerekli konsensüsler sağlanmıştır. PKK terörü ile mücadele başbakanlığın kontrol ve denetiminde, polis özel harekat timlerinin kullanıldığı, sınırda ve sınır ötesinde profesyonel özel askeri birliklerin kullanıldığı topyekun bir mücadele stratejisinin uygulandığı yeni bir sürece geçilmiştir.
 
Kürt meselesinin içindeki “PKK Sorunu” halledilmeden Kürt halkının çözülecek hiçbir problemi yoktur. AB sürecinde Türkiye demokratik reformlarını ardı ardına uygulamaya koymuştur. Yeni Anayasa ülkenin gündemindedir. Kamu yönetimi reformu, seçim ve siyasi partiler kanunu, eğitim-sağlık-ekonomik reform çalışmaları Anayasa’dan sonra süratle halledilecek konularıdır.
 
Ancak PKK terörünü Türkiye’nin statükosunun yarattığı bir bela olduğunu bilelim. Derin devlet sistemi, Ergenekon yapılanmasının Türkiye’nin önüne koyduğu duvarlardan biri de PKK terörüdür. Devlet içindeki çetelerle, cuntalarla işbirliği halinde millete şike yaparak var olan PKK terörü minimize edilmedikçe ve etkileri temizlenip Kürt halkı üzerindeki vesayeti kırılmadıkça barış ve huzuru getiremeyiz.
 
“PKK terörünün demokratik kontrolü ve çözümü” olarak nitelendireceğimiz bu yeni süreç için iç ve dış konjonktür uygundur. Bölgenin halk isyanları ile çalkalandığı, ABD ve Avrupa’nın ekonomik krizlerle boğuştuğu bir zamanda Türkiye ile uğraşamazlar. Bölgedeki istikrarsızlıklar içinde düzenleyici misyonu tartışılmaz olan Türkiye’nin terörle meşgul edilmesine dünya sistemi izin vermez. Türkiye bu fırsatı iyi değerlendirmelidir. Bölgesel güç vizyonu ve uluslararası yükselen profili Türkiye’nin bu sorununu en kısa zamanda çözmesini gerektiriyor. Evinin içini düzenleyemeyen Türkiye’nin, bölgesine barış, güven, huzur ve düzen vaat etmesi model çizmesi ne kadar mümkündür? Balkanlar’a, Kafkaslar’a, Ortadoğu’ya, Afrika’ya ufuk olmuş Türkiye’nin içinde arkaik mikro milliyetçi terörle boğulması mümkün müdür? Bosnalı’nın, Kosovalı’nın, Gürcü’nün, Azeri’nin, Arap’ın, Somalili’nin, Eritreli’nin derdine derman olan Türkiye’nin tüm İslam dünyasına umut olmuş, kalkınma rekorları kıran, dünyanın 16. ekonomisinin, NATO’nun 2. ve dünyanın 5. gücünü temsil eden bir ülkenin ilkel bir terör markasına yenileceğini beklemek akıl işi değildir.
 
Öyleyse inadına demokrasi, inadına terörle mücadele yeni stratejinin özetidir. PKK terörü bitirilinceye, beyaz bayrak çekilinceye kadar agresif bir mücadele dönemi başlamıştır. Türkiye’nin Yeni Anayasa ihtiyacı, demokratik hukuk devleti çıtası, refah, barış, huzur ve adalet hedefi şaşmadan yola devam…

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Milli Eğitim Sisteminde Üç Dörtlük Değişim - 02 Nisan 2012 Pazartesi 21:12
28 Şubat Ergenekon’un Çocuğu, Balyoz’un Ebesidir - 29 Şubat 2012 Çarşamba 19:21
TSK Reformu Acilen Yapılmalıdır - 03 Şubat 2012 Cuma 16:52
Yeni Yılda Neler Olacak? - 02 Ocak 2012 Pazartesi 19:20
Joe Biden Neden Geldi? - 07 Aralık 2011 Çarşamba 19:39
Türkiye ve Mısır'da Demokratik Dönüşümler - 27 Ekim 2011 Perşembe 18:26
Yükselen Türkiye'nin Risk ve Engelleri - 11 Ekim 2011 Salı 15:40
Türkiye’de NATO Füze Radarları / Doğu-Batı Denklemi - 07 Ekim 2011 Cuma 14:30
Teröre Karşı Yeni Strateji ve Demokratik Açılım - 25 Ağustos 2011 Perşembe 13:02
Yeni İslam Dünyası - 02 Temmuz 2011 Cumartesi 17:07
Türkiye’nin Seçimi: Yeni Anayasa İle Tam Demokrasi - 14 Haziran 2011 Salı 15:25
Türkiye’nin Seçimi Ya Vesayet Ya Tam Demokrasi - 06 Haziran 2011 Pazartesi 11:37
Seçim Virajında MHP, Terör ve PKK - 30 Mayıs 2011 Pazartesi 16:17
Türkiye Bölgenin Vicdanı... Filistin Birleşti, Libya Nereye? - 27 Mayıs 2011 Cuma 19:38
Suriye Nereye Gidiyor? - 18 Mayıs 2011 Çarşamba 14:20
Bin Ladin 3,5 Yıl Önce Eceliyle Ölmüştü! - 03 Mayıs 2011 Salı 18:26
Sorgulanan Devlet / Ergenekon - 28 Mart 2011 Pazartesi 14:21
Ortadoğu Değişim Sürecinde Aktörler ve Gerçek Dinamikler - 28 Şubat 2011 Pazartesi 16:24
Kadim Bir Dostun Tüm Sevdiklerine Mesajı - 05 Ocak 2011 Çarşamba 13:38
NATO Füze Savunma Sistemi - 26 Ekim 2010 Salı 16:43
12 Eylül: Darbe Değil Demokrasi - 08 Ağustos 2010 Pazar 18:44
Türkiye’nin Batıya Bağlılığını Göstermeye İhtiyacı Var mı? - 03 Temmuz 2010 Cumartesi 16:22
Referandum Sürecinde Türkiye’nin Ateşle Sınavı - 23 Haziran 2010 Çarşamba 15:37
Yalnızlaşan İsrail, Büyüyen Türkiye - 07 Haziran 2010 Pazartesi 15:47
Değişim CHP’yi de Etkiledi (mi?) - 03 Haziran 2010 Perşembe 13:18
Yakın Geleceğe Dair: Statüko Bitecek Değişim Sürecek - 29 Nisan 2010 Perşembe 16:02
Demokrasiye Evet Vesayet Rejimine Hayır! - 27 Mart 2010 Cumartesi 18:56
Balyoz Darbe Planlarına Hukuk Tokmağı - 26 Şubat 2010 Cuma 14:05
Plan Semineri Balyoz Darbe Planına Nasıl Dönüşür? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 20:20
Aslında Ne Oluyor? Değilse Ne? - 15 Ocak 2010 Cuma 16:35
Ne ist(em)iyoruz? - 29 Aralık 2009 Salı 14:57
Eksen Kayması Değil Yeni Türkiye Vizyonu - 29 Aralık 2009 Salı 14:39
Açılıştan Kapanışa mı? Yoksa Kaos Bitecek Değişim Sürecek mi? - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:27
Ermenistan Açılımı - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:24
Demokratik Değişim Sürecinde Devlet, Siyaset ve Halk - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:57
Demokratik Açılım ve Yeni Türkiye - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya