ENGLISH
24.05.2012
09.08.2011 14:40


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Suriye’de Sona Yaklaşırken

 

Suriye’de ordu birliklerinin halka yönelik olarak ayrım gözetmeksizin giriştiği cinayetlerin giderek yaygın bir katliama dönüştüğü görülmektedir. Rejim muhaliflerinin barışçıl gösterilerine karşı Esed rejiminin şiddete başvurması sonucu yüzlerce sivilin hayatını kaybetmesinin ardından isyan ateşi tüm şehirlere yayılmaktadır. Uluslararası çağrılara rağmen kendi halkının özgürlük taleplerini tank ve top ateşi ile bastırmaya çalışan Esed’in artık yolun sonuna geldiği anlaşılmaktadır.
 
Düne kadar Suriye’deki insanlık suçlarına karşı çok cılız tepkiler veren Arap dünyasının da yaşananlara daha fazla sessiz kalmak istemediği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede Arap Birliği’nin derhal şiddetin durdurulması yönündeki çağrısı ve ardından Suudi Arabistan’ın katliam boyutunda yaşanan olayları protesto ederek Şam büyükelçisini çekmesi, Esed rejiminin yalnızlaşmasını ve etrafındaki çemberin daralmasını amaçlayan gelişmelerdir. Öte yandan Suudi Arabistan-İran çekişmesinin Suriye üzerindeki etkilerinin çok daha sert sonuçlar doğuracağı yeni bir sürece girilmektedir.
 
Tüm bu tepkilerin dışında Türkiye’nin akan kanın durdurulması ve özgürlükler hukukuna dayalı reformların acil olarak gerçekleştirilmesi amacıyla Şam yönetimini defalarca uyarmasına rağmen Esed rejiminin vurdumduymaz ve insanlık dışı saldırılarda ısrarcı olması zaten dolu olan bardağın taşmasına yol açmıştır. Türkiye’nin bu öfkesini son kez Dışişleri Bakanı Davutoğlu aracılığı ile Şam yönetimine iletmesiyle ortaya daha net bir tablonun çıkacağı öngörülmektedir. Bununla birlikte Esed yönetiminin reformlar yönünde yeni vaatlerde bulunmasının da bir anlamı kalmamış görünmekte ve Baas rejimi sonrası Suriye’nin nasıl şekilleneceğine ilişkin değerlendirmeler ana gündem konusunu oluşturmaktadır.
 
Türkiye’nin Esed rejimine vereceği son mesajlar birkaç boyut taşımaktadır.Buna göre Şam yönetiminden derhal şiddete son verilmesi ve tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması istenecek, aksi halde ikili ilişkilerin telafisi imkansız ölçüde kötüleşeceği bildirilecek ve uluslararası müdahalenin kaçınılmaz hale geleceği çok net biçimde vurgulanacaktır.Diğer taraftan Ankara-Şam ilişkileri kopma noktasına gelirken,Türkiye’nin birtakım stratejik kaygılar taşıdığını anlamak zor değildir. Bunlardan belki de en önemlisi, Esed’in İran yönetimi ile geliştirdiği siyasi ve askeri dayanışmadır. Bu durum Türkiye-İran ilişkilerinin geleceği bakımından da karmaşık bir sonuç doğurmaktadır. Uluslararası güçlerin Şam-Tahran ittifakı ile asıl Erdoğan Hükümetini ateşe atmak istedikleri ve Türkiye’yi İran ile bölgesel bir hesaplaşmaya zorladıkları ciddi bir olasılıktır.
 
Daha düne kadar Ankara-Şam arasındaki güçlü işbirliğinin bir model olarak sunulduğu, vizelerin kaldırıldığı ve toplumların yakınlaştığı bir ortam mevcut iken, yaşanan gelişmeler adeta bu sürecin birtakım güçlerce sabote edilmek istendiğini akıllara getirmektedir. Esed rejiminin tüm olasılıkların dışında bir süre daha iktidarını sürdürmesi durumunda ise Kürt sorunu çok daha karmaşık hale gelebilir. Bu konuda korkulan en ciddi senaryolardan biri, Esed rejiminin bir tür intikam duygusu ile PKK ve uzantılarına yeniden Suriye topraklarını açması ihtimalidir. Her şeye rağmen Suriye Türkiye’nin düşmanlığını kazanacak yaklaşım içine girmekten çekineceği ve Arap baharına ilham veren bir güç olarak Ankara’nın bölgedeki ağırlığını korumaya devam edeceği öngörülmektedir.
 
Şiddetin devam etmesi halinde Türkiye’nin Şam yönetimine karşı birtakım diplomatik ve ekonomik yaptırımlar uygulaması kaçınılmaz hale gelecektir. İlk etapta Şam Büyükelçisinin geri çekilmesi ve bazı ticari anlaşmaların askıya alınması gibi seçeneklerin gündeme gelebileceği düşünülmektedir. Kimi siyasi çevrelerin Suriye’nin kuzeyinde ve Türk ordusunun kontrolünde bir güvenlik kuşağı oluşturulması yönünde ortaya attıkları senaryolara dikkat etmek gerekmektedir. Sözüm ona insani kaygılar gözetilerek üretildiği iddia edilen bu senaryoların arka planında Türkiye’yi bir çatışma ortamına çekme ve bölgesel bir savaşa zemin hazırlama düşüncesi yatmaktadır. Bu yüzden uluslararası bir müdahale, Libya örneğinde olduğu gibi Suriye’yi daha büyük bir insani felakete, etnik ve dini ölçekli bölünmeye götürebilir.
 
Türkiye krizin başından beri uluslararası bir askeri müdahaleye kesinlikle karşı çıkmış ve sorunun hukuki ve siyasi reformlarla aşılması için büyük çaba harcamıştır. Ancak Esed rejimi adeta uluslararası bir müdahaleyi davet edercesine kendi bildiğini uygulamaya devam etmiştir. Ne yazık ki yaşananlar uluslararası bir askeri müdahaleyi arzulayanların elini güçlendirmektedir. Bölge ülkelerinin küçük hesapları bir yana bırakarak yaklaşan büyük tehlikeyi görebilmesi gerekmektedir. Arap Birliği ve İKÖ’nün çok geç olmadan Suriye’nin bölünmesini önleyecek ve Suriye halkını özgürleştirecek politikaların üretilmesi için inisiyatifi ele almaları tarihi bir sorumluluktur.
 
(Selvet Çetin,SDE Uzmanı)

YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya