ENGLISH
24.05.2012
22.07.2011 09:32


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri

Haziran ayında Batı Balkan ülkelerini kapsayan bir ziyaret gerçekleştiren ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Gordon’un temasları, bölgedeki karmaşık siyasi sorunları yeniden gündeme taşıdı. Gordon, Kosova ve Sırbistan arasındaki ihtilafların çözülememesi halinde Sırbistan’ın AB’ye adaylık statüsü elde etmesinin mümkün olamayacağı konusunda açık mesajlar verdi. ABD’nin Sırbistan yönetimiyle ilişkilerinin normalleşmesi bakımından Kosova ile sınır sorunlarının giderilmesini çokça önemsediği biliniyor. Savaş suçlularını Lahey mahkemesine teslim ederek batıya önemli bir jest yapan ve adaylık sürecinin hızlanmasını bekleyen Sırbistan’ın Kosova ile ilişkilerinde kayda değer bir ilerleme sağlanamaması halinde yeni bir siyasi gerilimin başlaması kaçınılmaz görünüyor.

Kosova’nın bağımsızlığına giden yolda belirleyici bir rol oynayan ABD yönetiminin Sırbistan’ı hala bölgedeki en riskli ülke olarak görmesinin arka planında çeşitli etmenler mevcut. Tarihsel süreç içinde Rusya’nın bölgedeki geleneksel Truva atı rolünü yakın zamana kadar başarıyla oynayan Sırbistan’ın Avrupa-Atlantik entegrasyonuna destek vermesiyle yeni bir döneme girildiğini söyleyebiliriz. Nitekim Gordon’un hem Belgrad ve hem de Priştine ziyaretlerinde bölge ülkelerinin geleceği bakımından Avrupa-Atlantik kurumlarının vazgeçilmez öneme sahip olduğunu belirtmesi, AB ve NATO üyeliği gibi iki önemli kozun ABD yönetimi tarafından kullanılmaya devam edeceğini gösteriyor.
 
 
ABD’nin Sırbistan’a Kosova Baskısı
 
Sırbistan Dışişleri Bakanı Jeremiç’in 15 Haziran’da Gordon ile görüşmesinde Sırbistan’ın Kosova’nın bağımsızlığını tanımasının söz konusu olamayacağını ifade etmesi önemli bir tartışmayı da başlatmış oldu. Gordon bu görüşmede Kosova sınırının tanınması yönünde Sırp tarafına baskı yapsa da Sırbistan’ın bu tür bir teklifi yakın bir gelecekte kabul etmesi zor görünüyor. Zira Sırp milliyetçisi gruplar sınırların uyumlu hale getirilmesi yönündeki uluslar arası baskılara taviz verildiği takdirde bir süre sonra Kosova’nın bağımsızlığını tanımak zorunda kalacaklarından endişe ediyorlar. Bilindiği gibi Sırbistan, Kosova’yı hiçbir zaman tanımayacağına dair defalarca açıklama yapmıştı.
 
Bununla birlikte AB adaylık süreci konusunda fazlasıyla umutlu görünen Sırbistan’ın yakın komşuları Kosova ve Bosna-Hersek ile sınır sorunlarını çözmek konusunda sergilediği isteksizlik ciddi bir rahatsızlık nedeni haline gelmiş durumda. Şayet Sırp yönetimi, Bosna-Hersek ve Kosova’daki milliyetçi Sırp grupları ayrılıkçılık yönünde üstü örtülü olarak cesaretlendirmeyi sürdürmeye devam ederse ABD yönetiminin AB’ye baskı yapması ve adaylık yolunda ek koşulların yerine getirilmesini istemesi sürpriz sayılmamalı. Bu koşulların en önemlisi ise ilk etapta Kosova’nın toprak bütünlüğünün tanınması olabilir. Böylece Kosova-Sırbistan sınır meselesinin çözülmesi konusunda önemli bir ilerleme sağlanması beklenebilir. İkinci ve çok daha büyük yankı uyandıracak konu ise Kosova’nın bağımsızlığının kabul edilmesidir. Sırbistan’ın bu tür bir tanıma kararını yakın bir gelecekte alması öngörülmemekle birlikte artan uluslararası baskıların iç kamuoyundaki sert milliyetçi tutumları zayıflatmasını da beklemek fazla hayalcilik olarak görülmemelidir. 
 
Belgrad’ın ardından Priştine’deki görüşmelerde ise Gordon, ABD'nin Kosova'nın egemenlik ve toprak bütünlüğüne verdiği önemi yineleyerek her iki ülkenin aralarındaki sorunları diyalog yolu ile çözmelerinden yana olduklarını söyledi. Bir süredir tartışılan ve Sırbistan Başbakan Yardımcısı Ivica Daciç tarafından dile getirilen “Kosova’nın bölünmesi” fikrini Gordon’un “felakete davet” olarak nitelendirmesi anlamlıdır. Burada Tadiç yönetiminin kendisini daha fazla ABD baskısı altında hissetmelerine yol açacak girişimlere karşı Bosna-Hersek ve Kosova’daki Sırp ayrılıkçılarını ciddi bir koz olarak kullanabileceğine dair güçlü işaretlerin bulunduğunu not etmek gerekir. Sırbistan’da, bir süredir milliyetçi akımların siyasi güç gösterilerinin sahnelendiği dikkate alındığında, özellikle Kosova ile ilgili taviz anlamına gelecek yeni gelişmelerin Tadiç yönetimini güç durumda bırakması ihtimal dahilindedir.
 
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Gordon’un bölge gezisinin ardından 18 Temmuz günü Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç, Hırvat Cumhurbaşkanı Josipoviç ve Bosna-Hersek (BH) Cumhurbaşkanlığı üyelerinin bir araya gelerek AB ile entegrasyon konusunda güç birliği yapacaklarını açıklamaları manidar karşılanmalıdır. Bu toplantıda Tadiç’in son kaçak savaş suçları zanlısı olan Goran Haciç’in görüldüğü yerde tutuklanacağına dair söz vermesi ve iki gün sonra Haciç’in yakalandığının açıklanması da aynı ölçüde anlamlıdır. Uzun yıllardır Sırp yetkililer tarafından yerleri bilindiği halde yakalanmadıkları iddia edilen savaş suçlusu zanlılarının bugün siyasi bir koz olarak kullanıldıklarına dair uluslararası kamuoyunda yaygın bir kanaatin varlığı söz konusudur. Dolayısıyla Sırbistan’ın ABD ve AB ile ilişkilerinde savaş suçlularını bir pazarlık aracına dönüştürdüğü artık bir sır değildir.
 
Önümüzdeki dönemde Balkanların kilit ülkesi konumundaki Sırbistan’ın bölgesel ilişkilerinin yönünü ABD ile ilişkileri belirleyecektir. Balkanlarda kalıcı bir barışın sağlanması bakımından savaş suçlarının soruşturulması ve Sırbistan’ın yakın geçmişle yüzleşmesi iki önemli konudur. Bunun yanı sıra Kosova ve Bosna-Hersek’in sınır güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması konusunda Sırp yönetiminin vereceği garantiler de büyük öneme sahiptir. Her iki alanda sağlanacak ilerlemeler ya da yaşanacak olası gerilemeler için her halükarda ABD yönetiminin Balkan politikası dikkatle izlenmelidir. 

YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya