ENGLISH
24.05.2012
02.07.2011 17:07


Aydın Bolat
SDE Stratejik Planlama Kurulu Başkanı
abolat@sde.org.tr
CV

Yeni İslam Dünyası

İKÖ’de Devrim Niteliğinde Değişim

 
Afrika, Ortadoğu, Asya ve Pasifik coğrafyasına yayılmış 57 İslâm ülkesinde 1,5 milyon Müslüman yaşıyor, bunun 500 milyonu diğer ülkelerde... Araplar, Türkler, Hintliler, Malezyalılar, Acemler çoğunluk olmak üzere her ırk ve kavimden Müslümanlar dünyanın her yerine yayılmış durumda. İslâm ülkelerinin fert başına geliri ortalama 10 bin doların altında; Avrupa ülkelerinde ise ortalama 24 bin dolar... İslâm dünyası global enerji kaynaklarının yüzde 70’ine sahip oldukları halde, global gelirin yüzde 7,5’u ile global ticaretin ancak yüzde 11’i bu dünyaya ait... Doğal kaynakların imkanlarıyla zenginleşmiş İslâm ülkeleri yanında çok fakir olan İslâm ülkeleri çoğunlukta.
 
Dünyanın zenginler kulübü G-8’de hiçbir İslâm ülkesi yok. G-20’de ise Türkiye, Suudi Arabistan, Endonezya ülkeleri var. Bu dünya Batılı ülkelerin sömürge ve post modern sömürge dönemlerini yaşadı, yaşıyor... 1. ve 2. Dünya savaşları oldu küresel büyük değişimler yaşandı, ancak değişimi gerçekleşmeyen bir tek Ortadoğu’daki ülkeler kalmıştı. Bağımsızlık, demokrasi dalgası bölgeye yeni ulaştı. 2011, İslâm Dünyasını sarsan önemli değişimlerin yaşandığı bir yıl oluyor. Tunus, Mısır, Libya, Yemen, Suriye’de insanlar “korku duvarı”nı aştı. Özgürlük, onur, refah ve hak arayışlarıyla isyan ediyorlar. Diktatörleri ve onların arkasındaki küresel güçleri sorguluyorlar. Irak, Afganistan, Pakistan, Filistin; ABD, İsrail ve batılıların işgali altında. Sudan ve birçok İslâm ülkesi iç çatışma, bombalama ve terör saldırılarıyla sarsılıyor. Dünyanın en riskli ve istikrarsız bölgelerinin içinde yer alıyor İslâm ülkeleri.
 
İKÖ’den İİT’ye İslâm Dünyası
 
Böyle bir ortamda, 28-29-30 Haziran tarihlerinde Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirilen İslâm Konferansı Örgütü (İKÖ) 38. Dışişleri Bakanları zirvesinde 57 üye devletten 600’e yakın delege katıldı. Dünya medyasının yoğun ilgi gösterdiği “tarihi” toplantıya ABD, Rusya, İngiltere, Filipinler, KKTC, Bosna Hersek ‘gözlemci’ olarak katılırken BM, AB, Afrika Birliği, Arap Birliği, AGİT, ŞİÖ, OECD... gibi uluslararası kuruluşlar yakın ilgi ve dikkatle İKÖ zirvesini izlediler.
 
Müslüman ülkeleri bir araya getiren en üst düzeydeki ‘çatı kuruluş’ olan İKÖ bünyesindeki reform çalışmaları 2005 yılından beri devam ediyor. Örgüt misyonunu, vizyonunu, felsefesini, tüzüğünü ve teşkilat yapısını yenileyerek 42 yıllık ismini, amblemini ve bayrağını da değiştirdi. 57 üye ülke ile BM’den sonra en büyük uluslararası organizasyon olan İKÖ’nün ismi, İslâm İşbirliği Teşkilatı - İİT (Organization of İslamic Cooperation) olarak değiştirildi. Yeni isimdeki “işbirliği” ifadesi teşkilatın son 10 yılda büyük ölçüde değişen felsefesini ve yenilenen yapısını yansıtıyor. Sadeliğin ön plana çıktığı, merkezinde Kâbe bulunan dünya figürü yeşil hilal tarafından kucaklanmış yeni amblem de teşkilatın 2005’ten bu yana geçirmiş olduğu modern dönüşümün imajını sembolize ediyor. Yaklaşık 650 kişinin katıldığı yarışma sonucunda Türkiye’den Raciha İpek Öke adındaki genç tasarımcının çizdiği logo amblem büyük beğeni toplarken, Genel Sekreter İhsanoğlu “Zarfla mazruf bir oldu. Yedi senedir gerçekleştirdiğimiz reformların sonucunu en güzel şekilde yansıtıyor.” dedi.
 
 
İİT Şartı ve 10 Yıllık Eylem Planı
       
2005 yılı başında ilk kez teşkilat içinde yapılan bir seçimle genel sekreterlik görevine getirilen Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun başlattığı reform çalışmaları çerçevesinde İKÖ’nün yol haritası sayılan aynı yıl olağanüstü Mekke Zirvesinde kabul edilen 10 yıllık eylem planı da Astana’da açıklandı:
 
“İnsan hakları, iyi yönetişim ve sosyo ekonomik kalkınma...” Yeni yapılanma İslâm Dünyasında ‘devrim niteliğinde değişimler’ olarak nitelendiriliyor. İslâm Dünyasının demokratikleşmesini öngören yeni “İİT Şartı” ve “10 yıllık aksiyon planı” metinlerinin bugün Müslüman ülkelerdeki gerginlik, çatışma ve isyanları ortadan kaldıracak önemli çözümleri içinde barındırıyor. Üye ülkelerin temel insan hakları, iyi yönetişim (demokratikleşme) ve sosyo ekonomik kalkınma adına İİT şartını yerine getirmeleri gerekiyor. Cenevre İnsan Hakları Komisyonu gibi çalışacak olan “İslâm İnsan Hakları Komisyonu” 18 üyeden oluşuyor. Sıkıntıların aşılması, çağdaş değerlerin verilmesi ve hakların korunması bakımından İslâm Dünyasının en büyük siyasi örgütünün insan hakları konusuna el atması çok önemli bir gelişme olarak sayıldı. Komisyonun bazı İslâm ülkelerindeki idamları, bombalamaları ve çatışmaları sorgulaması da gündeme gelebilecek. İİT’nin yeni hedefleri daha katılımcı, işbirliği içinde, insan haklarına saygılı, birbirinin olumlu özelliklerinden yararlanan, refaha erişmiş bir İslâm Dünyası...
 
İİT’nin ilk mesajı Filistin Devleti’nin BM’de tanınması Tunus ve Mısır’daki halkın isteği sonucu yaşanan değişimlere destek, Libya, Yemen, Suriye, Bahreyn’deki olaylardan endişe edilirken halkla diyaloğun tesisine ve vaat edilen değişiklerin hızla hayata geçirilmesine davet çağrıları yer aldı.  
 
 
İİT’de Devlet Sistemine Benzer Yapılanma
 
İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT) nin teşkilat yapılanması tıpkı devlet sistemine benzer bir yapı arz ediyor. Aynı şey değil ama Hıristiyan dünyasının Vatikan Devletine benzer bir yapılanma. İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT)’nin merkezi ve daimi meclisi İstanbul’da olacak. Ekonomi merkezi Cidde, Ticaret ve Finans merkezi Dubai, Sosyal Politikalar ve İnsan Hakları Merkezi İslamabad, Savunma-Güvenlik-İstihbarat İşbirliği Merkezi Kahire, Uluslararası İlişkiler Merkezi Kuala Lumpur’da olmak üzere İslâm dünyasının farklı ülkelerinde teşkilatın temel yapısal merkezleri gelecek zaman sürecinde bölgesel ve uluslararası şartlara ve konjonktüre göre faaliyete geçirilecek. İşbirliği; temel insani değerler, sosyal politikalarla beraber ortak güvenlik dayanışmalarını da içeriyor.
 
Zirvenin Kazakistan/Astana’da yapılması çok önemli anlamlar taşıyor. Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, İslâm ülkelerinin dünyada söz sahibi olması gerektiğini bunun için ekonomisi güçlü İslâm ülkeleri içinden bir “İslâm G-20’si”nin çıkartılması gerektiğini vurguladı. Teşkilatın faaliyetlerinin dünyaya etkili bir şekilde duyurulması için “e-İslâm” adında bir internet sitesinin kurulmasını da önerdi. İİT dönem başkanlığını da yürüten Kazakistan, İslâmi Borsa Endeksinin kurulmuş olmasını takdir ederken her sene İslâmi bankacılık konferansının yapılmasını önerdi.
 
 
İİT ve Türkiye / Prof. E. İhsanoğlu
 
Uzun yıllar İKÖ üyeliği TBMM’de karara bağlanamayan Türkiye bugün Genel Sekreter Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu üzerinden teşkilatın öncülüğünü yapan ülkelerin başında geliyor. Türkiye’nin artan uluslararası profili, bölgesel vizyonu ve ekonomisi İİT’nin reformlarına ve uluslararası etkinliğine de yansıyor. İİT Türkiye’nin desteğinde İhsanoğlu’nun sergilediği liderlik sayesinde 1,5 milyar Müslüman’ın gözü, kulağı ve vicdanının sesi olma yönünde emin adımlarla ilerliyor, ilerleyecek. Girişimleri sadece İslâm Dünyası’nın da değil Avrupa ve Amerika’daki aklı selim çevrelerde takdirle ve dikkatle izleniyor. Obama dahil birçok dünya lideri İslâm dünyasıyla ilgili konularda kendini kabul ediyor, görüşlerine başvurma, işbirliği gereği duyuyorlar.
 
Türkiye’yi temsilen Astana zirvesine katılan Devlet Bakanı Prof. Mehmet Aydın da İslâm dünyasındaki demokrasi, insan hakları ve özgürlük taleplerinin göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.
 
Astana zirvesinde varlığı en belirgin ülke, TİKA’sı, Yunus Emre Merkezleri, okullarıyla Türkiye... Elbette Türkiye demokrasi, insan hakları ve ekonomi olarak bölgedeki ülkelere örnek teşkil ediyor. Türkiye bunları yapmış, İslâm ile demokrasiyi bağdaştırmış ve kalkınmış biz neden yapamıyoruz diye isyan ediyorlar. Türkiye tecrübesi İslâm Dünyası için paha biçilmez bir değer taşıyor. İİT içinde Türkiye’de diğer ülkelerde bu sorumluluğu ve işbirliğini sürdürebilirlerse bundan herkes kârlı çıkar. Yeni Türkiye, Yeni İslâm Dünyası ve Değişim çözümün, istikrarın, özgürlüğün, bağımsızlığın, refahın ve daha iyi bir geleceğin anahtar kavramları...
 
Sonuç: İslâm Dünyası Değişiyor / Neo İslâm Dünyası
 
Atılan devrim niteliğinde adımlar sayesinde İİT’nin uluslararası arenada söz sahibi olması konusunda önemli aşamalar kat edildi. İnşallah İİT bu yeni ismine ve logosuna layık olabilir. Ortaya konacak yeni projeler, cesaretle atılacak yeni adımlar, alınacak kararlarla yeniliklere ve değişimlere yelken açılır. İslâm Dünyasında biriken enerji barış, özgürlük, adalet ve refahın kapılarını açar. İslâm Dünyası yere çarpan top gibi dibe vurdu şimdi yükseliyor.
 
Dünyanın en büyük uluslararası kuruluşlarından 2.si olan İİT İslâm aleminin, “çatı kuruluşu” olarak öncelikle ekonomik, siyasi ve stratejik işbirliğinin gücüyle ‘İslâm Dünyasındaki Büyük değişim’in rehberi olur. Bölgesel ve küresel statükoların yıkılmasına yarar. İslâm dünyası 100 yıldır devam eden çileden, sahipsizlikten, çöküntüden, sömürülmekten ve zulümlerden kurtulur.
 
‘Neo İslâm Dünyası’ İslâm İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) başarılarıyla dünya dengelerinde ve uluslararası sistemde hakkı olan adil ve saygın yerini alabilir. Haydi hayırlısı...        

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Milli Eğitim Sisteminde Üç Dörtlük Değişim - 02 Nisan 2012 Pazartesi 21:12
28 Şubat Ergenekon’un Çocuğu, Balyoz’un Ebesidir - 29 Şubat 2012 Çarşamba 19:21
TSK Reformu Acilen Yapılmalıdır - 03 Şubat 2012 Cuma 16:52
Yeni Yılda Neler Olacak? - 02 Ocak 2012 Pazartesi 19:20
Joe Biden Neden Geldi? - 07 Aralık 2011 Çarşamba 19:39
Türkiye ve Mısır'da Demokratik Dönüşümler - 27 Ekim 2011 Perşembe 18:26
Yükselen Türkiye'nin Risk ve Engelleri - 11 Ekim 2011 Salı 15:40
Türkiye’de NATO Füze Radarları / Doğu-Batı Denklemi - 07 Ekim 2011 Cuma 14:30
Teröre Karşı Yeni Strateji ve Demokratik Açılım - 25 Ağustos 2011 Perşembe 13:02
Yeni İslam Dünyası - 02 Temmuz 2011 Cumartesi 17:07
Türkiye’nin Seçimi: Yeni Anayasa İle Tam Demokrasi - 14 Haziran 2011 Salı 15:25
Türkiye’nin Seçimi Ya Vesayet Ya Tam Demokrasi - 06 Haziran 2011 Pazartesi 11:37
Seçim Virajında MHP, Terör ve PKK - 30 Mayıs 2011 Pazartesi 16:17
Türkiye Bölgenin Vicdanı... Filistin Birleşti, Libya Nereye? - 27 Mayıs 2011 Cuma 19:38
Suriye Nereye Gidiyor? - 18 Mayıs 2011 Çarşamba 14:20
Bin Ladin 3,5 Yıl Önce Eceliyle Ölmüştü! - 03 Mayıs 2011 Salı 18:26
Sorgulanan Devlet / Ergenekon - 28 Mart 2011 Pazartesi 14:21
Ortadoğu Değişim Sürecinde Aktörler ve Gerçek Dinamikler - 28 Şubat 2011 Pazartesi 16:24
Kadim Bir Dostun Tüm Sevdiklerine Mesajı - 05 Ocak 2011 Çarşamba 13:38
NATO Füze Savunma Sistemi - 26 Ekim 2010 Salı 16:43
12 Eylül: Darbe Değil Demokrasi - 08 Ağustos 2010 Pazar 18:44
Türkiye’nin Batıya Bağlılığını Göstermeye İhtiyacı Var mı? - 03 Temmuz 2010 Cumartesi 16:22
Referandum Sürecinde Türkiye’nin Ateşle Sınavı - 23 Haziran 2010 Çarşamba 15:37
Yalnızlaşan İsrail, Büyüyen Türkiye - 07 Haziran 2010 Pazartesi 15:47
Değişim CHP’yi de Etkiledi (mi?) - 03 Haziran 2010 Perşembe 13:18
Yakın Geleceğe Dair: Statüko Bitecek Değişim Sürecek - 29 Nisan 2010 Perşembe 16:02
Demokrasiye Evet Vesayet Rejimine Hayır! - 27 Mart 2010 Cumartesi 18:56
Balyoz Darbe Planlarına Hukuk Tokmağı - 26 Şubat 2010 Cuma 14:05
Plan Semineri Balyoz Darbe Planına Nasıl Dönüşür? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 20:20
Aslında Ne Oluyor? Değilse Ne? - 15 Ocak 2010 Cuma 16:35
Ne ist(em)iyoruz? - 29 Aralık 2009 Salı 14:57
Eksen Kayması Değil Yeni Türkiye Vizyonu - 29 Aralık 2009 Salı 14:39
Açılıştan Kapanışa mı? Yoksa Kaos Bitecek Değişim Sürecek mi? - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:27
Ermenistan Açılımı - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:24
Demokratik Değişim Sürecinde Devlet, Siyaset ve Halk - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:57
Demokratik Açılım ve Yeni Türkiye - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya