ENGLISH
24.05.2012
14.06.2011 15:25


Aydın Bolat
SDE Stratejik Planlama Kurulu Başkanı
abolat@sde.org.tr
CV

Türkiye’nin Seçimi: Yeni Anayasa İle Tam Demokrasi

Seçimlere katılım oranı %88                                                         

TBMM’de siyasi temsil oranı % 96

AK Parti 50÷2 = CHP 26÷2 = MHP 13÷2 = BDP 6,5
 
22 milyon÷2 = 11 milyon÷2 = 5,5 milyon÷2 = 2,7 milyon
 
  
 
12 Haziran’da Türkiye seçimini yaptı. Halk görevini sağduyuyla, demokratik sorumlulukla ve dünyaya örnek olacak şekilde demokrasi dersi vererek yerine getirdi. Adil, şeffaf, güvenli bir seçim oldu. Seçim sonuçları yukarıdaki istatistiklerle birlikte siyasi olarak ne mesajlar veriyor? Yani halk ne diyor, ne ses veriyor?
 
Öncelikle halk demokratik değişim iradesini ve reformları destekliyor. Ülke için “şeriat”, “gizli gündem”, “yaşam tarzı”, “laiklik”, “otoriterleşme”, “sivil darbe” ve “vatanın satılması” gibi bir tehlikeli durumun olmadığını bu tablo ortaya koyuyor. Halkın mesnetsiz iddialara, boş vaatlere, felaket tellallığına, kuru sıkı tehditlere karnının tok olduğu anlaşılıyor. Seçmen maceraya, meçhule değil, güvene ve istikrara oy veriyor. Statüko değil değişim, vesayet değil tam demokrasi istiyor. Darbe anayasasının yerine sivil, demokratik, özgürlükçü yeni bir anayasa bekliyor. Bunun içinde hem partiler arasında hem de toplum içinde konsensüse davet ediyor. Kutuplaşma, gerilim değil sosyal ve toplumsal barışı önemsiyor.
 
AK Parti’nin 330 sandalyenin üstünde kazanması yeni anayasayı kolaylaştırabilirdi. Ancak gerilimi yükseltir, sosyal barışı zora sokabilirdi. Belki anayasanın bazı maddelerinde zorlanabiliriz ancak “Yeni Anayasa” artık Türkiye’nin başarabileceği bir iştir. Bu görevden kimse artık kolay kolay kaçamaz.
 
Seçim sonuçları Müslüman bir toplumda demokrasi, insan hakları, kalkınma ve istikrarın başarıyla var olabileceğini bütün dünyaya gösterdi. Özellikle halk hareketleri ve hak arayışıyla çalkalanan Arap dünyasına Türkiye’nin başarısı, halkın başarısı daha güçlü bir ilham kaynağı olmaya devam ederek onların mücadelelerine güç, kuvvet aşıladı. Dirençlerini arttırdı, çabalarını biledi ve umutlarını güçlendirdi. Türkiye’de halk iradesinin başarısı, demokrasinin parlak zaferi ile bütün Ortadoğu halklarına örnek oldu. Bölgesel gücünü; büyüyen ekonomisi, yükselen uluslararası profili ve istikrarının yanında demokrasi sınavındaki başarısı ile Ortadoğu’ya, Balkanlar’a, Kafkasya’ya, Avrupa’ya ve dünyaya tescil ettirmiş oldu. Bundan dolayı Erdoğan; “Bu seçim sonucuyla sadece Türkiye kazanmadı. Şam, Yemen, Filistin, Gazze kazandı Bosna, Beyrut kazandı” diyerek Türkiye’nin bölgesel vizyonuna ve küresel gücüne vurgu yaptı.
 
Sivil siyaset güçlendi, halkın iradesi statükoyu yıktı, vesayet ve korku rejimi ölümcül bir darbe daha yedi. Ordu, yargı ve bütün kurumlar bir ders daha aldılar. Darbeciler, cuntacılar, Ergenekoncular, Ergenekon’a destek verenler kaybettiler. Halkın %60’ının onların yanlışlarının dim dik karşısında olduğunu bir kez daha gördüler. Askerini ülke savunmasında, gerçek görevinin başında seven halk onu siyasette, toplum dizaynında, durumdan vazife çıkardığı işlerin içinde görmek istemediğini, bu duruşa karşı çıktığını tepkisiyle ortaya koyuyor. “Asker Sorunu”nu da bu yaklaşımıyla bitirmek istiyor.
 
2002’de %34, 2007’de %47, 2011’de %50. Genel seçimlerde 3. Dönemde de artan halk desteğiyle liderliğini pekiştiren ve bu liderliği ülke sınırları dışına Türkiye’nin gücü olarak yansıtan Erdoğan’ın köşk yolu da açılmış oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bu sonuçlarla artık 2012’de değil 2014’de yapılması kesinleşmiş oldu. Yani 5 yıl yerine son kez 7 yıl olması yeni anayasa ve temel reformların takvimi açısından da iyi oldu.
 
Erdoğan’ın başkanlık sistemi hayali bu şartlarda “başka bir bahara” kaldı. Belki halk oylamasıyla yapılacak ilk cumhurbaşkanı seçiminden sonraki dönemde yeniden gündeme gelebilir. Bugün “Yeni Anayasa” parlamenter sisteme göre düzenlenecek ve tabi ki seçilmiş cumhurbaşkanı rejimi ile sürecek görünüyor.
 
Uzlaşma ile yapılacak “Yeni Anayasa”, siyasi partiler ve seçim yasaları, kamu yönetimi reformu, yargı reformu ve idari düzenlemeler yapıldıktan sonra 2014’de cumhurbaşkanı seçiminin ardından yapılacak genel seçimlerle yepyeni bir siyasi sistemle belki yeni partilerle Türkiye kutuplaşmayı azaltacak, sosyal barışını kuracağı yeni bir rehabilitasyon dönemine girebilecektir.
 
AK Parti’ye verilen %50 halk desteğinin %10’unun sadece yeni anayasa, değişim ve reform vaatleri için verildiğini bilerek Türkiye’nin beklentilerine karşılık vermek boyunlarının borcudur.
 
Ayrıca;
Seçmen sandık listeleri güncellenirken büyük şehirlere göç ve artan seçmen sayısı ile bazı illerin çıkaracağı milletvekili sayıları azalırken bazıları da arttırıldı. Buna göre AK Parti;
 
2002’de %34 ile 363,
2007’de %47 ile 341,
2011’de ise %50 ile 326 vekil çıkarabilmiştir.
 
Demografik değişimle istatistik kurumunun verileriyle yapılan düzenlemeye kimse bir şey diyemez ancak yurt dışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülke içinde oy vermelerini engelleyen YSK’nın bu uygulamasındaki gayreti not etmek gerekmez mi? AK Parti’nin, 330’un altında kalması için yapılmış bir “ince işçilik” ihtimali insanın aklına gelmiyor değil. Kaset skandalı ile istifa ettirilen MHP adaylarının durumu hala muallâkta. Bu durumla birlikte Hatip Dicle’de YSK’nın kararını bekliyor.
 
Anlaşılan statükonun devam ettiği nadir kurumlardan YSK, devlet sistemimizde hala en önemli siyasi aktörlerden birisi konumunda.
 
Bütün bu yazılanlar için bu seçimler çok önemliydi. Halkımız bu önemin hakkını vererek, demokratik duyarlılığını ve bilincini kullanarak bu sınavdan yüzünün akıyla ve başarıyla çıkmıştır. Güdümlü Demokrasi’ye de, Demokrasi Tiyatrosu’na da, vesayete de dur diyerek iradesini ortaya koymuş demokratik değişim reformlarıyla güçlenecek, insan onuruna yaraşan sivil, özgürlükçü yeni anayasa ile “Yeni Türkiye”nin önünü açmıştır.

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Milli Eğitim Sisteminde Üç Dörtlük Değişim - 02 Nisan 2012 Pazartesi 21:12
28 Şubat Ergenekon’un Çocuğu, Balyoz’un Ebesidir - 29 Şubat 2012 Çarşamba 19:21
TSK Reformu Acilen Yapılmalıdır - 03 Şubat 2012 Cuma 16:52
Yeni Yılda Neler Olacak? - 02 Ocak 2012 Pazartesi 19:20
Joe Biden Neden Geldi? - 07 Aralık 2011 Çarşamba 19:39
Türkiye ve Mısır'da Demokratik Dönüşümler - 27 Ekim 2011 Perşembe 18:26
Yükselen Türkiye'nin Risk ve Engelleri - 11 Ekim 2011 Salı 15:40
Türkiye’de NATO Füze Radarları / Doğu-Batı Denklemi - 07 Ekim 2011 Cuma 14:30
Teröre Karşı Yeni Strateji ve Demokratik Açılım - 25 Ağustos 2011 Perşembe 13:02
Yeni İslam Dünyası - 02 Temmuz 2011 Cumartesi 17:07
Türkiye’nin Seçimi: Yeni Anayasa İle Tam Demokrasi - 14 Haziran 2011 Salı 15:25
Türkiye’nin Seçimi Ya Vesayet Ya Tam Demokrasi - 06 Haziran 2011 Pazartesi 11:37
Seçim Virajında MHP, Terör ve PKK - 30 Mayıs 2011 Pazartesi 16:17
Türkiye Bölgenin Vicdanı... Filistin Birleşti, Libya Nereye? - 27 Mayıs 2011 Cuma 19:38
Suriye Nereye Gidiyor? - 18 Mayıs 2011 Çarşamba 14:20
Bin Ladin 3,5 Yıl Önce Eceliyle Ölmüştü! - 03 Mayıs 2011 Salı 18:26
Sorgulanan Devlet / Ergenekon - 28 Mart 2011 Pazartesi 14:21
Ortadoğu Değişim Sürecinde Aktörler ve Gerçek Dinamikler - 28 Şubat 2011 Pazartesi 16:24
Kadim Bir Dostun Tüm Sevdiklerine Mesajı - 05 Ocak 2011 Çarşamba 13:38
NATO Füze Savunma Sistemi - 26 Ekim 2010 Salı 16:43
12 Eylül: Darbe Değil Demokrasi - 08 Ağustos 2010 Pazar 18:44
Türkiye’nin Batıya Bağlılığını Göstermeye İhtiyacı Var mı? - 03 Temmuz 2010 Cumartesi 16:22
Referandum Sürecinde Türkiye’nin Ateşle Sınavı - 23 Haziran 2010 Çarşamba 15:37
Yalnızlaşan İsrail, Büyüyen Türkiye - 07 Haziran 2010 Pazartesi 15:47
Değişim CHP’yi de Etkiledi (mi?) - 03 Haziran 2010 Perşembe 13:18
Yakın Geleceğe Dair: Statüko Bitecek Değişim Sürecek - 29 Nisan 2010 Perşembe 16:02
Demokrasiye Evet Vesayet Rejimine Hayır! - 27 Mart 2010 Cumartesi 18:56
Balyoz Darbe Planlarına Hukuk Tokmağı - 26 Şubat 2010 Cuma 14:05
Plan Semineri Balyoz Darbe Planına Nasıl Dönüşür? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 20:20
Aslında Ne Oluyor? Değilse Ne? - 15 Ocak 2010 Cuma 16:35
Ne ist(em)iyoruz? - 29 Aralık 2009 Salı 14:57
Eksen Kayması Değil Yeni Türkiye Vizyonu - 29 Aralık 2009 Salı 14:39
Açılıştan Kapanışa mı? Yoksa Kaos Bitecek Değişim Sürecek mi? - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:27
Ermenistan Açılımı - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:24
Demokratik Değişim Sürecinde Devlet, Siyaset ve Halk - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:57
Demokratik Açılım ve Yeni Türkiye - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya