ENGLISH
24.05.2012
13.06.2011 09:14


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler

Suriye’de Esad rejimine bağlı güçlerin tüm uluslararası çağrılara rağmen muhalif gösterileri silah kullanarak bastırmaya çalışmasının büyük bir insani felaketle sonuçlanacağı aylardır tartışılıyordu. Nitekim son olarak Hama’da ve Türk sınırına yakın bir yerleşim bölgesi olan Cisr Eş Şuğur kasabasında çıkan olaylar, Baas rejiminin orantısız ve ayrım gözetmeksizin güç kullanmaktan vazgeçmeyeceğini ortaya koydu.

Esad rejiminin otoriter yapısı ve iktidarı kaybetme korkusu yüzünden ülkede temel haklar ve özgürlükleri güvence altına alacak yasal reformların hayata geçirilmesi imkansız hale gelmiş görünüyor. Bu durum ne yazık ki Esad’ın uzlaşmayı değil, savaşı seçtiğini ve ülkeyi bir iç savaşa sürüklemekten kaçınmayacağını gösteriyor. Ancak Esad ve askerlerinin halka ateş açmayı sürdürmesi halinde Şam yönetiminin uluslararası baskılara ve muhaliflerin gittikçe büyüyen öfkesine daha fazla direnme şansı bulunmuyor.
 
Suriye’deki kaos ve silahlı çatışmaların dozu arttıkça Türk sınırına daha fazla sayıda Suriyeli mültecinin yığılması beklenmektedir. Şu ana kadar sayıları binlerle ifade edilse de Cisr Eş Şuğur olaylarından sonra kadın ve çocuklardan oluşan mültecilerin sayısında belirgin bir artış gözlenmektedir. Ülkelerini savaş ve zulüm korkusu yüzünden terk edenlerin ağırlıklı olarak Türkiye’de akrabaları da bulunan ve sınır bölgelerine yakın yerleşim birimlerinden olması, resmi makamların işini şu ana kadar çok fazla zorlaştırmadı. Ancak bundan sonra yaşanacak çok daha büyük göç dalgasının Sünni Araplar ve Kürtleri de içine alacak şekilde genişlemesiyle Türkiye büyük bir mülteci sorunuyla karşılaşabilir.
 
Her ne kadar Başbakan Erdoğan, yaşanan insani drama seyirci kalamayacaklarını ve Suriye sınırının kesinlikle kapatılmayacağını vurgulasa da sayıları yüz binleri bulacak olası bir göç dalgası karşısında uluslararası toplumun desteğine ihtiyaç duyulacağı açıktır. Suriye’de bir iç savaşın başlaması halinde Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin en kötü senaryo olarak Türkiye sınırına bir milyon mültecinin yığılabileceğine ilişkin değerlendirmelerini dikkate aldığımızda, bölgenin nasıl bir insani felaketle yüz yüze kalabileceği rahatlıkla anlaşılabilir. Bu yüzden BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin öngörülen göç akını karşısında Türk Hükümetiyle yakın bir işbirliği halinde bulunması ve mültecilerin başta barınma ve yiyecek olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması açısından birincil yükümlülüğü bulunmaktadır.
 
Suriye’deki savaş ortamından kaçan siviller uluslararası hukuka göre mülteci statüsüne sahiptir. Türk iltica mevzuatı bu kişileri “geçici sığınmacı” olarak kabul etse de mülteci kaplarına yerleştirilen Suriye vatandaşlarının zulüm görme kaygısı devam ettiği sürece ülkelerine geri gönderilmeleri uluslararası hukuka aykırıdır. Dolayısıyla Suriye’deki siyasi durum normalleşinceye ve güvenlik problemi giderilinceye kadar mültecilerin Türkiye’deki kamplarda barındırılması gereklidir. Bununla birlikte külfet paylaşımı konusunda uluslararası kamuoyunun Türk Hükümetini yalnız bırakmayacak önlemleri alması beklenmelidir.
 
Ortadoğu’daki “Arap baharına” karşı otoriter rejimlerin sergilediği şiddet ve baskı politikaları nedeniyle yüz binlerce insan yerinden edilmektedir. ABD işgali yüzünden ülkelerini terk eden yaklaşık 4 milyon Irak’lının ağırlıklı olarak Ürdün, Mısır ve Suriye gibi bölge ülkelerine dağılmasıyla büyük ölçekli zorunlu göçlerin yaşandığı bölgede, bu kez iç savaş ve siyasi belirsizliklere bağlı ve çok daha yıkıcı mülteci sorunları ortaya çıkmaktadır. Libya ve Tunus uyruklu mültecilerin Akdeniz sularındaki trajik ölümleriyle birlikte Suriye vatandaşlarının mülteci ve sığınmacı durumuna düşürülmesi, tüm bölgeyi ilgilendiren insani trajedinin büyümekte olduğunu göstermektedir.
 
Özgürlüklerinden yoksun bırakılan ve zulümden kaçmaya çalışan Suriyeli mültecilere destek olmak her şeyden önce ahlaki ve vicdani bir sorumluluğun ifadesidir. Kendi halkına acımasızca kurşun sıkmaya devam eden Esad rejiminin yol açmakta olduğu siyasi ve insani trajediye karşı İKÖ ve Arap Birliği gibi bölgesel mekanizmaların daha etkin olarak harekete geçirilmesi, yıkıcı bir dış müdahalenin önlenmesindeki son seçeneklerden biridir. Libya ve Tunus halk isyanlarını doğru okuyamayan ve zamanında gereken tepkiyi gösteremeyen bu kurumların Suriye’deki kanlı süreci seyretmek gibi bir lüksü kalmamıştır.
 

YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya