Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Vesayet Mirası
Türkiye, 1908’de Meşrutiyet’le gelen İttihat Terakki yönetiminde halka ve değerlerine tepeden bakan, jakoben ve tufeyli bir zihniyetle vatanını, devletini, milletini, kimliğini, birliğini kaybetti. Cumhuriyet ilân edildikten sonra aynı vesayet zihniyeti şekil değiştirerek devam etti. Koskoca İmparatorluğu 10 yıl gibi kısa bir zamanda bitiren zihniyet Anadolu’yu da tüketmek için işbaşında oldu. Bu öyle bir Cumhuriyet idi ki içinde halk yoktu, demokrasi yoktu. Bir avuç aristokrat elitin üstünlüğünü, menfaatlerini ve saltanatlarını koruyan bürokratik Cumhuriyet halka, değerlerine, tarihine ve kimliğine düşmanca davrandı. Ardı ardına gelen savaşlardan, büyük göçlerden, kıtlık ve kaoslardan yorgun, fakir ve çaresiz düşen halkın, Cumhuriyet elitlerinin vesayet zihniyetlerine esir olmaktan başka bir yolu yoktu. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bürokratik, militarist Cumhuriyeti halkı yıllarca baskı, zulüm ve fakru zaruret içinde yaşattı. Halkın inancı adeta başının belası oldu! 1946’da sahnelenen ‘Demokrasi Tiyatrosu’ sözde halkın temsilcilerine de roller verdi. Ancak senaryolarını kozmik adamların yazdığı ‘demokrasi tiyatrosu’nda CHP vesayetin partisi rolünü oynarken DP sessiz çoğunluğun partisiydi. Bu role talip olmak bile onların canına mâloldu. İllâ vesayet düzeni ve korku rejimi sürdürülmeli ve statüko korunmalıydı.
Bürokratik Cumhuriyet’ten Demokratik Cumhuriyete
Yönetimde halkın söz sahibi olması, halk iradesinin güçlenmesi ve demokratik cesaretin mücadelesi bu ülkede 100 yıldır devam ediyor. Halk iradesine dayanan Demokratik Cumhuriyet bu halkın bir asırlık özlemi. İçi Demokrasi ile doldurulmuş Cumhuriyet yani. ‘Tam Demokrasi’ Türkiye’nin arayışı...
12 Eylül Anayasa Referandumu bunun için önemliydi. O bir Anayasa tadilatıydı. Halk ona yetmez ama evet diyerek makul bir çoğunlukla (%58) bu demokratikleşme hamlesine destek verdi.
Yetmez ama Evet. Peki yetmesi için ne lâzımdı. Yeni, sivil, demokratik bir Anayasa. İşte yeter diyebilmemiz için Yeni Anayasa’nın yapılabilmesi için bu seçimler çok önemli!
Demokratikleşme hamlesinde ‘Yeni Anayasa’ adımı 12 Haziran seçimleriyle atılabilecek. Seçim sandığı Referandumun devamıdır. Referandumda neden ‘Evet’ dedikse Seçimde de aynı gerekçelerle tercih yapmalı ve onun için ‘Evet’ demeliyiz. Bu seçim bir partinin yeniden iktidar olup olmaması meselesi değildir. Parti tercihi hiç değildir.
Seçim Neden Önemli?
- Ergenekon ve darbe davalarının bitirilebilmesi, çetelerin hesap vermesi için makul çoğunluğun siyasi iradesinin bu takibi sürdürebilmesi için.
- Askeri Bürokratik vesayetin son bulması için
- Hukukun üstünlüğü, özgürlüklerin genişletilmesi için
- İç barış ve huzurun tesisi, istikrarın temini için
- Çetelerin bertaraf edilmesi, cuntacı zihniyetin tasfiye edilmesi için
- Terörün asgariye inmesi, Kürt sorununun çözüm yoluna girmesi, Alevi meselesinin halledilmesi için
- Gerilim ve kutuplaşmaların sona ermesi, devletle halkın barışması için
- Demokratikleşme adımlarının hızlanması ve Demokratik Değişim sürecinin güçlenmesi için
12 Haziran Genel Seçimleri Çok Önemli.
- Demokrasi Tiyatrosu değil Tam Demokrasi için
- Partilere oy değil ‘Vesayet’ ya da ‘Demokrasi’ demek için
- Darbecilere gerekçe, cuntacılara malzeme bırakmamak için
- Bir asırdır süren acziyete yeter demek, vesayete karşı demokratik irade ve kararlılığı göstermek için
- 12 Eylül Referandumunda ‘beli kırılan’ statükonun işini tamamen bitirebilmek için
- Vesayetsiz Tam Demokratik bir Türkiye için
- Güçlü, müreffeh ve kalkınmış bir ülke için
- İnsan onuruna dayanan, sivil, demokratik ve yeni bir Anayasa için
- ‘Yeni Türkiye’ için tercih kullanmalı, bütün bunlar ve daha pek çok şey için
EVET demeliyiz.