ENGLISH
24.05.2012
30.05.2011 16:17


Aydın Bolat
SDE Stratejik Planlama Kurulu Başkanı
abolat@sde.org.tr
CV

Seçim Virajında MHP, Terör ve PKK

MHP’nin Tekerleği Tümsekte
 
MHP sırat köprüsünde dans ediyor. Tekerleği tümsekte anlayacağınız. 12 Eylül referandumunda “Hayır” tercihinin tabanda yarattığı huzursuzluk, ülkedeki reform sürecinin yarattığı değişim dalgasına rağmen “katı milliyetçi” ve ‘statükocu’ söylemlerin parti içindeki çatışmaları ateşlemesi, referandum sürecinde MHP’den kopan oylar ve nihayet aday listelerinin yarattığı küskünlükler Bahçeli’yi zor bir duruma soktu. Bütün bunlara tüy diken, parti üst düzey yöneticilerinin internete düşen uygunsuz görüntü ve ses kasetleri seçime doğru MHP’yi silkeliyor. Kamuoyu anketlerine göre zar zor barajı aşabilir gözüken oylar %10’luk ülke barajında sallanır vaziyette gözleniyor. 18 Nisan 2011’de %11,5’ta olan MHP oyları 6 Mayıs’ta 10,9’a gerilemiş gözüküyor. Hatta %10’un altında gösteren anketler yayınlanıyor. Kasetlerin getirdiği istifalar MHP’deki muhafazakâr seçmenleri süratle uzaklaştırıyor anlaşılan. MHP barajı kıl payı aştığında bile 60’a yakın milletvekili çıkarabilir. Baraj altında kalırsa 35 milletvekili AK Parti’ye 20 kadarı CHP’ye belki 4-5’ide BDP’ye kayabilir.
 
Soru şu MHP parlamentoda olursa ya da olmazsa “Yeni Anayasa” yapımı süreci bundan nasıl etkilenir? Bunun cevabı çok kolay değil. Kolay olsaydı zaten bu zamana kadar MHP’nin yeri belli olurdu sanırım. Bu kritik dönemde “Yeni Anayasa” tartışmalarının yapılacağı mecliste, hele BDP’nin 25-30 vekille yer aldığı mecliste MHP’nin de bulunması hem temsil, hem de makul bir çözüm noktasında Türkiye’nin elini rahatlatır diye düşünmek mantıklı geliyor. Ancak MHP’siz bir meclis Türkiye’nin değişimine ne kazandırır düşünmeye değer.
 
Seçime doğru Bahçeli’nin cemaate yönelik eleştirileri, yayınlanan kasetlerden AK Parti ile birlikte Atlantik ötesini de sorumlu tutarak yüklenmesi siyaseten bile anlaşılır değildir. Devlet Bahçeli’nin bu nevi siyaseten şaşırtan kararları geçmişte de oldu. 2002 seçimlerine Bahçeli’nin kararı ile gidildi MHP baraj altında kaldı. 12 Eylül 2010 referandumunda tabanının beklentilerine rağmen ‘Hayır’ diyerek herkesi şaşırttı ve ciddi oy kaybına, eleştirilere uğradı. Bahçeli liderliğindeki MHP bir siyasi parti gibi davranmayabiliyor, oy endişesi taşımadan kararlar alabiliyor. Kendilerine ait “özel siyasi misyonu(!)” yerine getirmek oy almaktan, parlamentoya girmekten daha önemli olabiliyor.
 
Baykal’ı genel başkanlıktan eden kaset skandalında cemaate yönelik ithamlar yapıldığında Baykal: “Pensilvanya’nın bu işle ilgisi olmadığını, üzüntülerinin samimiyetine inandığını” söylemişti. Ancak aynı durumla MHP karşılaşınca Bahçeli; Atlantik ötesini sorumlu tutarak kendisi için siyasi hedef haline getirmekten çekinmedi.
 
Son dönemde siyasi kaset skandallarından sorumlu tutularak, hakkında yayınlanan kitaplarla hırpalanan cemaate yönelik kapsamlı bir operasyon planlandığı izleniyor. Ergenekon kaynaklı psikolojik saldırılar elbette cemaate zarar veriyor. MHP üzerinden yürütülen internet yayınlarıyla deşifre edilen skandal görüntü ve ses kayıtları “siyaseti dizayn” etmek isteyen odakların son marifetlerinden.
 
Hedef CHP-MHP koalisyonu olamayacaksa, 330’un altında düşmüş ve ‘Yeni Anayasa’yı çıkaramayacak bir AK Parti istiyorlar. Seçimlerden sonra nasıl bir siyasi tablo görmek istedikleri tahmin edilebilir. MHP üzerinden yürütülen operasyon bakalım istediklerini getirecek mi? Bekleyip göreceğiz. 
 
Seçim ve Terör / Hangi PKK?
 
Türkiye içinde ve Türkiye dışında bulunan PKK unsurları önce ikiye ayrılıyor.
 
Türkiye içinde Dersim, Şırnak, Hakkari bölgesindeki gruplar (1/3’ü) Ergenekon yapılanmasının kontrolünde. Ağrı, Diyarbakır, Lice bölgesindeki gruplar (2/3’si) ise Murat Karayılan üzerinden Abdullah Öcalan’a bağlı gruplardır.
 
Kandil ve Avrupa ayağı ise bu gruplarla birlikte çok farklı ülkelerin ve odakların da kontrol ve desteğini alıyorlar.
 
PKK’nın Eylemsizlik kararında ve diğer politikalarında bu ayrılıklar, çatışmalar, birbirini bozan eylemler gözleniyor. Seçim sürecinde seçim sonuna kadar çatışmasızlık durumunu bozan eylemler ve saldırılar; Apo’ya rağmen Ergenekon’a bağlı gruplar (Mossad+CIA destekli) tarafından ortamı germek ve seçim sürecini provoke etmek için sahneleniyor.
 
Devletle görüşen Öcalan ise her şeye rağmen meseleyi demokratik çözümüne yardımcı olacak boyutta sürdürmek çabasında gözüküyor.
 
Bir terör markası haline gelen PKK maalesef bölgede çıkarı olan bütün güçlerin kullanmak istediği ve kullandığı bir taşeron örgüttür artık. Türkiye her şeye rağmen PKK terörünü kontrol edebiliyor. İstikrarını savunacak inisiyatifi elinde tutabiliyor. Kürt meselesinin çözümü ve demokratikleşme için atılan adımlar, akıllı güvenlik tedbirleri Türkiye’ye hem zaman kazandırıyor hem de elini güçlendiriyor. Ancak seçim yaklaştıkça Şırnak, Silopi, Hakkari bölgesinde artan hareketlilik, çatışma ve operasyonlarda ortaya çıkan tablo endişe yaratıyor. İstanbul’daki son patlamalar Devlet-Öcalan görüşmelerine bir tepkiyi yansıtıyor olabilir. “Siz ne derseniz deyin bizi etkilemez” demek istiyorlar. Seçim tarihi yaklaştıkça netleşen siyasi tablonun rahatsız ettiği odaklar seçimleri de berhava edecek büyük siyasi provokasyon yaratacak suikastlara ve saldırılara yönelebilirler dikkat! Bölgemiz, çevremiz, komşularımız ciddi karışıklıklar içerisindeyken bizim sorunsuz bir seçimle demokratik değişimi başarmamız kolay olmayacak. Türkiye’de bunu başaracak potansiyel vardır. Ama sırat köprüsünden geçiyoruz çok dikkatli olmalıyız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Milli Eğitim Sisteminde Üç Dörtlük Değişim - 02 Nisan 2012 Pazartesi 21:12
28 Şubat Ergenekon’un Çocuğu, Balyoz’un Ebesidir - 29 Şubat 2012 Çarşamba 19:21
TSK Reformu Acilen Yapılmalıdır - 03 Şubat 2012 Cuma 16:52
Yeni Yılda Neler Olacak? - 02 Ocak 2012 Pazartesi 19:20
Joe Biden Neden Geldi? - 07 Aralık 2011 Çarşamba 19:39
Türkiye ve Mısır'da Demokratik Dönüşümler - 27 Ekim 2011 Perşembe 18:26
Yükselen Türkiye'nin Risk ve Engelleri - 11 Ekim 2011 Salı 15:40
Türkiye’de NATO Füze Radarları / Doğu-Batı Denklemi - 07 Ekim 2011 Cuma 14:30
Teröre Karşı Yeni Strateji ve Demokratik Açılım - 25 Ağustos 2011 Perşembe 13:02
Yeni İslam Dünyası - 02 Temmuz 2011 Cumartesi 17:07
Türkiye’nin Seçimi: Yeni Anayasa İle Tam Demokrasi - 14 Haziran 2011 Salı 15:25
Türkiye’nin Seçimi Ya Vesayet Ya Tam Demokrasi - 06 Haziran 2011 Pazartesi 11:37
Seçim Virajında MHP, Terör ve PKK - 30 Mayıs 2011 Pazartesi 16:17
Türkiye Bölgenin Vicdanı... Filistin Birleşti, Libya Nereye? - 27 Mayıs 2011 Cuma 19:38
Suriye Nereye Gidiyor? - 18 Mayıs 2011 Çarşamba 14:20
Bin Ladin 3,5 Yıl Önce Eceliyle Ölmüştü! - 03 Mayıs 2011 Salı 18:26
Sorgulanan Devlet / Ergenekon - 28 Mart 2011 Pazartesi 14:21
Ortadoğu Değişim Sürecinde Aktörler ve Gerçek Dinamikler - 28 Şubat 2011 Pazartesi 16:24
Kadim Bir Dostun Tüm Sevdiklerine Mesajı - 05 Ocak 2011 Çarşamba 13:38
NATO Füze Savunma Sistemi - 26 Ekim 2010 Salı 16:43
12 Eylül: Darbe Değil Demokrasi - 08 Ağustos 2010 Pazar 18:44
Türkiye’nin Batıya Bağlılığını Göstermeye İhtiyacı Var mı? - 03 Temmuz 2010 Cumartesi 16:22
Referandum Sürecinde Türkiye’nin Ateşle Sınavı - 23 Haziran 2010 Çarşamba 15:37
Yalnızlaşan İsrail, Büyüyen Türkiye - 07 Haziran 2010 Pazartesi 15:47
Değişim CHP’yi de Etkiledi (mi?) - 03 Haziran 2010 Perşembe 13:18
Yakın Geleceğe Dair: Statüko Bitecek Değişim Sürecek - 29 Nisan 2010 Perşembe 16:02
Demokrasiye Evet Vesayet Rejimine Hayır! - 27 Mart 2010 Cumartesi 18:56
Balyoz Darbe Planlarına Hukuk Tokmağı - 26 Şubat 2010 Cuma 14:05
Plan Semineri Balyoz Darbe Planına Nasıl Dönüşür? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 20:20
Aslında Ne Oluyor? Değilse Ne? - 15 Ocak 2010 Cuma 16:35
Ne ist(em)iyoruz? - 29 Aralık 2009 Salı 14:57
Eksen Kayması Değil Yeni Türkiye Vizyonu - 29 Aralık 2009 Salı 14:39
Açılıştan Kapanışa mı? Yoksa Kaos Bitecek Değişim Sürecek mi? - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:27
Ermenistan Açılımı - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:24
Demokratik Değişim Sürecinde Devlet, Siyaset ve Halk - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:57
Demokratik Açılım ve Yeni Türkiye - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya