ENGLISH
24.05.2012
25.05.2011 16:41


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu

Önce Bosna-Hersek Yüksek Temsilcisi Valentin Inzko’nun 9 Mayıs'ta yaptığı sert açıklama ve sonrasında AB dış politika sorumlusu Catherine Ashton’un Bosna Sırp Cumhuriyetine gitmesiyle baskı altında kalan SC (Sırp Cumhuriyeti) Cumhurbaşkanı Milorad Dodik, BH (Bosna-Hersek) mahkeme ve savcılık yetkilerinin otonom yapılara devredilmesiyle ilgili referandum planlarını erteleme kararı aldı. Böylece Dodik, AB kurumlarından ve Yüksek Temsilciler Dairesi'nden gelecek olası yaptırımlardan şimdilik kurtulmuş oldu. Fakat 1995 Dayton Anlaşmasından bu yana en ciddi siyasi krizle karşı karşıya olan Bosna-Hersek’in çok parçalı ve etnik unsurlara dayalı yapısının yeni ihtilaflar karşısında ne kadar dayanabileceği tartışmalı.
 
Referandumdan vazgeçmediklerini sadece diyaloga şans vermek için ertelediklerini belirten Dodik’in bu meseleyi bir süre daha AB Komisyonu ile pazarlık konusu yapmayı sürdüreceği anlaşılıyor. Ancak böyle davranarak Sırp Cumhuriyeti’nin ayrılık yönündeki şantajlarını uluslararası topluma kabul ettirmeye çalışan Dodik ve milliyetçi Sırplar tehlikeli bir kumar oynuyorlar. Peki Sırplar kiminle ve nasıl bir diyalog kurmak istiyor?
 
AB Sırpların Tehditlerine Ödün Verdi
 
Karanlık bazı noktaları bulunan ikili görüşmede AB dış politika sorumlusu Catherine Ashton tarafından Bosnalı Sırplara yargı sisteminin yeniden yapılandırılacağı konusunda söz verildiği ve Dodik'in bu garanti üzerine referandum kararını askıya aldığı ifade ediliyor. Bilindiği gibi Sırplar savaş döneminde özellikle Boşnaklara yönelik işlenen savaş ve insanlık suçları nedeniyle çok sayıda Sırp sanığın yargı önüne çıkarılmasına karşılık Sırpların maruz kaldığı savaş suçlarının BH yargı sistemi tarafından soruşturulmadığı iddiasında bulunuyorlar.
 
Savaşın başlıca mağduru konumundaki Boşnakların yaşadığı trajedinin en önemli nedeni olan Sırp saldırganlığının yol açtığı insani felaketin sorumlularının elbette bağımsız yargı önünde hesap vermesinden daha doğal bir şey olamaz. Sırplar aslında hukuki sürecin ağır sonuçlarını gördükçe hırçınlaşıyorlar ve bir yandan federasyona ayrılık tehditleri savururken diğer taraftan otonom bir yargı mekanizmasını kurarak savaş suçları yargılamasını etkisizleştirme ve böylece kendi adaletlerini dağıtma çabası içine giriyorlar.
 
Ashton'un bu kurnazca oyunu bozmak yerine mahkemelerin yeniden yapılandırılması amacıyla özel bir komite kurulacağına dair Sırp tarafına söz vermesi, ne yazık ki şantaj politikasının tuttuğunu gösteriyor. AB’nin Sırplara taahhütte bulunmasının ülkeyi yeniden AB ile bütünleşme yoluna sokacağını ve Bosna-Hersek Federasyonunun dağılmasını önleyici bir rolü olacağını iddia etmek de mümkün değildir. Bu talepler karşılansa dahi Sırpların ayrılıkçı tutumlarını sürdürmeyeceğinin bir garantisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla AB kurumlarının Sırp milliyetçi unsurların tehditlerine boyun eğerek zaten tıkanma noktasına gelen ülkedeki siyasi yapıyı daha da içinden çıkılmaz bir duruma düşüreceği olasıdır.
 
Gittikçe ekonomisi kötüleşmekte olan Bosna-Hersek’te Hırvat toplumunun Sırplardan ilham alarak uluslar arası temsilcilikler açması ve özerk yapıların oluşturulmasını talep etmesiyle birlikte ortada nasıl bir “devletin” kalacağı merak konusudur. Anlaşılan, siyasi bütünlüğünü korumuş bir Bosna-Hersek, en başta Rusya ve Sırbistan’ın kabul edemeyeceği stratejik bir tehdit olarak algılanmaktadır. Bağımsız ve egemen bir devlet olarak Bosna-Hersek’in AB ilerleme süreci ve muhtemel NATO üyeliğinden Rusya’nın duyduğu rahatsızlık öteden beri bilinmektedir. Rusya’nın bölgedeki Truva atı konumundaki Sırbistan ise AB ile ilişkilerini sekteye uğratmamaya çalışırken, Rusya’nın sessiz gibi görünen ancak etkin siyasi baskısı karşısında Bosnalı Sırpların beklentilerini meşru talepler olarak nitelendirme ihtiyacı duymaktadır.
 
Siyasi Parçalanmışlık Toprak Bütünlüğünü Tehdit Ediyor
 
Türkiye’nin Bosna-Hersek politikası, birlik ve bütünlük ekseninde tek bir devlet yapısının egemenliğini savunmak biçiminde özetlenebilir. Yaklaşık bir yıldır devam eden üçlü müzakerelere arabuluculuk yaparak bölgede önemli bir ağırlık merkezi oluşturan Davutoğlu siyasetinin bugünlerde çok daha aktifleşmesi gerekmektedir. Bu bağlamda üç etnik toplumun temsilcileriyle yeni bir müzakere sürecinin başlatılması ve Bosna-Hersek’in siyasi bütünlüğünün toprak bütünlüğünden ayrılamayacak kadar önemli olduğunun altı ısrarla çizilmelidir. Siyasi müzakereleri kilitleyen dış müdahalelerin önünü kesecek ortak bir yol haritasının belirlenmesine katkıda bulunulmalıdır.Kısacası Türk Hükümeti elini çabuk tutarak mevcut krizin aşılmasında katalizör bir rol alabilir.
 
En tehlikeli sonuç, ülkedeki etnik unsurların bir arada yaşama iradesi ve arzusunun kaybolmasına yol açacak girişimlerin tekrarlanması olacaktır. Böyle bir durumda Bosna-Hersek Federasyonu’nun dağılması sürpriz sayılmamalıdır. 

YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya