ENGLISH
24.05.2012
20.05.2011 16:51


Prof. Dr. Birol Akgün
SDE Uzmanı
bakgun@sde.org.tr
CV

Obama’nın Filistin Açılımı mı?

Amerikan başkanı Barack Obama, uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni Ortadoğu politikasının temel parametrelerini 19 Mayıs günü yaptığı tarihi bir konuşmayla açıkladı. Arap Baharının başlamasının altıncı ayında yapılan bu konuşma zamanlama olarak geç kalmış; Arap dünyasındaki değişime yönelik Amerikan desteğini ifade etmede oldukça çekingen ifadelerle dolu; İsrail-Filistin sorunu konusundaysa ABD’nin bölgeki kayıtsız şartsız İsrail yanlısı politikasından vazgeçmeye henüz hazır olmayan ancak bu politikasını bölgede yeniden şekillenenen reel-politik güç dengeleriyle uyumlaştırmaya çalışan bir Amerikan yaklaşımı olarak okunabilir.
 
Obama’nın açıklamasının Bin Ladin’in öldürülmesinden kısa bir zaman sonra yapılmış olması oldukça anlamlıdır. ABD Başkanı Obama’nın konuşmasında dikkati çeken en stratejik cümlelerin başındaysa, “ABD’nin geleceğinin ekonomik, güvenlik ve tarihi nedenlerle Ortadoğu’ya bağlı olduğu” ifadesidir. Devrimci demokratikleşme sürecinin yaşandığı bir dönemde yeniden şekillenen Ortadoğu’nun küresel rekabette oynadığı stratejik rolü en iyi kavrayanların başında ABD geliyor. Bu anlamda Başkan Obama, Arap dünyasındaki gelişmelerden sonra İslam dünyasıyla diplomaside yeni bir sayfa açtıklarının altını çiziyor.
 
Somut siyasi konularda ise, Obama’nın yeni vizyonu bölge halkının beklentileri açısından oldukça sınırlı kalıyor. Özetle Obama;
 
- ABD’nin Arap dünyasındaki değişim sürecinde olaylara müdahale etmeyeceğini, ama demokratik dönüşümü destekleyeceğini açıkladı.
- Bu çerçevede, Mısır ve Tunus’a yönelik kredi, yatırım ve diğer ekonomileri içeren yardım paketinin çerçevesini çizdi.
- Suriye ve Bahreyn yönetimlerine yönelik değişimin barış ve diyalog içinde gerçekleştirilmesi konusunda uyarılarda bulundu
- Suriye lideri Esad’a, “ya demokratik reformlara öncülük et, ya da çekil” çağrısı yaptı.
- İsrail-Filistin barışının geleceği için “1967 sınırları temelinde” iki devletli bir çözüme yönelik yeni bir yol haritası açıkladı.
             
Obama’nın tarihi konuşmasının en çok ses getiren kısmı şüphesiz Filistin konusundaki yeni yaklaşımıdır. Bir Amerikan başkanı son kırk yılda ilk kez 1967 sınırları esas alınarak bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını müzakere temeli olarak kabul ettiğini açıklıyor. Bu anlamda İsrail’in kendi güvenliği açısından sakıncalı gördüğü ve şiddetle karşı çıktığı bir projeye evet demesi anlamında elbette ki önemli bir pozisyon değişikliği olarak görülebilir.
 
Ancak ABD’nin bu yeni yaklaşımını İsrail-Filistin sorununun çözümü konusunda stratejik dengeleri değiştirebilecek yeni bir hamle olarak görmek yanlıştır. Obama bu açıklamayı Mübarek’in iş başında olduğu bir dönemde yapmış olsaydı, oyunun tüm kurallarını değiştiren bir siyasi hamle ve cesaret verici bir diplomatik inisiyatif sayılabilirdi. Ancak Ortadoğu’daki yarım asırlık otoriter rejimlerin arka arkasına sarsıldığı, Mısır’ın Gazze konusunda ablukayı kaldırdığı, Türkiye’nin ve Avrupa Birliğini’nin bağımsız Filistin konusunda tüm dünyaya çağrılar yaptığı, Latin Amerika ülkelerinin bir biri ardına Filistin devletini tanıdığını açıkladığı bir konjonktürde Obama’nın yeni Filistin açılımı ciddi hiçbir anlamı olmayan, “geç kalmış” bir siyasi adım olarak görülmelidir.
 
İkincisi, Obama her şeye rağmen ABD’nin kayıtsız şartsız İsrail’e destek politikasını sürdürmektedir. Örneğin Filistin topraklarının iki parçasından birini oluşturan Gazze’de yönetimi elinde bulunduran ve üstelik seçimle işbaşına gelmiş Hamas destekli meşru Filistin yönetimini hala terör örgütü olarak gördüğünü ve tanımadığını açıklamaktadır. Eğer Obama radikal bir çözüm önerisi getirecekse, her şeyden önce Filistinlilerin reel-politikteki temsilcilerini olduğu gibi kabul etmesi gerekir. Ayrıca, İsrail’in Filistin topraklarını zorla boşaltarak yeni yerleşimciler için binlerce konut inşa etme politikasına dur demelidir. Netanyahu hükümeti Obama’nın açıklamasından bir gün önce 1500 konutluk yeni bir inşaat projesine onay vermiştir. Dolayısıyla, Filistin devleti kurulabilir demek ve bunun için toprak takası önermek çok da ikna edici bir öneri olarak alınmamaktadır.
 
Özetle ABD başkanı Obama’nın Ortadoğu konusundaki konuşmasındaki öneriler, ABD’nin 1945 sonrasında izlediği İsrail merkezli Ortadoğu politikasından radikal bir kopuş olarak değil, yeni politik şartlara uyumu amaçlayan zorunlu bir revizyon olarak görülebilir. Yeni ABD yaklaşımı ne Ortadoğu’nun demokratikleşmesi konusunda, ne de Filistin konusunda yeni bir sayfa açabilecek öğeler içermemektedir. Özellikle 2011 Eylül’ünde bağımsızlığını ilan etmeye hazırlanan ve ABD dışında tüm dünyanın tanımaya hazır olduğunu ilan ettiği yeni Filistin devleti için Obama’nın açıklaması, küresel trendlerle ters düşmek istemeyen ABD için olsa olsa ancak bir siyasi taktik olarak değerlendirilebilir. O da çok geç kalmış, cılız bir açıklamadan ibarettir.  

YAZARIN TÜM YAZILARI
Kritik Seçimler ve Demokrasi Daralması - 09 Mayıs 2012 Çarşamba 18:12
Suriye Post-Hegemonik Düzenin İlk İşareti mi? - 26 Mart 2012 Pazartesi 12:29
Suriye Açmazı ve Türkiye - 06 Şubat 2012 Pazartesi 09:36
Mısır'da Devrim Sürüyor - 25 Kasım 2011 Cuma 11:52
Kaddafi Sonrasında Libya - 24 Ağustos 2011 Çarşamba 19:13
İsrail'in hayali: Şam - Tel Aviv yakınlaşması - 06 Ağustos 2011 Cumartesi 13:29
Yemin Krizinin Anatomisi - 12 Temmuz 2011 Salı 16:29
Mavi Marmara’nın Sarsıntıları Devam Ediyor - 01 Haziran 2011 Çarşamba 21:03
Obama’nın Filistin Açılımı mı? - 20 Mayıs 2011 Cuma 16:51
Beşşar Esad'ın siyasi intiharı - 27 Nisan 2011 Çarşamba 09:50
Türkiye’nin Barış Diplomasisi - 07 Nisan 2011 Perşembe 15:56
Fransa’nın Libya Aşkı mı Rol paylaşımı mı? - 23 Mart 2011 Çarşamba 21:18
Afganistan İzlenimleri - 07 Mart 2011 Pazartesi 13:28
Kaddafi Direnebilir mi? - 23 Şubat 2011 Çarşamba 09:57
Mısır Musa’sını Arıyor - 15 Şubat 2011 Salı 09:54
Yasemin Devrimi Sömürge Sonrası Düzenin Çöküşü mü? - 18 Ocak 2011 Salı 12:54
Türk ve Arap dünyasının entelektüel buluşması: ATCOSS 2010 - 20 Aralık 2010 Pazartesi 12:48
İsviçre Yükselen Türkiye’yi Keşfediyor - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:48
Taksim Saldırısında Üç Senaryo Tek Gerçek - 02 Kasım 2010 Salı 16:16
Davutoğlu'nun Kaşgar Ziyareti ve Değişen Türk-Çin İlişkileri - 01 Kasım 2010 Pazartesi 14:05
Çin İzlenimleri-(II): Doğu Türkistan ve Uygurlar - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:40
Çin İzlenimleri-(I): Ejderin Ayak Sesleri - 30 Eylül 2010 Perşembe 17:59
Sivil Toplumun Vicdanı Derin PKK’yı Yendi - 18 Ağustos 2010 Çarşamba 15:55
Türk-Kürt Kutuplaşması ve Siyasi Üslup Meselesi - 29 Temmuz 2010 Perşembe 11:49
Ortadoğu’da Savaşlara Son Verecek Barış - 08 Temmuz 2010 Perşembe 17:05
G-20 Zirvesi ve Erdoğan-Obama Görüşmesi - 29 Haziran 2010 Salı 11:18
Ortadoğu’da Pax Turcica’nın Doğuşu - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:50
İsrail Türkiye’ye Savaş mı Açtı? - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:51
Medvedev’in Ziyareti ve Türk-Rus Yakınlaşması - 13 Mayıs 2010 Perşembe 13:24
Tarihin Geri Dönüşü ve Türkiye - 21 Nisan 2010 Çarşamba 12:22
Anayasayı Değiştirmek İçsel Sömürüyü Yıkmaktır - 03 Nisan 2010 Cumartesi 10:44
Avrupa PKK’yı Neden Şimdi Anlıyor? - 11 Mart 2010 Perşembe 15:18
Ermeni Karar Tasarısı ve Obama Yönetiminin Liderlik Zaafı - 05 Mart 2010 Cuma 14:17
Münih Güvenlik Konferansı ve Çin - 08 Şubat 2010 Pazartesi 12:22
Yemen Nereye Gidiyor? - 23 Ocak 2010 Cumartesi 12:11
İran’da Muhalefet Ne İstiyor? - 02 Ocak 2010 Cumartesi 09:34
ABD Ziyaretinin Olası Siyasi Sonuçları - 15 Aralık 2009 Salı 13:26
Erdoğan Obama’ya Ne Söylemeli? - 07 Aralık 2009 Pazartesi 01:05
Gıda Güvenliği Yada Malthus'un Geri Dönüşü - 29 Kasım 2009 Pazar 14:36


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya