El Kaide lideri Suudi uyruklu 1957 doğumlu Usame Bin Ladin 13 Aralık 2007 tarihinde Pakistan’ın Afganistan sınır bölgesinde yaşadığı özel sığınak olarak düzenlenmiş bir mağarada amansız hastalığı sebebiyle ‘eceliyle’ ölmüştü.
Bin Ladin’in yakalanması ve ölümü hakkında pek çok spekülasyonlar yapılagelmiştir. ABD’nin yarattığı terör canavarını yaşatması da öldürmesi de onun elinden olmasını herkes bekliyordu. Buna inanmaya hazır hale getirilmiş bir dünya kamuoyu zaten vardı.
ABD hedeflerine yönelik 11 Eylül 2001 saldırılarında Usame Bin Ladin adında “İslamcı Terörist” markalı terör canavarı ilk olarak ortaya çıktı (doğdu). 10 yıl kadar yaşadı, görevlerini bihakkın yerine getirdi. 1 Mayıs 2011 tarihinde ‘canavar’ Başkan Obama’nın emriyle Amerikan askerlerinin düzenlediği başarılı bir operasyonla Pakistan’ın başkenti İslamabad’a 100 km uzaklıktaki Abbotabad kentinde yaşadığı evde öldürüldü. Obama’nın duyurduğu haber böyleydi: “Adalet yerini buldu. ABD El Kaide lideri ve binlerce erkek, kadın ve çocuğun ölümünden sorumlu bir terörist olan Usame Bin Ladin’in öldürüldüğü bir operasyon yürütüldü. Bu sonucu terörle mücadelede en öncelikli konu olarak görüyorum. ABD İslam’a karşı bir savaş yürütmüyor. Bizim sorunumuz İslam’la değil, mücadelemiz İslam’a karşı değil, teröre karşı. Bin Ladin İslami bir lider değil.”
Bin Ladin’in neden ABD tarafından, hangi tür operasyonla ve niçin şimdi öldürüldüğünün(!) gerekçelerini Obama’nın bu ifadelerinin satır aralarından çıkarmak mümkündür. Ama yine biz sorumuzu soralım:
ABD Bin Ladin’in ölümünü yeni bir operasyon senaryosuyla neden şimdi satıyor?
Çünkü:
1. ABD; Irak’tan sonra Afganistan ve Pakistan’dan da çekilmek zorunda kaldığı için buna ‘makul bir gerekçe’ göstermesi lazımdı. (Hezimeti zafer gibi sunabilmek için)
2. ‘İslam’la savaşım yok’ söyleminin inandırıcı olması için İslam dünyasından savaşçı ve işgalci görüntüsünün kaybolması gerekiyordu.
3. “El Kaide Lideri Bin Ladin’i de öldürdüm” yani “işimi bitirdim çekiliyorum” diyebilmesi ABD’nin Afganistan’daki varlığına bir anlam verebiliyordu.
4. Arap isyanları ABD’yi İslam dünyasından çekilmeye zorladı. Diktatörlerin yerine gelecek yönetimler ABD’ye cepheli olacaklarından onlarla barış arayabilmek için çekilmek elzemdi. ‘Onurlu ve başarılı’ bir çekilme stratejisi de Bin Ladin’in öldürülmesi ile başlayabilirdi.
5. Obama yönetiminin; İslam dünyasına yönelik değişim politikalarını doğrulaması adına Afganistan üzerinden böyle bir Bin Ladin atraksiyonuna ihtiyacı vardı.
6. Başlangıçtaki popülaritesini kaybetmiş Obama’ya bu operasyon bir nevi ‘hayat öpücüğü’ gibi, yaklaşan başkanlık seçimleri için olağanüstü bir doping ve çılgın bir bomba adeta.
7. Bush’un ‘İslam’la Savaş’ stratejisinin sonunun geldiğinin ilan edilmesi böyle bir gerekçeyle Obama için kolaylaşıyordu.
İşte bu gerekçelerle 3,5 yıl önce ölmüş Bin Ladin üzerinden küresel bir yalanla psikolojik bir operasyon yürütüyor. 13 Aralık 2007’de yani bundan 3,5 yıl önce öldüğünün ispatını, delilini isteyen varsa bugün öldürüldüğünü ispatlasınlar o zaman. Görüntüler photoshop çıktı. Pakistan TV’leri fotoğrafların Bin Ladin’e ait olduğunu teyit edemeyeceklerini açıklayarak yayınladılar. Amerikan MSNBC kanalı bile Bin Ladin’in ölüsü olarak servis edilen fotoğrafın üzerinde oynandığı uyarısında bulundu. ABD’nin Wikileaks açıklamalarına da konu olan yalanlar dizisi dünya kamuoyundaki güvenilirliğini çoktan yerle bir etti zaten. Resmi Amerikan yalanlarına ünlü itirafçılar üzerinden tüm dünya şahit.
“Öldürüldü cesedi denize atıldı. Gösteremezdik çünkü kimse bu cesedi kabul edemezdi!” bunu Amerikan yetkileri söyleyebiliyorlar. Irak’ta, Afganistan’da, Pakistan’da yaptıkları binlerce işkence, tecavüz ve katliam görüntülerinden insanlık adına utanç duymayanlar ‘terör frankeştayn’ı olarak gösterdikleri, onu yakalamak ve yok etmek için dünyayı ayağa kaldıran ve ateşe verenler, ülkeleri işgal edenler ‘bu cesedi’ göstermekten utanabiliyorlar(!) Saddam’ın idam görüntülerini bayram günü canlı yayınlayanların bu hassasiyetleri inandırıcı olabilir mi? Bin Ladin atraksiyonu koca bir ABD yalanı ve küresel bir psikolojik hareket operasyonudur.
Ladin, El Kaide ve ‘İslami Terör’ söylemleri üzerinden son on yılda neler yapıldı?
- Adeta ‘küresel olağanüstü hal’ (sıkıyönetim) uygulandı.
- Afganistan, Irak, Pakistan ve İslam dünyasının diğer ülkelerinde milyonları aşan sayıda insan katledildi.
- İslam coğrafyasını karıştırmak için etkili bir kart olarak bu kavramlar kullanıldı.
- ABD ve İsrail bölgede terör fırtınası estirdi. Devlet terörü uyguladılar.
- Yalanlar üzerinden ülkeler işgal edildi. İnsanlık tarihinin en acı uygulamalarına imza atıldı.
- Diktatörler güçlerini korudu, devlet terörü meşrulaştı, işkence ve tecavüz savaş yöntemi oldu.
- Demokrasi ve özgürlükler güvenlik stratejilerinin malzemesi yapıldı.
- Yaratılan terör paranoyası ile zihinler ve iradeler rehin alındı.
- ABD’nin en sıkıştığı anlarda El Kaide kasetleri imdatlarına yetişti. Operasyonlarına kılıf, günahlarına gerekçe yarattılar.
- “İslam Tehdidi”, “Terör Tehdidi”, “İslami Terör”, “Medeniyetler Krizi”, “ Medeniyetler İçi Kriz”, “Rejim Değişikliği”, “Küresel Güvenlik”, “Enerji Güvenliği”, “Demokrasi”, v.s. gibi kavramlar savaş, işgal ve yarı sömürge dalgasının ön hazırlıkları olduğunu artık herkes anladı.
- İslam ve Terörün yanyana kullanılması İslam dünyasını terbiye etmeye yönelik ideolojik-psikolojik bir operasyon olarak uygulandı.
- İslam coğrafyasına yönelik askeri harekâtların gerekçesi oluşturuldu:
· ABD, El Kaide gerekçesiyle Irak, Afganistan, Pakistan harekâtlarını yaptı.
· İsrail, Hamas’ı gerekçe göstererek Filistin’i Gazze’yi vurdu.
· Rusya “Çeçen Terörü” bahanesiyle Kafkasya’da terör estirdi.
11 Eylül İkiz Kule saldırılarından, ABD büyük elçiliklerine ve batı hedeflerine yönelik bombalı eylemlere kadar bir çok terörist eylemin sorumlusu olarak görülen, gerektiğinde kaybolan, gerektiğinde ortaya çıkan, ABD hedeflerine karşı her terör eyleminden sonra adı anılan, ona atfedilen eylemlerden sonra ABD’nin üç ülkeyi işgal ettiği, 10 yıldır dağda, taşta, yerde, gökte ABD’nin uydudan bir karıncanın bile hareketini ile izleyebildiği üstün teknolojisiyle aradığı ama bir türlü bulamadığı, Wikileaks internet sitesini kurduğu bile iddia edilen Usame Bin Ladin nihayet bulundu ve öldürüldü öyle mi? ABD’ye göre Ladin’in bugün ölmesi uygun görülmüş olabilir. Bu Ladin’in ‘ABD’nin küresel terör frankeştaynı’ kimliğini değiştirmez.
El Kaide ABD markalı bir terör örgütüdür. Ladin de onun lideri. Terör psikolojik savaşın günümüzde en geçerli araçlarından biri maalesef. Ülkeler ve tabii ki Süper Güç ABD’de güç mücadelesinde en önemli yöntem olarak terör örgütlerini kullanarak savaşıyorlar. Hedef ülkelere karşı terör örgütleri kurmak ve kullanmakta var bunun içinde. Yine maalesef ama bugün “Terör” Asimetrik savaşın en etkili silahıdır.
Peki buradan ne çıkarmalı?
El Kaide üzerinden yeni saldırılar beklenebilir. Yeni Ortadoğu’da ABD’nin barış girişimleri ile yeni bir vizyon ortaya koyabilir. Libya, Suriye, Yemen üzerinden yeni diplomatik ve stratejik operasyonlar yapabilir. Terör canavarının öldürüldüğü söylendiğine göre yeni düşmanlar, yeni hamleler, yeni planlar gündeme gelebilir dikkat…