ENGLISH
24.05.2012
25.04.2011 14:22


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek

Arap dünyasındaki halk ayaklanmalarının baskıcı rejimleri sarsmaya devam ettiği ülkelerden sınır komşumuz Suriye’de rejimin gizli-açık silahlı güçleri protestoculara karşı acımasız ve orantısız bir şekilde güç kullanıyor. Son bir hafta içinde yüzlerce sivil açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. Bu kıyım büyük bir trajedinin habercisidir ve Esad rejimi halkın öfkesine kan dökerek yanıt vermekte ısrar ederse ülkeyi tam bir kaos ortamı beklemektedir.

Aslında Dera kentinde başlayan rejim karşıtı gösterilerin diğer kentlere de yayılacağı zaten beklenen bir gelişmeydi. Buna rağmen Ortadoğu’daki ayaklanmaların gerçek nedenini kavrayamadığı anlaşılan Beşar Esad’ın ilk eylemleri sert biçimde bastırmaya çalışmasının ardından halk ayaklanmasının yayılma sinyalleri geldi. Esad, genellikle diktatörlerin sığındıkları en popüler bahanelerden biri olan “Ülkeyi parçalamak isteyen dış güçler ve İsrail” söylemini kullanarak gösterilerin bu güçlerin bir komplosu olduğuna ve değişimin toplumsal bir talep olmadığına kamuoyunu ikna etmeye çalıştı. Ancak 48 yıllık Baas rejiminin olağanüstü hal yönetimi altında ezilen kitleler bu ikna çabalarını sonuçsuz bıraktı. Öyle ki, olağanüstü halin kaldırıldığına dair yapılan açıklamalar bile Esad rejimine olan tepkiyi azaltmaya yetmedi ve öfke seli başkent Şam’a ulaştı.
 
Arap toplumların baskı rejimlerine karşı gelişen ve modern tarihin akışını değiştirecek nitelik kazanan ayaklanmalarından ve en son Libya gibi çok canlı bir tecrübeden ders almakta geç kalan Esad’ın geçiş dönemini “kanlı mı, kansız mı” bastıracağı merak konusuydu ve ne yazık ki korkulan oldu. Baas güçleri, muhtemelen Esad’ın rejim karşıtlarına çok fazla taviz verdiğini ve bu tavizlerin sonunun gelmeyeceğine Esad’ı inandırmaya çalışarak rejimi kurtarmak adına daha fazla kan dökülmesinden başka bir seçenek kalmadığını söylediler. Nitekim bu olasılık doğru çıkarsa Suriye’de katliamın büyüyeceğini ve tam bir insani felaket yaşanacağını tahmin etmek zor değildir. Mevcut durum zaten Esad rejiminin kontrolü kaybetmeye çok yakın olduğu izlenimi vermektedir. Şayet  insani kıyım devam ederse Baas rejimi bu cinayetlerin altından kalkamaz. Bu yüzden Suriye güvenlik güçlerinin rejim muhaliflerince düzenlenen barışçıl gösterilere karşı silah kullanmaktan derhal vazgeçmesi sağlanmalı, sivillere ateş açanlar bulunup yargı önüne çıkarılmalı ve halkın taleplerinin yerine getirilmesi hususunda samimi davranılmalıdır. Ama bütün bunların nasıl gerçekleşeceğini henüz kimse bilmiyor.
 
Rafa Kaldırılan İnsan Hakları 
 
Suriye’deki otoriter yönetimin olağanüstü rejime son verildiğine ilişkin açıklaması, gözleri ülkedeki hukuksuzluğun ve insan hakları ihlallerinin kaynağını oluşturan diğer yasalara çevirmiştir. Halen yürürlükte olan ve uluslararası hukukla bağdaşmayan rejim yasaları arasında 1962 tarihli güvenlik yasası, 1965 tarihli devrim koruma yasası, 1969 tarihli devlet güvenliğini sağlama yasası ve 1980 tarihli meşhur 49 sayılı kanun bulunmaktadır. 49. yasa olarak bilinen bu düzenlemeye göre, Müslüman Kardeşler Teşkilatına üye olmak büyük bir suç olarak kabul edilmekte ve üyeler idamla yargılanmaktadır.
 
Yasa nedeniyle çok sayıda Müslüman Kardeşler üyesi halen idamla yargılanmakta veya ağırlaştırılmış müebbet gibi son derece ağır ve orantısız cezai yaptırımlarla karşılaşmaktadır. Faaliyetleri yıllardır yasak olan Müslüman Kardeşlerin yeniden siyasi çalışmalarına izin verilmesi, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki yasakların kaldırılması talep edilmektedir.
 
Sayıları 1,5 milyon civarında olduğu tahmin edilen Kürt nüfus ise siyasi ve kültürel haklardan mahrum bir şekilde kimlik mücadelesi vermektedir. Birçok Kürt kökenli Suriye vatandaşının kimliğinde statüleri “Ecanib-yabancı” olarak belirtildiği için mülk edinme, evlenme, kamuda çalışma ve seçme-seçilme hakları gasp edilmektedir. Beşar Esad, Kürt kökenli Suriye vatandaşlarının temel haklarla doğrudan ilgili olan sorunlarını çözme konusunda defalarca söz vermesine rağmen ne yazık ki bugüne kadar hiçbir ilerleme sağlanmamıştır. Dolayısıyla rejim karşıtı eylemlerin uzun süredir Baas rejiminden hoşnutsuz olan Suriye Kürtleri arasında da hızla yayılmaya başlaması şaşırtıcı bir gelişme değildir.
 
Türkiye Özgür Bir Suriye’yi Desteklemeli
 
Türkiye’nin son dönemde iyi komşuluk ilişkilerini güçlendirdiği ülkelerin başında gelen Suriye’deki siyasi krizin daha fazla kan dökülmeden barışçıl bir şekilde aşılabilmesi bakımından önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Bu çerçevede Esad rejiminin gösterileri güç kullanarak bastırmaya çalışmasının olayları içinden çıkılmaz bir hale getireceği vurgulanmalı ve tüm kesimlerle diyalog sürecinin başlatılması için taraflar arasında arabuluculuk görevi üstlenilmelidir.
 
İnsan haklarının korunmasına yönelik olarak siyasi tutukluların koşulsuz olarak serbest bırakılmasının yanı sıra Müslüman Kardeşler Teşkilatı başta olmak üzere tüm siyasi yapıların özgürce faaliyet yürütmelerine izin verilmesi telkin edilmelidir. İfade özgürlüğü ve din-vicdan özgürlüğünün sağlanması ve Kürt nüfusa karşı uygulanan ayrımcı politikaların sona ermesi yönünde tavsiyelerde bulunulmalıdır. Rejime karşı büyüyen öfkenin en ciddi gerekçelerinden biri olan, işkence, gözaltında ölüm ve yargısız infaz uygulamalarının durdurulması için hukuki bir sürecin başlatılması, cezaevleri ve gözaltı merkezlerinin insan hakları örgütlerinin denetimlerine açılması büyük önem taşımaktadır.
 
Kısacası her fırsatta “ileri demokrasi” kavramını telaffuz etmekten çekinmeyen Türk Hükümeti’nin Suriye’deki özgürlük taleplerine güçlü bir destek vermesi ve bu değişim sürecini zor kullanarak bastırmaya çalışan Esad rejimine karşı tutumunu netleştirmesi gerekmektedir. Suriye’deki halk ayaklanmasının kanlı bir şekilde bastırılma ihtimali karşısında Türkiye’nin olası bir Kürt göçü ile karşılaşacağı senaryolarının doğruluk payı bulunmaktadır. Bununla birlikte ülkedeki karışıklığın barışçıl yollardan çözümü için henüz diplomatik kanalların açık olduğu unutulmamalı, Suriye’nin parçalanmasına kesinlikle izin verilmemeli ve ülkedeki tüm siyasi aktörlerle diyalog ortamının biran önce sağlanması için daha fazla çaba harcanmalıdır.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya