ENGLISH
24.05.2012
15.04.2011 10:13


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği"

Ünlü sosyolog Max Weber'in meşhur makalesinin başlığıdır "bir meslek olarak siyaset". Başka bir yazısını da "Bir meslek olarak bilim" konusuna hasretmiştir. Bilim faaliyetinin değerlerden ve önyargıladan ne kadar arındırılabileceği, ne kadar arındırılması gerektiği hususlarının yanısıra bir bilim adamının bilimle, siyasetle ve belki de genel olarak hayatla bağını irdeler Weber. Her iki makalesinde neticede her iki işin münhasır bir meslek olarak yaşanmasının yine her iki işin kalitesine muhtemel etkilerini irdeler.

Doğrusu en geniş anlamıyla siyaset bir mesleğe indirgendiğinde, profesyonel anlamda siyasetle uğraşanların işi haline gelmiş olur ve geriye kalanlar için bu alan uzak durulması gereken, çoğu kez kirli, ancak çıkarcı hatta üçkağıtçı tiplerin ilgi duyduğu bir alan olarak algılanır. Daha iyimser bir bakışla siyaset bir meslek olarak icra edildiğinde diğerlerinin üzerinden bütün yükü, sorumluluğu kaldıran bir vekalet müessesesi olarak görülür.

Her durumda bir meslek olarak algılanan ve kabullenilen siyaset aslında hayatın geri kalanını apolitikleştiren bir etki de yapar ve toplumun olgunlaşmasına hiç de olumlu bir etki yapmaz. Tıpkı bir hakikat arayışı olarak bilimin de bir mesleğe indirgenmesinin diğerlerinin üzerinden her türlü "bilimsel düşünce" sorumluluğunu veya meziyetini kaldırması beklendiği gibi. Halbuki ne hakikatin bilgisi bilim adamlarının tekelinde ne de hakikat bilgisinin arayışı sadece bilim adamlarının sorumluluğu ve aslında özellikle bu düzeyde bilim adamlarının vekaleten, yani başkalarrından sorumluluğu kaldırabilecek şekilde üstlenebilecekleri bir hakikat bilgisi de yoktur.

Türkiye'de bir meslek olarak siyasete ilginin bir hayli artmış olduğunu söyleyebiliıiz. Bunu en azından bu seçimlerde milletvekili adayı olmak üzere yapılan başvurularıın hayli yüksek sayısından çıkarabiliriz. Sadece iktidar partisinden 5600, anamuhalefet partisindeen 4500 ve MHP'den 2500 civarında bir aday adaylığı başvurusu bugün itibariyle parti yönetimlerince sonuca bağlanacak.

Meslek olarak siyaset yoluyla bir şeylerin değişebileceğine duyulan inanç dolayısıyla bu ilgi artışından bahsedebiliyorsak ne âlâ, bu ilgi giderek daha sağlıklı bir siyasi kaliteye doğru geliştiğimizin işareti bile sayılabilir. Oysa milletvekilliği bir meslek olarak algılanan siyasetin en kârlı alanı olarak görülüyor ve aslında Türkiye'de şu anki işleyişi ittibariyle onu siyasal etkinlikten en uzak alanlardan da birisi haline getirmiş durumda. Bir yandan da alana giriş tamamen parti üst yönetiminin neredeyse mutlak seçiciliğiyle gerçekleşiyor, çıkış da öyle.

Diğer yandan meslek, bir çok konuda parti yönetiminin aldığı kararların dışında hiç bir inisiyatif kullanımına uygun değil. Anayasa değişikliği görüşmelerinde CHP ve MHP milletvekilleri liderlerinin aldığı karar doğrultusunda meclisteki oylama kabinine bile gidemediler. Türkiye'nin temel tartışma konularında bu kadarlık bir sözü ve etkisi bile olmayan bir mevkide siyasal rolü nerde arayıp nerde bulabilirsiniz? Belki muhtemel bir başkanlık sisteminin en hayırlı sonuçlarından biri vekillik müessesesinin bir meslek olmaktan çıkıp gerçek anlamda siyasal bir role dönüşmesi olabilir.

Diğer yandan Türkiye'de milletvekilliği bir çok açıdan gerçekten çok zor bir meslek, çünkü halkın milletvekilliğinden beklentileri çok ve çeşitli. Milletvekilliğine soyunanların genellikle bunu bir mesleki kariyer konusu olarak görmelerine karşılık kendilerinde halkın beklentilerini okuyabilecek ve karşılayabilecek meziyetler olup olmadığını yeterince değerlendiremediklerini görüyoruz. Özellikle büyük şehirlerin dışındaki yerlerde milletvekillerinden beklenen istihdam ve gündelik sorunlara yönelik yakın ilgiyi karşılamak, Türkiye'de devletin mahiyetinin değişmiş olması ve istihdam arzının daralmış olması dolayısıyla karşılanması gittikçe imkansız hale gelmiş durumda.

Üst siyasetin Türkiye'nin genel sorun ve çatışmalarındaki global persepktif ile yerel siyasetin gündelik hesapları arasında tam bir press yaşanır ve bu ikisinin dengesini yürütebilmek apayrı bir maharet gerektiriyor. Türkiye'nin demokratikleşmesi ve küresel bir güç haline gelmesi doğrultusundaki üstsiyasetin aktörleri bu iş için nihai icazeti gündelik siyasetin dilini kullanmaları gereken halktan alacaklarını unutmamak zorundalar. Halktan esirgedikleri ufak bir ilgi kendilerine nasıl bir misyon yüklemiş olurlarsa olsunlar onu bir anda işlemez hale getirebilir.

Ayrıca şehri bütün sorun ve kimliğiyle temsil kabiliyeti gerektiren vekillik, aslında her ilde yerel liderlik rollerine yönelik bir talebi de ifade ediyor. Belki büyük şehirlerde bu talepler çok belirgin olamıyor, çünkü bu şehirlerin kozmopolit yapısı seçimlerle ilgili beklentileri daha genel taleplere yönlendiriyor.

Oysa küçük ve orta büyüklükteki şehirlerde milletvekilliği rolüyle ilgili performans değerlendirmesi hızla yapılabiliyor. Vekilin veya adayının mesleki bir kariyer mi talep ettiği yoksa gerçek anlamda siyasal bir role mi soyunduğu değerlendirilebiliyor. Bu konudaki isabetli veya isabetsiz kararlar da zaten partilerin toplam değerlendirme hanesine yani seçimlerin sonucuna yazılıyor.

 

(11/04/2011 tarihinde Yeni Şafak'ta yayınlanmıştır)


YAZARIN TÜM YAZILARI
Kahire'den Siyaset Notları - 26 Mart 2012 Pazartesi 12:38
Ergenekon Davaları ve Yeni Türkiye için Yeni Sözleşme İhtiyacı - 17 Ocak 2012 Salı 17:44
Arap Baharının Küresel ve Bölgesel Etkisi - 19 Aralık 2011 Pazartesi 13:09
Arap Baharında Seçim Rüzgarları ve Türkiye Algısı - 07 Aralık 2011 Çarşamba 16:37
Türkiye ve Mısır’ın Demokratik Deneyim Paylaşımı - 31 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Suriye İmtihanında Türkiye ve Dünya - 16 Ağustos 2011 Salı 14:26
Siyasi Sorumluluk ve Yeni Anayasa - 21 Haziran 2011 Salı 21:22
Niçin "O" kazanıyor? - 16 Haziran 2011 Perşembe 09:29
Seçime Giderken… - 23 Mayıs 2011 Pazartesi 15:45
Kürt Sorununu Metalaştırıp Satmak - 10 Mayıs 2011 Salı 09:45
Siyasal İletişim ve Temsil - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 17:02
Darbe, Tecavüzden Daha Yüz Kızartıcı Bir Suçtur - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:22
Aday Listelerindeki Algoritma - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:16
Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği" - 15 Nisan 2011 Cuma 10:13
Alevi Çalıştayları Raporu - 07 Nisan 2011 Perşembe 13:05
Ortadoğu Devrimleri: İslamcılığın Bitişi mi Evrimi mi? - 28 Mart 2011 Pazartesi 13:21
Arap Dünyasında Değişim: Gelecek, Gelmiş midir? - 18 Mart 2011 Cuma 10:12
AP'nin hayli "öğretici" raporu - 14 Mart 2011 Pazartesi 12:21
Sosyal Deprem Olarak Devrim - 23 Şubat 2011 Çarşamba 10:13
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran Ziyareti - 21 Şubat 2011 Pazartesi 11:29
Mısır'dan Bakınca Çeşitlenen Türkiye Modeli - 15 Şubat 2011 Salı 10:06
11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun - 15 Şubat 2011 Salı 10:02
Devrim’in Öznesi ve İslamcı Siyaset - 10 Şubat 2011 Perşembe 18:30
Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın? - 01 Şubat 2011 Salı 13:03
Arap Dünyasında Değişim Zamanı - 01 Şubat 2011 Salı 12:56
Endişeler ve Tecrübeler - 26 Ocak 2011 Çarşamba 10:11
Hasan Ünal Nalbantoğlu'nun Ardından - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:44
Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56
"Araplar Osmanlı'yı Değil Bugünün Türkiye'sini Seviyor" - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:35
Kul Hakkı - 10 Ocak 2011 Pazartesi 11:33
Demokratik özerklik: "Bu mudur?" - 04 Ocak 2011 Salı 16:00
Diyarbakır'dan vicdana sesleniş - 04 Ocak 2011 Salı 10:56
Bu Ne Acele ? - 27 Aralık 2010 Pazartesi 10:44
Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)? - 21 Aralık 2010 Salı 12:52
CHP'nin "İktidar" Kurultayı - 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:17
Bir Siyaset Olarak "Kendini Değiştirmek" Arap Türk Sosyal Bilimler Kongresi-2 - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:48
Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi (ATCOSS) - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:46
Komplo Okuma Kılavuzu - 07 Aralık 2010 Salı 11:36
Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak - 06 Aralık 2010 Pazartesi 12:55
YÖK'ü Kaldırmak - 30 Kasım 2010 Salı 09:42
Kürt Siyasetçinin Sorunu - 29 Kasım 2010 Pazartesi 18:02
İktidar Hevesi - 23 Kasım 2010 Salı 12:12
Bayram ve Endişeli Modernler - 23 Kasım 2010 Salı 12:08
Davutoğlu'ndan "Demokratik NATO" Mesajı - 08 Kasım 2010 Pazartesi 10:49
Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin - 01 Kasım 2010 Pazartesi 11:38
Toplumsal Talepler AK Parti'nin Uhdesinde Değildir - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:46
Tophane'yle Beşiktaş'ın Arası... - 19 Ekim 2010 Salı 13:28
CHP 29 Ekim'de Haremlik-Selamlık mı İstiyor? - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:34
Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye - 11 Ekim 2010 Pazartesi 12:42
Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen - 05 Ekim 2010 Salı 14:13
Cumhurbaşkanının TBMM Açılış Konuşması - 04 Ekim 2010 Pazartesi 11:58
İçkinin Siyasallaşması - 28 Eylül 2010 Salı 09:44
Tophane'de "Mahalleye Baskı" - 27 Eylül 2010 Pazartesi 12:01
Yüzde 42'yi Anlama Kılavuzu - 21 Eylül 2010 Salı 10:08
Mayını Kimin Döşediğinin Ne Önemi Var? - 20 Eylül 2010 Pazartesi 09:23
Hayır Diyenleri de Rahatlatacak Bir Sonuç - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:53
Bir Tuhaf Operasyon - 13 Eylül 2010 Pazartesi 10:55
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya