ENGLISH
24.05.2012
28.03.2011 14:21


Aydın Bolat
SDE Stratejik Planlama Kurulu Başkanı
abolat@sde.org.tr
CV

Sorgulanan Devlet / Ergenekon

Ergenekon’un son medya dalgasında Oda TV, Soner Yalçın, Nedim Şener, Ahmet Şık gibi gazetecilerin sorgulanarak tutuklanmaları medyanın bir kesimini ayağa kaldırdı. ‘Basın hürriyeti kısıtlanıyor, gazeteciler susturuluyor’ vaveylaları koparılarak ağzı bantlı gösteriler yapılıyor, protestolar köpürtülüyor. Özellikle Nedim Şener ve Ahmet Şık için “yakından tanıdığımız iyi çocuklardır” diyerek kefalet gösterilerek savunuluyorlar. Hatta bu isimlerin Ergenekon türü yapılanmaların aleyhine yazıp çizdikleri ileri sürülerek tutuklanmaların başka amaçlar için yapıldığı söyleniyor. Ahmet Şık’ın yazım aşamasında olduğu belirtilen “İmamın Orduları” kitabının taslaklarının ve eklerinin toplatılmasını isteyen savcılığın kararı yerden yere vuruluyor. Daha basılmamış kitabın toplatılması, sansürlenmesi, böylece engellenmesi basın özgürlüğü adına daha büyük tepkilere neden oluyor. Yeminli Ergenekon destekçileri ve savunucularının tepkileri “Ulusal Medya 2010” belgesi kapsamında anlaşılabilir. Ancak başında beri Ergenekon ve ona eklenen davaları destekleyen bir kısım liberal demokrat yazar ve entelektüellerin de fikir, ifade ve basın hürriyeti adına ve özgürlüklerin savunulması adına, meslek korumacılığı gayretiyle son operasyona eleştirel yaklaşmalarını anlamak zordur.
 
Soner Yalçın’da ele geçirilen ve Ergenekon’un medya stratejisini açıklayan “Ulusal Medya 2010” belgesi aslında Ergenekon’un son medya dalgasında ortaya çıkan durumu anlamak isteyenleri yeteri kadar aydınlatıyor. İşte o detaylardan bazı satırlar;
 
Yürütülmekte olan operasyonların siyasal olduğu, AKP ve Cemaatin, Cumhuriyet İlke ve Devrimlerine karşı rövanşist düşüncelerle giriştiği sivil&faşist bir hareket ve diktatörlüğe uzanan yeşil bir devrim olduğu anlatılmalıdır...”
 
“...Yürütülen davaların insan haklarını ihlal temelinde, telafisi mümkün olmayan hukuki ve siyasi sonuçlar doğuracağı işlenmelidir...”
 
“Başlatılan yargı sürecinde karşı tarafın elde ettiği delillerin boşa çıkarılması, değersizleştirilmesi ve normalleştirilmesi adına savunma makamlarının geliştirmekte oldukları argümanlar kullanılmalıdır. Bu kapsamda tespit edilecek zayıf halkalar ve iddialar gündeme taşınmalı ve davanın geneliyle özdeşleştirilmelidir.”
 
“Davayı yürüten kurumlara yönelik kamuoyu desteğini kırmak için, gerek kurumsal gerekse bireysel düzeyde yıpratılmaları ve güvenilirliklerinin zedelenmesi gerekmektedir...”
 
Savcı Zekeriya Öz bu operasyonun gazetecilerin yazdıkları için değil, Ergenekon Terör örgütüne üye oldukları ve bu kapsamdaki fiilleri için yapıldığını yazılı olarak ifade etse de sanıyorum yukarıdaki zevatı ikna edemediği anlaşılıyor.
 
Operasyonlar askere, polise, istihbaratçılara yönelik olduğunda alkışlayanlar gazetecilere dokunduğunda tepki gösteriyorlar. Yeminli Ergenekon savunucularına denecek fazla bir şey yok. Onlar görevlerini yapıyorlar. Sözümüz bu dava vesilesiyle akılları karışan diğer kesimlere.
 
‘İmamın Orduları’ adı verilen hazırlığı yapılmakta olan taslak doküman Cemaat üzerinden değişimin tüm aktörlerini vurmayı hedefleyen örgütsel bir dokümandır. Savcılığın iddianame ile birlikte kitabı, üzerine düşülen notları ve diğer delillerini yayınlayacakları bu Ergenekon amaçlarına yönelik hazırlanmış örgütsel doküman, seçim öncesinde büyük bir provokasyonun aracı olduğu için engellenmek istendi. Seçimleri etkileyerek, yeni anayasa hazırlıklarını durduracak ve demokratik değişimi engelleyecek büyük bir sansasyon yaratılacaktı. Ergenekon baronları Ahmet Şık’a ‘seni yurt dışında krallar gibi yaşatırız, yeter ki bu kitabı bir an evvel çıkar’ yollu teşvikleri boşuna yapmadılar.
 
İçerideki bu koroya ABD büyükelçisinin de destek vermesi, AB’den ses verilmesi, ABD sözcülerinin katılmaları ayrıca anlamlandırılması gerekir sanırım.
 
Ergenekon davalarını sürekli eleştirenler, her fırsatta sulandırmaya çalışarak kamuoyunu yanıltma çabası içinde olanlar sanıklara yöneltilen suçlamalara, ortaya konan delillere, iddianamelerin gerçeklerine ve bu tip davaların özelliklerine hiç önem vermediler. 4 yıldır devam eden sanık sayısı 500’ü, iddianame sayfası 10.000’i aştı, klasör sayısı 2.000’i geçti. Danıştay davasından sonra Malatya Zirve Katliamı da Ergenekon’la birleştirildi, kamuoyunun geniş desteğine rağmen savunma hattı hâlâ direniyor maalesef.
 
Ergenekon davası, Cumhuriyet döneminin en büyük ve en önemli davasıdır. Kesinlikle bir siyasi dava değildir. Muhalefeti susturma davası hiç değildir. Hükümet sadece operasyonlara engel olmuyor, siyasi iradesini ortaya koyuyor. Millete mal olan bu dava devletin stratejik kurumları tarafından destekleniyor.
 
Ergenekon yapısı içinde her meslekten, her kesimden, her ideolojiden, her dinden, her partiden, her mezhepten, her cinsten, her katmandan ve her tipten insanın yer alması bu tür örgütlerin tabiatı icabındandır.
 
Asker, polis, istihbaratçı, iş adamı, gazeteci, siyasetçi, mafya veya sendikacıların görülmesi yadırganmamalı. Ergenekon’un bütün ayakları üzerine belli bir zamanlamayla gidileceği anlaşılıyor. Sağ, sol, milliyetçi, liberal muhafazakâr görünümlü aktörler sanık olarak karşımıza çıkabilirler. Siyaset, medya, iş dünyası, bürokrasi, diplomasi, akademisyen, yargı, sivil toplum gibi tüm kurumsal yapılar sorgulanabilirler. 28 Şubat, 27 Nisan, İrtica ile Mücadele Eylem Planı, Casusluk, Poyrazköy dava ve iddianameleri sırasını beklemektedir. Dava süreci 4-5 yıl daha devam edip, sanık sayısı 3-5 bin’i de bulabilir. Ergenekon’un dış bağlantıları ifşa olunabilir. Devlet ve toplum bünyesindeki psikolojik gücü bitinceye kadar, iradesi kırılıncaya kadar, halk iradesinin, demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin geçerli olacağı bir zamana kadar (1000 yıl değil ama) bu davanın sürmesi kaçınılmaz gözüküyor. Ergenekon; devletin bünyesindeki hastalık yapan mikroplardan arınma ve temizlenme davasıdır. Vesayetten kurtulma, örtülü müstemleke olmaktan çıkma, bağımsızlaşma, kozmik-derin devletin operasyonlarını bitirme davasıdır. Ergenekon davası Türkiye’nin demokratik değişiminin dayandığı, bağımsızlığının güçlendiği, devletin yeniden yapılandığı, tarihi temel bir paradigma değişikliği sürecidir. Davacısı millet ve ‘Yeni Türkiye’dir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Milli Eğitim Sisteminde Üç Dörtlük Değişim - 02 Nisan 2012 Pazartesi 21:12
28 Şubat Ergenekon’un Çocuğu, Balyoz’un Ebesidir - 29 Şubat 2012 Çarşamba 19:21
TSK Reformu Acilen Yapılmalıdır - 03 Şubat 2012 Cuma 16:52
Yeni Yılda Neler Olacak? - 02 Ocak 2012 Pazartesi 19:20
Joe Biden Neden Geldi? - 07 Aralık 2011 Çarşamba 19:39
Türkiye ve Mısır'da Demokratik Dönüşümler - 27 Ekim 2011 Perşembe 18:26
Yükselen Türkiye'nin Risk ve Engelleri - 11 Ekim 2011 Salı 15:40
Türkiye’de NATO Füze Radarları / Doğu-Batı Denklemi - 07 Ekim 2011 Cuma 14:30
Teröre Karşı Yeni Strateji ve Demokratik Açılım - 25 Ağustos 2011 Perşembe 13:02
Yeni İslam Dünyası - 02 Temmuz 2011 Cumartesi 17:07
Türkiye’nin Seçimi: Yeni Anayasa İle Tam Demokrasi - 14 Haziran 2011 Salı 15:25
Türkiye’nin Seçimi Ya Vesayet Ya Tam Demokrasi - 06 Haziran 2011 Pazartesi 11:37
Seçim Virajında MHP, Terör ve PKK - 30 Mayıs 2011 Pazartesi 16:17
Türkiye Bölgenin Vicdanı... Filistin Birleşti, Libya Nereye? - 27 Mayıs 2011 Cuma 19:38
Suriye Nereye Gidiyor? - 18 Mayıs 2011 Çarşamba 14:20
Bin Ladin 3,5 Yıl Önce Eceliyle Ölmüştü! - 03 Mayıs 2011 Salı 18:26
Sorgulanan Devlet / Ergenekon - 28 Mart 2011 Pazartesi 14:21
Ortadoğu Değişim Sürecinde Aktörler ve Gerçek Dinamikler - 28 Şubat 2011 Pazartesi 16:24
Kadim Bir Dostun Tüm Sevdiklerine Mesajı - 05 Ocak 2011 Çarşamba 13:38
NATO Füze Savunma Sistemi - 26 Ekim 2010 Salı 16:43
12 Eylül: Darbe Değil Demokrasi - 08 Ağustos 2010 Pazar 18:44
Türkiye’nin Batıya Bağlılığını Göstermeye İhtiyacı Var mı? - 03 Temmuz 2010 Cumartesi 16:22
Referandum Sürecinde Türkiye’nin Ateşle Sınavı - 23 Haziran 2010 Çarşamba 15:37
Yalnızlaşan İsrail, Büyüyen Türkiye - 07 Haziran 2010 Pazartesi 15:47
Değişim CHP’yi de Etkiledi (mi?) - 03 Haziran 2010 Perşembe 13:18
Yakın Geleceğe Dair: Statüko Bitecek Değişim Sürecek - 29 Nisan 2010 Perşembe 16:02
Demokrasiye Evet Vesayet Rejimine Hayır! - 27 Mart 2010 Cumartesi 18:56
Balyoz Darbe Planlarına Hukuk Tokmağı - 26 Şubat 2010 Cuma 14:05
Plan Semineri Balyoz Darbe Planına Nasıl Dönüşür? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 20:20
Aslında Ne Oluyor? Değilse Ne? - 15 Ocak 2010 Cuma 16:35
Ne ist(em)iyoruz? - 29 Aralık 2009 Salı 14:57
Eksen Kayması Değil Yeni Türkiye Vizyonu - 29 Aralık 2009 Salı 14:39
Açılıştan Kapanışa mı? Yoksa Kaos Bitecek Değişim Sürecek mi? - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:27
Ermenistan Açılımı - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:24
Demokratik Değişim Sürecinde Devlet, Siyaset ve Halk - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:57
Demokratik Açılım ve Yeni Türkiye - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya