ENGLISH
24.05.2012
23.03.2011 14:45


Dr. Kaan Dilek
SDE Uzmanı
kdilek@sde.org.tr
CV

İran-Suudi Çekişmesinde Son Cephe: Bahreyn mi?

1979 yılında İran’da yaşanan devrim süreci ve Şii akidenin ve onun uzantısı olan güçlerin iktidara yürümesiyle başlayan Sünni/Vahhabi Suudi Arabistan ve Şii İran rekabetinde Irak, Lübnan ve Yemen cepheleri ardından son cephe olarak Bahreyn’in ortaya çıktığını görüyoruz.
 
8 yıllık İran-Irak savaşında Saddam rejiminin en büyük destekçisi olan Suudi yönetimi, 2003 yılında Bağdat’ta siyasal ekseni Şiilerin belirlediğine ve İran’ın Irak’taki nüfuzunu tescil ettiğine şahit oldu. Yine Lübnan’da Hizbullah’ın İsrail karşısında siyasal ve askeri başarıları, Yemen’de Riyad yönetiminin tüm uğraşlarına rağmen Yemenli Şii Zeydilerin İran’ın kontrolüne girmesiyle, Suudi yönetimi İran karşısında tüm stratejik rekabet cephelerinde üstünlüğü Tahran yönetimine kaptırdı. Bugün Tahran ve Riyad yönetimleri arasındaki son stratejik ve jeopolitik savaşın arenası olarak Körfez’in en stratejik yerlerinden biri olarak Bahreyn’in öne çıktığını ve İran-Arabistan çekişmesinde son kozların burada paylaşılacağını görüyoruz.
 
Körfez İşbirliği Konseyi’nin başını çeken Suudi Arabistan açısından Şubat ayında gösterilerin başladığı Bahreyn’de demokrasinin mi, monarşinin mi yoksa başka bir siyasi fikrin mi olgunlaşacağından ziyade Tahran yönetiminin burada Irak, Lübnan ve Yemen’de olduğu gibi Riyad yönetimiyle stratejik rekabetinde üstünlük kazanıp kazanmayacağıyla ilgilenmektedir. Bahreyn’de yaşanan olaylarla birlikte Suudi Arabistan bu ülkeye askeri girişimde bulunmuş ve İran’a son kozların paylaşılacağı Bahreyn’de savaşa bile hazır olduğu mesajını vermiştir. Kendisini İran tarafından kuzeyden Lübnan, güneyden Yemen ve doğudan Irak ile Bahreyn ile kuşatılmış olarak hisseden Riyad yönetimi, Bahreyn’in de düşmesi ve İran’ın kontrolüne girmesi halinde bölgesel güç olma ve çekim merkezi iddialarının son bulacağını düşünmektedir. Ayrıca başta ABD ve İngiltere olmak üzere Batılı güçler de Bahreyn gibi yüzölçümü küçük ama stratejik önemi büyük bir ülkenin İran’ın kontrolüne girmesinden ciddi olarak endişe duymaktadırlar.
 
Bahreyn yönetimi halkın itirazlarını şiddetle bastırmayı seçerek ve Riyad yönetimi de bir bakıma Bahreyn gelişmelerine doğrudan askeri ve siyasal olarak müdahalede bulunarak aslında İran’ın da konuya dair müdahil olması yönünde zemin hazırlamaktadır. Zira Tahran yönetimi Suudi Arabistan’ın hukuki zemini bulunmayan bu girişimini kendisinin de gelişmelere müdahale etmesi açısından zemin hazırladığını ve bölgesel gelişmelerden uzak duramayacağını düşünmektedir.
 
Bölgedeki başta Iraklı Müçtehit Ayetullah Sistani olmak üzere Şiilerin yaşadığı diğer ülkelerdeki din adamlarının Suudi Arabistan ve Bahreyn yönetimini ciddi olarak uyarmalarından da güç alan İran, Suudi yönetimi karşısında Irak, Lübnan, Yemen ve Körfez’deki Şii gruplarla birlikte bir Şii eksen oluşturulabileceğini de çok iyi hesap etmektedir.
 
Suudi Arabistan’ın değişim ve dönüşümü öncelikle bölgesel gelişmelerin seyrini tam tersine çevirebileceği hissedilirken, Riyad yönetiminin kısa vadede dönüşmesi ve değişmesinin mümkün olmadığı düşünülerek, bölgesel gelişmelerin soğukkanlı bir şekilde ele alınmasını sağlayacak bir siyasal akla ihtiyaç olduğu ortadadır.
 
Ayrıca İran karşısında Irak, Lübnan ve Yemen’de stratejik rekabette kaybeden taraf olarak Suudi Arabistan’ın Bahreyn’de de İran karşısında bu son cepheyi de kaybetmesi yani demografik hakim güç olan Şii nüfusun Menama yönetiminde söz sahibi olması sonucunda, bölgede çok önemli gelişmeler hatta çatışma ortamları yaşanabilir. Bu noktada bölgesel çatışmayı önleyici etkinliği olan tek ülkenin halihazırda Türkiye olduğu da herkes tarafından kabul edilmektedir. Başta Sünni dünyanın ileri gelen din ve siyaset adamları olmak üzere Türkiye’nin de acilen Bahreyn’de yaşanan gelişmelere soğukkanlı yaklaşım sergilenmesine zemin hazırlayacak adımları atması gerekmektedir. Aksi takdirde Körfez’de yaşanacak bölgesel sorunlar sadece bölgeyle sınırlı kalmayacak, burada alevlenecek ateş tüm dünyayı kasıp kavuracak bir ateş topuna dönüşebilecektir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
İran ve Türkiye, Suriye’yi Kurtarabilir mi? - 01 Aralık 2011 Perşembe 16:01
Ortadoğu’da Arap Baharı ve İran’da Yeşil Hareketi - 10 Kasım 2011 Perşembe 09:39
Bağımsızlıklarının 20. Yılında Türk Cumhuriyetleri - 09 Ekim 2011 Pazar 04:27
Esad Rejimi Nasıl (D)Evrilir? - 17 Ağustos 2011 Çarşamba 12:57
İsrail Özür Diler mi? - 26 Temmuz 2011 Salı 13:03
İran ve Suriye’nin Türkiye Karşıtlığı - 15 Haziran 2011 Çarşamba 13:18
İran ve S. Arabistan Rekabetinde Yeni Cepheler - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 12:56
Suriye, Ortadoğu’da Mezhep Savaşlarını Başlatır mı? - 12 Nisan 2011 Salı 12:24
İran-Suudi Çekişmesinde Son Cephe: Bahreyn mi? - 23 Mart 2011 Çarşamba 14:45
İran’da Dijital ve Renkli Devrimler Mümkün mü? - 02 Mart 2011 Çarşamba 14:55
İran’da “Fitne” ve Politik Oyunlar - 09 Şubat 2011 Çarşamba 11:41
İran’da Kritik Bir Süreç mi Başlıyor? - 07 Şubat 2011 Pazartesi 12:27
İran Nükleer Meselesinin Çözümü Kimin İşine Yarar? - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:39
İran’ın Nükleer Bilmecesinde Yeni Gelişmeler - 27 Eylül 2010 Pazartesi 11:40
Halkın Mücahitleri Kandil’e Çıkarsa! - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 13:09
İsrail’in “Sivil Yardım Katliamı”, Türkiye-İsrail İlişkileri ve Ortadoğu - 05 Haziran 2010 Cumartesi 12:09
Türkiye Açısından “Nükleer Takas Anlaşması” - 20 Mayıs 2010 Perşembe 12:34
Irak'ı Bekleyen Kader: Kaos mu İstikrar mı? - 12 Nisan 2010 Pazartesi 14:38
İran’da Yeni Yıl: Umutlar-Kaygılar-Korkular - 30 Mart 2010 Salı 15:07
Nükleer Ortadoğu’ya Doğru - 15 Mart 2010 Pazartesi 10:21
Jeopolitik Savaşın Arenası Irak - 06 Mart 2010 Cumartesi 13:03
Petrol Oyunlarında Bir Darbe İki Ülke: İran-Türkiye - 19 Şubat 2010 Cuma 14:53
İran Nükleer Meselesindeki Yeni Gelişmeler Ve Türkiye - 08 Şubat 2010 Pazartesi 11:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya