ENGLISH
24.05.2012
22.03.2011 13:25


Doç. Dr. Ahmet Uysal

auysal@sde.org.tr
CV

Mısır’da Referandum veya Demokrasinin Tadı

Kısmi anayasa reformunu oylayarak Mısırlılar ilk kez demokrasiyi tattılar. 1900’lerin başında anayasal krallığa geçerek Mısır’da kısmi bir demokrasi tecrübesi olmuştu. 1952’den sonra ise diktatörlükle yönetilerek bazen doğrudan askeri yönetim bazen de asker kontrolündeki tek parti yönetimi biçiminde devam etmişti. Resmi sonuçlara göre Cumartesi günü yapılan anayasa referandumunda büyük oranda kabul oyu (% 77) çıkmıştır. Dolaysısıyla, Mısırlılar, belki de tarihte ilk kez özgür iradelerini sandığa yansıtma şansı bulmuşlardır.
 
Mısır’da Yüksek Askeri Konsey, Hüsnü Mübarek’i görevden uzaklaştırdıktan sonra, Hükümet’i, Parlamento’yu ve Senato’yu feshetmişti. Ama eski anayasa kaldırılmamış, çok eleştirilen maddelerini değiştirmek için komisyon oluşturularak halkoyuna sunulmuştu. Bu değişiklik, devrimin meşruiyetini kabul ettiğini söylemesine rağmen eski düzeni tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Referandumda kabul çıkması, yeni anayasa yapılmasını da Eylül’deki seçimlerinden sonra oluşacak Parlamentoya bırakıyordu.
 
Anayasa değişikliği ölünceye kadar liderlik yerine başkanlık süresini dört yıllık iki dönem olarak öngörüyor ve hileli seçimlere son vermek için seçimlere yargı denetimi getiriyordu. Ayrıca, hemen başkan yardımcısı atanmasını, keyfi baskı yöntemi olarak kullanılan olağanüstü halin kaldırılmasını da getiriyordu. Gerçek anlamda ilk seçim olması dolayısıyla, bazı seçim merkezlerinde hâkim eksikliği, oy pusulası noksanlığı ve sandık başında propaganda yapılması gibi şikayetler olması da ‘normal’ görülebilir.
 
Mısır kamuoyu referandumda EVETçiler ve HAYIRcılar arasında bölünmüştü. “Yetmez ama EVET” diyenler de siyasi değişimin hızlanması için değişikliği destekliyorlardı. EVET diyenler arasında eski rejimin temsilcisi Ulusal Demokrat Parti ve ordu bulunduğu gibi Müslüman Kardeşler cemaati de vardı. Eski rakipler ilginç bir şekilde yan yana gelmişlerdi. Ayrıca, protestolarla ortaya çıkan tıkanıklıktan bıkan ve demokrasi yolunun açılmasını isteyen demokratik güçler yoğunluktaydı.
 
HAYIR cephesinde ise, devrime öncülük eden bazı siyasi oluşumlar ve muhtelif gruplar vardı. Bunlar, yeni anayasa yapılarak yeni bir siyasi sistemin kurulmasını istedikleri için eski anayasanın değiştirilmesini yeterli görmeyerek karşı çıkıyorlardı. Ayrıca, yeni siyasi oluşumlar için fazla zaman tanınması gerektiğini savunuyorlardı. Daha fazla demokrasi gerekçesiyle askerin yönetimde daha uzun süre kalmasını istemeleri ilginç bir tezat oluşturuyordu. HAYIR cephesinde devrimi yapan gençlik örgütleri bulunduğu gibi dünyaca bilinen Muhammed El-Baradai ve Arab Birliği Genel Sekreteri ve başkan adayı Amr Musa da bulunmaktaydı. İslamcılığın yükselişinden endişe eden Ortodoks (Kıpti) Hristiyanların da genellikle HAYIR dediği bilinmektedir.
 
Referandum sonucunda güçlü EVET çıkması, özellikle Müslüman Kardeşler için bir başarı sayılmaktadır. Demokratik süreç böylece başlamıştır ve Eylül’de yapılacak parlamento seçimleri için de yolu açmıştır. Bu seçimlerden sonra gelecek parlamento yeni anayasayı da yapacaktır. Muhalefette tanınmış El-Baradai ve Amr Musa gibi isimler bulunmakla birlikte siyasi arenayı etkileyecek örgütler henüz yoktur ve kalabalıkları sürükleyecek liderlerin ortaya çıkması zaman alacaktır.
 
Mübarek rejiminin her türlü muhalefeti bastırması ve var olan muhalefeti de ehlileştirmesi, saygın bir muhalefetin ortaya çıkmasına engel olmuştur. Bu baskılardan Müslüman Kardeşler de nasibini almıştır ama güçlü ve tabana yayılmış yapısıyla tek ciddi muhalif hareket olarak kalmayı başarabilmiştir. Bu süreçte kendisini toparlaması ve seçimlerden galip çıkması beklenmektedir. Mısır’da daha radikal ve Selefi İslamcı hareketlerden, daha laik Vefd, Nasırcılar ve Sosyalist hareketlere kadar birçok hareket vardır. Altı ay sonra yapılacak seçimlere hazırlanmak için gerçek beceri ve kaynak gerekecektir. Ayrıca, devrime öncülük eden Facebook ve Google gençliğinin siyasi örgütlenmede ve seçim kazanmadaki başarısı da test edilecektir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Tunus Devrimi İlerliyor, Mısır'ın Yolları Taşlı - 19 Ocak 2012 Perşembe 12:00
Arap Baharı ve Erdoğan’ın Mısır Ziyareti - 12 Eylül 2011 Pazartesi 12:21
'Zenga Zenga' Kaddafi veya Diktatörün Hazin Sonu - 22 Ağustos 2011 Pazartesi 15:32
Suriye'nin Kanlı Oyalama Taktikleri ve Türkiye - 08 Ağustos 2011 Pazartesi 11:37
Suriye’de Geri Dönüş İmkanı Yok - 01 Haziran 2011 Çarşamba 16:55
Otoriter Rejimlerin Reformu Mümkün mü ? - 29 Nisan 2011 Cuma 17:59
Mısır’da Demokrasi Çarkı Dönüyor - 22 Nisan 2011 Cuma 17:04
Suriye Reform Şansını Kaçırıyor mu? - 01 Nisan 2011 Cuma 09:45
Mısır’da Referandum veya Demokrasinin Tadı - 22 Mart 2011 Salı 13:25
Mısır'da Burjuvazi-Asker İttifakı Bozuldu - 08 Şubat 2011 Salı 12:06
Türkiye Mısır’daki Yangını Söndürmelidir - 01 Şubat 2011 Salı 12:35
‘İnzil Paşa’ ya da Mübarek’in Son Hamleleri - 30 Ocak 2011 Pazar 15:41
Lübnan’da Kritik Dönem - 25 Ocak 2011 Salı 15:12
Tunus’ta “Dijital” Devrim - 15 Ocak 2011 Cumartesi 14:18
2011’in İlk Kurbanı: Mısır - 05 Ocak 2011 Çarşamba 09:44
İsrail’le Gizli Görüşme ve Tutarsızlık Görüntüsü - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 09:31
Türkiye’nin Ortadoğu Politikalarının Gayri İktisadi Yararları - 30 Haziran 2010 Çarşamba 17:07
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü – II - 22 Haziran 2010 Salı 17:00
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü - I - 15 Haziran 2010 Salı 11:24
İsrail’le Krizde Türkiye Ne Yapmalı? - 09 Haziran 2010 Çarşamba 17:03
İsrail’le Krizde Kazanan ve Kaybeden - 03 Haziran 2010 Perşembe 10:56
Kılıçdaroğlu ve Dış Politika - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 14:55
Arap Milliyetçiliği Nereye? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 12:02
Arapça TRT ve Türkiye’nin Yumuşak Gücü - 12 Nisan 2010 Pazartesi 11:07
Arap Cephesinde Yeni Bir Şey Var mı? - 01 Nisan 2010 Perşembe 09:25
Süpergüçlerin Meşruiyeti Var Mı? - 23 Mart 2010 Salı 17:59
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – II - 10 Mart 2010 Çarşamba 09:43
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – I - 02 Mart 2010 Salı 09:54
Artan Azeri-İsrail İlişkileri Üzerine - 18 Şubat 2010 Perşembe 13:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya