2008 yılında bağımsızlığını ilan eden Kosova ile Sırbistan arasında ilk kez doğrudan görüşmelere başlandı. 8 Mart 2011 tarihinde Brüksel’de başlayan müzakereler Avrupa Birliği’nin gözetiminde yapılırken, Kosova’yı resmen tanımayı reddeden Sırbistan’ın diyalog sürecine yeşil ışık yakması önemli bir adım olarak değerlendirildi. Kosova Başbakanı Haşim Taçi’nin belirttiği gibi görüşmeler iki bağımsız ve egemen devlet arasında yapılıyor ve iki tarafın siyasi ve ekonomik konularda uzlaşma sağlamaya çalışacakları vurgulanıyor.
Arnavutlara göre Kosova’nın bağımsızlık ve egemenliği bir daha tartışmaya açılamayacak olan “kapanmış bir konu” ve Sırbistan’ın bu gerçeği dikkate alarak görüşmeleri sürdürmesi gerekiyor. Sırp tarafının da görüşmelerde Kosova’nın statüsünü tartışmaya açma niyetinde olmadığı ve teknik sorunların çözümü için ilerleme sağlanmasını istedikleri kaydediliyor. Sırbistan'ın Kosova’dan Sorumlu Bakanı Goran Bogdanoviç’in müzakerelerle Kosova’daki Sırp toplumunun yaşam koşullarını iyileştirmeye çalışacaklarını vurgulaması, Sırp tarafının beklentilerini özetliyor.
Bununla birlikte her iki ülkenin Parlamentolarında müzakerelerin başlatılması konusunda ciddi tartışmalar yaşandı. Özellikle Sırbistan’daki milliyetçi grupların Kosova ile herhangi bir siyasi ilişki kurulmasına şiddetle karşı çıktıkları biliniyor. Sırp muhalifler, diyalog sürecine Kosova’nın bağımsız bir devlet olarak katılmasının kabul edilemeyeceğini söyleseler de Belgrad yönetimi müzakereler için olumlu bir yaklaşım sergiledi.
Kosova Meclisi de benzer gerginliklere sahne oldu. Kosovalı Arnavut muhalifler, bu diyalog sürecinin kendilerine kazandıracağı bir şey olmadığını, Sırbistan’ın ise görüşmeleri kullanarak AB adaylık statüsünü güçlendirmeye çalışacağını ifade edip hükümeti eleştirdiler. Bu eleştirilerin yanı sıra Kosovalı Sırp lider Oliver İvanoviç bölünmüş Mitrovica’nın kuzeyindeki Sırp toplumunun siyasi ve sosyal yaşama katılmaları ve Priştine yönetimi ile aralarındaki sorunların giderilmesi bakımından diyalog ortamının şart olduğunu savundu ve müzakereleri ihtiyatlı bir iyimserlikle karşıladı.
Çözüm Bekleyen Sorunlar
Kosova’nın BM denetiminde özerk bir bölge olarak statü elde ettiği 2001 savaşından bu yana Sırbistan ile arasında devam eden ve bugüne kadar çözülememiş birçok teknik sorun bulunuyor. Kosova’nın bağımsızlığı ile birlikte bu sorunların çözümü giderek zorlaştı. Kosova’yı tanımayan Sırbistan, Kosova pasaportu taşıyanların seyahat özgürlüğünü engellediği gibi Kosova plakalı veya belgeli araçların ülkeye girişlerine de izin vermiyor. Sırbistan’ın Kosova’da çıkarılan plakaları tanımamasına karşılık Priştine yönetimi de bir karar alarak Belgrad tarafından çıkarılan araç plakaları ile seyahat etmeyi yasakladı. Bu yüzden Kosova ile Sırbistan arasında yük taşıyan araçlar tarafsız bölgede durup plakalarını değiştirmek zorunda kalıyorlar. Bu inatlaşma sonucu birçok insan seyahat özgürlüğünden mahrum bırakıldığı gibi, iki ülke arasında ciddi ekonomik kayıplar da yaşanıyor.
Bir başka önemli sorun da haberleşme ve havayolu ulaşımında yaşanıyor. Henüz BM üyesi olmayan Kosova’da telefon görüşmeleri Sırbistan’ın engellemeleri yüzünden ancak Slovenya gibi başka ülkelerin telefon kodlarıyla sağlanıyor. Yine Sırbistan hava sahasını Kosova’ya kapattığı için Priştine havaalanını kullanacak uçaklar Makedonya üzerinden iniş-kalkışlarını gerçekleştirebiliyor. Öte yandan Kosova’da işlenen savaş suçlarının soruşturulması, yerinden edilenlerin mülkiyet sorunları ve kayıp kişilerin akıbeti gibi hukuki boyutu olan bir dizi problem çözülmeyi bekliyor.
Global ekonomik krizin etkileri Balkanlar’da da kendini yoğun olarak hissettiriyor. Sırbistan’da işsizlik ve hayat pahalılığına karşı sık sık gösteriler düzenleniyor. Arnavutluk, Bosna-Hersek ve Makedonya gibi bölge ülkelerinde de benzer krizler yaşanıyor. Dolayısıyla Kosova’nın mevcut ekonomik sorunları kriz ortamında giderek derinleşirken, Sırbistan’ın uyguladığı ambargo ile de mücadele etmek zorunda kalmak, ülkenin bütün enerjisini alıp götürüyor.
Müzakere Sürecini İlerletmek
Priştine ve Belgrad arasındaki müzakere süreci, birçok sorunun masada tartışılmasına ve en azından bazı alanlarda iyileşme sağlanmasına katkıda bulunabilir. Batı Balkanlar’daki etnik ayrışmalardan doğan kutuplaşmaların azaltılması ve bölgesel istikrar ortamının sağlanması bakımından iki ülke arasında sürdürülebilir nitelikte siyasi ilişkilerin kurulması yararlı olacaktır. Bununla birlikte Kosova ve Sırbistan’ın karşılıklı egemenlik haklarına saygı temelinde geliştirecekleri diyalog sürecine bölge ülkelerinin de destek vermesi Balkan toplumlarının yakınlaşması açısından ayrıca önem taşımaktadır.