ENGLISH
24.05.2012
15.02.2011 10:02


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun

İlk günden beri artık iktidarda kalamayacağı net bir biçimde görünmüştü Mübarek'in. Diktatörlüğünün artık sürdürülemez olduğunu baştan beri kendisini destekleyen ABD bile göstericilerin Tahrir meydanını doldurmaya başladığı 2. veya 3. gün içinde hemen anladı ve ilk açıklamasında tavsiye ettiği geçiş sürecini de ikinci açıklamasında "bir an evvel" kaydına dönüştürerek Mübarek devrinin kendisi için bitmiş olduğunu ilan etti.

Bunu ilan etmekle ABD'nin yapmak istediği aslında kendisi açısından Mübarek rejiminin, daha somut biçimiyle Camp David düzeninin, devam ettirilmesi arayışından başka bir anlam ifade etmiyordu. Bunu bu saatten sonra da ne ölçüde başarabileceğini söylemek mümkün değil, ama en azından bu kaybını en aza düşürme refleksini sergilediğini söylemek mümkün. O yüzden Mübarek'in gitmesini istemesi baştan itibaren devrimin arkasında durduğunu göstermiyor, aksine emr-i hak haline gelmiş olan devrimin sonuçlarından daha az zararla çıkma niyetinin ve arayışının bir sonucu idi.

Herkesin ve ABD'nin iki gün içinde anladığını Mübarek'in ancak 18 günün sonunda anlayabilmiş olmasını iktidar hırsının insanın gözünü nasıl karartabildiğine yormak gerekiyor. 30 yıl süren iktidar bir diktatörde iktidar doygunluğu yaratmıyor, aksine insanın kendini tanrı sanması ve her geçen saat aklının başından gitmesi çok daha alışıldık bir durum. Mısır, Firavunlarının kendi halklarına "ben sizin en büyük rabbinizim" diyecekleri kadar azgınlaşabildikleri, kendilerini sadece yaşarken değil öldükten sonra bile gölgeleriyle, anıt mezarlarıyla topluma musallat etmenin yollarını aradıkları bir yer.

Ama Mısır aynı zamanda bütün bu tanrılık iddialarının nasıl bir cehaletin ürünü olduğunun, azgın yöneticilerin nasıl traji-komik durumlara düştüklerinin de defalarca görülmüş olduğu bir yerdir. Bu örneklerin her birinde insan tabiatına dair, insanın insana yaptığı fenalıkların boyutlarına dair paha biçilmez ibretlik sahneler vardır. Burnunun ucunu göremeyenlerin özgürlüğüne susamış, bilge bir topluma onyıllarca hüküm sürmeyi başarabilmesi gerçekten ibretlik bir durumdur.

Bunda tabii ki bu diktatörlerle işbirliği yapan, sahip oldukları bilgiyi, irfanı az bir pahayla satmayı tercih eden Hamanların, Bel'amların önemli bir payı da vardır. Firavun burnunun ucunu sadece kendi cehaletiyle görmekten uzaklaşmıyor, onun burnunun ucunda hem bu figürlerin hem de onların harici destekçilerinin, Batılı müttefiklerinin koyduğu gözlükler de görüşünü kapatıyordur.

İslam dünyasında demokrasinin gelişememesini yıllardır Müslümanların tepesinde boza pişirerek dile getiren batılı güçlerin bugünlerde Tunus, Mısır ve arkasından gelebilecek bütün halk hareketlerine karşı sıkça dile getirdiği endişenin İslamcıların veya İhvanın iktidara gelme ve güçlenme ihtimali olmasının altını önemle çizelim. Aslında yaklaşık yüzyıldır İslam dünyasında bu diktatörlükleri ayakta tutmuş olan destek yine batılılardan geldi ve bunda en büyük gerekçe demokratik bir sürecin istemedikleri Müslümanları iktidara getirme ihtimaliydi.

O yüzden İslam ve demokrasi karşıtlığını işleyen bütün söylemlerin ikiyüzlü bir tarafı olmuştur. Bugün özellikle Mısır'da Müslüman Kardeşlerin mevcut olandan daha fazla, sözümona "Şeriat getirmek" gibi bir talepleri yok. İhvan sözcüsü Dr. Eşref Abdülgaffar'ın dini talepleri olup olmadığı sorusuna verdiği cevap aslında işin sırrını ele veriyor. Diyor ki Abdülfgaffar "Mevcutla yetineceğiz. Eski kanunlarda bulunan şeyler bizim için yeterli. Bizim taleplerimiz tamamen ulusaldır. Milli taleplerdir, dinle ilgili bir talebimiz yok. Son dönemde Hüsnü Mübarek'in kendi varlığını devam ettirebilmek için değiştirdiği maddeleri değiştirmek istiyoruz. Yapmak istedikleri şeyler için bu anayasayla oynuyorlar. Biz anayasayı bütünüyle değiştirmek istemiyoruz, temel maddelerinin aynı kalmasını istiyoruz."

Böylece Tunus'tan Mısır'a, Cezayir'den Yemen'e İslamcı siyasetin talebinin daha fazla din değil daha fazla demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, kaynakların adil dağılımı ve yönetimin şeffaflığı gibi söylemlere dayanıyor olması umarım yeterince münasip bir biçimde değerlendirilir. İslamcı siyaseti "el kesme" veya "kadının aşağılanması" gibi klişelere mahkum eden medyatik veya akademik algılara karşı İslamcı siyasetin bu yönü çok daha ön plana çıkacak.

Mısır'da devrim gerçekleşmiştir.

Halk, kendisine yıllarca dayatılan ve bin bir türlü baskı, rüşvet ve hile yoluyla dayatılan rejimi devirmiştir. 18 yıl kadar uzun süren 18 gün boyunca sergilediği sebat ve ısrar ile halk artık devleti kuran irade haline gelmiş ve bu saatten sonra hiçbir güç onu oluşturulacak düzenin denkleminden uzak tutamayacaktır.

Devrim her şeyden önce halkın yüreğinde yaşanmış, kendi kaderlerini değiştirebileceklerine dair güçlü bir inançla donanmıştır. Gerisi dünyayı değiştirmeye kalmıştır ki, bu saatten sonra o dünyanın en kolay işi...

  (12 Şubat 2011 tarihinde Yeni Şafak'ta yayınlanmıştır)


YAZARIN TÜM YAZILARI
Kahire'den Siyaset Notları - 26 Mart 2012 Pazartesi 12:38
Ergenekon Davaları ve Yeni Türkiye için Yeni Sözleşme İhtiyacı - 17 Ocak 2012 Salı 17:44
Arap Baharının Küresel ve Bölgesel Etkisi - 19 Aralık 2011 Pazartesi 13:09
Arap Baharında Seçim Rüzgarları ve Türkiye Algısı - 07 Aralık 2011 Çarşamba 16:37
Türkiye ve Mısır’ın Demokratik Deneyim Paylaşımı - 31 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Suriye İmtihanında Türkiye ve Dünya - 16 Ağustos 2011 Salı 14:26
Siyasi Sorumluluk ve Yeni Anayasa - 21 Haziran 2011 Salı 21:22
Niçin "O" kazanıyor? - 16 Haziran 2011 Perşembe 09:29
Seçime Giderken… - 23 Mayıs 2011 Pazartesi 15:45
Kürt Sorununu Metalaştırıp Satmak - 10 Mayıs 2011 Salı 09:45
Siyasal İletişim ve Temsil - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 17:02
Darbe, Tecavüzden Daha Yüz Kızartıcı Bir Suçtur - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:22
Aday Listelerindeki Algoritma - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:16
Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği" - 15 Nisan 2011 Cuma 10:13
Alevi Çalıştayları Raporu - 07 Nisan 2011 Perşembe 13:05
Ortadoğu Devrimleri: İslamcılığın Bitişi mi Evrimi mi? - 28 Mart 2011 Pazartesi 13:21
Arap Dünyasında Değişim: Gelecek, Gelmiş midir? - 18 Mart 2011 Cuma 10:12
AP'nin hayli "öğretici" raporu - 14 Mart 2011 Pazartesi 12:21
Sosyal Deprem Olarak Devrim - 23 Şubat 2011 Çarşamba 10:13
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran Ziyareti - 21 Şubat 2011 Pazartesi 11:29
Mısır'dan Bakınca Çeşitlenen Türkiye Modeli - 15 Şubat 2011 Salı 10:06
11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun - 15 Şubat 2011 Salı 10:02
Devrim’in Öznesi ve İslamcı Siyaset - 10 Şubat 2011 Perşembe 18:30
Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın? - 01 Şubat 2011 Salı 13:03
Arap Dünyasında Değişim Zamanı - 01 Şubat 2011 Salı 12:56
Endişeler ve Tecrübeler - 26 Ocak 2011 Çarşamba 10:11
Hasan Ünal Nalbantoğlu'nun Ardından - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:44
Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56
"Araplar Osmanlı'yı Değil Bugünün Türkiye'sini Seviyor" - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:35
Kul Hakkı - 10 Ocak 2011 Pazartesi 11:33
Demokratik özerklik: "Bu mudur?" - 04 Ocak 2011 Salı 16:00
Diyarbakır'dan vicdana sesleniş - 04 Ocak 2011 Salı 10:56
Bu Ne Acele ? - 27 Aralık 2010 Pazartesi 10:44
Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)? - 21 Aralık 2010 Salı 12:52
CHP'nin "İktidar" Kurultayı - 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:17
Bir Siyaset Olarak "Kendini Değiştirmek" Arap Türk Sosyal Bilimler Kongresi-2 - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:48
Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi (ATCOSS) - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:46
Komplo Okuma Kılavuzu - 07 Aralık 2010 Salı 11:36
Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak - 06 Aralık 2010 Pazartesi 12:55
YÖK'ü Kaldırmak - 30 Kasım 2010 Salı 09:42
Kürt Siyasetçinin Sorunu - 29 Kasım 2010 Pazartesi 18:02
İktidar Hevesi - 23 Kasım 2010 Salı 12:12
Bayram ve Endişeli Modernler - 23 Kasım 2010 Salı 12:08
Davutoğlu'ndan "Demokratik NATO" Mesajı - 08 Kasım 2010 Pazartesi 10:49
Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin - 01 Kasım 2010 Pazartesi 11:38
Toplumsal Talepler AK Parti'nin Uhdesinde Değildir - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:46
Tophane'yle Beşiktaş'ın Arası... - 19 Ekim 2010 Salı 13:28
CHP 29 Ekim'de Haremlik-Selamlık mı İstiyor? - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:34
Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye - 11 Ekim 2010 Pazartesi 12:42
Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen - 05 Ekim 2010 Salı 14:13
Cumhurbaşkanının TBMM Açılış Konuşması - 04 Ekim 2010 Pazartesi 11:58
İçkinin Siyasallaşması - 28 Eylül 2010 Salı 09:44
Tophane'de "Mahalleye Baskı" - 27 Eylül 2010 Pazartesi 12:01
Yüzde 42'yi Anlama Kılavuzu - 21 Eylül 2010 Salı 10:08
Mayını Kimin Döşediğinin Ne Önemi Var? - 20 Eylül 2010 Pazartesi 09:23
Hayır Diyenleri de Rahatlatacak Bir Sonuç - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:53
Bir Tuhaf Operasyon - 13 Eylül 2010 Pazartesi 10:55
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya