ENGLISH
24.05.2012
04.02.2011 16:08


Doç. Dr. Erkin Ekrem
SDE Uzmanı
eekrem@sde.org.tr
CV

ABD-Çin İlişkileri: Jon Huntsman’ın Başkanlık Adaylığı Üzerine

Jon Huntsman’ın Başkanlık Adaylığı
 
ABD’nin 2012 yılında gerçekleştirilecek başkanlık seçimlerinde, Başkan Obama’ya karşı, Cumhuriyetçi kökenli ancak Obama yönetiminin hizmetinde olan ABD’nin Pekin Büyükelçisi Jon Huntsman aday olmaya hazırlanmaktadır. Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs’in 31 Ocak 2011’deki basın toplantısında, Büyükelçi Jon Huntsman’ın mevcut görevinden ayrılacağını açıklamıştı. 30 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere görevinden ayrılacağını bildiren Büyükelçi Jon Huntsman’ın ABD başkanlığına soyunacağı yönünde spekülasyonlara yol açmıştır. Nitekim bundan kısa bir süre önce Büyükelçi Huntsman kendisinin başkanlık seçimlerinde aday olabileceğinin işaretini vermişti. Hatta 2009 yılında Başkan Obama’nın Utah Eyaleti Valisi olan Huntsman’ı ABD’nin Pekin Büyükelçisi olarak atamasının altında, 2012 yılındaki başkanlık seçiminde potansiyel rakibini uzaklaştırma fikrinin yattığına dair görüşler vardır. Huntsman’ın 2016 yılındaki seçimlere katılabileceği de ifade edilmiştir. Yani Jon Huntsman’ın 2012’de ABD başkanlığına soyunma ihtimali söz konusudur. Washington D.C. yakınlarında lüks bir daire satın alan Huntsman, 2012 yılı başkanlık seçimine adaylığını koyma konusunda kararlı olabilir, Huntsman’ın danışmanı ve strateji uzmanı John Weaver de bunun işaretini vermektedir.
 
Jon Huntsman, zengin bir aileden gelmektedir ve iyi bir hatiptir. Mormon olan Huntsman, Tayvan’da iki yıl (1987-1988) boyunca misyonerlik yapmıştır ve iyi derecede Mandarince konuşabilmektedir. Jon Huntsman’ın ilk diplomasi deneyimi 1984’te ABD Başkanı Ronald Reagan’ın Çin ziyaretine Bayaz Saray görevlisi olarak iştirakiyle başlamıştır. Baba Bush yönetimi sırasında ABD’nin Singapur büyükelçisi olarak atanmış (1992-1994) ve ABD’nin tarihinin en genç büyükelçisi (32 yaşında) sıfatını almıştır. George Bush yönetimi sırasında ABD Ticaret Temsilciliği Ofisi (USTR) başkan yardımcılığını sürdürmüştür (2001-2004). Çin’in 15 yıllık Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olma mücadelesinin son aşamasında Jon Huntsman’ın iş başında olduğu görülmektedir. Huntsman’ın iç siyasette de çeşitli başarıları vardır ve 2004 ile 2008 dönemlerinde Utah Eyaleti Valisi olarak seçilmiştir. Çin ile yakın bağları bulunan Jon Huntsman, Çinli bir kızı evlat edinmiş ve kendine de Çince ‘Hong Bopei’ adını almıştır. Ayrıca Çince’yi Utah Eyaleti’nin stratejik dili olarak kabul etmiştir ve Utah küçük bir eyalet olmasına rağmen Çince’nin en çok bilindiği bölgeler arasındadır.  Jon Huntsman’ın 2001’de ABD’nin Pekin büyükelçisi adayı olarak düşünülmüş olmasına rağmen, Çin tarafının buna sıcak bakmaması (Huntsman’ın Tayvan’la yakın ilişkilerinden dolayı) ve George Bush’un sınıf arkadaşı olan Çin uzmanı Clark T. Randt’in daha güçlü bir aday olması nedeniyle, Pekin büyükelçisi olma şansını kaybetmiştir. Clark T. Randt, Temmuz 2001-Ocak 2009 yılları arasında ABD’nin en uzun süreli görev yapan Pekin Büyükelçisi olmuştur. Büyükelçi Clark T. Randt, George Bush Hükümeti’nin iktidardan ayrılmasıyla birlikte görevinden istifa etmiştir. Dört ay sonra Obama yönetimi Cumhuriyetçi kökenli olan Huntsman’ı ABD’nin Pekin büyükelçisi olarak aday göstermiştir. Huntsman, Ağustos 2009’da Pekin’deki görevine başlamıştır.
 
Huntsman’ın Pekin büyükelçisi olarak seçilmesinin ardında, onun Çin tecrübesi ve Başkan Obama’nın partiler arası işbirliğini arttırma niyetinin etkisi olabilir. Bu konuda Başkan Obama’nın Asya işlerinden sorumlu danışmanı Jeffrey Bader’in önemli girişimleri olmuştur. Ancak bir rakip olarak Başkan Obama’nın Huntsman’ı iç siyasetten uzak tutma niyetinde olduğuna dair söylentiler de mevcuttur.
 
 
Huntsman’ın Çin’deki Faaliyetleri
 
Büyükelçi Huntsman’a göre, ABD-Çin ilişkilerini ilerletmek için en önemli adım, iki devletin birbirlerini tüm yönleriyle tanıması ve karşı tarafın meselelere bakış açısını iyi algılamasıdır. İki ülke müzakere masasına oturduğunda, ABD tarafı Çin’in beş bin yıllık tarih ve kültürünü, 1949 yılından bu yana Çin’i yöneten bir hâkimiyeti anlamalıdır; Çin tarafı ise Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluş felsefesini, örneğin Thomas Jefferson’ın ortaya koyduğu “Amerikan Bağımsızlık Bildirisi”nin ruhunu anlaması lazımdır. Yani Amerikalılar insan hakları ve özgürlükten söz ediyorsa, bir ulus olarak onun manevi kaynağı ABD’nin kuruluş felsefesinden gelmektedir. Büyükelçi Huntsman, Çin’de bu düşüncelerini anlatarak ikili ilişkilerin daha ileri düzeye ulaşmasında çaba göstermiştir. Büyükelçi Huntsman, bunu sadece Çin hükümetine değil, aynı zamanda üniversitelerde yaptığı konuşmalarda ve bisikletle sokakta gezerken Çin toplumuna anlatmaya çalışmıştır.
 
Büyükelçi Huntsman; Çin toplumundan gelen ‘ABD kendisini üstün görerek, Çin’i fazlasıyla eleştiriyor’ benzeri ifadelere karşılık, ABD’nin de büyük bir ülke olduğu için çeşitli eleştirilere maruz kaldığını, aynı şekilde Çin’in yükselen bir ülke olduğu için bu tür eleştirilere uğradığını anlatmaktadır. Büyükelçi Huntsman, ABD’nin Çin ile temaslarını ve iletişimini sürdürmek için çabalarına devam edeceğini ancak Çin’in despot yönetimden vazgeçmesiyle ekonomi ve toplumsal alanlarda gerçek neticelere ulaşabileceğini belirtmektedir. İkili ilişkilerde uzlaşamama ve güvensizlik sorununun devam ettiğini ifade eden Büyükelçi Huntsman, iki tarafın birbirini anlamaya çalıştığı halde bu sorunun devam ettiğini ve çözüm içinse, iletişim kanallarının açık olması ve temasların rahat geçmesi gerektiği görüşündedir. Buna rağmen Büyükelçi Huntsman’ın görev süresince ikili ticarette Çin’in para birimi Yuan’ın değeri üzerindeki tartışmalar, Tayvan’a silah satışı, Çin’in insan hakları meselesi, daha önceki başkanlar gibi Başkan Obama’nın Tibet halkının ruhanî lideri Dalay Lama’yı kabul edişi, küresel iklim değişikliği ve İran ile Kuzey Kore gibi bölgesel güvenlik sorunları üzerinde hep problemler yaşamıştır. Özellikle ABD’nin Asya-Pasifik’e geri dönüş politikası ve Çin’in komşularıyla toprak ihtilafları yaşadığı Güney Çin Denizi ve Doğu Çin Denizi bölgelerindeki tutumu, 2010 yılı boyunca Çin-ABD ilişkilerinde gerginliğe sebep olmuştur. Büyükelçi Huntsman’a göre, iki ülke arasındaki anlaşmazlıklar karşılıklı işbirliğini etkilememelidir.
 
Büyükelçi Huntsman ayrıca Çin’in insan hakları meselesine önem vermekte ve bunu zaman zaman açıkça dile getirmektedir. Büyükelçi Huntsman 2009 yılının sonunda Çin’in hukuk savunucusu olan beş Çinli avukatla gizli görüşme yapmıştır ve Kasım 2009’da Başkan Obama’nın Çin ziyaret sırasında bu Çinli avukatlarla görüşmek istediğini, ancak Çin tarafının izin vermediği için bu amacını gerçekleştiremediğini ifade etmiştir. 5 Temmuz 2009’da Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de meydana gelen olayları yerinde incelemek için Çin yönetiminden izin isteyen Huntsman, izin verilmediği halde sivil kimliğiyle Doğu Türkistan’a gitmiştir.
 
Çince bilen ve Çin kültürünü benimsemiş Jon Huntsman’ın ikili ilişkileri engelleyen sorunları derinden bildiğini ileri süren bazı Çinli uzmanlar, Büyükelçi Huntsman’ın Doğu-Batı kültürlerinin farkını da göz önünde bulundurarak ikili ilişkilerin ilerlemesine katkılarda bulunacağı kanaatindeydi. Huntsman’ın iki ülke arasındaki farklılıkları giderme ve ortak çıkarları ortaya koyma konusunda başarılı olacağı umulmaktaydı. Çin-ABD arasında yanlış anlaşılmadan dolayı doğabilecek krizleri gidereceğine de inanılmaktaydı. Bu da Pekin Hükümeti’nin Huntsman’a ABD’nin Pekin Büyükelçisi olarak onay vermesinin sebepleriydi. Büyükelçi Huntsman da ikili ilişkiler arasındaki görüş farklılıkları ve anlaşmazlıkları gidermeye çalışmış ve anlaşmazlıkların her zaman olabileceğini, önemli olanın iki ülke arasındaki ortak çıkarların ön plana çıkarılması olduğunu vurgulamaktadır.
 
Ağustos 2009’dan bu yana görev yapan Büyükelçi Huntsman’ın Çin’deki çabaları takdire şayandır, ancak Başkan Obama’nın Kasım 2009’daki Çin ziyareti olumsuz durumdaki ikili ilişkilerin ilerlemesine katkıda bulunamamıştır, keza Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun Ocak 2011’de iade-i ziyareti de kayda değer bir sonuç vermemiştir. Üstelik Güney Çin Denizi’ndeki ihtilaflar, Japonya-Çin gerginliği ve Kuzey Kore sorunu yüzünden ikili ilişkilerde gerileme kaydedilmiştir. Çünkü Çin-ABD arasındaki yapısal sorunlar Büyükelçi Huntsman’ın çözebileceği bir mesele değildir.
 
 
Huntsman’ın Başkanlık Adaylığı ve ABD-Çin İlişkileri
 
19 Ocak tarihinde Başkan Obama, Başkan Hu Jintao’yla düzenlediği ortak basın toplantısında Associated Press’in Bayaz Saray muhabiri Ben Feller’in ‘Büyükelçi Huntsman’ın 2012 başkanlık seçimlerinde Başkan Obama’ya karşı yarışabileceği spekülasyonuna’ ilişkin sorusuna; Huntsman’ın kabiliyetli ve Çince bilen, görev süresince başarılı olduğunu dile getirerek, “eminim benimle birlikte çalışmış olması kendisine Cumhuriyetçi Parti seçimlerinde çok fayda sağlayacaktır” diyerek şaka yapmıştı. Büyükelçi Huntsman’ın Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı rakipler ile yarışması gerekmektedir. Örneğin Massachusetts Eyaleti eski Valisi Mitt Romney, Alaska Eyaleti eski Valisi Sarah Palin ve Temsilciler Meclisi eski Başkanı Cumhuriyetçi Newt Gingrich gibi güçlü adaylar vardır. Mitt Romney de zengin, ılımlı ve medyatik bir kişiliktir, ayrıca Mormon tarikatı üyesidir, 2008 yılında Cumhuriyetçi Parti’nin ön seçimlerde yenilgiye uğramasından bu yana, Romney parti ön seçimlere bir kez daha aday olmak için hazırlanmaktadır. Sarah Palin, 2008’de Cumhuriyetçi Parti'nin Başkan Yardımcısı Adayıydı. Palin, 2012 yılındaki Başkanlık seçiminde Başkan Obama’yı yenilgiye uğratacağını ifade etmektedir. Sarah Palin aynı zamanda muhafazakâr Çay Partisi’nin gözdesidir. Temsilciler Meclisi eski Başkanı Newt Gingrich de ABD’nin önemli siyasetçilerdendir. Büyükelçi Huntsman’ın adaylık yarışması pek de kolay geçmeyecek gibi gözükmektedir.
 
Huntsman’ın tecrübeleri onun zaman zaman kötüye giden ABD-Çin ilişkilerini normalleştirmesi konusunda vazgeçilmez kılmaktadır. Ekonomik alanda Çin’in giderek ABD’nin en güçlü rakibi haline gelmesiyle, Büyükelçi Huntsman’ın Çin’deki tecrübesi ve Asya hakkındaki bilgisi ona başkanlık seçimlerinde yardımcı olabilir. Fakat Huntsman’ın kritik meselelerdeki ılımlı tutumu da bir dezavantaj sayılır. Huntsman’ın Cumhuriyetçilerin karşı çıktığı eşcinsel sivil sendikaları ile karbon emisyonu üst sınırı konularında yasallaşmayı desteklemesi de parti içinde desteğini azaltacak bir faktördür. Huntsman, küresel iklim değişimi ve göçmen politikasındaki orta yol tutumundan da olumsuz etkilenebilir. Ayrıca bir Cumhuriyetçi olan Huntsman’ın Obama yönetimine hizmet etmesi de bu tür destekleri kuşkulu hale getirmektedir. Bazıları Huntsman ile “beyni komünistler tarafından yıkanan ve ABD siyasetini etkilemeye çalışan kimseleri” konu alan ‘Mançuryalı Aday’ (The Manchurian Candidate) romanı veya filmi arasında çağrışım yapmaktadır.
 
Büyükelçi Huntsman’ın ABD Başkanı olarak seçilmesi ABD-Çin ilişkileri için olumlu bir gelişme olarak algılanabilir. Fakat Çince bilmenin ve Çin kültürünü tanımanın ikili ilişkileri güçlendirebileceği anlamını doğrumayabilir. 2007- 2010 yılları arasında Avustralya Başbakanı olan Kevin Rudd da, Tayvan’da eğitim görmüş ve uzun süre boyunca Çin’de görev yapmıştır. Rudd, Çince konuşabilen nadir Batılı liderlerindendir. Ancak onun Başbakanlığı döneminde Avustralya-Çin ilişkileri birçok sorundan dolayı tarihinin en gergin dönemini yaşamıştı. Baba Bush da ABD Başkanı olmadan önce 1974’ten itibaren ABD’nin Pekin İrtibat Bürosu’nda 13 ay boyunca çalışmıştı. Baba Bush da bisiklet ile Pekin’i dolaşıyordu. Çin’den döndükten sonra CIA Başkanı (1977-1980), Başkan Yardımcısı (1980-1989) ve ABD Başkanı (1989-1993) gibi görevlerde bulunmuştu. Şubat 1989’da Baba Bush Çin’e çalışma ziyaretinde bulunmuş ve ikili ilişkiler tam da gelişmeye başlamışken Baba Bush başkanlıktan ayrılmıştı. Fakat Baba Bush görevinden ayrıldıktan sonra ABD-Çin ilişkilerine daha fazla olumlu katkılarda bulunmuştu.
 
ABD-Çin arasında küresel ve bölgesel ortak çıkarlar ve ekonomik ilişkilerinin birbirini tamamlayıcı özellikler olduğu halde mevcut hegemonya ile yeni yükselen gücün arasında yaşanabilecek çatışma dışında, ikili ilişkilerde de derin düzeyde yapısal sorunlar vardır. Birinci sorun ideolojik ve siyasal rejimin çatışmasıdır. ABD’nin dış politikası küresel ölçekte demokrasinin yerleşmesi üzerine inşa edilmiştir, Çin ise kendi yolunda ilerlemekte kararlıdır. İkinci sorun Çin’in toprak bütünlüğü ile ABD’nin küresel stratejisinin çatışmasıdır. Çin, henüz Tayvan’ı kıta Çin’e katamamıştır, Doğu Türkistan ile Tibet gibi ayrılıkçı sorunlar Çin’de istikrarsızlık yaratmaya devam etmektedir. ABD ise küresel strateji tasarımında Asya-Pasifik’te kendi konumunu sağlamlaştırmaya çalışmaktadır ve bölgedeki güvenlik çıkarları Çin ile ters düşmektedir. Üçüncü bir sorun ABD-Çin arasındaki ekonomik yapısal çelişkidir. Çin, ekonomik büyümesinde istikrar sağlamak için çabalarken, ABD ise Çin’in para birimi Yuan’un değerini arttırmakla mevcut ekonomik krizinden kurtulmayı istemektedir.
 
Bütün bu yapısal sorunlar Büyükelçi Huntsman tarafından çözülebilecek konumda değildir, Huntsman başkan olduğu takdirde bile söz konusu sorunlara tam anlamıyla çözüm getiremez. Bu bağlamda Huntsman’ın başkan olmasının ABD-Çin ilişkilerinde olumlu etki yaratabileceğini iddia etmek için henüz erkendir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Annan Barış Planı ve Çin’in Suriye Planı - 03 Nisan 2012 Salı 12:02
Çin’in Savunma Bütçesi ve Asya’da Silahlanma Yarışı - 15 Mart 2012 Perşembe 16:54
Çin’in Müstakbel Devlet Başkanı Xi Jinping - 20 Şubat 2012 Pazartesi 16:35
Çin’in Veto Kararı ve Suriye Endişeleri - 10 Şubat 2012 Cuma 12:08
Obama’nın Yeni Savunma Stratejisi ve Çin - 13 Ocak 2012 Cuma 10:42
Çin-Kaddafi Silah Ticaretinin Diplomasi Yansımaları - 13 Eylül 2011 Salı 14:04
Doğu Türkistan’da Şiddet Olayları: Sorunlar ve Çözümler - 05 Ağustos 2011 Cuma 11:54
Çin’in Sudan Politikası: Yükselen Gücün Yeni Diplomasisi - 22 Temmuz 2011 Cuma 14:43
Çin’in Yeni Libya Politikası: İçişlerine Karışma? - 30 Haziran 2011 Perşembe 20:15
Afganistan’ın ŞİÖ Üyeliği ve Çin - 27 Mayıs 2011 Cuma 12:59
Usame Bin Ladin Sonrası ve Çin - 05 Mayıs 2011 Perşembe 18:47
Çin’in Askeri Harcamaları ve Doğan Endişeler - 31 Mart 2011 Perşembe 17:00
Libya Saldırısı ve Çin'in Tutumu - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:56
Mısır Olayları ve Çin’in Tutumu - 08 Şubat 2011 Salı 14:55
ABD-Çin İlişkileri: Jon Huntsman’ın Başkanlık Adaylığı Üzerine - 04 Şubat 2011 Cuma 16:08
Çin-ABD Zirvesi ve Kuzey Kore Sorunu - 31 Ocak 2011 Pazartesi 13:35
Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun ABD Ziyareti - 18 Ocak 2011 Salı 13:07
Japonya-Rusya Kuril Adaları Sorunu ve Çin - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:41
Türk ve Çin İlişkileri: Düşünce Kuruluşları Arasında İşbirliği - 26 Ekim 2010 Salı 11:23
Çin’in Orta Asya Güvenlik İşbirliği Politikası: Barış Misyonu-2010 Tatbikatı - 30 Eylül 2010 Perşembe 09:37
Türkiye-Çin İlişkileri: Çin’in Gözünde Türkiye - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:20
Dünyanın İkinci Büyük Ekonomi Gücü Olan Çin Neden Sevinemedi? - 24 Ağustos 2010 Salı 11:24
Kırgızistan Olayları ve Tarihsel Düşünceler - 16 Haziran 2010 Çarşamba 18:14
AİGK ve Çin’in Katılımı - 07 Haziran 2010 Pazartesi 18:16
Kore Yarımadası Gerginliği: Üçlü Zirve ve Çin - 03 Haziran 2010 Perşembe 17:25
Kore Yarımadası’nda Gerginlik ve Çin’in Tutumu - 29 Mayıs 2010 Cumartesi 13:00
İran Nükleer Sorunu: Türkiye ve Çin - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 20:47
Japonya-Çin Gerginliği: Yükselen Çin’e Karşı Arayışlar - 28 Nisan 2010 Çarşamba 17:16
Çin’in Nükleer Sorun Üzerindeki Tutumu - 10 Nisan 2010 Cumartesi 18:58
Kırgızistan’da Yeni Sivil Darbe - 08 Nisan 2010 Perşembe 12:07
Güney Asya Açılımı: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ziyareti - 17 Şubat 2010 Çarşamba 16:44
Türkiye-Çin İlişkileri: Tanımak ve Anlamak - 06 Şubat 2010 Cumartesi 11:36
Çin-Tibet Görüşmeleri ve Yaşanması Muhtemel Çıkmazlar - 01 Şubat 2010 Pazartesi 09:27
Hindistan-Japonya Güvenlik İşbirliği ve Çin: Hindistan’ın Güvenlik Tehdit Algılaması - 18 Ocak 2010 Pazartesi 20:40
ABD - Çin İlişkileri Analizi: Çin Rakip mi Ortak mı? - 18 Ocak 2010 Pazartesi 20:37
Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun Orta Asya’ya ‘Enerji’ Ziyareti - 18 Ocak 2010 Pazartesi 20:30
Urumçi Olayları Sonrası Türkiye-Çin İlişkileri - 18 Ocak 2010 Pazartesi 20:19
ABD - Çin İlişkileri Analizi: Çin Rakip mi Ortak mı? - 12 Ocak 2010 Salı 14:44


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya