ENGLISH
24.05.2012
01.02.2011 13:03


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın?

 

Tunus'ta başlayıp tüm Orta Doğu ülkelerine yayılan devrim dalgaları izleyen CHP'lilere bir haller olmuş, derinden ve alışılmadık bir yerden gelen bu tehlikeli dalgalara karşı bir sörf fırsatı yakalamaya çalışmışlar. Bir yandan bu dalgalardan iktidarı ders çıkarmaya davet ederken bir yandan da bunların bir benzerini kendilerinin de başlatabileceklerinden tehdit yollu dem vurmuşlar.

Seçimlere şunun şurasında dört buçuk ay kalmışken, iktidara karşı sokak sokak harekete geçerek Tunus, Mısır ve diğer bölge ülkelerinde cereyan eden devrim dalgalarından kendilerine bir pay çıkarmaya çalışıyorlar.

Hemen söylemeliyiz ki, CHP'nin bu dalgalarla oynamaya kalkışması kendisi için çok tehlikeli bir yolu gösteriyor. İktidar yoksunluğu ona bol bol darı ambarı rüyaları gördürüyor olabilir ama ne bu rüyaları ne de bu dalgaları kendisi için hayra yormak mümkün görünüyor.

Partinin isminde "halk" sözcüğü olduğu halde son kurultayında partinin bundan sonraki stratejisini "halka inmek" olarak belirlemiş bir partiden söz ediyoruz.

Sirkatini arz eder gibi şimdiye kadar halktan ne kadar uzak olduğunu itiraf eden bu stratejinin ifşa ettiği skandal orta yerde dururken, bu kadar uzak olduğu halkı sokaklara nasıl indirebileceğini doğrusu herkes gibi ben de merak ettim. Sokağa dökeceği halkı nerden bulacak CHP?

Bildiğimiz kadarıyla bu halk şimdiye kadar bütün yürüyüşlerini zaten CHP'ye ve onun temsil ettiği otoriter, statükocu ve totaliter zihniyete karşı kendince defalarca yaptı. En yakın iki yürüyüşünü de 22 Temmuz 2002'de ve 12 Eylül 2010'da yaptı ve CHP'nin orduyla ittifak halinde halka karşı sürdürmeye çalıştığı statükoyu epeyce zayıflattı.

Siyaset yapan birilerinin asla unutmaması gereken bir şeyi unutuyorlar. Bütün bu ayaklanmaları mümkün kılan, dürüst ve sağlıklı seçimlerin yapılmaması ve iktidardakilerin halka rağmen bir ordunun desteğiyle ayakta kalmaya devam ediyor olmalarıdır. Türkiye'de ise birçok bakımdan halka rağmen alavere dalavere ve asker-yargı bürokrasisinin oligarşik ittifakıyla sürdürülen bir statükonun iyi kötü işleyen bir demokrasi sayesinde sonuna gelindi. Bu sayede Türkiye'de demokratik yürüyüşler ve seçimler sayesinde sağlanan özgürlüğe Orta Doğu'da devrimlerden başka bir ulaşma yolu bırakılmamıştır.

Buna rağmen bu ülkelerde model alınan yolun da Türkiye'nin son on yıldır içinden geçmiş olduğu tecrübe olduğunu da hatırlatmak lazım. Kemalizm nasıl bütün bu ülkeler için geçerli bir model ise bu kasvetli ve ülke kaynaklarını ve enerjisini tüketici, özgürlükleri kısıtlayıcı kafesten çıkışta da Türkiye ilham kaynağı olmaktadır. Bu ülkelerde şimdi devrimler yoluyla gerçekleşen bir süredir demokratik yolla Türkiye'de gerçekleşiyor zaten.

CHP'ye gerçekten bir haller oluyor.

CHP'nin bir genel başkanı falii meçhulleri ve Güneydoğu'daki kirli savaşın gizlediği hakikatleri araştırma komisyonu kurmaktan bahsederken bir diğeri insanları sokaklara dökmekten ve tam da bu kirli savaşın da sorumlularından olmak suçlamalarıyla yargılanmakta olanlara destek amacıyla mahkeme salonunun önüne 50 bin insanı dikerek yargı sürecini felç etmekten bahsedebiliyor.

Allah sonunu hayr etsin. Biri diğerini kesin olarak götüren bu farklı hareketlerin bir parti içinde temsil edilebiliyor olmasını demokratik çeşitlilik olarak izah etmek mümkün değil. Bakalım bu çelişkinin diyalektiğinden nasıl bir CHP'ye ulaşacağız? 

Diyarbakır'dan Gelen Yeni Anayasa Çağrısı

Hafta sonu Diyarbakır'da 649 kurum ve kuruluş ile akademisyenlerin katıldığı "Neden Yeni Bir Anayasa" konulu konferans düzenlendi. Benim de bir konuşmayla katıldığım ve Mazlum-Der, İHD, Tuhad- Der, Dives, Diyarbakır Barosu ve SES gibi çoğunluğunu İslami kesimin sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleşen konferans Diyarbakır'da siyasetin Kürt milliyetçiliği tarafından belirlenmediği, ama Kürt sorununun daha sağduyulu bir çerçevede tanımlanıp çözümüne çalışıldığı yeni bir zemini öne çıkardı. Konferansın sonucunda TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve siyasi partilere gönderilecek bir sonuç bildirisi de yayınlandı. Bu bildiride yer alan maddeler şöyle:

1. Yeni anayasada insan ve insan onuru esas alınmalıdır. Tüm dezavantajlı gruplara yapılacak pozitif destek anayasada güvence altına alınmalıdır.

2. Devlet tarafsız ve ideolojisiz olmalıdır. Devlet, farklılıkları değiştirip dönüştüren değil, tüm ideolojiler, inançlar ve değerler karşısında yansız bunlara karşı eşit mesafede duran bir niteliğe sahip olmalıdır.

3. Anayasada hiçbir hükme kutsiyet atfedilmemeli, değiş(tiril)emez veya değişmesi teklif edilemez hükmü olmamalıdır.

4. Hiçbir ırka vurgu yapmayan, Türklük ile Kürtlük ve diğer etnik kimlikler arasında ayrımcılığı esas almayan bir anayasal vatandaşlık tanımı olmalı.

5. Her bireyin hiçbir şarta bağlı olmasızın eğitim hakkına sahip olduğu belirtilmeli, ayrımcılığı besleyen beyanlar kaldırılmalı, anadilde eğitim talep eden tüm etnik kimlikler için devlet tarafından parasız olarak sağlanmalı.

6. Herkes için din ve vicdan özgürlüğü sağlanmalıdır. Bieylerin bir dine inanma veya inanmama özgürlüğü korunmalı grupların kendilerinin belirlediği din ve inanışlara yaşama ve bunları yayma hakları güvenceye alınmalı.

7. Askerin bürokrasinin ve yargının seçilmişler üzerindeki vesayetine son verilmeli, halk iradesinin hakimiyeti sağlanmalıdır. MGK kaldırılmalı G.Kurmay MSB'na bağlı ve ona karşı sorumlu hale getirilere üst düzey askeri personel ile yüksek yargı mensuplarının seçiminde seçilmişlerin yetkileri arttırılmalı.

8. Kuvvetler ayrılığı belirgin olmalı, kararlarında devleti değil, adaleti esas almalı, bağımsız ve tarafsız olmalı.

9. Yasama, yürütme ve yargı organları dahil olmak üzere halk adına görev yürüten herkesin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamı dışındaki tüm eylem ve faaliyetleri için dokunulmazlıklar kaldırılmalı.

10. Tüm kurum ve kuruluşların işlemlerine karşı etkin bir yargı denetimi oluşturulmalı devletin tüm kuruluşları hesap verebilmeli.

11. İdeolojik ve milli gerekçelerle siyasi partilerin faaliyetleri sınırlandırılmamalı siyasi patiler kapatılmamalı.

12. Devletin aşırı merkeziyetçi bürokratik yapısı küçültülmeli, atanmışların ve merkezi yönetimin seçilmiş yerel idareleri üzerinden vesayetine son verilmeli.

(31.01.2011 tarihinde Yeni Şafak'ta yayınlanmıştır)


YAZARIN TÜM YAZILARI
Kahire'den Siyaset Notları - 26 Mart 2012 Pazartesi 12:38
Ergenekon Davaları ve Yeni Türkiye için Yeni Sözleşme İhtiyacı - 17 Ocak 2012 Salı 17:44
Arap Baharının Küresel ve Bölgesel Etkisi - 19 Aralık 2011 Pazartesi 13:09
Arap Baharında Seçim Rüzgarları ve Türkiye Algısı - 07 Aralık 2011 Çarşamba 16:37
Türkiye ve Mısır’ın Demokratik Deneyim Paylaşımı - 31 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Suriye İmtihanında Türkiye ve Dünya - 16 Ağustos 2011 Salı 14:26
Siyasi Sorumluluk ve Yeni Anayasa - 21 Haziran 2011 Salı 21:22
Niçin "O" kazanıyor? - 16 Haziran 2011 Perşembe 09:29
Seçime Giderken… - 23 Mayıs 2011 Pazartesi 15:45
Kürt Sorununu Metalaştırıp Satmak - 10 Mayıs 2011 Salı 09:45
Siyasal İletişim ve Temsil - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 17:02
Darbe, Tecavüzden Daha Yüz Kızartıcı Bir Suçtur - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:22
Aday Listelerindeki Algoritma - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:16
Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği" - 15 Nisan 2011 Cuma 10:13
Alevi Çalıştayları Raporu - 07 Nisan 2011 Perşembe 13:05
Ortadoğu Devrimleri: İslamcılığın Bitişi mi Evrimi mi? - 28 Mart 2011 Pazartesi 13:21
Arap Dünyasında Değişim: Gelecek, Gelmiş midir? - 18 Mart 2011 Cuma 10:12
AP'nin hayli "öğretici" raporu - 14 Mart 2011 Pazartesi 12:21
Sosyal Deprem Olarak Devrim - 23 Şubat 2011 Çarşamba 10:13
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran Ziyareti - 21 Şubat 2011 Pazartesi 11:29
Mısır'dan Bakınca Çeşitlenen Türkiye Modeli - 15 Şubat 2011 Salı 10:06
11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun - 15 Şubat 2011 Salı 10:02
Devrim’in Öznesi ve İslamcı Siyaset - 10 Şubat 2011 Perşembe 18:30
Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın? - 01 Şubat 2011 Salı 13:03
Arap Dünyasında Değişim Zamanı - 01 Şubat 2011 Salı 12:56
Endişeler ve Tecrübeler - 26 Ocak 2011 Çarşamba 10:11
Hasan Ünal Nalbantoğlu'nun Ardından - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:44
Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56
"Araplar Osmanlı'yı Değil Bugünün Türkiye'sini Seviyor" - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:35
Kul Hakkı - 10 Ocak 2011 Pazartesi 11:33
Demokratik özerklik: "Bu mudur?" - 04 Ocak 2011 Salı 16:00
Diyarbakır'dan vicdana sesleniş - 04 Ocak 2011 Salı 10:56
Bu Ne Acele ? - 27 Aralık 2010 Pazartesi 10:44
Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)? - 21 Aralık 2010 Salı 12:52
CHP'nin "İktidar" Kurultayı - 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:17
Bir Siyaset Olarak "Kendini Değiştirmek" Arap Türk Sosyal Bilimler Kongresi-2 - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:48
Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi (ATCOSS) - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:46
Komplo Okuma Kılavuzu - 07 Aralık 2010 Salı 11:36
Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak - 06 Aralık 2010 Pazartesi 12:55
YÖK'ü Kaldırmak - 30 Kasım 2010 Salı 09:42
Kürt Siyasetçinin Sorunu - 29 Kasım 2010 Pazartesi 18:02
İktidar Hevesi - 23 Kasım 2010 Salı 12:12
Bayram ve Endişeli Modernler - 23 Kasım 2010 Salı 12:08
Davutoğlu'ndan "Demokratik NATO" Mesajı - 08 Kasım 2010 Pazartesi 10:49
Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin - 01 Kasım 2010 Pazartesi 11:38
Toplumsal Talepler AK Parti'nin Uhdesinde Değildir - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:46
Tophane'yle Beşiktaş'ın Arası... - 19 Ekim 2010 Salı 13:28
CHP 29 Ekim'de Haremlik-Selamlık mı İstiyor? - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:34
Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye - 11 Ekim 2010 Pazartesi 12:42
Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen - 05 Ekim 2010 Salı 14:13
Cumhurbaşkanının TBMM Açılış Konuşması - 04 Ekim 2010 Pazartesi 11:58
İçkinin Siyasallaşması - 28 Eylül 2010 Salı 09:44
Tophane'de "Mahalleye Baskı" - 27 Eylül 2010 Pazartesi 12:01
Yüzde 42'yi Anlama Kılavuzu - 21 Eylül 2010 Salı 10:08
Mayını Kimin Döşediğinin Ne Önemi Var? - 20 Eylül 2010 Pazartesi 09:23
Hayır Diyenleri de Rahatlatacak Bir Sonuç - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:53
Bir Tuhaf Operasyon - 13 Eylül 2010 Pazartesi 10:55
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya