Mısır’da Memlük beyleri o kadar güçlüydüler ki, Mısır valisinin gitmesini istediklerinde “inzil paşa (paşa, aşağı in)” derlermiş o da canını kurtarmak için makamı bırakıp gidermiş. 25 Ocak’ta başlayan gösterilerle Mısır halkı Hüsnü Mübarek ve rejimine “inzil paşa” dedi. Polisin gösterileri bastırma yönündeki başarısız çabaları dışında ilk dört gün Mısır Hükümeti’nden hiçbir tepki gelmedi. Ancak gösterilerin kesilmemesi dolayısıyla Cuma gününden başlayarak Mübarek rejimi son 24 saat içinde bazı hamlelerle karşılık vermeye başladı. Peki bu hamleler ne anlama geliyor?
Hükümet gitti şüphelerini de uyandıran uzun bir sessizlikten sonra Başkan Hüsnü Mübarek, Cuma akşamı televizyona çıkarak protestocuların mesajının anlaşıldığını ve gereğini yapmak için hükümeti görevden aldığını söyledi. Anayasa gerektirdiği halde 30 yıldır yapmadığı şeyi Cumartesi günü yaptı: İstihbarat Şefi General Ömer Süleyman’ı kendisine başkan yardımcısı tayin etti. Her iki eylemin de köklü bir reform ve değişiklikten çok görüntüyü kurtarma çabası olduğu anlaşılıyor.
Muhammed el-Baradey, Vedf ve Müslüman Kardeşler ve diğer muhalefet grupları bu atamaları reddetti. El-Baradey, “Bu değişiklikler, şahısların değişmesidir ama esas rejimin değişmesi gerekiyor” dedi. Muhalefet, rejimin değişmesi, geçici ulusal kurtuluş hükümeti kurulması, şeffaf seçimlerin yapılması, demokratik ve insan haklarına saygılı yeni anayasa yapılması isteklerini sürdürüyordu. Protestocuların da bu isim değişikliklerini yeterli görmeyeceği beklenmektedir.
General Ömer Süleyman’ın adı, Hüsnü Mübarek’in yerine geçecek isimler arasında gündeme geldi. Kendisi asker kökenli olmasına rağmen Mübarek, yerine işadamı oğlunu getirmeye çalışıyordu. Ancak bu yüzden de hem kendisinin hem de oğlunun imajı iyice yıpranmıştı. Cemal Mübarek, Mısır’a uzun süredir hükmeden tek parti olan Ulusal Demokrat Parti’nin genel başkan yardımcılığını yaparak hem partide hem de sistem içinde önemli ağırlığı vardı. Oğul Mübarek, ülkedeki siyasetçi ve işadamı koalisyonu kurduğu için partinin genel sekreteri ve işadamı Ahmed İzz ile yolsuzluk ve tekelcilik suçlamaları ile rejimi temsil eden kötü adamlar haline gelmişlerdi. Aynı gün (29 Ocak) Ahmed İzz’in partideki görevinden istifa etmesi, sistem içinde burjuvazinin rolünün azalması anlamına gelebilir. Sistemden dışlanan burjuvazi de, sokağı desteklemeye yönelebilir.
Cemal Mübarek’in başa geçmesinin, ilk kez Mısır’da asker olmayan birisinin devlet başkanı olması anlamına geldiği için askeri kesimde ciddi rahatsızlık yarattığı söyleniyordu. Bu tartışmalarda Oğul Cemal’e alternatif olarak asker Ömer Sülayman adı öne çıkıyordu. Mısır’da yaklaşık 60 yıldır askeri bir rejim olmasına rağmen göstermelik bir demokrasi ve sivil yönetim imajı verilmektedir. Halbuki, Cemal Abdünnasır, Enver Sedat ve Hüsnü Mübarek asker kökenli başkanlar olarak 60 yıldır Mısır’ı yönetmişlerdir. Askeri rejimin halkla doğrudan değil, emri altındaki polis kuvvetleri üzerinden muhatap olmaları, orduyu değil daha çok polisi yıpratmıştır.
Son gösterilerde polisin kötü muamelesine karşı ordu bir alternatif olarak görülmüştür. Gösteri meydanlarına ordunun tanklarıyla inmesi göstericileri rahatsız etmemiştir. Önemli devlet binalarını ve halkı korumak için sokaklara inen ordunun göstericilere – şimdilik – karışmadığını gözlüyoruz. Gelen haberlerde ordu üst yönetiminde rejim ve değişim taraftarları arasında bir anlaşmazlık olduğu haberleri geliyordu. Asker kökenli General Ömer Süleyman’ın başkan yardımcısı atanması ordu yönetim kademesindeki çatlak sesleri kısacak niteliktedir. Çünkü Süleyman sistem ve ordu üzerinde etkili bir isim olduğu kadar, Batı’nın (ABD’nin) bildiği ve desteklediği bir kişidir.
Bu değişiklikler, Hüsnü Mübarek’in geleceğini garanti görmediğini ve orduyu arkasına alarak kendisine ve yakın çevresine yönelik tehditleri engellemeye çalıştığı anlamına geliyor. Ayrıca, Batı’nın desteğini sürdürmeyi hesaplıyor. Ayrıca, Mübarek’in hükümet kurması için görevlendirdiği General Ahmed Şefik de eski hava kuvvetleri komutanıydı. Mübarek’in seçtiği iki önemli kişiliğin de asker olması sistemde askerin ağırlığını gösteriyor. Anlaşılan Mübarek’in gitmesi zor olacak ve onun askeri rejimin de sona ermesi anlamına gelecek.