ENGLISH
24.05.2012
30.01.2011 15:41


Doç. Dr. Ahmet Uysal

auysal@sde.org.tr
CV

‘İnzil Paşa’ ya da Mübarek’in Son Hamleleri

 

Mısır’da Memlük beyleri o kadar güçlüydüler ki, Mısır valisinin gitmesini istediklerinde “inzil paşa (paşa, aşağı in)” derlermiş o da canını kurtarmak için makamı bırakıp gidermiş. 25 Ocak’ta başlayan gösterilerle Mısır halkı Hüsnü Mübarek ve rejimine “inzil paşa” dedi. Polisin gösterileri bastırma yönündeki başarısız çabaları dışında ilk dört gün Mısır Hükümeti’nden hiçbir tepki gelmedi. Ancak gösterilerin kesilmemesi dolayısıyla Cuma gününden başlayarak Mübarek rejimi son 24 saat içinde bazı hamlelerle karşılık vermeye başladı. Peki bu hamleler ne anlama geliyor?
 
Hükümet gitti şüphelerini de uyandıran uzun bir sessizlikten sonra Başkan Hüsnü Mübarek, Cuma akşamı televizyona çıkarak protestocuların mesajının anlaşıldığını ve gereğini yapmak için hükümeti görevden aldığını söyledi. Anayasa gerektirdiği halde 30 yıldır yapmadığı şeyi Cumartesi günü yaptı: İstihbarat Şefi General Ömer Süleyman’ı kendisine başkan yardımcısı tayin etti. Her iki eylemin de köklü bir reform ve değişiklikten çok görüntüyü kurtarma çabası olduğu anlaşılıyor.
 
Muhammed el-Baradey, Vedf ve Müslüman Kardeşler ve diğer muhalefet grupları bu atamaları reddetti. El-Baradey, “Bu değişiklikler, şahısların değişmesidir ama esas rejimin değişmesi gerekiyor” dedi. Muhalefet, rejimin değişmesi, geçici ulusal kurtuluş hükümeti kurulması, şeffaf seçimlerin yapılması, demokratik ve insan haklarına saygılı yeni anayasa yapılması isteklerini sürdürüyordu. Protestocuların da bu isim değişikliklerini yeterli görmeyeceği beklenmektedir.
 
General Ömer Süleyman’ın adı, Hüsnü Mübarek’in yerine geçecek isimler arasında gündeme geldi. Kendisi asker kökenli olmasına rağmen Mübarek, yerine işadamı oğlunu getirmeye çalışıyordu. Ancak bu yüzden de hem kendisinin hem de oğlunun imajı iyice yıpranmıştı. Cemal Mübarek, Mısır’a uzun süredir hükmeden tek parti olan Ulusal Demokrat Parti’nin genel başkan yardımcılığını yaparak hem partide hem de sistem içinde önemli ağırlığı vardı. Oğul Mübarek, ülkedeki siyasetçi ve işadamı koalisyonu kurduğu için partinin genel sekreteri ve işadamı Ahmed İzz ile yolsuzluk ve tekelcilik suçlamaları ile rejimi temsil eden kötü adamlar haline gelmişlerdi. Aynı gün (29 Ocak) Ahmed İzz’in partideki görevinden istifa etmesi, sistem içinde burjuvazinin rolünün azalması anlamına gelebilir. Sistemden dışlanan burjuvazi de, sokağı desteklemeye yönelebilir.
 
Cemal Mübarek’in başa geçmesinin, ilk kez Mısır’da asker olmayan birisinin devlet başkanı olması anlamına geldiği için askeri kesimde ciddi rahatsızlık yarattığı söyleniyordu. Bu tartışmalarda Oğul Cemal’e alternatif olarak asker Ömer Sülayman adı öne çıkıyordu. Mısır’da yaklaşık 60 yıldır askeri bir rejim olmasına rağmen göstermelik bir demokrasi ve sivil yönetim imajı verilmektedir. Halbuki, Cemal Abdünnasır, Enver Sedat ve Hüsnü Mübarek asker kökenli başkanlar olarak 60 yıldır Mısır’ı yönetmişlerdir. Askeri rejimin halkla doğrudan değil, emri altındaki polis kuvvetleri üzerinden muhatap olmaları, orduyu değil daha çok polisi yıpratmıştır.
 
Son gösterilerde polisin kötü muamelesine karşı ordu bir alternatif olarak görülmüştür. Gösteri meydanlarına ordunun tanklarıyla inmesi göstericileri rahatsız etmemiştir. Önemli devlet binalarını ve halkı korumak için sokaklara inen ordunun göstericilere – şimdilik – karışmadığını gözlüyoruz. Gelen haberlerde ordu üst yönetiminde rejim ve değişim taraftarları arasında bir anlaşmazlık olduğu haberleri geliyordu. Asker kökenli General Ömer Süleyman’ın başkan yardımcısı atanması ordu yönetim kademesindeki çatlak sesleri kısacak niteliktedir. Çünkü Süleyman sistem ve ordu üzerinde etkili bir isim olduğu kadar, Batı’nın (ABD’nin) bildiği ve desteklediği bir kişidir.
 
Bu değişiklikler, Hüsnü Mübarek’in geleceğini garanti görmediğini ve orduyu arkasına alarak kendisine ve yakın çevresine yönelik tehditleri engellemeye çalıştığı anlamına geliyor. Ayrıca, Batı’nın desteğini sürdürmeyi hesaplıyor. Ayrıca, Mübarek’in hükümet kurması için görevlendirdiği General Ahmed Şefik de eski hava kuvvetleri komutanıydı. Mübarek’in seçtiği iki önemli kişiliğin de asker olması sistemde askerin ağırlığını gösteriyor. Anlaşılan Mübarek’in gitmesi zor olacak ve onun askeri rejimin de sona ermesi anlamına gelecek.

 

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Tunus Devrimi İlerliyor, Mısır'ın Yolları Taşlı - 19 Ocak 2012 Perşembe 12:00
Arap Baharı ve Erdoğan’ın Mısır Ziyareti - 12 Eylül 2011 Pazartesi 12:21
'Zenga Zenga' Kaddafi veya Diktatörün Hazin Sonu - 22 Ağustos 2011 Pazartesi 15:32
Suriye'nin Kanlı Oyalama Taktikleri ve Türkiye - 08 Ağustos 2011 Pazartesi 11:37
Suriye’de Geri Dönüş İmkanı Yok - 01 Haziran 2011 Çarşamba 16:55
Otoriter Rejimlerin Reformu Mümkün mü ? - 29 Nisan 2011 Cuma 17:59
Mısır’da Demokrasi Çarkı Dönüyor - 22 Nisan 2011 Cuma 17:04
Suriye Reform Şansını Kaçırıyor mu? - 01 Nisan 2011 Cuma 09:45
Mısır’da Referandum veya Demokrasinin Tadı - 22 Mart 2011 Salı 13:25
Mısır'da Burjuvazi-Asker İttifakı Bozuldu - 08 Şubat 2011 Salı 12:06
Türkiye Mısır’daki Yangını Söndürmelidir - 01 Şubat 2011 Salı 12:35
‘İnzil Paşa’ ya da Mübarek’in Son Hamleleri - 30 Ocak 2011 Pazar 15:41
Lübnan’da Kritik Dönem - 25 Ocak 2011 Salı 15:12
Tunus’ta “Dijital” Devrim - 15 Ocak 2011 Cumartesi 14:18
2011’in İlk Kurbanı: Mısır - 05 Ocak 2011 Çarşamba 09:44
İsrail’le Gizli Görüşme ve Tutarsızlık Görüntüsü - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 09:31
Türkiye’nin Ortadoğu Politikalarının Gayri İktisadi Yararları - 30 Haziran 2010 Çarşamba 17:07
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü – II - 22 Haziran 2010 Salı 17:00
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü - I - 15 Haziran 2010 Salı 11:24
İsrail’le Krizde Türkiye Ne Yapmalı? - 09 Haziran 2010 Çarşamba 17:03
İsrail’le Krizde Kazanan ve Kaybeden - 03 Haziran 2010 Perşembe 10:56
Kılıçdaroğlu ve Dış Politika - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 14:55
Arap Milliyetçiliği Nereye? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 12:02
Arapça TRT ve Türkiye’nin Yumuşak Gücü - 12 Nisan 2010 Pazartesi 11:07
Arap Cephesinde Yeni Bir Şey Var mı? - 01 Nisan 2010 Perşembe 09:25
Süpergüçlerin Meşruiyeti Var Mı? - 23 Mart 2010 Salı 17:59
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – II - 10 Mart 2010 Çarşamba 09:43
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – I - 02 Mart 2010 Salı 09:54
Artan Azeri-İsrail İlişkileri Üzerine - 18 Şubat 2010 Perşembe 13:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya