ENGLISH
24.05.2012
29.01.2011 15:53


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri

 

Tunus’tan sonra bölgede en ciddi kitlesel ayaklanmanın yaşandığı Mısır’daki protestoların ülkede bir rejim değişikliğine yol açıp açmayacağı tartışmaları devam ederken, güvenlik birimlerinin halkın üzerine ateş açması sonucu onlarca kişinin yaşamını yitirmesi, öfkenin daha da büyümesine neden oldu. Devlet Başkanı Mübarek’in hükümetin istifasını istemesiyle birlikte düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü genişletme ve siyasi reformları hızlandırma sözü vermesinin kitleler üzerinde nasıl bir etki uyandıracağını görmek için bir süre daha beklemek gerekebilir. Bununla birlikte artık Mısır’da geriye dönüş mümkün değildir ve halk Mübarek’in otuz yılı aşan dikta rejimine daha fazla müsamaha göstermeyecektir. Nitekim gösterilerden çıkan ortak sonuca göre Mısır halkı kendi geleceğini özgür bir şekilde yine kendi iradesi ile şekillendirmek istemektedir.
 
Tunus’ta uygulanan militan laikliğin despotik bir devlet politikasına dönüşmesinin karşılığı halk ayaklanması oldu. Kısa zamana kadar Tunus'ta yaşanan halk ayaklanmasının Arap dünyasındaki istibdat rejimleri üzerinde bir domino etkisi yapmasına pek ihtimal verilmiyordu. Özellikle Mısır’ın siyasi yapısı ve sosyolojik gerçekleri dikkate alındığında bu ülkede bir Tunus deneyiminin gerçekleşmesi zor görünüyordu. Dahası, ABD ve İsrail’in bölgesel çıkarları bakımından bugüne kadar her türlü desteği verdikleri Mübarek rejimini korumak için gerekirse eylemleri zor kullanarak bastırma konusunda ordu müdahalesine yeşil ışık yakabilecekleri konuşuluyordu. Ancak öyle olmadı ve Mısır’da halkın meydanlara inerek Mübarek rejimine meydan okumasıyla birlikte süreç farklı bir biçimde işlemeye başladı.
 
Mısır’da çok uzun bir süre temel hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, gözaltında sistematik işkence ve yargısız infazların ayyuka çıktığı bir siyasi otokrasi yaşandı. Enver Sedat döneminden bu yana sistemin en büyük korkusu haline gelen Müslüman Kardeşler hareketinin ciddi bir toplumsal desteği olmasına karşın siyasete katılımları sürekli olarak engellendi, üyeleri tutuklandı, işkence uygulamalarına maruz bırakıldı. Mısır’daki her muhalif oluşumun bir şekilde baskı altında tutulduğu göz önüne alındığında siyasi görüşü ne olursa olsun sokak eylemlerine katılan tüm Mısır’lıların sistemle bir hesaplaşma duygusu taşıdığı söylenebilir. Bunun yanı sıra Mübarek ailesinin bugüne kadar elinde tuttuğu devlet sermayesini kendi iktidarını güçlendirmek için kullanması ve onlarca yıla yayılan toplumsal yoksulluk ve sefaleti görmezden gelmeyi sürdürmesi bardağı taşıran son damla oldu.
 
Gelinen aşamada, ABD yönetimi, bir yandan sivillerin kontrolü ele geçirmesinden duyduğu kaygıyı dile getirmeye çalışırken öte taraftan Mübarek’e akıl hocalığı yaparak şiddete başvurmamasını ve “İpleri bir miktar gevşetmesini “ öneriyor. Ancak herkes biliyor ki ülkede Mübarek rejimi miadını doldurdu ve şu saatten itibaren bu rejimi ayakta tutmaya çalışmak çok daha büyük öfke patlamalarına yol açacak. Bu yüzden Mısır’ın geleneksel müttefiki olan ABD, son derece temkinli davranmaya ve göstericilerin taleplerini haklı gördüğünü vurgulamaya özen göstererek ortamı yumuşatmaya çalışıyor.
 
Arap-İslam dünyasındaki sivil aktörlerin kendi dinamikleriyle siyasi değişime yön vermeleri halinde bölgedeki tüm dengelerin Arap halkları lehine bozulacağını söyleyebiliriz. Yeter ki dış müdahalelerin etkisini azaltacak ve sistem içi dönüşümlerde belirleyici olacak sivil toplum örgütlenmesinin önündeki engeller kaldırılabilsin. Bununla birlikte her iki ülkedeki halk hareketlerinde ifade edilen gerçek taleplerin manipüle edilerek küresel hegemonik stratejilere uyumlu bir şekle dönüştürülmesi riskini yabana atmamakta fayda var. Müdahaleci dış güçlerin sıkça başvurdukları bu yöntemle kitle hareketlerine yön veren iletişim araçları, kurumsal ağlar ve liderlik mekanizmalarının belirli hedefler doğrultusunda kurgulanmalarına izin vermeyecek bir siyasi uyanıklık halini canlı tutmak gerekir.
 
Bölgede kökleri oldukça eskiye uzanan İslami hareketlerin hem Tunus’taki kitlesel hareket içinde ve hem de Mısır’daki halk isyanındaki siyasi rolleri, kitle iletişim araçları yoluyla ilginç biçimde geri planda tutulmak isteniyor. Bu tutum bir nevi İslamcı muhalefeti siyasi iddialarının gerisine çekerek kültürel bir alanda sınırlandırma çabası olarak yorumlanabilir. Tunus’ta faaliyetleri yasaklanmış olan El-Nahda hareketi ve Mısır’ın en önemli muhalif oluşumu olan Müslüman Kardeşler’in siyasi söylemlerinin İslami motifler içermesinden Batı kamuoyunun rahatsızlık duymaya devam ettiği biliniyor. Ancak bu siyasi hareketlerin toplumsal derinliği ve ağırlığını görmezden gelerek yeni bir siyasi yapı oluşturmaya çalışmak sorunların farklı bir boyut kazanarak büyümesine neden olacaktır.
 
Mübarek sonrası Mısır’ın erken genel seçimlere hazırlanması için Muhammed el-Baradey’in başkanlığında bir geçiş kabinesi oluşturulması konusunda Obama yönetimi ve uluslararası siyasi çevrelerin desteğinden söz edilmektedir. Baradey’in ülkeye dönmesi Mübarek rejiminin tasfiyesine onay verildiği anlamına gelmekle birlikte bu geçiş rejimine Mısır halkının nasıl baktığı çok daha önemlidir. Özellikle Mısır’daki İhvan hareketinin bundan sonra atacağı adımlar bölgedeki İslami karaktere sahip politik hareketlerin yönünü ve üstlenecekleri rolleri ciddi biçimde etkileyecektir. İslamcıların değişim sürecine yapacakları katkının boyutu ve iktidar paylaşımına ortak olup olamayacaklarına ilişkin süreci dikkatle takip etmek gerekmektedir. Bölgede Temel haklar ve özgürlüklerin önündeki bütün yasal ve fiili engellerin kaldırılması, şeffaf ve çoğulcu bir siyasi katılım modelinin benimsenerek gelir dağılımındaki adaletsizliklerin, yoksulluk ve yolsuzluğun önlenmesi için tüm muhalif unsurların güçbirliği yapması, geleceğin birlikte inşa edilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.    

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya